Her oyun çocukla oynanmaz!
Sevgi Özel
Son Köşe Yazıları

Her oyun çocukla oynanmaz!

05.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bizim kuşak 1970’lerde delikanlılığa geçtiğinde muhafazâr iktidarlar toplumun duyarlı noktalarını kaşıyor... Bugün olduğu gibi anayasadaki, “Türkiye Cumhuriyeti, (...) demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir” yargısından uzaklaşıyorduk, suçluyuz!

Öngörüsü yüksek devrimci Atatürk gibi tarihi zamanında doğru okuyamadık.

Cumhuriyete sözlü eylemli gerici saldırıları hafife aldık.

Muhafazakâr iktidarlar ne zaman yönetmede, ekonomide zorlansa, “bayrak, din, ezan, başörtüsü”ne sarılır. Bu yıl da ramazanı gerçek anlamı, değer yargıları, yerleşmiş toplumsal kurallarıyla değil, dinsel söylem eylemlerle... MEB+Diyanet ürünü ÇEDES’li, MESEM’li “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”nin asıl amacını görerek yaşıyoruz.

MEB, çocukların yaşamsal, eğitsel sorunlarına umar aramazken ramazanda okullarını süsletti. 18 yaş altıdaki çocuklar, bebekler bile ramazanı ilk kez yaşamıyordu. Kreşten üniversiteye tüm çocuklara “milli”den çok dinsel değerler görsel sözel etkinliklerle öğretilecekti. Eğitimin bilimi göz ardı edildiğinde, dinsel değer “dogma”yla karışabilir. Akılbilimdışı gösteriler genelgelerle çocuklara oyun bile öğretilemezken... Çoğu fiziksel gereksinimini yardımla giderebilecek kreşteki bebeleri cinsiyet ayrımı yaparak namazlıklarla sıralamak neydi? Çoğumuz ilkokuldakini bile anımsarız; zil sesi, bağrış çağrış koşturan çocuklara beş on dakika özgürlük solutur. Okul zilini susturup eğitimci olmayanı kreşlere dek sokmak... İlahi, dinsel vurgulu müziklerle “selefi andı” okutmak... Hangi eğitimbilimcinin buluşuydu?

“Bilgisayar çağı”nda saat başı yenileşen, hepimizin tıkladığı “internet”teki çocuk görüntüleri... Ailelere dek uzanan oruç tutan tutmayan sorgulamaları, o çocukların yarınını etkilemeyecek mi? İnanç, toplumsal değerler kimsenin tekelinde değilken... Çocuğun dünya görüşüne daha bebekliğinde dokunulması... Gençlerin, kadınların dünya görüşünden kılığına yasal görünümlü yasaklarla ayıp, haram, günah gibi baskılarla karışılması... Seçim havasına girilmişçesine toplumu, “biz çoğunluktayıza ikna” çabasıdır. 2026 ramazanında yapılan budur!

Yıllar yılı muhafazâr (tutucu) hükümetler kuruldu dağıldı. Bu kesim 12 Mart 1972- 12 Eylül 1980 darbelerini pek irdelemez; onların kavgasını cilalayan “28 Şubat darbesi”dir. 1995 genel seçiminde “milli görüş” birinci olmuş; “tarikat şeyhleri” Çankaya’daki iftarda ağırlanmış; “şeriat, cihat” çağrıları çoğalmış... Evlerde kamuda örgütlenen FETÖ’cüler, basında, okullarda pusuya yatan tarikatlar sahneye çıkmıştı. Yaşamsal sorunlar buzdolabına atılırken laiklik, Harf-Dil Devrimleri, kız çocuklarını koruyan kesintisiz eğitim sorundu. Askerler, 28 Şubat 1997’deki koalisyona, “laiklik için yasalar uygulanmalı, 8 yıllık kesintisiz eğitime geçilmeli, Kuran kursları denetlenmeli, Tevhidi Tedrisat uygulanmalı, tarikatlar kapatılmalı... Atatürk aleyhindeki eylemler cezalandırılmalı” dediler. Unutamadıkları 28 Şubat darbesi budur.

“8 yıllık kesintisiz laik eğitim” darbeydi, 2012’de çocukları okul dışına iten “4+4+4”lük sistemle bitti. MEB akılcı, bilimsel laik eğitimden uzaklaştıkça, topluca çocuklardan uzaklaştık. Her gün birbirinin canını yakan, suça, uyuşturucuya bulaşan “çocuk çeteleri” ilk haber...

Ramazanın arkası bayram... Yüzlerce çocuğun bayramlığı, harçlığı olacak mı? Hayırseverin paketinden kırmızı pabuçlar çıkacak mı? Cepler bademşekeri bonbonla dolacak mı? Kaç çocuk mutlulukla bayramlaşacak?

Laik eğitimi bitirecek siyaset oyunu çocuklarla kuruluyor da...

Olmaz! “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”yle olmaz!

Yazarın Son Yazıları

Her oyun çocukla oynanmaz!

Bizim kuşak 1970’lerde delikanlılığa geçtiğinde muhafazâr iktidarlar toplumun duyarlı noktalarını kaşıyor...

Devamını Oku
05.03.2026
Uyuyordu, uydurduk...

Bu aralar Harf ve Dil Devrimlerine salvolar sıklaştı.

Devamını Oku
19.02.2026
Biz ne yaşıyoruz?

Eleştirmek ya da öfkesini paylaşmak için ayda yılda bir arayan eski dostla markette karşılaştım.

Devamını Oku
05.02.2026
Ah basın, vah TV’ler...

Altı yedi ortaokulludan biri, mahallenin ağasıymış...

Devamını Oku
22.01.2026
‘Dijital vicdan’

2025’i uğurlayacağımız günlerde “Türk Dil Kurumu 2025 yılının kelimesi/ kavramı”nı açıkladı.

Devamını Oku
08.01.2026
Hangi yerli malı...

Bizim kuşak cumhuriyet devrimlerinin ışığında ulusal bayramları coşkuyla yerli malı haftalarını olanaksızı olanaklı kılarak kutlayan Atatürk Türkiyesine doğmuştu

Devamını Oku
25.12.2025
‘Basmak’tan basın...

Bilgisayarlı, cepli bu yüzyılda...

Devamını Oku
11.12.2025
Gözlüye gizli yoktur...

Cumhuriyetin 102’nci yaşını, “Atatürk ilke inkılapları”nı yaşamıyla özdeşleştiren on binler kutladı.

Devamını Oku
27.11.2025
Atatürksüz olmaz!

Ulusun, çocuklarımızın Atatürk’ü sevmesini...

Devamını Oku
13.11.2025
Harf Devrimi 97 yaşında...

Ortak dilimiz Türkçe siyasal tartışmaların öznesi...

Devamını Oku
30.10.2025
Gerilim, gerginlik...

Kim gerilim içinde olmak, gerginlik yaratmak ister?

Devamını Oku
16.10.2025
Dünya bir, işin bin...

26 Eylül 1972’deki Dil Bayramını, Divanü Lûgatit-Türk’ün yazılışının 900. yıldönümünü dünyaca tanınmış 45 Türkbilimciyle kutlamıştık.

Devamını Oku
02.10.2025
MEB, 105 yaşında...

Bilip de bilmezden gelenlere...

Devamını Oku
18.09.2025
Eğitmeme sistemi...

Okulların açılacağı bugünlerde her alan savruluyor.

Devamını Oku
04.09.2025
Karanlıkta boy veren, karanlıkta kalır...

Yakın geçmişte Atatürk’e sözle saldıran, baltayla anıtlarını kırmaya kalkışanlara...

Devamını Oku
21.08.2025
Hangi düşünce özgürlüğü?

Bu başlığı 2010’da kullanmış, birkaç ay önce benzer başlıkla ve kimbilir kaçıncı kez sormuştum.

Devamını Oku
07.08.2025
Ah kitap, vah eğitim...

Ay, kim bunlar, nerenin yandaşları... Niçin bas bas bağırıyorlar...

Devamını Oku
24.07.2025
Okuryazarlık...

Yazar kim, okur kim? “Okur” da “yazar” da aydınlanmaya ışık tutandır...

Devamını Oku
10.07.2025
Kitapsız dinlenceler

Yaz geldi. Dinlenmek, çalışanın çalışmayanın en temel hakkı...

Devamını Oku
26.06.2025
Yanaşma yandaş...

Elli yıldır siyasetçilerin, toplumun gözü önündekilerin kullandığı dili izliyorum.

Devamını Oku
12.06.2025
İktidar yenir mi, giyilir mi?

Öteden beri toplumbilimciler, aydınlar bilimsel yazıları söyleşileriyle özgür kürsülerde... Akla, bilime tutunanlar için belge bilgi kitaplar çuvallar dolusu...

Devamını Oku
29.05.2025
Canım öğretmenim...

Yetmişi yarıladım, onları hiç unutmadım.

Devamını Oku
15.05.2025
Dil kiri...

Dil kiri...

Devamını Oku
01.05.2025
Çocuklarımız...

Çocuklarımız...

Devamını Oku
17.04.2025
Bu bahar, başka bahar...

Bu bahar, başka bahar...

Devamını Oku
03.04.2025
Delikanlıyız!

Delikanlıyız!

Devamını Oku
20.03.2025
Kalem oynatmak...

Kalem oynatmak...

Devamını Oku
06.03.2025
Düşünce özgürlüğü mü?

Düşünce özgürlüğü mü?

Devamını Oku
20.02.2025
Dilim seni...

Dilim seni...

Devamını Oku
06.02.2025
Uğur Mumcu’yu dinleyelim...

Devlet çökertilince!

Devamını Oku
23.01.2025
Nâzım Hikmet 123 yaşında

Nâzım Hikmet 123 yaşında

Devamını Oku
09.01.2025
Bu yıl yenisi gelir mi?

Bu yıl yenisi gelir mi?

Devamını Oku
26.12.2024
Bağışlayabilir miyiz?

Bağışlayabilir miyiz?

Devamını Oku
12.12.2024
‘Kadim yalanlar...’

‘Kadim yalanlar...’

Devamını Oku
28.11.2024
Kötünün kötüsü...

Kötünün kötüsü...

Devamını Oku
14.11.2024
Cumhuriyet sonsuza dek yaşayacak!

Cumhuriyet sonsuza dek yaşayacak!

Devamını Oku
31.10.2024
İş işten geçmeden

İş işten geçmeden

Devamını Oku
17.10.2024
Dil Devrimi 92 yaşında

Dil Devrimi 92 yaşında

Devamını Oku
03.10.2024
Narinler, Sılalar...

Narinler, Sılalar...

Devamını Oku
19.09.2024
Bir kendimiz sevemedik

Bir kendimiz sevemedik

Devamını Oku
05.09.2024