Fotoğraf Karesi Demokrasisi

04 Ağustos 2011 Perşembe
\n

Medya çağında demokrasiye açılım adımları, iddialı dönemeç noktalarını simgelemek üzere fotoğraf karelerinin kullanılması çok doğal. ABD öncülüğünde, demokrasi götürme savlı Afganistan işgalinde Afganlı kızın geleceğe umutla bakmak isteyen kocaman gözlerinin kullanılması, doğrudan işgal edilen çok daha iddialı Irak operasyonunda Bağdata girişin, Saddamın heykelinin başının indirilmesi ile taçlandırılması anlamlı, iz bırakan görüntüler.. AKPnin TSK operasyonu için kullanılan YAŞ toplantısında Başbakan Erdoğanın masa başında tek başına, ya da Anıtkabire yürüyüşte önde.. fotoğraf karelerinin de elbette simgesel anlamı var. Dün Mısır diktatörü Mübarekin yargılamasında kafes arkasında tutulmasının, fotoğraf karesine alınmasının da elbet...

\n

Ancak simgesel fotoğraf kareleri ancak gerçekleri yansıtıyorlarsa, iz bırakıp bırakmamalarına bakılmaksızın değer kazanırlar. Aksi, aldatmaca, medyatik, kamuoyunu yanıltmaya yönelik kirli oyun aracı olmanın ötesine gidememedir. Kasıtlı olsa da olmasa da..

\n

Güzel gözlü Afganlı kızın umutlu, ışıl ışıl gözleri yıllar sonra çekilen fotoğraflarında yok.. Afganlı tüm kadınlar için geçerli olduğu üzere, özgürlüğe, insanca yaşam koşullarına kavuşmak hak götüre çok daha zor bir yaşamın koşulları genç yaşında yorgun, kapatılmış kadının yüzüne, gözlerine yansımış; güzelim kocaman gözleri sanki küçülmüş, bakışları umutsuz.. Irakın diktatör lideri Saddamın heykelinin üzerindeki başını, Amerikalı askerlerin teknik yardımı ile iple yere indiren Iraklıların bire bir bugünkü hallerini bilemiyoruz. Bildiğimiz, dünyayı tehdit ettiği yalanları ile devrilen diktatör Saddamdan sonra, milyonlarca Iraklının yaşamlarını yitirmelerine karşın, bugün diktatörü mumla aratan bir çaresizliğin, bataklığın içinde iç savaştan kurtulamadığı. ABD öncülüğündeki işgallerin her iki ülkede, ırk, din, mezhep ayrımcılığında çatışmaları, kaosu, akıl almaz bir vurgun düzenini, akıl almaz boyutlarda geriye gidişi yoksullaşma, yoksunlaşma, çaresizliği ürettiği..

\n

***

\n

Keşke Başbakan Erdoğanın YAŞ toplantısında, Anıtkabir ziyaretinde çekilen, anlamı üzerinde günlerdir yorum yapılan fotoğraf kareleri.. Türkiyede gerçek, sivil demokrasi için altı çizilen değerde anlam içerebilse.. Ülkemizde gerçekten askeri vesayet döneminin bittiğinin, askeri darbelerle ayakta kalma dönemlerinin kapandığının, ileriyi unutun, eksikleri gedikleri ile kesintisiz demokrasiye geçildiğinin işaretlerini verebiliyor olsa.. Demokrasilerde, elbette seçilmiş sivil iktidar eliyle yönetim düzenlerinde, ülkemizde de TSKnin rejimin, demokrasinin güvencesi olması beklenemez.. Askere verilmiş tersine sorumluluğun simgesi komutanla Başbakanın yan yana yanlış fotoğraf karelerinin düzeltilmesi iyi bir adımdır. İyi güzel de, doğru fotoğraf karesi, doğru gelişmelerle, doğru anlam için mi kullanılıyor? İçimiz, içiniz rahat mı?

\n

İsterseniz dün Mısırda dün çekilmiş fotoğraf karesi üzerinden sorgulamaya başlayalım.. Mübarekin diktatörlüğünü, vurgun düzeninin başını çekmesini, halkına çektirmesini kim yadsıyabilir ki? Ağır hasta olarak cankurtaranla getirilip, kafes arkasında yatırılmış yargılanmasının fotoğraf karesi neden insanca duygularımızı fazlası ile incitiyor? Yanıtı medyatik, sorumsuzca hazırlanmış haberlerin satır aralarında bile fazlası ile var.. Mübarek muhaliflerini kafes arkasından yargıladığı için, onun yaptıklarını anımsatmak üzere kafes içine alınmış.. Mübarekin insan hakları, hukuka aykırı yargı düzeninde, diktatoryal icraatları ile yüzleşilirken, hesap sorma adına gündeme gelen yargılanmasında, insan hakları, hukuk, demokratik yargılama düzeninin ayaklar altında olması neyin göstergesi?

\n

Mısırda demokratik düzene geçişin umudu mu? Yoksa Mısır halkının geleceğinde daha çok uzun yıllar insan hakları, demokrasiye aykırı iktidar icraatlarının olacağının mı? Emperyal güç odaklarının Mısır halkı için gerçek demokratik düzen kaygılarından uzakta, sadık yeni iktidarlar arayışları içinde olduklarının mı?

\n

Erdoğan hükümetleri Türkiyede gerçekten askeri darbeler dönemini kapatmak amacı ile yola çıktıklarında ne kadar içtenler? 12 Mart, 12 Eylül ile hesaplaştıkları doğru değil, hiç değilse özellikle de kendilerine dönük gerçek darbe gündemde olmadığı için, nakıs teşebbüs içerikli, postmodern darbe girişmlerini noktalamaya dönük adımlar mı atıyorlar? AKP iktidarının icraatlarının demokrasiden yana inandırıcı olabilmesinin tek yolu, kullanılan araçların demokratik olabilmesi değil midir?

\n

İktidar gücünü, Meclis çoğunluğunu, oy çoğunluğunu, baskı gücü aracı olarak kullanmış, demokrasinin olmazsa olmazlarını ayaklar altına almış bir iktidarın yeni antidemokratik bir operasyonu ile yüz yüze kalmanın kaygısı içindeyiz.. 12 Eylülün yasaklı düzenine, anayasasına karşı savaşım sivil diktatoryal eğilimlere karşı ilkeli duruş ister.. 12 Eylülün YÖKüne karşı duruş, özerkliği ayaklar altına alan, akıl, bilim dışına sürükleyen bir YÖK düzenini alkışlamakla olabilir mi?

\n

Fotoğraf karesinin mesajına değil, amacına, sonucuna bakılır..

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Yasa buyruğu bütçe.. 12 Aralık 2020