Mağdurdan mağrura geçişin tarihinin yazıldığı yıllar... Haksızlık, hukuksuzluklar üzerinden iktidarda kalabilmenin arayışları... İktidarda kalabilmenin yollarını açık tutabilmek adına, “dostum Trump”tan yardım istemekle başlayan, “mutlak butlan” ile çıkış yolu aramaya uzanan... Önce infaz, sonrasında uzatılabildiği kadar uzatmalarla yargılamalarda... Haksızlık-hukuksuzluklar üzerinden her yolu denemeye uzanan, yürünebileceği umulan yolların hiçbirinden vazgeçmek yok.
Yandaş medyada 15 Temmuz’un yıldönümü üzerinden yayınlara dün sabahtan yoğunlukla başlangıç yapıldı. 15 Temmuz gecesinin başaktörlerinden KGB kökenli Putin’in kendi deneyimleri üzerinden yaptığı dayanışmaların gecesinde yaşananlar ne çabuk unutuldu? Gerçeği aranırsa Putin, Suriye üzerinden yaşanlarla ilişkili olarak günümüz Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi duruşlarına kızgındı.
Ancak Suriye’de etkin çabalarına karşın güvenilir, kalıcı sonuçlar elde edilememişti. ABD çıkarları adına Adadolu topraklarına kayacak bir çatışmada FETÖ operasyonuna göz yummak akılcı olamazdı. 15 Temmuz gecesinde, Amerika’nın Türkiye’deki üstlerinden kalkan uçaklarla, FETÖ operasyonu olarak Erdoğan’a suikast yapılmasına göz yumulamazdı. Uzun uzun gün ışığında köprü üzerinden başlatılan kazan kaldırma eylemlerinden, gece yarısı sonrasına uzanan gelişmeleri, Meclis’te siyaseten dik demokrasi duruşlarını anımsayalım.
Şafağa kadar İstanbul Emniyeti’nin üstünden geçen jetlerin ateşinin sesleri ile Fatih’teki camilerin hepsinden birden, mezhebine göre duaların, hutbelerin okunuşlarını dinlemiştik. Artık aramızda olmayan Aydın Engin gazetede nöbetçi sekreterdi. “Bitti mi” soruma “Evet” yanıtını verdikten sonra, Erdoğan’ın güvenlikle İstanbul’a geldiğinin altını çizdi.
***
Ankara’da çok gürültülü, kampanyalı, Trump-Erdoğan dostluğu üzerinden yürütülen siyasal kampanyada Trump’tan Erdoğan’a uzatılmış dostluk elinin karşılıklarının, Ankara’daki NATO zirvesinin hemen sonrasında gelemeyeceğinin açıklamalarını hemen Ankara ayrılışı üzerinden öğrenivermiştik. Anlayabildiğimize göre öncesinden ABD’deki sonbahar seçimlerinde kendi geleceğini güvenceye alabilmesine bağlı kalacakmış.
Gerçeğinde bizim yıllar öncesine dayalı siparişlerimizin karşılığı hak götüre, zorlanarak lütfedilebileceklerin gelebiliyor olacağı müjdesi, hâlâ müjde ölçeğinde bekletilmede. Demem o ki... NATO zirvesi bitti. Müjdeler bir damak tadımlığı bal olarak ağzımıza konulmamışken... Yine her sabaha yeni operasyonlarla uyanmak zorunda kalıyoruz. Çıplak gerçeklik içinde, Saray’ın iktidarları ömrünü uzatma koşulları zorlandıkça akıl tutulması mı, çözümsüzlük, çaresizlik, çıkış yolu bulamazlık mı demek gerek?
Yeni haksızlık, hukuksuzluk operasyonları ile uyandırılmak gibi bir çözümsüzlüğün darboğazındayız.. Bırakın hakkı, hukuku; akla izana uymaz, yaramaz, kendi en sadık seçmenine bile nefes verdiremeyecek yeni operasyonlar, yeni hukusuzluklarla günün kurtarılabileceği gibi bir çıkmaz sokağın içinde debelenilip durulmakta. Bu ülkenin yıllardır hakları yenen yüzde seksenler, doksanlara varan oranlarda çoğunluğunun, nefes alabilme adına sokaklardan içerilere giremeyecek hallerde oldukları, hâlâ görmezlikten gelinmek istenmekte.