Arif Kızılyalın

TFF’nin Murphy Kanunu merakı

08 Eylül 2020 Salı

Murphy Kanunları, 1990'da yaşamını yitiren ABD'li mühendis Edward Murphy Jr. tarafından ortaya konan, başarısızlıkların, yanlışların nedenlerinin incelendiği çeşitli özdeyişlerdir. Temeli, "Bir işi halletmek için birden çok olasılık varsa ve bu olasılıklardan biri istenmeyen sonuçlar doğuracaksa o zaman bu olasılık gerçekleşecektir" görüşüne dayanır. Tanıdık geldi değil mi? Şu an Türk futbolu ve TFF Murphy yasası ile idare ediliyor. Ne yazık ki TFF ve bir takım kulüplerde "bir işi yanlış yapmanın yolu varsa bu mutlaka olur" durumu söz konusu. TFF'nin önce karşı çıkıp sonra u dönüşü yaptığı kararlara bakın ne demek istediğimi anlarsınız. 21 takımlı lig, yabancı kuralı, sezon açılış tarihi gibi önemli kararlarda Nihat Özdemir yönetimi yanlış karar aldı, sonra Kulüpler Birliği'nin "ortak akıl" ısrarı ile hatadan dönüldü. Ders alınmamış ki, son TFF genel kurulunda da Murphy yasalarını işletti TFF. Kulüpler Birliği üyeleri, "Genel kurulun zamanlaması yanlış, yangından mal kaçırmıyoruz, katılım düşük olacak" uyarısına rağmen TFF'de Özdemir yönetimi alelacele genel kurulu topladı, ama gündemdeki hayati maddelerin yarısını kabul ettiremedi! Çünkü Türk futbolunun ortak akılla hareket eden bölümü maddelerin o kadük şekliyle yürürlüğe girmesini istemiyordu; örneğin taşınmazlarla ilgili karar ile ve AİHM'nin dürtmesiyle iyileştirilmesi gereken PFDK-Tahkim statüsü, eğer TFF profesyonellerinin hazırladığı hali ile yaşama geçseydi Türk futbolunun başı derde girerdi! O yüzden Özdemir ve yönetimde aklı selim ile hareket eden 2-3 dosta naçizane öneri, karar alırken Kulüpler Birliği'ne bir danışın, 1. ve 2. Lig kulüpler birliği ile taban örgütlerinin de görüşünü alın, sonra da 126 milyonluk büro giderini, "Ama geçen yıl 125 milyondu" diye savunmayın.

Bu arada, Shakespeare'in Yanlışlıklar Komedyası'nı andıran bu büro harcamasının da, TFF'nin Riva'daki ana binanın karşısına yaptırdığı 2. ek bina için sarf edilen para olduğunu öğrendik. Ne üzücü ki, TFF belki haklı olabileceği konuyu bile kamuoyuna aktaramayacak bir yönetim-danışman kadrosuna sahip!

G.Saray'ın transfer politikasında da yanlışlar zinciri yıllardır şaşmadan ve sapmadan  devam ediyor. Son 3 yıldır her transfer dönemi öncesi teknik direktör Fatih Terim, "Transferler kampa yetişsin" diyor, ama yönetim nokta atış oyuncuları, ligin başladığı hafta kadrosuna katıyor. Geçen yılki Nzonzi, Lemina, Seri, Andone başarısızlıklarının tek nedeni sona kalma merakıdır, ki Başkan Mustafa Cengiz çok iyi bilir belagat birikimi nedeniyle, "Sona kalan dona kalır" atasözünü! Bu arada G.Saray disiplin kurulu için yazdığımız, cezalar üyelerin gözünü korkutma amaçlı olmasın görüşümüze kıymetli bazı isimler üzülmüş. Sözün özü Disiplin Kurulu'nun en tepe ismi diyor ki, "Bizler Ali Sami Yen Beylerin emaneti koltuklarda oturuyoruz, tüzüğün disiplin maddesi harici kimseyi şu dedi diye kulüpten ihraç etmeyiz." İnşallah öyle oluyordur, olacaktır.


Yazarın Son Yazıları

TFF’nin üst aklı kim? 18 Ağustos 2020
Futbolu TFF mi yönetiyor? 1 Ağustos 2020