Arif Kızılyalın

AVM’nin fendi tenisi yendi!

23 Temmuz 2015 Perşembe

İstanbul, birkaç ay ara ile 2 büyük tenis organizasyonuna ev sahipliği yaptı.
İlki ekselansları Roger Federer’in şampiyonluğa ulaştığı TEB BNP Paribas İstanbul Open Erkekler Tenis Turnuvası’ydı. Gerçekten, spor dünyası biraz da İsviçreli raketin cazibesi sayesinde tenisle yattı, tenisle kalktı.
Hatta, TEM otoyolu kenarındaki Esenyurt Garanti Koza Arena’daki maçların biletleri karaborsaya düştü, görece ucuz satılan üst kat biletleri için insanlar kuyruk bekledi.
Ne var ki, İstanbullu tenisseverler, aynı ilgiyi, alakayı TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası’na göstermedi. Her ne kadar, çeyrek ve yarı finaller daha başlamadıysa da, dünya sıralamasının ilk 30’larında bulunan Venus Williams, Jelena Jankovic gibi starlar belki de kariyerlerindeki en az seyircili maçlara çıktılar. Gerçekten yüz kızartıcı bir tablo oluştu Venus’un maçında. Sponsor firmaların tribünlerinde 3-5 kişi, yan localarda 5-10 konuk, tenisçilerin arkasındaki özel tribünde 40-50 seyirci, toplasanız 100-150 tenissever vardı Garanti Koza Arena’da.
Boş tribünleri görünce suratı asılan Venus’e mi üzülürsünüz, bu organizasyon için onca para ve emek harcayan sponsorlara mı, yoksa ülkece hâlâ tenisi sevemeyişimize mi hayıflanırsınız bilemem ama, ayıplı bir durumdu bu.
Zaten futbol dışındaki branşlar konusundaki defomuz bilinirken, o harika tesisi Esenyurt gibi İstanbul’un, “uzak diyarı”na inşa etmek ne denli doğru bilemiyorum ama, madem oraya böyle görkemli bir spor alanı konduruyoruz, en azından turnuvadaki maçların önemine göre Bakırköy’den, Aksaray’dan, Taksim’den servis kaldırabilir, yayıncı kuruluş NTV’ye rica edip seyirciyi oraya çekebilirsiniz! Elbet, gece 23.30’da başlayan maçlar için değil otobüs, helikopter kaldırsanız, tenis-sevmez Türk insanını oraya çekmek zor ama, en azından Venus gibi Jelena gibi starlara karşı mahcup olmazdık. Hele, Jankovic’in raket salladığı saatlerde, kortun hemen yanındaki Akbatı AVM’de dolaşan binlerce kişinin, tenis maçı izlemek yerine, mağazalardaki indirimlere koşması yenilir yutulur bir şey değil biz spor tutkunları için... Demek ki, insanımızı sporsever değil ama avm-sever yapmışız son 5-10 yılda...  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

TFF, Yanal’ı dinler mi? 31 Ağustos 2021
Futbol denen dönme dolap! 26 Ağustos 2021