1 Mayıs... Virüsten değil 1.6 milyar işsizden korkun
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

1 Mayıs... Virüsten değil 1.6 milyar işsizden korkun

02.05.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

Covid-19 en büyük darbesini emekçilere indirdi... İşlerini kaybedenlerin sayısı büyük bir hızla artıyor. Küresel işgücünün neredeyse yarısını etkileyecek kadar vahim bir durum. Bu yüzden ortada sürekli dolaşıp duran şu “virüs herkesi eşit vuruyor” lafı kadar büyük saçmalık yok. Virüs kimseyi eşit etkilemedi, etkilemeyecek... Bu tüm dünya için geçerli. Yardımlar, destekler açıklanıyor.. Ama devletlerin bu salgın dönemi ve sonrasına yönelik yardım politikaları sadece resmi kayıtlara girmiş olan çalışanları ve işyerlerini kapsıyor. O da sınırlı. Ayrıca ülkeden ülkeye değişiyor politikalar...

Oysa sözleşmesiz, güvencesiz, işine her an son verilebilecek ve karşılığında herhangi bir tazminat talep edemeyecek milyonlarca insan var. Günlük ve haftalık kazandıkları ile yaşamaya çalışanlar, mevsimlik işçiler...

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) önceki günkü raporu çarpıcı: Kayıt dışı ekonomideki 1.6 milyar insan toplam küresel işgücünün yarısını oluşturuyor. Ve geçimlerini sürdürebilecekleri hiçbir destekleri yok. İşgücü piyasasının en savunmasız olanı da bu kesim.

Onların bu salgından nasıl ve ne halde çıkacağıyla ilgili herhangi bir devlet politikası yok. Küresel bir politika da oluşturulmuş değil.

ILO’nun raporuna göre pandeminin daha ilk ayında dünya genelinde kayıt dışı işçilerin gelirinde ortalama yüzde 60’lık bir düşüş yaşandı. Tabii bölgesel farklılıklarla.. Bu Afrika ve Amerika’da yüzde 81, Asya ve Pasifik’te yüzde 21.6 ve Avrupa ve Orta Asya’da yüzde 70 düşüş anlamına geliyor. İlerleyen günler ve aylarda durumun çok daha vahim olacağı aşikâr. Alternatif gelir kaynakları olmadan, bu işçilerin ve ailelerinin hayatta kalabilmeleri ne kadar mümkün?

Ya amansızca çalıştırılanlar?

Karantina günlerinde evlerinde kalabilenlere sunulan sonsuz hizmet alternatifleri için koşturanlar, üretenler, çalışanlar? Düşük gelirleri ile elverişsiz sağlık koşullarında, evlerindeki yakınlarına virüs bulaştırma kaygısı içinde ama çaresizliği de sırtlarına yüklenerek çalışmayı sürdürenler? Veriler tabloyu açıkça ortaya koyuyor: Dünyanın birçok yerinde, tabii Türkiye’de de, işçilerde koronavirüs kapma oranları toplumun geri kalanından belirgin bir biçimde yüksek.

Peki, o zaman ne olacak?

Dün 1 Mayıs’tı. Tüm dünyada işçi bayramı olarak kutlanan özel bir gün. Sokaklarda olmadık bu kez. Ama koronavirüslü, yasaklı, karantinalı günler dünya işçilerinin “İş, ekmek, özgürlük, sağlık...” taleplerini daha da anlamlı kılıyor. Neden mi?

Çünkü Covid-19 şunu öğretiyor insanlığa:

1- Halihazırda sürdürdüğünüz sistem doğru değil. Adil değil. 2 milyara yakın savunmasız, işsiz, güvencesiz insanı bu sistem yarattı. “Umutsuz, geleceksiz, kaybedecek hiçbir şeyi kalmayan” bu insanlar gün gelir virüsten daha tehlikeli sonuçlar yaratabilirler.

2- Tarihin merceğinden bakacak olursak şunu görürüz: Büyük olayların büyük sonuçları da olur. Yaşadığımız pandemi işte böylesi tarihsel olaylardan biri. Şüphesiz sosyolojik, psikolojik, siyasi ve ekonomik birçok sonuçları olacak. Doğru değerlendirmek ve doğru yanıtlar geliştirmek için bu dönem tarihsel bir fırsat aynı zamanda.

Ama öte yandan krizleri, ekonomik kırılganlıkları, kitlesel işsizliği, artan eşitsizlikleri fırsat bilip bunları popülist politikalarını güçlendirmek için kullanmaya hazır liderler olduğu gerçeği de yanı başımızda...

Anlayacağınız bir yol ayırımındayız: Daha güçlü bir demokrasi arayışı mı? Yoksa daha zorba bir otoriterliğe yöneliş mi?

Yazarın Son Yazıları

Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025
Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Devamını Oku
09.05.2025
Siz gidene kadar...

Siz gidene kadar...

Devamını Oku
02.05.2025
Deprem ensemizde: 40 milyar dolarlık sessizlik

Deprem ensemizde: 40 milyar A dolarlık sessizlik

Devamını Oku
25.04.2025
Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Devamını Oku
18.04.2025
Tarife savaşının şifreleri

Tarife savaşının şifreleri

Devamını Oku
11.04.2025
Uyanış...

Uyanış...

Devamını Oku
04.04.2025
Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Yeni bir siyaset... Ama nasıl?

Devamını Oku
28.03.2025
AKP’nin elinde 2 torba: Biri Gezi, diğeri ‘terör’

AKP’nin elinde 2 torba: Biri Gezi, diğeri ‘terör’

Devamını Oku
21.03.2025