Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

14.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip. Bunların birçoğu ya virane şeklinde duruyor ya da çoktan Hazine tarafından ihale ile satılmış durumda.

Sadece Çanakkale Fethiye hattında, değil birkaç tane ev böyle bir sürü eski Rum köyü yerleşimleri bulursunuz.

Bunun en büyük örneği de Fethiye’deki Kayaköy Rum Evleridir. Filmlerde bile böyle bir yer bulamazsınız. Turizm Bakanlığı burayı -tabii mevcut kimliğini bozmadan- neden dünya turizmine halen kazandırmadı anlamış değilim.

Böylesine tarihi kültürel bir zenginlik olunca eski Rum evlerine çökmeye çalışanlar da olmuyor değil tabii.

Daha önce gayrimüslim vatandaşlarımıza ait olup Hazine’ye kalan arsalar üzerinden gerçekleştirilen yolsuzluklardan bahsetmiştim.

Bu konu hakkında yazmaya devam edeceğimi belirtmiştim.

Bir olay daha öğrendim.

Anlatayım.

Adı: Yosef Kulaksızoğlu.

İstanbul’da alt soyu olmadan ölüyor. Öldükten sonra geride Beşiktaş’ta iki adet daire, Çırağan’da bir adet apartman ve bankada 160 bin Avro para bırakıyor.

Mirasçısı da olmadığı için tüm mal varlığının Hazine’ye kalması gerekiyor. Gerekiyor ama daha önce yazdığım örneklerde olduğu gibi bir avukat ve iş insanı devreye giriyor.

Bu avukat ve iş insanı, Yunanistan’da soyismi benzeyen iki kişi buluyor. Nasıl buluyorlar peki? Yine nüfus müdürlüğünde çalışan, ismi daha önce de bu tür olaylara karışmış ve soruşturma geçirmiş bir kişi vasıtasıyla!

Bu avukat ve iş insanı Yunanistan’daki kişileri buluyor. Bu kişilerle yazışmalarında kendilerine miras kaldığını, miras kalan dairelerin virane olduğunu belirtiyorlar ve bunu destekleyecek fotoğraflar gönderiyorlar. Bu kişilere 80 bin Avro karşılığında kalan daireleri alabileceklerini söylüyorlar. Yunanistan vatandaşı bu kişiler için teklif cazip geliyor.

Sonraki aşama ise vekâlet alma süreci...

Yunanistan’daki notere gidiliyor ancak avukat hanım fotoğrafların vekâletin üzerinde olmasını istiyor; noter kabul etmiyor. Bu sefer bunu ayarlayacak başka bir noter bulunuyor ve işlemler hallediliyor.

Ardından zaman geçirilmeden, soy bilgisini aldıkları nüfus memuru vasıtasıyla Yunanistan’daki kişileri ölen Yosef Kulaksızoğlu’nun ölüm kaydına işletiyorlar. Aynı gün Bakırköy’deki notere gidip aldıkları vekâletin çevirisini yaptırıyorlar. Yine aynı gün Gebze Sulh Mahkemesi’ne başvuruyorlar. Ne tesadüf ki mahkemeden de aynı gün mirasçılık belgesini alıyorlar.

Sistemi görüyor musunuz?

Bitmedi.

Daha sonra alınan mirasçılık belgesi ile miras kalan taşınmazların satışını yapıyorlar. Satış yapılan kişilerden birisi avukat hanımın görümcesi!

Ancak ortaya muhtar çıkıyor. Muhtar, “Bu taşınmazlarda benim de hakkım var” diyor ve taşınmazlara tedbir koyduruyor. Muhtar dava için kime vekâlet veriyor? Tahmin edin. Yine olayların kahramanı avukat hanıma!

Tabii ilk duruşmada da avukat hanım muhtar adına davadan feragat ediyor. Bu sayede Çırağan’daki apartman üzerindeki tedbir kalkıyor ve apartman satılıyor.

Satın alan kişi apartmanı tadilat sonrası otele çeviriyor.

Bu işlemlerle ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı müfettişi bir rapor hazırlıyor ve şu ana kadar okuduklarınızı tek tek raporunda yazıyor.

Çevirmen ve nüfus memuru hakkında dava açılıyor. Bilirkişi raporları ile sorumluluğun avukatta olduğu belirtiliyor. Yani davadan sonuç çıkmıyor.

Savcılık konuyu ele alıyor ve sıkı bir çalışma yapıyor. Hatta Yunanistan’daki “mirasçıların” ifadesine başvurulmasını istiyor ve kişilere ulaşıyorlar. Kişilerin ifadelerinde aslında durum net şekilde ortaya konuyor.

Özetle ifadelerinde kandırıldıklarını, Türk kurumlarını dolandırmayı asla düşünmediklerini, İstanbul’daki babalarına ait mülkün varlığı veya yokluğu konusunda hiçbir zaman bilgi sahibi olmadıklarını, kendilerine ulaşan avukat ve iş insanı tarafından ikna edildiklerini ve 80 bin Avro karşılığında anlaştıklarını, yapılan işlemlerden herhangi bir para almadıklarını, kız kardeşinin doğum tarihlerinin vekâlette yanlış yazıldığını belirtiyorlar.

Ve en önemli soruya verdikleri cevap aslında konunun can alıcı noktasını açıklıyor. Yosef Kulaksızoğlu ile akrabalık ilişkisi olup olmadığı soruluyor bu kişilere.

Verdikleri cevap:

“Olumsuz. Bu kişiyle en ufak bir akrabalık ilişkim olduğunun farkında değilim ve mirasında da herhangi bir iddiamız bulunmamaktadır.”

Evet...

Bu yazdığım kaçıncı örnek bilmiyorum.

Ancak Hazine’ye kalması gereken taşınmazlara; avukatlar, iş insanları ve nüfus ile tapu müdürlüklerindeki işbirlikçi memurlar vasıtasıyla çöküyorlar. Savcılık bu konuda soruşturma yapıyor ancak 2023 yılından beri ne bekleniyor, anlamıyorum.

Yazarın Son Yazıları

Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025