Gazetecisine sahip çıkamayan ülke

20 Şubat 2019 Çarşamba

İstinaf mahkemesi sonuçlandı. Ve Cumhuriyet’in eski yöneticileri ve çalışanlarının bir kısmının cezası kesinleşti.
Arkadaşlarımız yargılama boyunca tutukluydular.
Son duruşmalarda tahliye edildiler.
Şimdi... Yeniden hapse girecekler.
200 sayfalık savunma dilekçelerinde mahkeme boyunca maruz kaldıkları hukuksuzlukları, saçmalıkları, akılsızlıkları deşifre ettikleri halde...
Üye olmamakla birlikte terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme” gerekçesiyle.
Cumhuriyet yazar ve yöneticilerine açılan davanın sonunda varılan bu noktada suçlu bulunmalarının ne anlama geldiğini herkes biliyor.
Cumhuriyet gazetesinin ve bu gazeteyi yönetenlerin, bu gazetede çalışanların başına bu çorabın neden ve nasıl örüldüğü belli.
O örülen çorap bir gün muhakkak sökülecek.
Ve hem gazetecilik tarihi hem de hukuk tarihi bu rezil hikâyeyi en doğru şekilde yeniden yazacak.
Ama bugün...
Arkadaşlarımız bu hukuksuz iklimde, olmayan adaletin emriyle cezaevine geri gidecekler.
Ve başlarına gelenlerle, ülkedeki en önemli gerçeğin altını çizecekler.
İktidarın hukuku ele geçirerek yeniden biçimlendirdiği bu sistemde henüz tüm gazetecileri alaşağı edemedi.
Gazeteciliğin köküne henüz kibrit suyu dökemedi.
Satın aldığı onca medya kuruluşuna rağmen basının sesini henüz tamamen kesemedi.
O yüzden gözdağı vermeye devam ediyor.
İstersem Cumhuriyet’in bile bir terör örgütüyle bağı olduğunu kanıtlarım” diyor.
Böyle bir davayı açarım” diyor.
Aylarca, yıllarca gazetecileri içeride tutarım” diyor.
Hukuku, tanıkların ifadelerini, savunmaları, kanıtları hiçe sayarım” diyor.
Sizi” diyor “hepinizi, istediğim zaman hapse atarım, istediğim zaman çıkarırım, sonra yine atarım” diyor.
Ben” diyor “ne istersem onu yaparım.
Hadi bakalım hâlâ yazın
Diyor.
Hukuk tarihine büyük bir garabet olarak geçeceği kesin olan bu davada cezaları kesinleşenler 20 gün içinde yeniden içeride...
Aynı davada ceza alan Kadri Gürsel aldığı cezanın karşılığı olan gün sayısını halihazırda yattığı için dışarıda...
Akın Atalay, Aydın Engin, Hikmet Çetinkaya, Murat Sabuncu, Orhan Erinç ve Ahmet Şık, 5 yıldan fazla ceza aldıkları için onların davası temyizde.
Hukukun iktidarın emriyle işlediği bir ülkede...
Mahkeme 200 sayfalık savunmaya karşı tek paragraflık hükümle Cumhuriyet yönetici ve yazarlarını mahkûm ediyorsa...
Musa Kart 1 yıl 16 gün, Mustafa Kemal Güngör 1 yıl 16 gün, Emre İper 7 ay 14 gün, Güray Öz 1 yıl 16 gün, Bülent Utku 1 yıl 7 ay 20 gün, Önder Çelik 1 yıl 16 gün ve Hakan Kara 1 yıl 16 gün daha cezaevine hapis yatmaya gidiyorsa...
Hukukun olmadığı bir iklimde gerçek gazeteciler içeride de...
Sorun kendinize;
Bu ülke tam olarak nerede?
Burası gazetecisine, haberine nicedir sahip çıkmayan, çıkamayan bir ülke.
O yüzden hep kör gerçeğe.


Yazarın Son Yazıları

Welcome home Yankee 8 Ocak 2021
Fuhuş bir nedir? 18 Aralık 2020
İfşa ediyorum 11 Aralık 2020
Tek derste faşizm 2 Aralık 2020