Ölüler de diriler de Diyanet’e kaldı
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Ölüler de diriler de Diyanet’e kaldı

16.02.2023 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bakmayın dost göründüklerine. İnanmayın hoş sözlerine. Devleti, sırtına yapışmış kenenin, kanı sevdiği gibi seviyorlar.

Depremin enkazı ortada. Biz ise aynı kavganın içindeyiz. Bahçeli de Soylu da depremde canını dişine takanlara “devlet düşmanı” diyor. Suçları büyük: Zor zamanda milletlerine el uzatarak, sırtını dönenlerin kayıtsızlığını herkese gösterdiler! Yine de sormadan edemiyorum... Küçücük bebeği enkaz altındayken “Devlet nerede” diye bağıranlar mı devlet düşmanı? Yoksa devletin imkânlarını eşine dostuna dağıtıp zor gününde vatandaşını ayazda bırakanlar mı? Devletin olmadığı yerde enkaz kaldıran, çorba dağıtan, hırkayı giydiren mi devlet düşmanı? Yoksa yıllarca depreme hazırlanan askerin kolunu kesen, kurumların başına “adamlarını” dolduran, milletin vergilerini yandaş müteahhitlere dağıtanlar mı?

İşte bu soruları sorarken geride kalan çocuklarımızın acılı yüzlerine baktım. Şimdi nasıl yaşayacaklar, nasıl yeniden başlayacaklar, bu acıya kabuğu nasıl bağlatacaklar anlamak için Aile Bakanlığı’nın sayfasını açtım. Evet, bakanlıkta tam da bu meseleye hazırlanan bir daire var: Göç, Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek Dairesi.

Neler mi yapıyor? Afet sonrası ortaya çıkabilecek psikolojik bozuklukların önlenmesi, ilişkilerin yeniden kurulması/geliştirilmesi, etkilenenlerin “normal” yaşamlarına geri dönmesi. Psikolojinin en zor alanlarından biriyle ilgili. Bizi depremden sonra iyileştirecek bir görev.

DİYANET’TEN AFET PSİKOLOJİSİNE

Böyle önemli bir dairenin başında kim var diye baktım: Osman Etyemez.

Merak ettim. Bakanlık görevlilerini arayıp özgeçmişini sordum. Bazıları tanımıyordu. Bazıları ise bilgi vermek istemiyordu. Nedense, böyle önemli bir dairenin başındaki ismin tecrübesi, bakanlığın sitesinde de yoktu.

Arama motoruna yazınca tahmin ettiğim gibi, Diyanet personeli çıkıyordu. Karaman İl Müftülüğü’nden Ankara İl Müftülüğü’nde murakıplığa, sonrasında Aile Bakanlığı Göç, Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Daire Başkanlığı’na uzanan bir hikâyesi vardı.

Ankara Müftülüğü Personel Daire Başkanlığı’nı aradım. Onlar da eski murakıp Etyemez’in, Aile Bakanlığı’na geçtiğini söyledi.

Afet sonrası kalanlara psikolojik destek verecek dairenin başında, eski bir Diyanet denetçisi vardı!

ETYEMEZLERİN ‘AİLE İŞLERİ’

Peki göreve nasıl geldi?

Aslında ipucu olabilecek bir ayrıntı vardı. Osman Etyemez, çeşitli dini etkinliklerde, Kuran okuyordu. Konya Ereğli’de yıllar önceki tilaveti, yerel medyada şöyle tanıtılıyordu: “Ak Parti Konya Milletvekili Halil Etyemez’in siyasi danışmanı Osman Etyemez’in tilaveti dinleyenler tarafından sükûnetle takip edildi.”

Gerçekten siyasi danışman mı bilmem. Ama AKP Konya Milletvekili Halil Etyemez ile belli ki soyadı dışında bir ilişki vardı. İşin ilginç yanı, Halil Etyemez, TBMM’de “Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu üyesi”ydi. Yani “Aile İşleri” ile pek ilgiliydi. Bu kadar değil...

Osman Etyemez, Aile Bakanlığı’ndaki işine başladığında, Halil Etyemez, “Hayırlı olsun” ziyareti yapmış, sosyal medya hesabından paylaşmıştı.

Siyaset kulislerinde dolaşıp “bu nasıl atama” diye sordum. Aldığım yanıt eksiği tamamladı: “Halil Etyemez ile Osman Etyemez akraba. Bakana bu kadro için ricacı oldu. Kadrosu uymuyordu. Kitabına uydurup Diyanet’ten Aile Bakanlığı’ndaki Afet İşleri ile ilgili dairenin başına aldırdı.”

DEVLETİN ASIL DÜŞMANLARI

Telefonu kapatınca sorumlu Halil Etyemez’i aradım. “Osman Etyemez akrabam ama birinci dereceden değil” dedi. Kendisinin, Etyemez’in bu göreve gelmesinde payı olmadığını söyledi.

“Bir Diyanet personelinin, önemli bir uzmanlık gerektiren, afetzedelere destek verecek psikososyal daire başkanlığına getirilmesi hakkında ne düşündüğünü sordum.” “Yorum yok” dedi.

Günlerce, Afetlere Müdahale Genel Müdürü İsmail Palakoğlu’nun Diyanetçi olmasını konuşmuştuk. Enkazdan kurtulanları iyileştirecek isim de Diyanetçiydi. 

Devlete en büyük zararı, yüksek koltuklara oturmak için, eşi dostu dolduranlar veriyor. Devleti, “Nerede bu devlet” diye soranlar değil, elindeki balyozla kurumları parçalayanlar yıkıyor. Devleti, görev beklemeden milletini ayağa kaldıranlar değil, layık olanların yerine yandaşlarını oturtarak milletini sahipsiz bırakanlar parçalıyor.

Devletin dili olsa konuşsa. Belki sırtına çıkarak yükselenleri gösterecek. Düşman arayanlara “Uzağa bakmayın” diyecek.

Yazarın Son Yazıları

İddianamede adları 1087 kez geçiyor, ama sanık değiller!

Tarihte çelişkili görünen içinde kocaman bir gerçeği saklar.

Devamını Oku
12.03.2026
‘Bu nasıl iş’ dedirten dilekçe

Aklı kendinde olanın dünyanın adaleti umurunda olmaz.

Devamını Oku
09.03.2026
Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025