Sosyologlar boşuna söylememiş, ‘Futbol toplumun aynasıdır’ diye...
Gerçekten her anıyla Türkiye gerçeğini yansıtan bir Galatasaray - Fenerbahçe maçı izledik.
Oysa şu kısacık yorumda Sneijder’in Avrupai futbolunu, Melo’nun tatlı sert oyun anlayışını, Emre’nin bir virtüöz gibi takımının orta alanını yönettiğini, Alves’in hırsını paylaşmak isterdim sizlerle.
Güzel şeyler yazmak hatta yalan olduğunu bile bile futbolumuzun marka değerinden söz etmek de hoş olurdu ama dünkü derbide gerginlik, anarşi, kaos kol gezdi ne yazık ki!..
İtiraf edelim ki birkaç kişi hariç dünün tüm bileşenleri kötü niyetliydi. 12 sarı,2 kırmızı kart da maçın seyrini anlatmaya yeter sanırım!..
Üstelik bu kaotik ortam maçla da sınırlı değildi. Sokaklarda başlayan gerginlik karşılaşmadan saatler sonra demeç savaşlarıyla sürdü.
Düşünün, Anadolu yakasında G.Saray atkısı var diye bir araç sürücüsü linç edilmek isteniyor. F.Bahçe kafilesini taşıyan otobüs, binlerce polise karşın taş ve şişe yağmuruna tutuluyor. Tribünlerdeki küfür dozajı; örf, adet, ahlâk sınırlarının üzerinden dozer gibi geçiyor.
Bunlara ek olarak da futbolcular futbolculuğu bırakıp gladyatörlüğe soyunuyor!..
1-2 örnek vermekte fayda var!.. Dönem dönem ülkesinin milli takımında da oynayan bir futbolcu (Melo), rakibini oyundan attırdıktan sonra dilini çıkarıp ‘dışarı’ diyebiliyor. Keza Türkiye’nin en iyi 2-3 kalecisiden biri (Volkan), rakibinin üzerine yürüyüp hakemin gözü önünde dövmeye kalkıyor. Yine ‘aklı başında’ diye bildiğimiz Gökhan, bir pozisyon önce kendisine ‘çelme teşebbüsünde’ bulunan Sneijder’in boynuna pençe atıyor...
Hakemin yanında görme ve duyma mesafesinde itiş, kakış, küfürler havada uçuşuyor!..
Evet, utanarak söylemekte yarar var ki bir maç özetidir yukarıdaki satırlar!..
İngiltere Premiere League’de; geçtim Britanya’yı, İspanya’da, Fransa’da yapabilir misiniz? Evet, dünkü G.Saray - F.Bahçe derbisi Türk futbolunun manifestosudur. Ve artık şapkamızı önümüze alıp düşünme vakti gelmiş hatta geçmektedir. Gerçi ülkenin Başbakan’ı, yerel seçimler sonrası balkon konuşmasında tehditler savurursa, yargı sistemi kişi ve kurumlara karşı silah olarak kullanılırsa, küçücük suçsuz günahsız bir bebeğin dramatik ölümü sosyal medyada vicdansızca sakız edilirse biz de futbolun aktörlerinden ‘El Classico’ bekleyemeyiz!..
Maçı mı unuttuk!.. Unutmadık elbette ama topun oyunda kaldığı, daha doğrusu futbolun ön plana çıkıtğı süre o kadar azdı ki!..
Bu az süreyi de kullanan taraf G.Saray oldu.
Belli ki çok istemişler. Sertlik kozuyla F.Bahçe’yi etkisiz kıldılar. Emre’nin erken kırmızı kartı da Sarı - Kırmızılıların elini güçlendirdi.
Ve elbette Wesley Sneijder’in cabası, Drogba’nın oyuna ağırlığını koyuşu ve Melo’nun etkili pasları da ev sahibini ön plana çıkarttı. Yine Eboue ve Telles’in kenar bindirmeleri, Semih’in savunmada Emenike’yle tuttuğu güreşten ayakta kalan taraf olması da 3 puanı getiren parametrelerdi. Sneijder’in golündeki vuruş ustalığı, Drogba’nın direkte patlayan şutu da galiba gecenin futbol içerikli nadir enstantaneleriydi...
Evet, 3 puan önemli, lig ikinciliği için de avantaj ama G.Saray sanırım bu galibiyet sonrası son 2 haftada kaybettiği 5 puana bakıp dizini dövecektir.
Türkiye Gerçeği!..
Yazarın Son Yazıları
Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıttır A Milli Futbol Takımımız; hatta 3 gün büyüktür; ilk maçına 26 Ekim 1923’te Taksim Kışlası sahasında çıktığı için
Uşak Kitap Fuarı düzenlendi geçenlerde.
Görev süresi TFF Başkanı ve yönetimle eş zamanlı Merkez Hakem Kurulu’nun Başkanı ve yakın çevresi bir şafak operasyonuyla gözaltına alındı...
Türkiye, skandallarla boğuşuyor.
Fransa’ya yenildik, sesimiz çıkmadı dünya 4.’sü diye!
Türkiye 1980’lerin başında bankerler krizi yaşamıştı.
Galatasaray sezona iyi başlamadı.
Türkiye, engelli spor branşlarında büyük başarılara imza atıyor.
Aynı zamanda sanat eleştirmenliğiyle de tanınan Alman felsefeciler Theodor Adorno ve Walter Benjamin, sinemanın insan algısını etkilediğini savunur, “Film bittiğinde perde kararır fakat sahneden kalan imgeler gündelik hayatta yaşamaya devam eder” derler!
Tam da 104 yıl önce bugün, bu saatlerde (sabah) Atatürk’ün süvarileri canları pahasına İzmir’e girdiler.
Saat 20.00 sularıydı, kadınlı, çocuklu bir grup otobüsle Yunanistan Kipi Sınır Kapısı’ndan yurda giriş yapıyordu.
TFF’de İbrahim Hacıosmanoğlu, transfer başlayıp takımlar kadrolarını güçlendirirken yabancı kuralını değiştirdi.
Onunla çalışmak onurdu.
İsrail’in 18 Ağustos’ta Suriye’deki Ebu Zuhur üssünü vurması, sıradan bir gelişme değil, bir şeylerin işaret fişeği.
Galatasaray ve Milli Takım’ın efsanevi teknik direktörü Fatih Terim, son 2 aydır YouTube üzerinden futbolu yorumluyor.
Watergate skandalını ortaya çıkaran iki gazetecinin gerçek hikâyesini konu alan ve başrollerini Dustin Hoffman (Carl Bernstein) ile Robert Redford’un (Bob Woodward) oynadığı Başkanın Adamları (All the President’s Men) filminin aforizmasıdır, “Parayı takip et” (Follow the money) sözü.
Süper Lig başladı; gördük ki kimse hazır değil.
Çanakkale Kara Savaşları, yurtseverlik, bağımsızlık ve Atatürk’ün askeri dehasının simgesidir.
Türkiye Futbol Federasyonu tarafından belirlenen takım harcama limitleri, kulüplerin gelir-gider dengesini korumak ve sürdürülebilir bir mali yapı oluşturmayı hedefliyor aslında.
Galatasaray’ın İspanyol Villarreal’le oynadığı ve 2-1 kaybettiği maçta tribünler dolmadı, stadın seyirci yükünü çeken üst tribünler hiç açılmadı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 0.99’luk haziran ayı enflasyon verisi, memur ve emekli maaş artışlarının hesaplanmasında temel ölçüttü.
Türkiye’de bazı şeyler çabuk unutuluyor, daha doğrusu birileri unutturuyor.
İsimlere, sıfatlara takılmaksızın seviyoruz onları; kaotik günlerde ülkece bir olmayı, beraber olmayı, heyecanlanmayı, sevinmeyi anımsattılar bizlere.
Geçen yıl yolum Yunanistan’a düştü, Kipi sınır kapısından girip Selanik’e kadar gittim karayolu ile.
Geçen haftanın gündemi, TFF’ye bağlı profesyonel liglerde görev yapan 19 kulüp yöneticisinin yasa dışı bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınmasıydı.
96 yıl önce bugünlerde Atatürk, TDK, yani Türk Dil Kurumu’nun kurulmasına önderlik etti.
Dünya Kupası’ndaki 2 maçın 2026’ya bu denli damga vuracağını kimse kestiremezdi.
Yaşı yetenler eski Türkiye’yi uzlaşı ve hoşgörü dönemi olarak anımsar.
Söğütlüçeşme’deki yılların Kadıköy Belediye binası, müthiş bir hafta yaşadı.
Müthiş bir gündü, müthiş bir yarıştı.
Teselli iztamr…
1 Haziran 1915’te albaylık rütbesini aldı Mustafa Kemal Atatürk Çanakkale direnişindeki müthiş öngörüleri ve askeri dehasıyla.
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı’nın o yıllardaki bölüm başkanı Prof. Dr. Abdullah Uçman, öğrencilerine “Güzel konuşmak, güzel yazmak zorundasınız yarın öbür gün oturduğunuz makamların altında kalmak istemiyorsanız. Aldım elime kalemi, yazdım aklıma geleni ile olmaz” demişti.
Şampuan reklamında oynayın!
Beyaz et sektöründe haksız fiyat artışı gerekçesiyle 13 şirkete denetim kayyumu atandı geçen hafta. Adalet Bakanlığı’nın operasyonuydu.
Sabahın körü demedik. Kimimiz evde, kimimiz halk meydanlarında, kimimiz millet bahçelerindeydik.
Küratörlüğünü Selen Ansen ve Eda Berkmen’in üstlendiği “Folia” adlı sergide 100’e yakın sanatçının 300 eseri sanatseverlerin ilgisine sunuldu geçenlerde Koç Grubu’na ait Abdülmecid Efendi Köşkü’nde.
Fenerbahçe hareketli bir seçim süreci yaşadı ve Aziz Yıldırım, rekor katılımın olduğu seçimi rakibi Hakan Safi’ye karşı farklı kazandı.
CHP’deki kriz her şeyi unutturdu.
Sorarsanız; medyaya yansıyan demeçlere bakarsanız; futbolda herkes adalet istiyor ve TFF’den şikâyetçi.