175 milyonluk cevap
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

175 milyonluk cevap

22.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir. Sosyal medyayı açıyorum. Çok sayıda mesaj, “OYAK’ta yaşananları gündeme getirin” diyor. Elbette haber değeri var. 65 yıllık, ülkenin en büyük sermaye kuruluşlarından birinde yaşanan tartışmaların haber değeri olmaz mı? Ancak olmuyor. Çünkü OYAK sadece askerlerin maaşından ayrılanlarla yaratılmış bir kurum değil, aynı zamanda en büyük reklam verenlerden biri. Haliyle herkes “OYAK işi”ne mesafeli duruyor.

Bu köşede ise OYAK’taki tartışmaları okumaya devam ediyorsunuz. OYAK üyeleri, özellikle önceki 10 yıllık yönetimden şikâyetçi. Satın aldığı şirketlerden sattıklarına, nema oranlarından konut projelerine kadar OYAK’ı maksadından uzaklaştırdığını düşünüyor. Birkaç ay önce gelen yeni yönetimin de yanında olmasını bekliyor.

OYAK tartışmalarını, tarafların görüşlerini defalarca burada ele aldım. Son olarak geçen hafta OYAK’ın bağışlarını irdeledim. Aslında iddia bana ait değildi. OYAK üyeleri ile yönetimi arasında süren davada üyeler, genel kurul kararlarıyla bağımsız denetçi raporları arasındaki farka değinmişlerdi. Sadece iki şirket için toplamda 175 milyon 747 bin 5 liralık yardım ve bağış farkı bulmuşlardı. 130’un üzerindeki OYAK şirketinin incelenmesini istiyorlardı. Üyelerin bu iddialarına davada OYAK avukatlarından bir yanıt gelmemişti.

OYAK’TAN GELEN MEKTUP 

Konuyu yazdıktan sonra OYAK yönetiminden bir mektup aldım. OYAK, durumu şöyle açıklıyordu: “Genel kurul kararları ile bağımsız denetim raporları arasında yer alan rakamlardaki nominal farklar enflasyon muhasebesi gereği yapılması zorunlu olan düzeltmelerden kaynaklanmaktadır. (…) Başka bir anlatımla; ilgili bağışlar şirketin cebinden çıktığında 323 milyon TL iken, yüksek enflasyon nedeniyle 31 Aralık’ta yani yıl kapatılırken şirkete etkisi 477 Milyon TL’dir. (…) Dolayısıyla, ilgili şirketlerin genel kurul kararları ile bağımsız denetim raporlarında görülen farklar yazınızda ima edildiği gibi herhangi bir suistimalden değil, mevzuat gereği yapılması zorunlu muhasebe süreçlerinden kaynaklanmaktadır.”

Kısacası OYAK yönetimi, farkın, enflasyon muhasebesinden kaynaklandığını söylüyordu. Olayı mahkemeye taşıyan üyelerini de eleştiriyordu.

‘KANUNA UYGUN DEĞİL’ 

Mektuptan sonra OYAK üyelerinin avukatlarından Ahmet Zeki Üçok’u aradım. “OYAK’ın açıklamasına ne diyorsunuz” diye sordum.

Şöyle başladı: “Mesele muhasebe değil, yetki aşımıdır. Genel kurulun bağış ve yardımlar için belirlediği tutarlar; yönetim kurullarına verilmiş sınırsız bir takdir yetkisi değil, açık, sayısal ve bağlayıcı üst sınırlardır. Hiçbir muhasebe standardı genel kurul kararlarının bağlayıcılığını ortadan kaldıramaz.”

OYAK yönetiminin açıklamasının dayanağı Türkiye Muhasebe Standartları 29. maddeydi. “TMS-29, yüksek enflasyonlu ekonomilerde; bilançoda yer alan parasal olmayan varlık ve yükümlülüklerin, gerçeğe daha yakın gösterilmesi amacıyla uygulanır. Bağış ve yardımlar ise bir varlık değildir, bir yükümlülük değildir, bilançoda taşınan bir kalem hiç değildir. Bağışlar; yapıldığı anda giderleşen, kayda alındığı anda kapanan, tek seferlik işlemlerdir. Bu nedenle TMS-29, bağışların yıl sonunda ‘enflasyonla büyütülmesi’ için hukuki veya muhasebesel bir dayanak oluşturmaz.”

Emekli askeri hâkim de olan Üçok, Vergi Usul Kanunu maddelerini de okuyup şöyle söyledi: “Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298/A maddesi, enflasyon düzeltmesini, bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerle sınırlandırmıştır. Bu maddeye dayanılarak çıkarılan 555 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği de enflasyon düzeltmesinin bilanço esaslı olduğunu, gerçekleştiği anda giderleşen işlemlere uygulanamayacağını açıkça ortaya koymaktadır.”

Kısacası Üçok, OYAK yönetiminin “Muhasebeciler bilir” açıklamasının kanunlara ve mevzuata uygun olmadığını anlattı.

HER ŞİRKETTE FARKLI ENFLASYON 

Sadece bu kadar değil.

Üçok, “açıklama doğru kabul edilseydi dahi” açıklanan sayılardaki çelişkiye dikkat çekiyor.

OYAK Çimento Fabrikaları AŞ’nin genel kurul kararıyla denetçi raporu karşılaştırılmasında yüzde 48 enflasyon artışı hesabı olduğunu; buna karşın OYAK Yatırım Menkul Değerler’de yüzde 26, HEKTAŞ Ticaret TAŞ’da ise yüzde 0 olduğunu gösterdi. Şöyle devam etti: “Aynı yıl, aynı ülke, aynı muhasebe standardı uygulanıyorsa yüzde 48, yüzde 26 ve yüzde 0 gibi üç farklı ‘enflasyon artışı’ ortaya çıkması mümkün değildir. Bu tablo, tek ve tutarlı bir enflasyon muhasebesi uygulamasını değil; harcanan tutarların şirketten şirkete farklı biçimde ve sonradan gerekçelendirilerek raporlandığını göstermektedir.”

Sonuç olarak az buz değil.

Ortada sadece iki şirket için iki yıl önce 175 milyon liralık fark tartışması var. OYAK’a göre görünen açık enflasyon farkından kaynaklanırken dava açan OYAK üyelerine göre “genel Kurul iradesinin aşılması suretiyle yapılan harcamalar” var ve bu yardımlar “yetki sınırları dışında, tutarsız ve sonradan muhasebe gerekçeleriyle açıklanmaya çalışılan biçimde raporlanmış” durumda.

Bu köşede yazılıyor ama elbette çözüm bu köşede ya da medyada değil. Yarım milyon üyesi, haliyle yarım milyon sahibi olan kuruluşun kendisini yaratan üyelerini tatmin edecek bir hesap vermesi lazım. Türkiye’de kurumların siyasallaştığı koşullarda, OYAK dahil yönetim kurullarını siyasetin belirlediği durumda, hesap vermenin yerini hesapsızlığın aldığı şartlarda bu gerçekleşir mi? Ben sanmıyorum.

Zamanında verilmiş bir cevap kadar kuşkuyu temizleyen bir şey yoktur.

Yazarın Son Yazıları

Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025