Çorap Söküğü...

16 Kasım 2008 Pazar

70 bin kişinin telefonunun dinlendiği Türkiyede Yasin Hayalin kapsama dışında kalması ne anlama geliyor? Dink ailesinin avukatları aracılığı ile yöneltilen sorunun yanıtı var elbet...

Bu köşenin dikkatli okurları birçok kez, yeri geldiğinde yinelediğim bir görüşümü anımsayacaklardır; AKP iktidarı faili meçhul cinayetlerde, derin devlet operasyonlarında gerçekten iyi niyetli, ak tezine uygun davransa, Başbakan Erdoğanın kefil olmaya kalkıştığı Ergenekondan önce, kendi iktidarının sürecinde işlenmiş, birinci elden sorumlu olduğu, siyasi içerikli cinayetlerin peşine düşerdi. Hem de tek tek, iddialı olmadan, en çok ipucu olanlardan, kanıtlarının çorap söküğü gibi çözülebileceklerinden yola çıkardı.

Hrant Dink, Trabzon papaz cinayetleri, Malatya katliamı, cami linç eylemi.. tetikçi failleri yakalanmayacak konumda olduklarından başta sayılabilenler. Emniyetin niyet etmesi, AKP iktidarının aslında dayanmakta olduğu İslamcı siyasal odaklar ayrımı yapmaksızın, cinayetin, suçlunun karşısında durmayı göze alması yeterli. Tüm bu saydıklarımız başta, bu türden operasyonlar, suç ortaklığı yapmama anlamına geldiği için de çok önemli ve anlamlı. AKP demok-ratikleşme, insan hakları, AB kriterleri edebiyatında takıyye yapmadığını bir ölçüde ortaya koyabilir, siyasal prestij de kazanabilirdi.

Siyasi çıkarları adına AKP iktidarı ile işbirliği içindeki Batılı siyasiler de kendi kamuoylarına dönük AKPnin yanında yer almalarının savunmasını, aklanmasını yapabilirlerdi. Olmuyor, olamıyor; AKP iktidarı, Erdoğan hükümetleri çorap söküğü gibi sökülebilecek cinayetlerin perde arkasının aralanmasına yardımcı olmayı hak götüre, perdelemeye dönük icraatları ile karşımıza çıkıyorlar. Elbette çok açık tek nedeni var; Hayali sorgulama kapsamı alanı dışında tutan kararda olduğu üzere, kendi iktidar kadrolaşmalarının ürünü olan kirli çamaşırların ortaya saçılması korkusu. Daha da önemlisi, dayandıkları siyasal güç odaklarının iktidarları üzerindeki gücü... Daha bir beteri, Deniz Feneri olayında da yaşadığımız üzere yüzü ak olamayacaklarla AKP arasındaki doğrudan ilişkilerin ortaya çıkması.

***

Emperyal çıkarlara verilen ödünler bağlantılı, içten ve dıştan çok güçlü rüzgârlarla desteklenerek, medya çağında gökten zembille inmişçesine yaratılan, oy oranı yüzde 47lere tırmandırılan siyasi partinin, iktidarın, aslında demokrasilerde bilinen anlamda köklü, ortak değerlerden uzak bir siyasi parti oluşumu, derme çatma, sanal yapılaşması arkadan esen rüzgârların durması, önden esmeye başlaması ile çok çarpıcı sergilenmeye başlandı bile... Kürt oyların paylaşım savaşında dinci kimlik-PKK yakınlığı çatışmasında DTP ile ilk ciddi karşı karşıya geldiklerinde yaşananlar ortada. Erdoğanın yolsuzluk tartışmalarında kapı gibi arkasında durduğu Dengir Mir Mehmet Fıratın istifasında görüldüğü üzere...

İçerden ve dışardan güçlü bir koronun demokratikleşmenin umudu olarak pazarladıkları siyasi partinin, Milli Savunma Bakanı, kimi milletvekillerinin insan hakları ölçeklerinde tüyler ürpertecek, sürerim, vururum..son açıklamaları, nasıl da ilkesiz, gerçekten takıyyeci kimliğin, bir siyasal kadrolaşmanın, gecekondu yapılaşması ile karşı karşıya olduğumuzun çok tipik kanıtları...

Hele bir de yolsuzlukların hesaplaşması gündeme gelebilse; çıkar ağları delinse, ittifaklar, vurgun üzerinden kurulmuş saadet zincirleri kırılsa.. Nasıl da birbirlerinin boğazlarına sarılacaklarını, birbirlerini suçlayacaklarını, boğulmamak için birbirlerinin üzerine basmaya çalışacaklarını hep birlikte izleyeceğiz...

Dünyayı sarsan büyük kriz, yapısı gereği henüz Türkiyeye büyük dalgalarla çarpmamışken, sadece ve sadece piyasalar üzerinden çizilmiş pembe tablonun, ekonomik büyümenin aslında bu iktidarın pazarlanmış bir başarısı olmadığı kavranmaya başlanmışken.. duyulmakta olan, şimdilik sessiz homurtulara bir kulak verin... Arkası görünmeden yerel seçimleri atlatabilmek için atmayacakları takla yok. Yine de işleri çok zor; takke düştü, kel görünüyor...

[email protected]

Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları