Bir Centilmenlik Kılavuzu: İlhan Abi
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Bir Centilmenlik Kılavuzu: İlhan Abi

28.11.2012 04:58
Güncellenme:
Takip Et:

“60’lı yılların sonu. Çetinle (Altan) benim en hızlı dönemimiz. Her akşam içki sofrasında devrim yapıyoruz. Sadece devrim yapmakla kalmıyor, devrimden sonrasının politikalarını da belirliyoruz sözüm ona. Bir akşam, Modada bir meyhanedeyiz, masa kalabalık. Biz gelecekte, yani devrimden sonra Türkiyenin tarım politikası üzerine beyin fırtınası yapıyoruz.

\n

Gecenin ilerleyen saatleri, ikimiz de hayli içmişiz. Çetinle bu konuda aramızda görüş ayrılığı çıktı ve tartışmaya başladık. Çetin, alkolün de etkisiyle hırçınlaştı ve bana tarizde bulundu. Ben Çetinle tartışırken birden bizim Handan atmaca gibi atılıp tartışmaya katılmasın mı? Hoppala!.. Al başına belayı. Çetin bağırıyor, Handan bağırıyor. Ben ikisini de mümkünü yok, susturamıyorum. Çetin, tartışmada Handanın yaşını da katarak bel altı vuruşu yapmaz mı?

\n

Handan çok üzüldü tabii. Baktım olacak gibi değil, ben Handanı alıp ayrıldım mekândan. O zamanlar Boğaz Köprüsü henüz yapılmamış. Arabalı vapurla Sirkeciye geçip eve vardık. Maçkada oturuyoruz o zamanlar.

\n

***

\n

Eve girince ben Handana, Sen ne diye bizim tartışmamıza müdahil oldun ki, ben kendimi savunmaktan âciz bir adam mıyım, aklım mı yok, dilim mi?diye çıkıştım. Zaten hayli üzgün olan Handan ağlamaya başladı. Bu kez de ben çok üzüldüm. Üstümü giyinip arabaya atladım, yallah Modaya. Biliyorum, Çetin henüz kalkmamıştır nasılsa. Aklımca Çetini yakalayacak, yaptığı kabalığın hesabını soracaktım. Hatta belki de yumruk yumruğa birbirimize gireceğiz. Niyetim bu!

\n

Meyhaneden içeri girdiğimde, Çetin hâlâ masada konuşuyordu. Beni görünce ayağa kalkıp kollarını açtı ve İşte geldi benim canım arkadaşım, biliyordum beni burada yalnız bırakmayacağını!’ diye boynuma sarıldı. İşte Çetin bu; buyur kavga et, edebilirsen. Ulan seninle adam gibi kavga bile edilmiyordeyip oturdum. Çetin hemen bana rakı söyledi. Yeniden içmeye başladık.

\n

***

\n

Sabah gün ışırken meyhaneden çıktık. Aynı arabayla Sirkeciye geçtik. İkimiz de zurna vaziyetteyiz. Araba zikzak çiziyor. Bir sağ kaldırıma vuruyoruz, bir sol kaldırıma. Çetin tutturdu, İlle bize gideceğizdiye. Ben o saatte Kerimeyi ve çocukları uyandırmaya kıyamıyorum.Olmazdiyorum, dinlemiyor. Çaresiz gittik Basınköye. Sabahın altısında kapıyı çaldık. Zavallı Kerime, gözlerini ovalayarak açtı kapıyı. Bizim Çetin, Kerime bak en sevdiğim arkadaşımı getirdimdedi. Sanki Kerime beni tanımıyormuş gibi. Üstüne bir de biftek kızartmasını istemesin mi?

\n

Sabahın köründe Kerimeye verdiğimiz eziyete mi, yaptığımız gürültüye uyanan Mehmet ile Ahmete mi üzüleyim, şaşırdım kaldım. Özür dilemek için mutfağa, Kerimenin yanına gittim. Kerime, tavada biftekleri kızartırken,Sana da senin en sevdiğin arkadaşına da..diye söyleniyordu. Beni görünce pek utandı. Zavallı kadın ne yapsın? Ben olsam kapıyı açmam, kovardım vallahi...”(*)

\n

***

\n

Miyase İlknur, uzun zamandır üstünde çalıştığı ve yukardatadımlıksatırlar okuduğunuz belgeseline ilişkin, Gelecekte Türk basın tarihi yazıldığı zaman, İlhan Selçuktan önce ve İlhan Selçuktan sonra, diye kalın çizgilerle ayrılacaktır. Bu durum, Cumhuriyet gazetesinin tarihi için de geçerlidirsaptamasını yapıyor.

\n

Doğrudur.

\n

Hiçbir yazarın onun kadar arı, duru ve vurucu bir dili olmadı Türk basınında.

\n

Hiç kimse, onun gibi sesini yükseltmeden kükreyemedi.

\n

Hiç kimsenin iradesi, onun iradesiyle başa çıkamadı.

\n

Hiçbir kırılganlık, onunki kadar dayanıklı çıkmadı.

\n

Hiçbir zarafet, onunki gibi muktedir olmadı.

\n

Hiçbirimiz, hayallerimizi gerçekleştiremedik onun başardığı kadar.

\n

İlhan Abi”, narin bir gövdeyi peşinden sürükleyen zekâ cevherinin, kızgın yaşam örsünde vurula dövüle kırılmaz bir çelik haline gelişinin ve hayallerini gerçekleştirirken bedelini de adam gibi ödeyişin öyküsü. Sevgili Miyaseyi, ortak mesleğimizin anıtı İlhan Selçukun yaşamını anlattığı bu güzel kitap için kutluyorum.

\n

(*) Miyase İlknur, İlhan Abi/Cumhuriyet Kitapları, 2012

\n

‘G’ NOKTASI

\n

Kış Akşamları

\n

\n

Hatırlatır

\n

yaşanmış yaşanmamış

\n

geç sevdaları

\n

en erken terk edilen

\n

akşamlardır

\n

kış akşamları

\n

yolların, hasretlerin

\n

uzun yalnızlığı

\n

çöker dumanlara

\n

dağılır giderler

\n

boşluğa

\n

küçük, kırık pırıltılı

\n

buzdan iğnelerle

\n

binlerce yıldız olur

\n

çam dalları

\n

kuşların gördüğü

\n

rüyalar

\n

bitirir uykuları

\n

bu kadar soğukta artık

\n

ortalıkta ne varsa hepsi

\n

karların çocukları

\n

hatırlatır

\n

yaşanmış yaşanmamış

\n

umutsuz

\n

geç sevdaları

\n

en erken terk edilen

\n

akşamlardır

\n

kış akşamları.

\n

A. Kadri ERGİN

\n

Centilmen, iki ayrı yaşta bir kadınla karşılaştığı zaman, en gerçekdışı olanı

\n

kabullenir.

\n

DAVID NIVEN

\n

\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025