Fenerbahçe şampiyon oldu. Sivasspor’u, Sivas’ta yenerek mutlu sona ulaştı 104 yıllık koca çınar.
\nÖncelikle başkanından teknik direktörüne, futbolcusundan doktoruna herkesi kutlamak gerek. Elbette Aziz Yıldırım, Aykut Kocaman, Alex ve Volkan ayrı birer övgüyü hak etti. Çünkü bu dörtlü, gerçekten yüreğini, zekâsını, yeteneğini ortaya koydu. Peki Fenerbahçe ne zaman şampiyon oldu? Bu soruya verilecek yanıt belki de çok basit; 2010-11 sezonunun son maçının bitiş düdüğü çaldığında... Teknik olarak ‘evet’, ama düşünce bağlamında ‘hayır’.
\nF.Bahçe, işadamı ve gönlünü Sarı - Lacivertli renklere kaptıran Murat Ülker’in merhum annesinin cenaze töreninde ilan ediyordu aslında şampiyonluğunu. Yani 2010 yılının sonbaharında, Trabzon, Bursa başını almış giderken. Nasıl mı? Anımsayın o tarihleri, Christoph Daum’dan görevi devralan Aykut Kocaman’ın ‘iç ve dış’ güçler tarafından acımasızca eleştirildiği, “Ne işi var Aykut’un Fenerbahçe’nin başında? Bir numara ufak geliyor bu takıma” diye ahkâm kesilen günleri hatırlayın. Kocaman’ın istifanın eşiğine gelip, Aziz Yıldırım’a, “Alacağınız karara saygı gösteririm” dediği günlere rastlar Fatih Camisi’ndeki o cenaze töreni. Hani Alex, Niang, Emre, Dia, Stoch krizlerinin yaşandığı günler var ya...
\nİşte o tarihlerdeki cenazede Fenerbahçe Divan Kurulu Başkanı Yüksel Günay’ın, Başkan Yıldırım’la yaptığı sohbete kulak misafiri oldum.
\nKonuşmanın sonunda dinlediğimi anladı Aziz Yıldırım. Göz göze geldik, “Her şey yazılır mı gazetecilikte” diye sordu. Yanıt vermedim.
\nŞimdi yazıyorum.
\nGünay: Sayın Başkan çok eleştiri var, Aykut’un arkasında duracaksınız değil mi?
\nYıldırım: Duracağız, duracağız da bizim arkamızda kim duracak? Geçen sezonki gibi bir sonuç yaşarsak, tüm emeklerimiz boşa gider diye endişeleniyorum.
\nGünay: Aykut bizim evladımız. Tıpkı senin gibi. Sen de bizim evladımızdın, şimdi başkanımız oldun. Aykut bizim golcümüzdü, şimdi teknik direktörümüz.
\nYıldırım: Gönlünü ferah tut Yüksel Ağabey, ben burada olduğum sürece Aykut’u harcatmam...
\nVe o konuşmanın ardından günler, haftalar, aylar geçti. Sarı - Lacivertliler yeri geldi 9-10 puan geriye düştü ama aralık ayı sonunda başlayan tırmanış şampiyonluğu kazandırdı.
\nKimi Beşiktaş karşısında alınan 3 puan diyor, kimi Aslantepe’deki derbi zaferinin şampiyonluğu getirdiğini söylüyor. Hatta Mahir Hoca’nın oğlu, kaleci Mert’in Trabzon’da kurtardığı penaltının 18. şampiyonluğu kazandırdığı belirtiliyor. Doğrudur, bunlar hep dönüm noktası ama bence şampiyonluk, “Aykut’un kellesini isteriz” denilen günlerde verilen kayıtsız şartsız destekle geldi.
\n\n