Meclis, terörün sahnesi değildir! - Devrim Onur Erdağ
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Meclis, terörün sahnesi değildir! - Devrim Onur Erdağ

15.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Meclis’te slogan atmak demokratik haktır” dedi. Ne söylediğini, nerede söylediğini, o sözün neyi meşrulaştırdığını umursamadan...

Ancak bu ülkenin kalbi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde terör örgütü lehine slogan atmak ne demokratik haktır, ne de fikir özgürlüğüdür! Bu hareket, doğrudan doğruya egemenliğimize saldırıdır!

Demokrasi, terörü övmek değildir.

Demokrasi, milletin düşmanına methiye düzmek değildir.

Demokrasi, bu ülkenin birliğini ve dirliğini hedef alan sözleri “özgürlük” maskesiyle meşrulaştırmak hiç değildir.

Meclis, “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin sembolüdür. Milletin kanıyla, emeğiyle, gözyaşıyla kurulmuş bu Cumhuriyet’in çatısı altında, eli kanlı bir terör örgütünün adı anılıyorsa, buna “demokratik hak” değil, ihanet denir! Birileri unutmuş olabilir, hatırlatalım: Bu ülkenin özgürlüğü cephede vatanı savunanlarla kazanıldı.

MİLLETİN EGEMENLİĞİ

Bu Meclis, Cumhuriyet’in kalbidir. O kalbe kinle, nefretle, bölücülükle el uzatmaya kalkan kim olursa olsun karşısında bu milletin iradesini bulur. Bugün kimileri, terörün dilini “demokratik tepki” diye pazarlamaya çalışıyor.

Ama millet artık bu oyunu görüyor. Kürt’ün de Türk’ün de, Alevi’nin de Sünni’nin de ortak düşmanı terördür. Bir halkın iradesiyle seçilip de, o halkı hedef alan örgütlere selam gönderenler, halkın temsilcisi değil, millet düşmanlarının sözcüsüdür.

Demokrasi kalkanının arkasına sığınıp devlete, bayrağa, cumhuriyete kin kusanlar şunu unutmamalı: Bu topraklarda hiçbir ihanetin kökü tutmamıştır.

Bu ülke, terörün gölgesinde değil; Atatürk’ün aydınlığında, cumhuriyetin ışığında yol yürüyecektir. Meclis, terörün değil; milletin sesidir!

Ve biz, emekten, vatandan, cumhuriyetten yana olanlar; yani bu ülkenin alın teriyle yaşayan, emeğiyle onur bulan emekçileri olarak her zaman olduğu gibi bugün de bu ihanete sessiz kalmayacağız.

Bizim safımız bellidir:

Atatürk’ün cumhuriyeti, milletin egemenliği, emekçinin onuru!

DEVRİM ONUR ERDAĞ

TÜM YEREL SEN GENEL ÖRGÜTLENME SEKRETERI

Yazarın Son Yazıları

‘Dokuz İlke’ bildirisi - Yüksel Işık

Siyaset ilke ile yapılır. İlkelerin bütününü içeren anlamlı metne de manifesto denir.

Devamını Oku
08.04.2026
Kutsal ve kutsallaştırılmış değerler - Abdullah Kehale

HER toplumun kendi yapısına uygun olarak kutsal olarak kabul ettikleri değerler olduğu gibi kendilerinin kutsallaştırdığı değerler de vardır.

Devamını Oku
08.04.2026
'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026