AKP dosyasındaki terör örgütü
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

AKP dosyasındaki terör örgütü

25.03.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

İnsan hafızası unutmakla malul. Hatırlamak aklın direnme eylemi.

Yıllar sonra, HDP vesilesiyle “AKP kapatma davası, terör örgütü, bir zamanlar açılan davalar” gündeme gelince merak ettim. Acaba 2008 yılındaki AKP kapatma davasına giren bir terör örgütü var mıydı?

Elbette kastettiğim PKK ya da IŞİD değil. Doğrudan FETÖ’den bahsediyorum.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM), 2008/1 esas sayılı dosyasını açtım. Bu kalın dosya, Yargıtay başsavcısının iddianamesinden, AKP’nin savunmasından, karşılıklı beyanlardan ve nihayetinde karardan oluşuyor.

CEMAAT DEĞİL ÖRGÜT

Gelelim “örgüt”e…

İddianameye bakıldığında, Yargıtay Başsavcılığı’nın AKP’yi, Fethullahçılara destek vermekle açıkça suçladığı görülüyor. Elbette 13 yıl önce FETÖ adı kullanılmıyordu. Buna rağmen savcı Abdurrahman Yalçınkaya, Gülenciler için “örgüt” ifadesini tercih ediyor. AKP’nin “Cemaat” kavramını kullanılmasını da eleştiriyor: “Bir tarikat liderinin oluşturduğu yasadışı dini örgütlenme bir anlamda meşrulaştırılarak ‘Fethullah Gülen Cemaati’ olarak nitelendirilmiştir.”

AKP ise yaptığı savunmalarda ısrarla Gülen’e ya da örgütüne yönelik olumsuz bir dil kullanmıyor.

Örnek mi?

En bilineni, dönemin Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün yurtdışındaki Gülen Okulları’na destek verilmesi için yayımladığı genelge. 16 Nisan 2003’te büyükelçiliklere gönderilen metinde, okullarla temas ve işbirliğinde bulunulması istenmişti.

İşte bu olay, iddianamede suçlama olarak AKP’ye geri döndü. Yargıtay Başsavcısı, konuyu şöyle ifade etti: “Laik devlet yapısını değiştirerek yerine dini kurallara dayalı bir devlet kurmak amacıyla yasadışı örgüt kurup bu amaç doğrultusunda faaliyetlerde bulunmak suçundan hakkında dava açılan Fetullah Gülen isimli tarikat liderinin yurtdışında kurduğu okullar bir ticari şirket olarak değerlendirilip temas ve işbirliği yapılması, Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanı olduğu dönemde Bakanlığın genelgesi ile Büyükelçiliklerimizden istenmiştir.”

GÜLEN’İ NASIL ANLATTI?

Savcılık, AKP’ye defalarca Fethullahçıları destekleme suçlamasında bulunurken Gülenciler için, 13 yıl sonra bugün, herkesin kabul edebileceği tanımı yapıyor: “Demokratik yollardan devlet kademelerinde kadrolaşarak Atatürk İlke ve Devrimlerini ortadan kaldırıp Şeriat esaslarına dayalı bir devlet kurma…”

AKP ise yaptığı savunmada genelgeyi reddetmiyor. Ancak Gülencilerle ilişki konusunun bir talimat olmadığını söylüyor: “(…) Bahsi geçen dernek, vakıf ve okulların faaliyetler ve tutumlarına bağlı olarak ve yerel koşullar çerçevesinde temas ve işbirliğinde bulunma konusunun misyon şeflerimizin takdir yetkisi içinde bulunduğu hatırlatılmaktadır.”

Savcı Yalçınkaya ile AKP arasındaki Gülen atışması, dava dosyasında sürmüş. AKP verdiği savunma eklerinde, bir zamanlar Gülen okullarını ziyaret eden devlet yetkilileriyle ve bunun fiilen suç olmadığıyla kendisini savunurken, Savcı Yalçınkaya mütalaasında itiraz ediyor:

“Fethullah Gülen’in faaliyetleri Anayasal düzene ve laikliğe aykırı eylemlerdir. Bu nitelikteki eylemler suç olmaktan çıkarılsa dahi siyasi partilere isnat edilebilir (…)”

FETÖ GENELGESİ İPTAL EDİLDİ

Anayasa Mahkemesi, 30 Temmuz 2008’de verdiği kararda, AKP’nin laiklik karşıtı odak olduğunu söyledi. Ancak partiyi kapatmak yerine hazine yardımından yoksun bıraktı.

Bu cezayı eksik bulanlar da vardı. Zira 6 üye partinin kapatılması gerektiğini söylüyordu. Karara, kapatma isteklerini söyleyerek şerh düştüler. AKP’nin Gülen okullarına destek veren genelgesine de dikkat çektiler. Hazine yardımından mahrum bırakılmanın yeterli olmadığını söylediler.

Sonuç olarak AKP, şimdi FETÖ adıyla andığımız yapıyla ilişkileri de delil kabul edilerek cezalandırılan ilk siyasi parti oldu. FETÖ, yıllar sonra terör örgütü kabul edildi ancak “siyasi ayak” tartışılırken o mahkeme kararı ve yapılan savunma unutuldu.

Tayyip Erdoğan’ın gündeme geldiğinde “Teröre bulaşmadıktan, bir fiili eylemin içerisinde olmadıktan sonra, ülke hassasiyetlerini koruyan derneklerle, vakıflarla niçin bizim büyükelçiliklerimiz iletişim içinde olmasın” diyerek savunduğu genelge, AKP-FETÖ ittifakının dağılmasıyla iptal edildi.

O davada, AKP’nin ceza almamasını savunan tek üye, Başkan Haşim Kılıç’tı. İlginçtir, Kılıç da yıllar sonra lehine oy verdiği partinin hedefi oldu. Şimdi pek kimse anımsamıyor. Ancak mahkeme dosyasını açınca gözüme ilk çarpan, Kılıç’ın AKP’yi savunmaya sosyalist Rosa Lüksemburg’dan yaptığı alıntıyla başlaması oldu: “Özgürlük, yalnızca ve daima farklı düşünenlerindir.”

Geçmiş, ondan habersiz olanlar için ne ifade eder bilmem. Ama bildiğim bir şey var: Geleceğin resmi, mutlaka geçmişi hatırlayanların renkleriyle yapılacak.

Yazarın Son Yazıları

‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025