Türkiye’de sanat hak ettiği yere geliyor, peki siyasiler nerede?

Türkiye’de sanat hak ettiği yere geliyor, peki siyasiler nerede?

28.09.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

18. Contemporary İstanbul Sanat Fuarı, Haliç Tersanesi’nde kapılarını açtı. 22 değişik ülkeden 67 çağdaş sanat galerisi, dört inisiyatif ve dört sanat kurumunun katıldığı fuar yine yoğun ilgi görüyor.

İngiliz gazeteci ve sanat insanı John Payne açılış yemeğinde sohbet ederken şu cümleyi kullandı: “Burada gördüklerimiz şu anda Paris’te veya Londra’daki etkinliklerin çok önünde!” Tabii ki bunu duymak insanın hoşuna gidiyor. Yine de bu fuarı yıllardır başarıyla taşıyan Ali Güreli’ye naçizane, giriş bilet fiyatlarını biraz indirmesini tavsiye edeceğim, tabii ki karar kendisinin. Yarının en başarılı ve en büyük sanat koleksiyoneri olacak bir gencin bugün cebinde bu kadar para olmayabilir. Şimdiden onları kazanmak lazım.

Fuar için “Çağdaş Sanatının Büyük Dönüşümü” başlıklı bir panel tasarladım. Aynı zamanda moderatör olarak katıldığım panelde, deneyimli galerici Sevil Binat, sanat tarihi, felsefe, siyaset ve sosyolojiyi uluslararası planda en iyi harmanlayan isim olan Hasan Bülent Kahraman ve yine yaptığı ulusal ve uluslararası çağdaş sanat koleksiyonuyla Elgiz Müzesi’ni kuran, Türkiye’nin en önemli koleksiyonerlerinden Can Elgiz, diğer konuşmacılardı.

Panelde yansıttığımız, Türkiye’den ve dünyanın her yerinden on binlerce kişinin ilgilendiği bu ortam son 40 yılda adım adım nasıl oluştu? Tüm süregelen dertlere rağmen bu ilerlemenin gerçekleşmesinin tek gerekçesi sanatçı ve sanatseverlerin ortak çabası! 

NASIL BİR GEÇMİŞTEN GELİYORUZ?

Bunu algılayabilmek için öncelikle size 40-45 yıl öncesinin sanat ortamını kısaca anlatmam lazım. Üç-dört sanat kurumu vardı. 1975’te kapılarını açan Galeri Baraz’dan yıllar önce 1950-55 arasında Maya Sanat Galerisi açılmıştı. Adalet Cimcoz ve Sabahattin Eyüboğlu’nun ortak girişimiydi. Maalesef yazar Orhan Veli, projenin fikir babası gibi olmasına rağmen galeriyi göremeden vefat etti. Birçok önemli sanatçımız ilk sergilerini burada açtılar: Ömer Uluç, Ali Teoman Germaner, Kuzgun Acar, Nedim Günsür gibi... 

Sonra adım adım irili ufaklı dönüşümler, devrimler ve hamleler dizisi geldi.

Baraz Galerisi’ni takip eden Maçka Sanat, Nev, Urart, Ankara’da Siyah Beyaz gibi galeriler sanatın yaygınlaşmasına katkıda bulundular. AKM’de açılan dev bireysel sergiler arasında benimkiler de 80’ler ve 90’larda yer aldı. 1980’lerin başlarından itibaren yapılan Öncü Türk Sanatından Bir Kesit, Günümüz Sanatçıları gibi deneysel sanat eserlerini ve kavramsal yapıtları sergileyen buluşmalar, 1987’de Birinci İstanbul Bienali’nin organize ettiği uluslararası sergiler, 1989’da kurduğumuz UNESCO bağlantılı Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği’nin (UPSD) 1991’de açtığı ilk sanat fuarı, 2000’lerin başından itibaren açılan müzeler ve sanat merkezleri İstanbul sanat ortamının giderek hızlanmasına vesile oldular. 2005’ten itibaren açılan ve giderek daha yüksek bir kalitede uluslararası bir görünüm kazanan Contemporary İstanbul kitleleri en geniş şekilde sanatla buluşturan ortamı yarattı. Aynı şekilde Ankara Sanat Fuarı, dokuz yıldır başkentte aynı görevi üstleniyor. 

Koleksiyonerlerin olaya çok çekingen ve usulca yaklaştıkları bu ortamlarda çağdaş sanatı alınabilir bir eser olarak kabul etmeleri çok zaman aldı. Daha sonra ortam geliştikçe, galericilik işinin dışarıdan çok kolay ve hızlı para kazanılan bir alan olarak görülmesi, belki biraz hızla açılıp kapanan galerilerin de transit geçişler yapmalarına neden oldu.

Koleksiyonerler Türkiye’de daha çok kendi yatırımları, prestijleri ve aralarında süregelen gizli rekabetler üzerinden bu işe giriştiler. Koleksiyonerler ve sanatçılar arasında oturmuş derin, kalıcı, güven dolu dostluk ilişkilerinin bu ülkede çok zor kurulduğunu veya kurulamadığını söylemem lazım. Sanatçılar genel olarak kendi dayanışma ağlarına güvenerek ve diyaloglarını canlı tutarak yaşamlarını hep sürdürdüler. 

CHP’NİN KÜLTÜR POLİTİKASI İLGİSİZLİK Mİ?

Bu makaleyi aslında kısa tutmak çok zor; bir makalede ele alınabilir bir konu değil. Ancak genel verilere belki değinmiş oluyoruz. Bu vesileyle şu ciddi sorunu gündeme getirmek isterim: Ana muhalefetin bir kültür politikası var mı? CHP, neden bu konulara bu kadar ilgisiz? Mesela Ercan Karakaş gibi tüm sanat ortamında bu konulara gerçekten baş koymuş bir insana neden onore edilerek danışılmaz? CHP’nin elinde yıllardır UNESCO-Uluslarası Plastik Sanatlar Dernekleri dünya başkanlığı görevini yürütmüş olan, benim gibi bir üye varken nasıl olur da bu alanların sorularını derinden öğrenmek için hiç kimse hiçbir gayret göstermez? AKP’den zaten böyle bir hamleyi bekleyen kimse yok sanat ortamında ama CHP neden bu konularda üç maymunu oynuyor? 1991 seçimlerinden önce DYP bile benimle sanat ortamının sorunlarını uzun uzun konuşmuştu, programlarını ilan etmeden! Sanatın ve sanatçının önemini ana muhalefet partisinin bu kadar bilmemesi bizler için panik verici bir durum değil de ne? Şayet “Şimdi bunların sırası değil çok daha büyük sorunlarımız var” nakaratından gidiyorlarsa lütfen Atatürk’ün parasızlık ve zorlık içindeki kuruluş yıllarında sanata hangi gözle baktığına ve hangi paraları harcadığına bir göz atsınlar!

Yazarın Son Yazıları

Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026
Barış süreci: Ne pahasına?

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi.

Devamını Oku
05.02.2026
Tarihi ‘Özel-İmamoğlu’ tandemi

Tandem, iki unsurun tek bir ritimle, birlikte hareket etmesi olarak tanımlanır.

Devamını Oku
29.01.2026
Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Harika bir hafta yaşattın bize Zeynep! Çok teşekkürler!

Devamını Oku
23.01.2026
Üç aykırı ölüm

Her biri olağandışı vakalar. İlki, gencecik bir çocuğumuzun Türkiye’yi giderek saran çocuk şiddetinin yeni hedefi olması…

Devamını Oku
22.01.2026
İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025