Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

01.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi... Kimi izlemiyor bile. Gazze’deki büyük dramdan bahsediyorum. Açlıktan ölen Gazzeli çocuklardan, bebelerden... Teknolojinin, bilimin ve iletişimin baş döndürücü bir hızla ilerlediği 21. yüzyılda aylardır süren bu kirli savaşta Gazzeliler açlıktan ölürken; dünyanın geri kalanının neredeyse bir seyirci gibi davranmasından...

Temel ihtiyaçların fiyatı dehşet verici. New York Times gazetesi uzun bir liste yayımlamış: 1 kilo şeker savaş öncesi 0.89 dolar iken şimdi 106 dolar. 0.59 dolar olan soğan 34 dolar. 25 kiloluk un çuvalı 10 dolardan 305 dolara fırlamış. 40’lı paket çocuk bezi 149 dolar; 400 gr. bebek maması 51 dolar...

Gazze’de yardım dağıtım noktaları “ölüm tuzağı”na dönüşmüş durumda. Birçok aile, insani yardım almak için hayatını riske atmak yerine aç kalmayı tercih ediyor. Bankalar, ATM’ler çalışmaz halde; nakit para bulmak için insanlar karaborsaya muhtaç. Her alanda “sistemli bir acı” yaşanıyor.

Bundan 1 ay önce Tel Aviv’den 1900 kilometre uzakta bulunan İran’daki hedefleri nokta atışıyla yok edebilen İsrail’in Tel Aviv’e sadece 65 kilometre mesafede açlıktan kıvranan Gazzelilere güvenli şekilde gıda kutuları ulaştıramadığı safsatasına kimse inanmaz.

‘KÖTÜLERİN SAVAŞI’... HAMAS VE NETANYAHU

New York Times yazarı Thomas Friedman, Gazze’de yaşanan savaşı “en kötülerin savaşı” olarak adlandırıyor. Ona göre, İsrail’in tarihindeki en radikal ve ahlaksız hükümet, Filistin tarafındaki en fanatik ve kanlı örgütle karşı karşıya: “Bu savaş, İsrail ve Filistin tarihinde en fanatik, en ahlaksız liderler tarafından yürütülüyor. Hem Netanyahu’nun koalisyonundaki aşırı sağcılar hem de Hamas liderliği, önceliği kendi siyasi hayatta kalışlarına ve ideolojik saplantılarına veriyor. Her iki taraf da halkının esenliğini, hatta uluslararası toplumun çıkarlarını dahi göz ardı ediyor. Eğer bu liderler görevde kalırsa, iki devletli çözüm umudu kalmaz ve bitmek bilmeyen bir savaşla karşı karşıya kalırız.”

Friedman, Netanyahu’nun koalisyonu ayakta tutmak için insani yardımı minimumda tuttuğunu, Hamas’ın ise rehineleri bırakmamak ve iktidarını sürdürmek için Gazze halkının çektiği acıyı hiçe saydığını açıkça belirtiyor.

Böylece, insani kriz, sadece dış güçlerin müdahale eksikliğiyle değil, bizzat çatışmanın iki ana aktörünün kendi siyasi çıkarlarını, milyonlarca insanın hayatının önüne koymasıyla büyüyor.

Ülkelerin iki yüzlülüğü ise tanıdık. Dünya sadece izliyor... Ticaret, enerji, stratejik ittifaklar insani sorumlulukların önüne geçiyor.

Uluslararası hukukun yaptırımsızlığı artık aşikâr: BM kararları ve uluslararası hukuk çoğu zaman uygulanmıyor, yaptırımlar etkisiz kalıyor.

Ahlaki liderlik eksikliği ve toplumsal duyarsızlaşma had safhada. Toplumlar, dijital çağda “bilgi bombardımanı”na maruz kalıyor ve acılara karşı hissizleşiyor.

Teknolojinin ilerlemesi, insanlığın ahlaki gelişimiyle paralel gitmiyor: Sorunları göz önüne seriyor, ama harekete geçmiyor.

BENZERLERİNİ YAŞADIK

Çok eski tarihli değil hiçbiri...

- Ruanda Soykırımı (1994): Müdahale edilmedi ve soykırım yaşandı. Yaklaşık 800 bin kişi (çoğu Tutsi) 100 gün içinde öldürüldü. Katliamın büyüklüğü ve hızı, modern tarihte eşi görülmemiş olarak kayıtlara geçti.

- Bosna Savaşı (1992-1995): Dönemin ABD Başkanı Clinton, ancak büyük bir katliamdan sonra müdahale etti. Yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetti. Sadece Srebrenica Katliamı’nda 8 binden fazla Boşnak erkek ve çocuk öldürüldü.

- Darfur Krizi (2003-2010’lar): Sudan’ın batısında devam eden çatışmalar sırasında etnik Darfuri halkının sistematik olarak öldürülmesi. Bush soykırımı tanıdı ama askeri müdahalede bulunmadı. En az 300 bin kişi öldü (BM tahminleri). Milyonlarca kişi yerinden edildi.

- Libya iç savaşı ve 2011 müdahalesi: 2011 yılındaki iç savaş ve NATO müdahalesi sırasında en az 10 bin30 bin kişinin öldüğü tahmin ediliyor (resmi rakamlar kesin değildir). Obama dönemiydi. Sonrasında ülkede devam eden istikrarsızlık, binlerce kişinin daha ölümüne ve milyonların yerinden edilmesine yol açtı.

- Suriye iç savaşı (2011-günümüz): Farklı kaynaklara göre en az 500 bin kişi öldü. Bazı tahminler 600 binin üzerine de çıkıyor.

13 milyondan fazla Suriyeli ya ülke içinde yerinden edildi ya da mülteci olarak başka ülkelere göç etti. Kimyasal silah saldırıları, kuşatmalar ve hava bombardımanları büyük kayıplara yol açtı.

Son söz: Gazze’de yaşanan açlık, sadece bir coğrafyanın değil, tüm insanlığın sınavı.

Yazarın Son Yazıları

‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025
Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Devamını Oku
09.05.2025