Barış süreci: Ne pahasına?

Barış süreci: Ne pahasına?

05.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

CHP, son dönemdeki çıkışlarıyla ana muhalefet partisinden birinci parti konumuna yükseldi. Toplumun geniş kesimleri Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu’nun liderliğinin farkında. Bu birçok Atatürkçü yazarın yorumlarına da tarafsız anket sonuçlarına da yansıyor.

AKP’nin ve Erdoğan’ın seçime doğru giderken DEM’e ne kadar ihtiyaçları olacağını herkes görüyor. MHP’nin “fikriyle” gösterişli bir şekilde başlayan “Barış Komisyonu”, Şara dönemiyle birlikte SDG/YPG etrafında Suriye’de yaşananların da etkisiyle, ivmesini kaybetti. Bu noktada, CHP’nin adeta komisyonun liderliğini üstlenmesi, karışanların “çokuluslu” olduğu bu kaygan zeminde ciddi bir risk. CHP’nin buna ihtiyacı var mı? Tabii ki kimse Güneydoğu’da bir daha çatışma görmek istemiyor. Bundan şüphemiz yok. Barış ama ne pahasına? Bunun yanıtı çok kritik! Çünkü son 42 yılda çok ağır bedeller ödedik. Halkımız, Türkiye’nin üniter yapısına ve ulusal değerlerimize, anayasaya zarar verecek formüllere hiçbir şekilde geçit vermek istemez.

Kuruluş yıllarımızda yaşanan acılar seneler içinde hep gündeme geldi, kaşındı, hatırlatıldı, çoğu zaman provokasyon malzemesi olarak kullanıldı. Açık konuşalım, Cumhuriyetin kuruluşunu ve Atatürk’ün başarılarını öve öve bitiremeyen kimi yazarlarımız, siyasilerimiz, akademisyenlerimiz konu o dönemdeki isyanların bastırılması olduğunda maalesef bir mahcubiyete giriyorlar. Ne bekleniyordu, Şeyh Sait veya Menemen isyanları yaşandığında, yakın tarihin en popüler tepkisiyle, sadece “kınadıklarını” mı söyleyeceklerdi? Yurdun her yerinde gizli oluşumlar fokurdarken, mucize üstüne mucize gerçekleştirilerek kurulan genç Cumhuriyetimizin bu konularda çekingen veya tereddütlü davranması mümkün olabilir miydi? Kurtuluş Savaşı’nı kazanan iradenin, o günkü zor şartlarda Cumhuriyeti müdafaa edebilmiş, isyanları bastırabilmiş olması, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin gururudur, utancı değil. Bir yandan o bastırılmış isyanlara şüphe dolu sözlerle yaklaşıp bir yandan da Atatürk güzellemeleri yapmaya devam edemezsiniz. Bu büyük bir tutarsızlık ve tarih bilmezlik olur. Hele bir de Avrupa’nın oportünist çıkarcı yaklaşımlarıyla oluşturduğu etnik, mezhepçi, sözde demokratik dili kullanarak bunu yaparsanız bu da anakronizmin dibi olur!

Şüphesiz ki CHP’nin Kürt kökenli vatandaşlarımızın haklarını koruması önemlidir. Hatta sınır ötesinde yaşayan tüm Kürtlere insanca bir gelecek araması da önemlidir. Ama Atatürk, Lozan ve Cumhuriyeti sorgulayan odakların dolduruşlarına gelip kendini Tunceli yerine Dersim’i kullanmak zorunda hissedemez. “Dersimli” ve “Ekmeleddinci” Kılıçdaroğlu döneminden bir ders almışsak, o da kırmızı çizgilerimize sahip çıkmamız gereğidir. O bölgelerde verilmiş çeşitli cadde-meydankurum isimlerinde değişimler vaat edilmesi de gereksizdir. O zaman yarın da başkaları “Sabiha Gökçen Havalimanı’nın adını değiştirin” demeye başlar! CHP, “Barış ve Demokrasi” başlıklı bir panel düzenleyebilir. Ancak bazı katılımcılar “Kürtçe de resmi dil olmalı, kamuda da kullanılmalı” veya “entegrasyon karşılıklı, çift yönlü olmalı” dedikleri zaman, parti kendi duruşunun çok farklı olduğunu kamuoyuna hissettirmeye mecburdur. Aksi takdirde yarın, farklı kökenlerden gelen vatandaşlarımız “Biz de kamuda kendi dilimizi kullanmak istiyoruz” dediklerinde, “Maalesef, çünkü sizin bir terör örgütüne dayalı pazarlık gücünüz yok” yanıtı mı verilecek?

CHP şunu unutmamalıdır ki ister AKP’yle ister Kürtlerle olan konularda, Bahçeli kendine has 180 derecelik dönüşlerini yapabilir. Ama CHP, CHP’dir. Bu ülkenin kurucu iradesi ve Atatürk’ün temsilcisidir. Kırmızı çizgilerimiz olan bayrak, İstiklal Marşı, anayasanın ilk dört maddesi, Atatürk devrimleri ve Cumhuriyetin kuruluş felsefesi gibi ulusal hassasiyetlerimizi unutmuş olanlar varsa, hemen bir kamuoyu anketi yaptırabilirler. Ya da kendilerini “Atatürk’ün askerleri” olarak tanımlayan Harp Okulu öğrencilerine veya o okulun birincisi teğmen Ebru Eroğlu’na veya herhangi bir Anadolu kahvesinde çay içen halkımıza veya öğretmenlere görüşlerini sormak ister misiniz?

Kürt kökenli vatandaşlarımızı veya Arnavut, Boşnak, Arap, Musevi, Ermeni kökenli vatandaşlarımızı farklı görmüyorum. Türkiye, değişik kökenlerdeki insanların karışıp bu ulusu gururla beraber oluşturdukları bir topluma sahip. Bu ortaçağ özentisi emperyalizm malzemelerini ülkenin ana gündemine taşımayı lütfen bırakın! Türkiye’de ne CHP ne başka bir siyasal parti, Güneydoğu ve Suriye konularında emperyalizmin, Amerika’nın bugünkü Ortadoğu yönlendiricisinin talepleri doğrultusunda pozisyon alamaz. Atatürkçüyüm diyen hiçbir kurum, etnik veya dini siyasetle bir ilişki kuramaz. Bu kişi ve kurumların ana hedefi herkesin eşit olması, siyasetin laik kalması ve hiçbir vatandaşa karşı ırkçı bir tavrın ülkede yaşanmamasını sağlamaktır.

Bugün onlarca belediye başkanı ve görevlisi zindanlarda yaşarken, CHP’nin bu barış sürecinde başka hangi antidemokratik hikâyeler yazılabiliyor olduğunu hesaplayarak ilerlemesini beklerim. “Suriye gelişmeleri yaşanırken AKP neden bir anda kendini geri çekti ve sanki CHP bu komisyonun sözcüsüymüş gibi bir konuma çekiliyor” sorusuna gerçekçi yanıtlar aramasını beklerim. “Modern” gözükmek kılıfıyla ister açıkça ister üstü kapalı bir şekilde Atatürk’ün mirasına zarar vermek isteyenlerin attıkları oltalara takılmak olamaz. CHP’yi etnik siyasetin içine çekmek isteyenler tabii ki var. Ama CHP öncelikle kendi seçmeninin kimliğini pusula olarak almalıdır.

CHP’nin yakaladığı büyük yükselişi riske atma lüksü yok. Başkalarının feribotuna binip kendi sularından uzaklaşması tarihi bir hata olur.

Yazarın Son Yazıları

Demokrasi korkusu ve aşkı!

Muhalif belediyelere yönelik saldırı son sürat devam ediyor.

Devamını Oku
08.10.2026
Karanlık dünyanın yıldızları var

Ya sabır! Nasıl bir senaryonun içine düştük?

Devamını Oku
01.10.2026
Fonlar ve Ponzi sistemi

Fon vurgunu ve milyarlarca dolarlık krizin yarattığı deprem, medya tartışmalarının ve halk sohbetlerinin merkezine oturdu.

Devamını Oku
24.09.2026
AI sonumuzu böyle getirebilir!

Hiç kimseyi korkutmak istemiyorum.

Devamını Oku
17.09.2026
Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Zverev şampiyonluğu gerçekten hak etti!

Devamını Oku
14.09.2026
Bay Kemal, yine gündemini yarattı!

Butlan tarafından CHP’de yaratılmış o çok özel ekibi, alışık olduğunuz düşünce sistemleriyle anlamaya boş yere çalışmayın.

Devamını Oku
10.09.2026
İktidar borazanları-butlan kargaşaları

Türkiye’de iktidarı destekleyen gazeteci olmak da zor!

Devamını Oku
03.09.2026
Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'ne nasıl kavuştu?

Devamını Oku
28.08.2026
Buyurun buradan yakın!

Ülkenin hak etmediği gündemler okyanusunda yüzdüğü kesin.

Devamını Oku
27.08.2026
İmamoğlu’nun savunma hakkı ve Bay Kemal duruşu

Hangi dönemde olursa olsun, gözaltındaki veya tutuklu her insanın savunma hakkı kutsaldır.

Devamını Oku
20.08.2026
Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Fenerbahçe artık omurgasını fark edip, panikten çıkmaya mecbur

Devamını Oku
16.08.2026
Çerçeve yasa ve artçı şokları

Açık konuşalım, siyasi gündemimiz, konjonktürümüz, her şey birdenbire beklediğimizin ötesinde ciddi bir deprem yaşadı.

Devamını Oku
13.08.2026
Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Fenerbahçe'nin artan formu ve Talisca

Devamını Oku
06.08.2026
En büyük siyasi devrim!

Lütfen yanlış anlamayın; bugün görüşülen ve çok şüpheli bir geleceğe çanak tutan terör yasasından değil, Özgür Özel sayesinde kendilerini artık doğrudan siyasi kararların bir parçası olarak hissedecek milyonlardan söz ediyorum.

Devamını Oku
06.08.2026
YENİ Parti ve yarattığı dalgalar

Hayırlı olsun, Yeni Parti kuruluşunu tamamladı!

Devamını Oku
30.07.2026
Halk Yeni Parti için liderine yetki verdi!

Bundan iki ay ve iki gün önce, iki yıldır bir kumpas olarak hazırlanan mutlak butlan rezilliği sonuca ulaştı.

Devamını Oku
23.07.2026
Medyacılar-siyasetçiler: Bilmiyorsanız lütfen susun!

Mutlak butlan ve süregelen 1001 “Kemalvari” komplo yerine, bu hafta önemli bir başka ikaz yapmak istiyorum.

Devamını Oku
16.07.2026
Terminatör Sinner Wimbledon'u yine kazandı: Zverev yine direkten döndü

Terminatör Sinner, Wimbledon’ı yine kazandı ve üst üste ikinci kez bu büyük şampiyonluğa ulaşarak beşinci Grand Slam turnuasını aktifine yazdırdı!

Devamını Oku
14.07.2026
NATO-Silivri hattı

Gündem nedir?

Devamını Oku
09.07.2026
Yeni oluşumun vakti geldi!

Tarihi günler, haftalar, hatta aylar yaşıyoruz.

Devamını Oku
02.07.2026
11 örnekte kırılan dingil!

Birinci sahnemiz, milli takımdan...

Devamını Oku
25.06.2026
CHP’de gergin bekleyiş​​​​

Fakat bu günlerde durum daha da sıkıcı bir hal aldı. “CHP” dediklerinde mecburen “Hangi CHP?” demek zorunda kalıyorum. “KK’nın butlancı partisinden mi, yoksa Atatürk’ün kurduğu; laik, sosyal demokrat, Özgür Özel’in Türkiye’de birinci parti yaptığı gerçek CHP’den mi?”

Devamını Oku
18.06.2026
Bay Kemal’in CHP’yi yıkma çabaları!

Değerli dostlar, Atatürk’ün partisinin resmen cehennem ateşine atılıp Özgür Özel’e her açıdan tuzaklar kurulurken, bizlere düşen kendisine ve yol arkadaşlarına destek olmaktır; onların saflarında mücadele etmektir. Lütfen artık onlara olan inancınızı öne çıkarın, alkışlayın ve yaşadıkları kumpasa mani olun! İhtiyacımız budur.

Devamını Oku
11.06.2026
CHP bölünmedi, saldırı altında!

Tarsus’ta CHP’nin Belediye Başkanı Ali Boltaç ile yaptığımız güzel bir etkinlikten sonra kaleme aldım bu yazıyı.

Devamını Oku
04.06.2026
Mutlak şizofrenik kriz

Mutlu bayramlar Türkiye!

Devamını Oku
28.05.2026
CHP nasıl ‘güvenli kilit’ hattında siyasetçi bulabilir?

Adeta bir “rüzgâr gülü” gibi siyasi parti değiştirebilen, vatandaşın yüzüne hiç rahatsızlık hissetmeden bakmaya devam ederek siyaset yapmayı sürdürebileceğine inanan farklı bir insan türü ortaya çıktı.

Devamını Oku
21.05.2026
Bir ‘casusluk’ (!) davamız eksikti

Mühim olan RTE’nin bir numaralı rakibini, onu daha önce İstanbul’da dört kere yenmiş olan Ekrem İmamoğlu’nu nötralize etmek olduğu için her koldan yeni denemeler yapıyorlar.

Devamını Oku
14.05.2026
‘Barış koordinatörü’ mü dediniz?

Sayın Devlet Bahçeli gündem yaratmaya çok meraklıdır.

Devamını Oku
07.05.2026
Özgür Özel kendi limitlerini aşarken...

Özgür Özel ısınmış pinball gibi, sürekli oyunda kalan, enerjisi hiç düşmeyen (!) Türkiye’nin sorunlarını ülkeye yayma konusunda dinlenmeden çalışıyor!

Devamını Oku
30.04.2026
Silivri’de ‘déjà vu’ yaşıyoruz

İBB davaları kaçınılmaz şekilde insana déjà vu yaşatıyor.

Devamını Oku
23.04.2026
CHP sinsi senaryolara karşı

Dünyada yaşanan korkunç savaşlar, önce gündeme sonra tarihe kaydoluyor.

Devamını Oku
16.04.2026
Bir yiğit tanıyorum Silivri’de...

Dün Silivri’de bizleri en candan şekilde selamlarken gülen yüzü, kararlı vücut dili ve yaydığı enerjisiyle bizlere inanç katan yine kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
‘Taksici’ Nobel savaşçısına karşı!

Durumu şöyle özetleyelim: Önümüzdeki 50 yıl veya 100 yıl, Amerika’da ve hatta dünyanın her yerinde, 2. Trump dönemi hakkında tiyatrolar ve operalar yazılacak.

Devamını Oku
02.04.2026
Hukukun çivisi çıkmış!

Nasıl korkunç bir girdaba kapılmışız şu kısa ömürde...

Devamını Oku
26.03.2026
Ortaylı ve Özel üzerine

Her ölüm erken, her ölüm zamansız...

Devamını Oku
19.03.2026
Silivri-İran hattında demokrasi ve ekonomi

Hayatımız içeride de zor dışarıda da...

Devamını Oku
12.03.2026
Kötülerin bitmeyen cerahati

Savaşın en ağır bedelini anneler ve çocuklar öder.

Devamını Oku
05.03.2026
Şu şaşırtıcı “demokratik” dünyamız!

Yeni Adalet Bakanı gelir gelmez, gerek mahkemelerde gerek yandaş basında CHP üzerine yeni senaryoların alevlendiğini belirtmiştim.

Devamını Oku
26.02.2026
Tehlikeli gidişatlar ve CHP’nin sorumlulukları

Türkiye yeni adalet bakanının kimliğini öğrenerek bir şok yaşadı.

Devamını Oku
19.02.2026
CHP ikazları dikkate almalı

Bu satırların sahibi, ailesinden kalan manevi mirasla 80 yıldır Cumhuriyet Halk Partisi’nin yanında durmuş bir isimdir.

Devamını Oku
12.02.2026