Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

24.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor. Şu aralar sürekli gündemde belki biliyorsunuzdur: ABD’den F-16 savaş uçaklarının alımı; F-35 programına dahil edilip edilmeyeceğimiz konusu... Şimdi de Katar’dan satın alınması gündemde olan ikinci el Eurofighter savaş uçakları... Türkiye bir şeyler yapmaya çalışıyor, tamam. Ama olmamız gereken konuda mıyız? Diğer ülkeler ne yapıyor? Önemli gelişmeler neler? Gelin bir ufuk turu yapalım.

Dünya, yeni bir dönemin içinden geçiyor. Pandemi sonrası sarsılan küresel ekonomi, Ukrayna savaşı, Çin-ABD rekabeti, iklim krizi ve Ortadoğu’daki jeopolitik fay hatları, uluslararası düzeni yeniden şekillendiriyor. Bu çoklu kriz ortamında ülkeler, kendi egemenlik alanlarını güçlendirmek için savunma teknolojilerine büyük yatırımlar yapıyor. Savaş uçakları, hava savunma sistemleri, radar ağları ve siber teknolojiler, artık yalnızca askeri değil jeopolitik varlık araçları haline gelmiş durumda. Türkiye de bu yeni güvenlik denkleminde aktif bir oyuncu olmaya çalışıyor. Ancak tablo, hem fırsatları hem de yapısal kırılganlıkları içinde barındırıyor.

EUROFİGHTER ALIMI: BİR ARA ÇÖZÜM 

F-35 programından çıkarılmanın ardından Türkiye, hava gücündeki açıkları kapatmak için çok yönlü bir tedarik stratejisine yöneldi.

ABD’den 40 adet yeni F-16 ve modernizasyon kitleri için pazarlıklar sürerken, Eurofighter Typhoon alımı da gündemin merkezinde. Katar’dan 24 adet ikinci el Typhoon alımı ve 16 yeni Tranche 4 model uçağın tedariki için Birleşik Krallık ve Almanya ile görüşmeler devam ediyor. Neden ikinci el? Çünkü Katar’ın elindeki bu uçaklar Tranche 3A konfigürasyonunda ve göreve hazır durumda. Yeni uçaklar için üretim takvimi 2-4 yıl sürebilirken ikinci el uçaklar birkaç ay içinde envantere alınabilir. Maliyet, sıfır üretime göre daha düşük. Eğitim, bakım ve lojistik süreçler daha hızlı entegre edilebilir. Yani bu tercih, “geçiş dönemi” için hızlı nefes alma anlamı taşıyor.

Bu hamle, zaman kazanma stratejisinin bir parçası. Çünkü:

- KAAN’ın tam operasyonel hale gelmesine daha yıllar var,

- Mevcut F-16 ve F-4 filosu yaşlandı,

- ABD ile F-35 ve motor lisans krizleri sürüyor. Ancak bu ara çözüm, motor ve aviyonik gibi kritik teknolojilerdeki bağımlılığı ortadan kaldırmıyor.

SAVUNMADA NEOPRİME ÇAĞI

Tam da bu kırılgan dönemde dünya, savunma sanayisinde bir paradigma değişimine tanık oluyor: “Neoprime” adı verilen yeni bir aktör tipi yükseliyor. Silikon Vadisi merkezli Anduril, Palantir ve SpaceX gibi girişimler, yapay zekâ, otonom sistemler, radar ve yazılım altyapısıyla Lockheed Martin ve Boeing gibi geleneksel devlere meydan okuyor.

Pentagon artık tedariklerini sadece dev yüklenicilerden değil, hızlı çözümler üreten teknoloji şirketlerinden de yapıyor.

Bu yeni modelin temelinde:

- Büyük tesislerden ziyade yazılım laboratuvarları,

- Devlet kontratlarından ziyade girişim sermayesi,

- On yıllık proje takvimlerinden ziyade aylık geliştirme döngüleri var. Bu durum, Soğuk Savaş’tan bu yana ABD savunma sisteminde en büyük dönüşüm anlamına geliyor. Pentagon’un da bu değişime yön vermesi dikkat çekici.

TEK ADAM TÜRKİYE’Sİ VE YANLIŞ POLİTİKALAR

Türkiye için mesele yalnızca Eurofighter veya F-16 değil. Esas mesele bağımsız savunma teknolojisi geliştirme kapasitesini güçlendirmek. Bunun için ise yalnızca savunma ihaleleri değil; bilim politikaları, teknoloji yatırımları, girişim sermayesi ve uzun vadeli stratejik planlama gerekiyor. Uluslararası konsorsiyumlara akıllı pozisyon almak gerekiyor. Kritik alt sistemlerde aşamalı yerlilik oranı; her tedarikte “kilit teknoloji kazanımı” şartı ile motor için ayrı ve kalıcı devlet politikası ile net bir “teknoloji egemenliği” doktrini oluşturmak gerekiyor. Yapılabildi mi? Hayır.

Ama tam da burada iç siyasi kutuplaşma, ekonomik kırılganlık ve kötü yönetim gerçeğiyle yüzleşiyoruz. Kısa vadeli çıkarlar, uzun vadeli savunma politikalarının önüne geçiyor. Stratejik Ar-Ge yatırımları yerine ithalata dayalı, günü kurtaran çözümler öne çıkıyor. Bu da Türkiye’yi neoprime dönüşümünün gerisinde bırakma riski taşıyor.

YENİ BİR JEOPOLİTİK DENKLEM 

Bugün İsveç JAS 39 Gripen’lerini teslim alıyor, Çin uzay tabanlı radarlarla F-22 ve B-21 gibi platformları izlemeyi hedefliyor. ABD, Pentagon’un kapılarını yapay zekâ giri- şimlerine açıyor.

Türkiye ise hâlâ motor tedariklerini, ambargo risklerini, Eurofighter pazarlıklarını konuşuyor.

Bu tablo, savunma stratejimizin bir ara formda sıkışıp kalma riski taşıdığını gösteri- yor. Oysa savunma sanayiinde oyunu değiş- tirenler, artık daha çevik, daha teknolojik ve daha stratejik hareket edenler. Geleceğin savunma gücü, jet sayısıyla değil; teknolojiye hükmetme kapasitesiyle belirlenecek.

Bugün Eurofighter alımı kısa vadeli bir nefes olabilir. Ama uzun vadeli egemenlik, yerli motorlar, açık mimari savunma yazılımları ve yeni nesil neoprime ekosistemleri kurabilen ülkelerin olacak. Ve Türkiye, teknoloji odaklı stratejik bir dönüşüm başlatmadıkça bu tablo değişmeyecek.

Yazarın Son Yazıları

Gençliğini kaybeden ülke

“Asım’ın nesli”, “Fatih’in ruhu”, “TEKNOFEST kuşağı”, “imanlı ve ahlaklı gençlik”, “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları”...

Devamını Oku
22.05.2026
Gelecek konuşulurken... ABD-Çin... Ve Türkiye

Silivri davaları, kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen kirli kampanyalar, yerel yönetimlere durmaksızın yapılan operasyonlar, yeni gözaltılar...

Devamını Oku
15.05.2026
102 yıllık bir gazete...

Şişli’de gazetenin bahçesindeyiz...

Devamını Oku
08.05.2026
1 Mayıs’ı farklı okumak...

İnsanın emeği üzerinden yükselir kapitalizm.

Devamını Oku
01.05.2026
23 Nisan... Çocuklar... Gelecek...

Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

Devamını Oku
24.04.2026
Okulda şiddet... Sorun sistem ve çok daha derin

İki korkunç katliam.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın paradoksu: ABD’nin rakipleri mi güçleniyor?

İlginç bir paradoks yaşanmıyor mu?

Devamını Oku
10.04.2026
Kötülüğün sıradanlığı, vasatlığın iktidarı

Deveye sormuşlar “Neden boynun eğri?” diye.

Devamını Oku
27.03.2026
Bayram, vicdan... Habermas’ın ardından

Dünya bir süredir sanki aynı anda birkaç farklı yüzyılı yaşıyor.

Devamını Oku
20.03.2026
Savaşın dili değişirken...

Kısacası bu savaş sadece İran ile İsrail arasındaki bir çatışma değil. Enerji piyasalarından küresel siyasete, askeri doktrinlerden bölgesel dengelere kadar uzanan çok katmanlı bir kriz.

Devamını Oku
13.03.2026
Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında.

Devamını Oku
06.03.2026
‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025