Sehven Hukuk, Kerhen Adalet
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Sehven Hukuk, Kerhen Adalet

08.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Avrupa uygarlığını üzerinden yüzyıllarca atamayacağı karanlıklara gömen ortaçağın özel yetkili mahkemeleri engizisyon mahkemeleriydi.

\n

Bu mahkemelerin özelliği, Roma hukukunu hiçe sayarak adaleti devlete bağımlı kılması, ihbarı yasal zorunluluk haline getirip muhbirlik yapmayana cezai yaptırım uygulaması, mevzuatı gizli tanıklıkesasına dayandırması ve yargı kurumunu tüm ihbarları yazılı kayıt altına alıp saklamakla yükümlü tutmasıydı.

\n

Tarihçi Bartolome Bennasar, Engizisyon tarihi, adaletle devlet arasında ne zaman organik bir bağ kurulsa, insanları tehdit eden dramın kök adıdırder.

\n

Engizisyon hukuku, Katolik papalığın ya da yetkisini Tanrıdan alan kralların otoritesine karşı dikilen her şeyi ve herkesi yok etmek kararıyla, yüz binlerce insanın iftiralarla suçlandığı, bazen akıl almayacak uyduruk gerekçelerle yargılandığı ve işkenceyle öldürüldüğü beş yüzyıllık bir sürecin ihbar, iddia, yargı ve infaz aracıdır.

\n

İlk engizisyon mahkemeleri, Katolik Kilisesine karşı ayaklanan Katharların soyunu kırmak için kurulmuştur. Kathar sözcüğününkedianlamına gelen katkökünden geldiğini öne süren engizisyon yargıçları, gizli tanıklardan önce Katharların kedi kıçı öptüklerine ilişkin ihbar toplamışlardır. Ardından Papadan kedinin şeytan Luciferi simgelediğine dair fetva çıkarmışlardır. Bu fetva ve gizli tanık ihbarlarına dayanarak, Katharların kedi kıçı öperek aslında cehennem zebanisi Lucifere taptıkları iddiasına ulaşılmış ve işkenceyle itiraftan ibaret yargı süreci başlamıştır. Karar, elbette şeytana taptığını inkâr eden Katharların pis ruhlarının, odun ateşinde yakılarak temizlenmesidir. Sonuç, Bosnadan Fransaya, Katolik Kilisesine muhaliflerin Avrupa çapında soykırımı.

\n

***

\n

O gün bugündür, ne zaman, nerede faşist bir yönetim ortaya çıksa, hangi ideolojik sisteme oturursa otursun, ister komünist olsun, ister dinci ya da milliyetçi, Hitlerden Staline, Frankodan Titoya despotların ilk işi; adaleti devlete bağlamak ve engizisyon mahkemelerinin hukuki temelleri üstünde yükselen özel yetkili mahkemelerkurmaktır. Yurttaşı ihbarla yükümlü kılan, gizli tanıklığa, dolayısıyla iftiraya açık ve düzmece kanıtlara dayalı iddialarla rejim muhaliflerini yok etmeye, despotluğun tartışılmaz otoritesini toplumda korku salarak sağlamlamaya yarar, bu mahkemeler.

\n

Bu yüzden kıllanır demokratlar, özel hukuktan. Halen dünyadaki hiçbir demokratik ülkede özel yetkili mahkemeyoktur. Anlamı, karşılığı yoktur böyle bir mahkemenin, günümüz demokrasi jargonunda. 11 Eylülden sonra küresel anlamda kabul gören Terörle Mücadeleyasalarına göre suçlananlar bile normal ağır ceza mahkemeleri tarafından yargılanır.

\n

***

\n

Türkiyenin en büyük özel yetkili mahkemesine gittim, geçen cuma günü. En büyük özel yetkili mahkeme, en büyük darbe suçlaması ve en büyük sanık topluluğuyla, ülkenin içinden çok dışına yakın bir yerde kurulu, nedense. Başkent Ankara, Silivriye Sofyadan daha uzak bir mesafede.

\n

Önce Ergenekon davasının biteviye duruşmalarından birine girdim, ardından Balyoz davasına. Birincisinde, günün sorgulanan sanığı Bu tanığı tanımıyorum, kendisini görmedim, hiç konuşmadımdiyordu.

\n

Ama bana, Bu kediyi tanımıyorum, kendisini öpmedim, şeytana tapmadımder gibi geldi.

\n

Balyozda savunması alınan sanık, öylesine açıkça kanıtlıyordu ki bilgisayarına sehvendijital kedi sokulduğunu, iddia makamı bu kadar sehven kediye, kerhen bile tapıp tapmadığını soramadı.

\n

Oturduğumuz boş basınsıralarında Yazgülü Aldoğan kardeşimle birlikte yapayalnız, elimiz kolumuz bağlı ve duyduklarımızı yazamayacağımızı bile bile; yazarsak bizim de aynı salonda, Vallah billah kedi kıçı öpmedik, şeytanı görmedik, kuyruğuna tapınmadıkdemek zorunda kalacağımızın korkusu içinde, öylece dinledik.

\n

Türkiyede hukuk öyle üstün ki, hukuktan kaçıp saklanacak yer kalmadı artık. Demokrasi öyle ileri ki, adaletin tecellisi insan ömrünü aşıyor. Daha da iyisi, tutukluları artık odun ateşine atmıyor, acından ya da ecelinden ölene kadar yargılıyorlar.

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Türkiyede insanlar gözünün üstünde kaşın var diye tutuklanır, adalet yok olur, demokrasi rafa kaldırılırken, en birbirine kenetli olması ve fedakâr direnişi sergilemesi gereken CHPde yine cadı kazanları kaynıyor.

\n

İktidarsız muhalefet başkanlığına doymayan Deniz Baykal, Silivriye hiç gitmedi. Ama dostu Mehmet Haberal için sultana biatkültürü çerçevesinde Başbakana, hem de eşiyle birlikte çıkıp merhametdiledi. Tüzük ve kurultay diye yeniden iktidarsız muhteris yollarına düştüğüne bakılırsa, video şirketiyle gerisi gelmeyecekdiye de anlaşmış olmalı.

\n

Deniz Baykal, Kemal Kılıçdaroğlunu indirip kendini yeniden koltuğa bindirecek operasyonun startını pazartesi günü Adanada, bir sünnet düğünü sonrası verecek, deniyor. Keşke Türkiye batarken bile nükseden ve yükselen kendi hırsını sünnet ettirseydi. Valla hem videosuz hem acısız olurdu, üstelik hepimiz kutlamaya katılırdık!

\n

\n\n\n

Gerekeni yapmamak ne kadar haksızlıksa, gerekmeyeni yapmak da o kadar hukuksuzluktur.

\n

\n

MARCUS AURELIUS

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025