Gündem Olamayanlar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Gündem Olamayanlar

06.02.2013 04:57
Güncellenme:
Takip Et:

“Görsel ve yazılı medyada, TSK’den YAŞ kararlarıyla resen emekliye sevk edilen ‘Yaşzedeler’e dair, sanki hepsine iade-i itibar yapılmış gibi bir yalan haber furyasıdır gidiyor. Oysa Yaşzedeler için çıkartılan 6191 sayılı yasanın 32. maddesinden tüm askeri personel yararlandırılmadı. Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde kurulan bir komisyon, 226 ‘Yaşzede’nin yasadan yararlanma talebini reddetti.
TSK’den resen emekliye sevk edilen tüm askerler, sadece irticai nedenlerle atılmış gösterilerek, kamuoyu yanıltılıyor. Aralarında demokrat, çağdaş, laik, Atatürk devrimlerine inanmış, ama haksızlıklara tepkili ve dik duruş sergileyen devrimci kimliğe sahip askerler de aynı akıbete uğradı. Ama medya, bunlardan hiç söz etmiyor!
Asıl sorun, YAŞ kararlarının başlı başına hukuk dışı bir uygulama olduğudur. Mahkeme, hâkim, savcı, yargıç ve her suçun bir karşılığı olan TSK personel kanunu, iç hizmetler kanunu, Askeri Ceza Kanunu varken YAŞ ve kararname kararlarına neden ihtiyaç duyulur?

\n

***

\n

Kanun, sürekli disiplin suçu işlemeye meyilli personel cezalandırılır, uyarılır, ikaz alır, en sonunda mahkemeye sevk edilir diyor. Oysa gerek YAŞ kararları, gerekse bakan onayıyla mahkemeye sevk edilmeden orduyla ilişiği kesilenler arasında, hiçbir uyarı, ikaz almayan, sicilleri çok çok iyi olanlar var!
Bir başka sıkıntılı konuysa şahsi dosyalardaki bilgilerin ne kadar gerçeği yansıttığıdır.
Kuvvet komutanlıklarından, niçin emekliye sevk edildiğimizi öğrenmek için yaptığımız başvurulara verilen yanıtlarda gerçekdışı, hayali suçlamaların yer aldığını fark ediyoruz. Hakkımız olduğu üzere isnat edilen suçların kanıtı olabilecek belgelerin birer kopyasını defalarca talep etmemize rağmen istediğimiz bu evraklar gönderilmemektedir. Çünkü mağdur edilen şahısların dosyalarında somut kanıt mevcut değildir. Sol görüşlü olanlarımızın şahsi dosyalarına konulan istihbari bilgiler, kasıtlı ve yanıltıcıdır.

\n

***

\n

6191 sayılı yasa, YAŞ mağdurları için çıkarılmış olmasına rağmen, Milli Savunma Bakanlığı bünyesindeki komisyonun, bazı mağdurları kanundan yararlandırırken bazılarını AYİM’ye havale etmesi ayrımcılıktır. Ya tüm ‘Yaşzedeler’ AYİM’de yargılanır ya da hiçbiri. Yasa birine başka, diğerine başka uygulanamaz.
Milli Savunma Bakanı, bunların arasında silahlı çatışmaya girenler, bölücü yıkıcı faaliyetlere katılanlar var, diyor. Bakana soruyorum: Bu iddialar zaten suç oluşturmakta, niye sanıklar mahkemeye sevk edilmediler zamanında?
Ben ve benim gibi mağdurların TSK ile ilişiği, ikaz bile edilmeden, uyarılmadan, kötü sicil almadan kesildi.
Ne Genelkurmay Başkanlığı ne de kuvvet komutanlıklarıyla bir sorunumuz yok. Hakkımızda kasıtlı, yanıltıcı, gerçekdışı bilgi ve belgeler üreterek YAŞ’ı yanıltanların yargı önüne çıkarılmasını talep etmekteyiz.
Saygılarımla.”
FİKRET KEMAL TEKİN

\n

‘G’ NOKTASI

\n

LE PETIT JOURNAL

\n

Türkiye’de yaşayan Fransızlarla, Fransızca konuşan Türklerin bir internet gazetesi var: lepetitjournal.com/istanbul.
Adı gibi küçük ve sevimli bu gazete; 2009’da kurulduğundan beri Türkiye gündemini Fransızca dilinde izleyen ve yorumlayan tek medya. Üstelik çok başarılı bir dağıtımı var; kâğıt pahalı, baskı gecikti, bayide kalmadı gibi sorunları yok. Bilabedel üye olan okurların mesaj kutusuna her sabah, aynı saatte metronom dakikliğiyle bir bülten olarak düşüyor.
Lepetitjournal.com’un İstanbul baskısını, iki Fransız hanım hazırlıyor. Genel yayın yönetmeni, on yıldır Türkiye’de yaşayan Meriem Draman. Editörlüğünüyse RFI muhabirliğinden gelen, Anne Andlauer yapıyor. Le Monde ve Le Figaro gibi sözde kallavi gazetelerin Türkçe bilmeden Türkiye hakkında ahkâm kesen, bu yüzden de olan bitene tamamen “Fransız kalan” muhabirlerine inat; Meriem Draman ve Anne Andlauer çok iyi derecede Türkçe biliyorlar!
“Küçük gazete” deyip geçmeyin, arkasında idealistlerden oluşan küresel bir medya grubu var: lepetitjournal.com’un belli başlı kentlerindeki 43 bürosu, 43 yerel baskı yapıyor. Fransızca konuşan halkları ve göçmen Fransızları, dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, birbirlerine bağlıyor.
Lepetitjournal.com’un İstanbul ekibi, minik gazetenin dördüncü yaşgününü kutlamak üzere, kâğıt baskı bir almanak çıkardı. 10 bin adet basılan “Un an en Turquie” (Türkiye’de Bir Yıl) adlı Almanak 2012, gerçekten çok estetik bir tasarım.
2012 yılına Fransız gözlüğünden bakmak isteyenler -ki fena bir bakış açısı değildir-
“Un an en Turquie” almanağını İstanbul, Ankara ve İzmir’deki Fransız kültür merkezlerinden, İstanbul’daki Türk-Fransız Ticaret Derneği’nden hem de ücretsiz olarak alabilirler!

\n

“Çakı gibi askerler, bir yüzyıldan beri üniformalarını pek güzel taşıyorlar. Ama kaderlerini taşıyamıyorlar.”

\n

GEORGES BERNANOS

\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025