Miyase İlknur

‘Deh de’ bakayım nereye gideceksin?

14 Aralık 2019 Cumartesi

Koca haftayı yine boş tartışmalarla geçirdik. Yok Şehir Üniversitesi’ne bedelsiz arsa tahsisi, yok Davutoğlugillerin bu üniversiteye Halkbank’tan aldıkları krediyi ödememek için çamura yatmaları, Cumhurbaşkanı’nın “Bunlar kamuyu dolandırmaya kalktılar” diye parti kurma çalışmalarına yoğunlaşmış Davutoğlu ve Babacan ekibini hedefe koyması, ardından da Davutoğlu’nun “Hadi gel hep beraber mal varlığımız açıklayalım” diye karşı taarruza geçmesi, bu hamle karşısında çılgına dönen Erdoğan’ın gündemi değiştirmek için yine çılgın projeyi tartışmaya açmasının peşine takılıp durduk.


Neyini tartıştık Allah’ınızı severseniz bu konuların. Erdoğan’ın “Bunlar kamuya ait arsayı bedelsiz almaları yetmezmiş gibi bir de kamu bankası Halkbank’ı dolandırmaya kalkıştılar” demesini sekiz sütuna manşet çeen yandaş medya Şehir Üniversitesi’ne kamudan bedelsiz arsa tahsisi yapılmasının nesini enteresan buldu? FETÖ okullarının ve üniversitelerinin kurulduğu arsalar himmet parasıyla mı alınmıştı? Bülent Arınç, Melih Gökçek’le tartışmasında söylediği “Ankara’yı parsel parsel sattın” demesi neydi peki? Arsalar görünüşte parayla devrediliyordu ama kaç parayla? Eminim 1 lira ya da 100 lira gibi paralarla cemaat okullarına ya da İslami kesimin kurduğu vakıf üniversitilerine “âdet yerini bulsun” diye beleş bedava tahsis edilmedi mi? Ya Ensar, TÜRGEV gibi vakıflara tahsis edilen arsalar binalar?..


Efendim sadece onlar değilmiş bir de Halk Bankası’ndan kredi çekmişler, krediye de zaten kamudan bedelsiz aldıkları araziyi teminat göstermişler ve krediyi de ödememişlermiş? Sabah, ATV grubu alınırken Çalık grubuna Halkbank ve VakıfBank’tan 750 milyon dolar teminatsız kredi kullandırılırken Başbakan kimdi? Sermayesi hepi topu 50 bin TL olan Turkuvaz AŞ’ye sadece gelecekteki gelirlerine karşılık teminatsız 750 milyon doları veren iki kamu bankasına talimat veren kimdi acaba?


Bu rekor krediden sonra bu iki kamu bankasının reklam bütçesinin on katına çıkması ve büyüyen reklam pastasının kredi çeken Turkuvaz AŞ’nin şirketleri Sabah ve ATV’ye akması da tümüyle bir tesadüf herhalde. Yani bankalar kullandırdıkları kredinin taksitlerini de verdikleri reklamla kendileri ödüyordu aslında.


Sonra ne oldu?


AKP hükümeti döneminde ilk kez bir kamu bankası (Halkbank) tahsil edemediği alacaklarını yine başka bir kamu kurumu olan TMSF’ye ait Birleşik Varlık Yönetim AŞ’ye devretti.


Bir sabah kalktık ki Sabah ve ATV satılmış. Kime? Bir kısım müteahhide. Bu müteahhitlerin parayı dünya kredi borcu olan bir şirkete vermeleri akıl kârı değildi. Ama aldılar. Çünkü kendilerine “Bu medya grubunu alın karşılığında biz de size müşteri garantili havalimanı, köprü, şehir hastanaleri gibi ballı ihaleler veriririz” diye teminatlar verildi de ondan.


Şimdi kalkıp beraber yürüdükleri, beraber ıslandıkları bu yolda birbirlerine tekme atıyor, çelme takıyorlar. Derdi de bizi geriyor. Davutoğlu ve arkadaşlarının mütvellisinde bulundukları Şehir Üniversitesi’ne yapılan kıyak elbette ki yüz kızartıcı. Ama ya diğerleri? Sağlık Bakanı’na ait Medipol Üniversitesi’nin yerleşkeleri, hastaneleri, kampuslarını bir inceleyin bakalım altından ne çıkacak?


Davutoğlu, baktı ki bu konunun altında kalacak, o da Cumhurbaşkanı tarafında öldürücü bir yumruk darbesi salladı. “Hadi gel mal varlığımız açıklayalım” deyince bir anda tısss... Hop gündem bir anda değişti, “Kanal İstanbul” tartışması dolaşıma sokuldu.

Yine uzman görüşleri, yine “belediye başkanı ne dedi?”, “Cumhurbaşkanı ne cevap verdi?” lakırdıları ile boğuşup durduk. Yahu diyelim ki şehir plancıları, deniz bilimcileri, İstanbul Belediye Başkanı bu işe “He” dedi. Yap bakayım nasıl yapacaksın? Hangi parayla yapacaksın?


Bektaşinin biri camiye gitmiş. İmam minberde konuşurken Hz. Muhammed’in miraca çıktığı atı Burak’ı başlamış tarif etmeye:


-Başı Mağrib’de kuyruğu Maşrık’ta...


İmamın bu endazesiz atması karşısında Bektaşi dayanamaz:


- Bindin üzerine. Deh de bakayım nereye gideceksin?


Erdoğan binmiş bir alamete, “Yapacağım da yapacağım” diyor ama gideceği yer yok.


Yazarın Son Yazıları

Entarisi ala benziyor 10 Ekim 2020
DPT’siz yıllar 3 Ekim 2020
Balayı yaramış 26 Eylül 2020
Bak şu Müyesser’e!.. 12 Eylül 2020
Ne vereyim abime? 5 Eylül 2020
Siyasette zamanlama 15 Ağustos 2020
Kim ağa, kim maraba? 8 Ağustos 2020
CHP’nin toyu 25 Temmuz 2020
Fethedilmişi fethetmek 18 Temmuz 2020