Suyun akışını sürdürmek - Dr. Anıl Yıldırım Poyraz
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Suyun akışını sürdürmek - Dr. Anıl Yıldırım Poyraz

02.12.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçen hafta sonunda yapılan CHP kurultayı, uzun süredir birikmiş toplumsal öfkenin umuda dönüştürülmesinde yeni bir aşamayı ifade ediyor. Adalet, özgürlük ve refah talepleriyle beslenen toplumsal “su” bugün güçlü bir biçimde akıyor. Ancak bu akış tek bir kişiye, tek bir siyasi figüre ya da tek bir mücadele biçimine sıkıştığında, ateş o suyu buharlaştırabilir. 19 Mart’ta başlayan süreç, bu riski taşımakla birlikte bunu aşmaya müsait: Bir yandan Ekrem İmamoğlu’nun şahsında, başarı, özgürlük, adalet ve refah talebi ifade bulurken buna paralel olarak toplumda geniş bir itiraz, yöntem ve talep çeşitliliği gelişti. Mücadele ve Türkiye’ye ilişkin yeni ufuk arayışları yalnızca bir kişiye değil, kolektif bir siyasete yaslanarak büyüyebildi.

İşte bu nedenle CHP’nin yeni programının kabulü ve ilanı, bu akışın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacak bir araçtır. Program, hem içeriğiyle hem de siyasetin sürekliliğini sağlayacak çerçevesiyle önem taşıyor. Suyun akmasını sağlayacak sağlam bir yatak yaratmadan bugün büyüyen demokrasi, adalet ve refah talebini uzun soluklu bir mücadeleye dönüştürmek ve başarıya erdirmek mümkün değil.

BAŞKA BİR YAŞAM OLASILIĞI

AKP düzeninin son yıllardaki en etkili yöntemlerinden biri, toplumsal hayal gücünü daraltmak oldu. “Başka yerler de kötü” iddiasıyla, ekonomik ve sosyal adaletsizliğin, yoksullaşmanın kaçınılmaz olduğu fikri topluma benimsetilmeye çalışılıyor. İddianın ve çıkarımın temelindeki zayıflık bir yana, Türk halkında uzun süredir var olan adalet ve refah talebi, somut ve olumlu bir ufka bağlanarak güç kazanmakta.

CHP’nin, bu talepleri “Yasaksız Türkiye, vizesiz Avrupa” gibi örneklerde olduğu üzere iddialı şekilde sloganlaştırması, adil bir ülke ve herkes için iyi bir yaşam olanağı olduğunu hatırlatması, karşı tarafın umutsuzluk yayan propagandasına karşı bağışıklık sağlar. Sürdürülebilir muhalefetin en önemli unsuru, insanların yalnızca mevcut düzenin sorunlarını değil, herkes için iyi bir geleceği de hayal edebilmesi ve bunun da ötesine geçip öngörebilmesidir.

Bugün Türkiye, dünyada eşi az görülen bir ekonomik ve toplumsal durumun içinde. Adaletsiz şekilde, servetten değil, tüketimden alınan envai çeşit ağır vergiler ve harçlar, kadın ve çocuğa yönelik bitirilmeyen şiddet, güvencesiz ve güvenliksiz çalışma koşulları, yoksulluğun yaygınlaşması, hukuksuzluğun sistematikleşmesi... Tüm bunlar toplumun büyük bir bölümünü kalitesiz bir yaşamı pahalıya yaşamaya mecbur bırakıyor.

CHP’YE DÜŞEN GÖREV

Türkiye, gelir ve servet dağılımından eğitimde fırsat eşitliğine dek pek çok konuda tarihindeki en uzun süreli aşağıya gidişi ve hukukun üstünlüğü gibi, değerlendirmelerin 200 yıl geriye kadar gittiği bazı alanlarda en kötü dönemi yaşıyor. Demokrasi, adalet ve kitlelerin alım gücü açısından bir süredir AB ve Avrupa Ekonomik Topluluğu dışındaki Avrupa ülkelerinin, ayrıca dünyanın başka yerlerinden benzerimiz görülen ülkelerin de gerisine düşmekteyiz.

Tüm bunlara karşı, geçmiş başarıları hatırlatarak mevcut durumu aşmanın özgüvenini oluşturmalıyız. Örneğin, İkinci Meşrutiyet ve Cumhuriyetin ilanı gibi atılımları takiben ve sonraki bazı dönemlerde, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve özgürlükler yönünden Türkiye'yi Avrupa ortalamasına ve hatta üstüne çıkaran sıçramalar söz konusu. Buna benzer şekilde, son nesle kadar, her yeni neslin yaşam şartlarının ve alım gücünün, tüm aksaklıklara ve plansızlıklara rağmen Cumhuriyet tarihi boyunca bir önceki nesilden daha ileride olduğu gerçeği var. Bu “az zamanda çok” büyük başarıları hatırlatmak ve bugünün çözümlerini, somut öngörülerle ve herkesin anlayacağı bir dille anlatmak; CHP programının halkça benimsenmesinin, öfkenin umuda ve mücadeleye dönüştürülmesinin anahtarıdır. Böyle yapılmadığı takdirde bu itiraz saman alevi gibi yanar ve söner. Suyun kaba girip buhar olmasını engellemek, o suyu doğru şekilde yönlendirmekten geçer.

Dr. Anıl Yıldırım Poyraz

İlgili Konular: #CHP

Yazarın Son Yazıları

Petrodolar sistemi bitiyor mu? - Fikret Bayır

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) 1 Mayıs 2026 itibarıyla Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ayrılacağını duyurdu.

Devamını Oku
05.05.2026
Yeni Sayıştay Kanunu ve Sayıştay ’ın görevleri - Turgut Aşçı

Sayıştay (Divan-ı Muhasebat) 1862’de Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet gelir ve giderlerini denetleyen, günümüz Sayıştay’ının temeli olan en yüksek mali denetim ve yargı kurumu olarak kurulmuştur.

Devamını Oku
05.05.2026
Aşı karşıtlığı ve toplumsal etkileri - Ülkü Sarıtaş

Bakteri, virüs gibi mikrobial ajanlarla meydana gelen hastalıklardan korunmak amacıyla etkisi zayıflatılmış mikrobial ajanlar veya bunların genetik yapısını taklit eden parçacıkların laboratuvarda üretilmesi ile elde edilen aşıların tarihçesi yaklaşık iki bin yıl öncesine dayanmakta, Çin ve Hindistan’da aşıya benzer uygulamaların yapıldığı tarihi kalıntılardan anlaşılmaktadır.

Devamını Oku
04.05.2026
Eğitimde güvenlik sorunu - Levent Nayki

14 Nisan 2026 Salı günü Şanlıurfa’da bir okulda silah patladı.

Devamını Oku
04.05.2026
Gelir düzeyi ve kentsel dönüşüm - Aydın Öncel

Türkiye deprem kuşağında ve oldukça fazla riskli yapı stoğu olan bir ülke.

Devamını Oku
02.05.2026
Emek ve dayanışma - Kemal Akkurt

İşçi sınıfının 1886 yılında ABD’nin Şikago kentinde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için yaptıkları başkaldırı hareketi, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı’nın ilk kıvılcımı oldu.

Devamını Oku
01.05.2026