Afrin’i teröre kim teslim etti
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Afrin’i teröre kim teslim etti

17.11.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Unutunca geçmişi mi siliyoruz? Yoksa gelecekten bir parçayı mı kaybediyoruz?

Haber bültenleri saldırıyı aynı detaylarla veriyor: Terörist Afrin’den!

Bize çok uzak gibi. Oysa saldırının olduğu saatlerde okuduk: “İçişleri bakanı, İdlib’e bağlı Meşhed Ruhin köyünde 600 briket evin açılış törenine katıldı.”

Haritayı açıp bakın...

Meşhed Ruhin’den komşusu Afrin’e, spor ayakkabılarınızı sıkı bağlarsanız yürürsünüz. Kısacası uzak sandığınız öyle uzak değil.

AFRİN’DE ERDOĞAN KUTLAMASI

Afrin, 2012’de, Suriye ordusunun çekilmek zorunda kalmasıyla, PYD’ye geçti. 2014’te, örgüt, Afrin’de özerklik ilan etti.

Öyle gizli saklı sanmayın. İmralı’da yapılan meşhur görüşmelerde bu konu da konuşulmuştu. Öcalan, 3 Nisan 2013 tarihli tutanaklarda, her şeyi önden söylüyordu: “Haseke için de bir öz savunma oluşmalı. Sadece Kürtlerin değil, oradaki Araplar ve Süryaniler dahil herkesin savunması yapılmalı, Sonra Afrin’e doğru ilerleme olabilir. Zaten önümüzdeki günlerde Suriye’deki duruma dair heyetle konuşacağız, bazı kararlar alacağız herhalde. Yeni oluşacak Suriye’de bizimkiler başat rol oynayacaklar. Orada özerk bölgeler olur.”

Oldu da...

2014’ten 2018’e kadar PYD, Afrin’i kendi bayrağıyla yönetti. Gelgelelim, 20 Ocak 2018 tarihinde hükümet, Afrin operasyonunu başlattı.

Operasyon, Türkiye’nin işgalci olmadığı vurgusuna dayanıyordu. ÖSO adı verilen, esasında Türkiye’nin birleştirmesiyle yanyana gelen Suriyeli silahlı gruplar, sonunda Afrin’i yönetecekti. Türk ordusu, bu grubun arkasındaki büyük güç olarak, Afrin sahasına dahil olacaktı.

18 Mart 2018 günü, Afrin şehir merkezi TSK-ÖSO kontrolüne geçti. 24 Mart’ta ise Afrin’in tamamı. O yıl haziran ayında seçim vardı. Erdoğan, Afrin’i kazanan başkomutan olarak meydanlara çıktı. Nitekim Erdoğan’ın haziran ayındaki zaferi, Afrin’de ÖSO tarafından havaya açılan ateşlerle kutlandı.

‘AFRİN KAHRAMANI’NIN TASFİYESİ

Afrin sonra unutuldu gitti...

Arama motoruna “Afrin’den acı haber” yazın. 5 yıldır, basmakalıp cümlelerle, ne kadar çok okumuşuz. Şehit haberleri birer birer gelince, saniyelerimizi bile ayırmamışız.

Oysa sadece 2 ay 4 günlük operasyon süresinde, resmi açıklamalara göre, 54 Mehmetçik şehit, 236’sı yaralıydı. Sonrasında çeşitli aralıklarla şehitler gelmeye devam etti.

Unuttuk dedim ya...

Boşuna söylemiyorum. En bilineni “Afrin kahramanı” diye manşetlerde yer bulan komutanın kaderi. Postallarındaki çamuru bile gördüğümüz Metin Temel, operasyon bittikten birkaç ay sonra, YAŞ’ta orgeneralliğe yükseltilen tek karacı general olmuştu. Ancak bir süre sonra, Hulusi Akar ile yıldızının barışmadığını öğrendik. İşin ilginci, kavganın en bilinen sebebi de Afrin’di. Temel, Madalya ve Başarılı Birlik Ödül Töreni’ne, Afrin’e bayrak çeken komutan dahil, bazı askerleri önermiş, kabul görmemişti. Sürecin sonunda Temel’in yanı sıra Afrin operasyonunda birlikte çalıştığı Hakan Atınç, Mustafa Barut ve Erdal Şener gibi komutanlar da tasfiye edildi.

ÖSO’NUN ÇETELEŞMESİ

Afrin’i ÖSO’ya verdik dedim de...

Asıl skandal da orada. Türkiye, Afrin’e girerken tüm dünyaya kendisine yönelik terörü bitirmek için girdiğini anlatmıştı. Harekâtın hem içeride hem dışarıda meşru gerekçesi de buydu. Ancak ÖSO, Türk askeri kadar temiz değildi.

Hani Ümit Özdağ, “ÖSO’cuların Afrin’de nasıl çeteleştiğini, giriştikleri eylemlerin halkı terörün kucağına ittiğini konuşmadık” diyor ya, haksız mı?

Aslında Erdoğan, Afrin harekâtı sonrasında, “ÖSO’nun bazı gruplarında ganimet anlayışı var” sözleriyle sinyalini vermişti. Türk askerinin kanıyla alınan Afrin’de, ÖSO’nun altındaki gruplar, bir süre sonra ayrıştı. Her biri kendisine çalışır hale geldi. Sigara kaçakçılığı gibi rant meselelerinde birbirine düştü. Fidye için cinayet, işkence, adam kaçırma, ev baskınları ve yağmalama olayları birbirini takip etti. “Maaşını ödediğimiz ÖSO yaptı” denilemediği için haberlerde hep “ÖSO içine sızan gruplar yaptı” diye okuduk. Oysa ÖSO zaten toplama bir oluşumdu. Afrin’de yaptıklarıyla Arapları da Kürtleri de Türkmenleri de inletiyordu.

Bütün bunlara bir de Türkiye’deki ekonomik kriz eklenip, paylaşım savaşı kızışınca ipler daha da gerildi. Geçen mayıs ayında, ÖSO’cuların kontrol ettiği bölgelerde, gösteriler başladı. Görünür sebep elektrik zamları ve hayat pahalılığı idi. Ancak daha derininde ÖSO’nun yönetme şekline karşı tepkiler vardı. Nitekim Türkiye ve Erdoğan karşıtı sloganlar bunun belirtisiydi. Yetmedi, Mevlüt Çavuşoğlu’nun Suriye yönetimi ile görüşebileceklerine yönelik sözleri, kimi ÖSO gruplarının da katıldığı tepkilere dönüştü. Geçen ağustos ayında Türk askerine ve bayrağına saldıracak kadar ileri gittiler. Bir zamanlar Erdoğan’ın “Suriye’nin Kuvayı Milliyesi” dediği ÖSO, Türk halkının tepkisiyle karşılandı.

AFRİN TERÖRE TESLİM

Bu kadar da değil...

Çeteleşmenin sonunu birkaç hafta önce gördük. ÖSO çatısı altındaki Şam Cephesi ve Ceyş’ül İslam gibi silahlı gruplara karşı Hamza Tümeni, Süleyman Şah ve Ahrar eş-Şam savaşmaya başladı. Her şey Hamza Tümeni’nin, Ceyş-ül İslam Grubu’na yakın Muhammed Ebu Gannum ve hamile eşini öldürmesiyle başladı. Çatışmalar büyüyünce, komşu İdlib’i elinde tutan terör örgütü HTŞ dahil oldu. HTŞ, bizzat ÖSO içindeki grupların davetiyle Afrin’i ele geçirdi. Böylece Mehmetçiğin terörden arındırmak için canını verdiği Afrin, ÖSO’cuların eliyle terör örgütüne teslim edilmişti. Bugün Türkiye’nin müdahalesiyle görüntüde HTŞ geri çekilmiş görünse de Afrin’de artık HTŞ gölgesi var. “Diklendiğimiz” ABD, Esad ve Rusya karşıtı” diyerek HTŞ ile uğraşmıyor ama HTŞ bizim için terör örgütü.

Sonuç olarak...

Onlarca Mehmetçik’i, “terör bitsin” diye gönderdiğimiz Afrin’de şehit verdik. Hem şehitlerimizi hem “Afrin kahramanı” dediklerimizi unuttuğumuz yetmedi. Kontrolü bıraktığımız ÖSO’nun ganimet zihniyetine göz yumup Afrin halkını yabancılaştırdık. Çeteleşmiş yapıların, Afrin’i terörist HTŞ’ye teslim edecek kadar çıkarının peşinde olduğunu okuyamadık. Afrin’den çıkan terörist gelip kalbimizde bomba patlattı. Hafızamızı kaybetmiş gibi, “5 yıl önce kontrol altına aldığımız Afrin’den çıkan terörist İstanbul’un göbeğinde nasıl eylem yaptı” diye kendi kendimize sorar hale geldik.

Taksim’deki cani saldırıdan alacağımız tek bir ders, vereceğimiz tek bir cevap var: Suriye’de düzen ÖSO’ya havaleyle kurulamaz, acilen Şam ile kalıcı barış gerekiyor. 5 yıl önce, yine seçim arifesinde sınır ötesi harekâtı konuşmuştuk. Sınırın ötesinde istikrarlı bir düzen kurulamadıkça 5 yıl sonra da varacağımız yer aynısı olacak. Afrin’in sivil halkı için, can veren Mehmetçik için, hem Suriye hem Türkiye için, Taksim’de kaybettiğimiz yurttaşlarımız için, sığınmacıların güvenle dönüşü için en doğrusu bu...

Hafıza geçmişin değil, geleceğin anahtarıdır. Hem istikbali hem istiklali, hatırlayanlar koruyacak.

Yazarın Son Yazıları

Bahçeli haklı ama...

Taş yere düştü deriz de yerçekiminden pek bahsetmeyiz.

Devamını Oku
06.07.2026
‘Teyzeler koğuşu’ndan iyi haber!

Cumhuriyet, devrimlerini ve değerlerini eğitim ile aktardığı için öğretmenleri yükseltme hamlesiyle doğdu.

Devamını Oku
02.07.2026
Elveda Televole!

Garip, anlamakta güçlük çektiğimiz için gariptir.

Devamını Oku
29.06.2026
Maocu teyzeler örgütü!

Başkasına kulluk eden, kendi kullarına zulmeder.

Devamını Oku
25.06.2026
İkinci adamlar mezarlığı

Sebepsiz başlayan her tartışmanın görünmez ama gerçek bir nedeni vardır.

Devamını Oku
22.06.2026
33 anayasa bükücü aranıyor!

Anayasa bir insan değil. Ama omzunda insanlık tarihinin yükünü taşıyor.

Devamını Oku
18.06.2026
'İçimizdeki kavgaya beni kurban ettiler'

Geçen hafta sıradışı bir olay yaşandı ve biz hiç konuşmadık.

Devamını Oku
15.06.2026
‘9 Haziran saflaşması’yla yıkılan köprü

Tarihteki çatışmaların da uzlaşmaların da ardında birikmiş nedenler vardır.

Devamını Oku
11.06.2026
Hedef: Özgür Özel

Elmanın kokusu var.

Devamını Oku
08.06.2026
Seçilmiş fail İsmail Arı!

Önce fail seçiliyor.

Devamını Oku
04.06.2026
Üniformasını çıkaran hilal bıyıklı müdür

Kimin neyi nasıl tartışacağını haklı olan değil, güçlü olan belirler.

Devamını Oku
01.06.2026
Hak verilmez alınır

Dünyada hiçbir hak, armağan olsun diye verilmemiştir.

Devamını Oku
28.05.2026
Butlan darbesinin üç günlük sonuçları

Savaş, sıkıyönetim, darbe...

Devamını Oku
25.05.2026
Bir tuhaf 15 milyon dolar hikâyesi... AKP’li politikacıların yakınları devreye girmiş!

Cevapsız kalan her soru kendine bir başka soru bulur.

Devamını Oku
21.05.2026
Dışişleri’nde kayıp 15 milyon dolar

Düzen bir kez bozuldu mu bütün düğmeler yanlış iliklenir.

Devamını Oku
18.05.2026
Maya’nın masal dinleyemediği babası

Hepimiz aynı şehirde yaşarız.

Devamını Oku
14.05.2026
İsrail’e karşıyız dedikse o kadar da demedik!

İnsanın diline bakarken çoğu zaman elini kaçırırız.

Devamını Oku
11.05.2026
5 Mayıs mutabakatı

Çatışmaları görmek için göz, uzlaşmaları anlamak için akıl gerekir.

Devamını Oku
07.05.2026
Fenerbahçe maçıyla veda eden komutan

Baş ağrısı sandığımız belki de ayağımızın nasırındandır.

Devamını Oku
04.05.2026
En çok senin bayramın kutlu olsun!

"Neler yapmadık şu vatan için/Kimimiz öldük/Kimimiz nutuk söyledik" diyor ya şair…

Devamını Oku
30.04.2026
Tuncay Sonel’in kayyımlık dönemi ihalelerini ele alan o rapor!

“Memlekete komünizm lazımsa onu da biz getiririz” sözü yıllarca Vali Nevzat Tandoğan’a mal edildi.

Devamını Oku
27.04.2026
Çocukluğumuzu bile çaldılar

Çocukluk, insanın büyümek zorunda bırakılmadığı çağda yaşanır.

Devamını Oku
23.04.2026
Ülke duyan için çığlık atıyor

Damla suya düşüyor.

Devamını Oku
20.04.2026
Masadaki solcular neden ‘hayır’ dedi

Gücün sınırları ancak başka bir gücün karşısında belirginleşir.

Devamını Oku
16.04.2026
Hulusi Akar’ı utandıracak kitap

“Zifiri karanlık bir süreçten geçiyoruz ve maalesef çok az kişi aydınlığı unutmadı.”

Devamını Oku
13.04.2026
Son sözünü söylememiş bir cenaze

B-3 koğuşunda sabah sayımı bitti. Sayım dediğime bakmayın, zaten iki kişiyiz.

Devamını Oku
09.04.2026
Alican’ı yemeye karar verenler

Kanunların nasıl uygulandığını anlamak için kimin elinde olduğuna bakmak gerekir.

Devamını Oku
06.04.2026
NATO’yla nikâh tazeleme

Soğuk Savaş’ın meşhur çocuk tekerlemesi böyle başlıyordu: Bir iki üçler, yaşasın Türkler.

Devamını Oku
02.04.2026
Mesele öyle değil dekan bey!

Bir yanlışı örtmek için bin doğru feda etsen de yetmez.

Devamını Oku
30.03.2026
Vazgeçilen pişmanlığın bilinmeyen öyküsü

Uçup gitti sandığın, doğanın asla kaybetmediği varlıktır.

Devamını Oku
26.03.2026
Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Bakanlıktan doğrulattığım bilgiler...

Devamını Oku
23.03.2026
Bayramı zehir eden adamlar

Bayram aslında bahane...

Devamını Oku
19.03.2026
Dilovası davası başlıyor: Başkanın olmadığı yargılama

Türkiye, Silivri Cezaevi Kampüsü’ndeki İBB yargılamasını konuşurken bir başka cezaevinde kritik bir dava başlıyor.

Devamını Oku
16.03.2026
İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026