Ankara’da ‘Sanat-Hukuk Buluşması’ ve Metin Feyzioğlu

Ankara’da ‘Sanat-Hukuk Buluşması’ ve Metin Feyzioğlu

04.02.2014 02:23
Güncellenme:
Takip Et:

Bundan iki hafta önce Ankara’da Türkiye Barolar Birliği’nin çatısı altında, “Hukuk- Sanat Buluşması” düzenlendi. Tüm gün süren sunum ve tartışmaların yanı sıra Sanatçılar Girişimi, Tiyatro Platformu ve TOBAV başta olmak üzere, sanat kurumları ile TBB arasında bir güçbirliği deklarasyonu ve işbirliği protokolü imzalandı. Atılan bu son derece önemli adımı biraz daha açmak istiyorum
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, konuşmasında sanata değer vermeyen toplumların hiçbir alanda ileri gidemeyeceklerini ısrarla vurguladı. Kendisine de bu başlıkla yapılan girişimin bazı çevrelerce “Şimdi her şey bitti de bunun sırası mı efendim?” diye dudak bükülerek bakıldığını ama işin özünde sanatsız ne ekonominin, ne adaletin, ne de genelinde ülkelerin gelişebileceğini en güzel sözlerle aktardı. Ben Feyzioğlu’nun bu sözleri samimiyetle sarfettiğine şahsen ikna oldum.
Açık konuşalım mı? Sanmayın ki siyasi ortamımızın sanata hak ettiği değeri vermeyişi, yalnız AKP dönemi ile sınırlı. Maalesef Feyzioğlu’nun dile getirdiği sözlerin benzerini geçmiş dönemlerde de pek duyamadık. Evet tabii ki belki dünyada hiçbir hükümet, AKP kadar açıkça sanata ve özgür düşünceye karşı düşmanlık beslemedi, onu doğrudan hasmı ilan etmedi, sanatçıları hedef göstererek aşağılamadı. Ama hiçbir geçmiş hükümet de sanata hak ettiği bütçeleri vermedi, Türkiye’nin hiç olmazsa onurunu kurtarmak üzere ülkenin ilk resmi “Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi”ni kurmadı, sanatçıları gösteriş ve açılışlar dışında adam yerine koyarak sorumlu noktalara taşımadı, bu koca alana “benimle ilgileniliyor” duygusunu hissettiremedi. Hem de Talat Halman, Ercan Karakaş, Fikri Sağlar, rahmetli Ahmet Taner Kışlalı veya rahmetli İsmail Cem gibi son derece değerli temsilcilerimizin kültür bakanı olmalarına rağmen! Dolayısıyla Feyzioğlu’nun girişiminin AKP’nin sanata yönelik saldırılarının ötesinde de bir anlamı var.
Toplantının açılışına ayrıca Ataol Behramoğlu ve Orhan Aydın gibi isimlerle Barış Atay gibi genç sanatçılarımız da yaptıkları çarpıcı konuşmalarla damga vurdular. Yıllardır beraber mücadele verdiğimiz, Sanatçılar Girişimi, UPSD ve diğer kurumlardan sanatçı dostlarımızla olan kararlı tavrımızın bizler için temsil ettiği eşsiz değeri artık herkes anlamıştır.
TBB’de yaptığım konuşmada birçok konuyu vurguladım. Zaten bir sanatçı olarak yıllardır sınırlarımı aşarak hukukun resmen içinde yaşadım. TCK’den 163. maddenin çıkarılmaması için yaptığımız 1988-90 arası kampanya, UPSD’nin sanat ortamımız için hazırladığı yasa tasarısı, CHP için hazırlanmasına ön ayak olduğum ve tamamladığım tüzük çalışması ve süren davalar hakkında (Ergenekon-BalyozŞike) masa başında geçirilen yüzlerce saat... Bugün ise artık sanatçı olarak bizlerin devletle tek ilişkisi, ondan bize gelebilecek büyük zararların durdurulmaya çalışılmasından ibaret olan noktaya kadar gerilemiş! Hangi kitabımız toplatılacak, hangi Anadolu kentinde hangi oyun sansür yiyecek, hangi resim sergiden indirilecek gibi sorular! İlk olarak Türkiye’de STK’leri, sendikaları, sanatçılar ve yazarları 12 Eylül sonrası bir araya Taban Operasyonu getirmişti. Yıl 1993’tü. Erdoğan ve Gökçek’in hükümranlıkları henüz başlamamıştı. Toplumu “birleşin yoksa felaket geliyor” diye ikaz etmekten bitap düşmüştük. Sonra kendi bölgemizdeki değerli arkadaşlarımız bile bize kulak asmayınca, o seçimler kaybedildiği gibi, adım adım özgürlük sınırlarımızı kaybederek bugünlere kadar geriledik. Sanat ise maalesef yanlış politikacılar elinde muhalefet düzeyinde bile savunulamadı: “Aman şimdi içki yasaklarına karşı konuşmayalım, laikliği içkiye indirgemiş oluruz” diyen özürlü düşüncesiz zihniyet aynı şekilde “Aman şimdi erotizmi savunmayalım, sonra bize laiklik edepsizlik mi derler” şeklinde basiretsiz duruşunu sürdürdü. Siyasi sınırlarımız geriledikçe geriledi. Adam öldürmenin her saat yayımlanabildiği, ama rakı- sigara içmenin, öpüşmenin yasaklandığı aptal kutularına hapsedildik. Dile getirdiğim son vurgu şuydu: Bu “Hukuk Sanat Buluşması” daha önce gerçekleşebilseydi, mesela belki “İnsanlık Anıtı”nın yıkılması bu kadar kolay gerçekleşmeyebilirdi. Tiyatrolara karşı yaşanan sansür ve kıyım bu kadar geçiştirilemezdi. Tepki başka düzeyde olurdu! (Veya mesela ben bıçaklandıktan sonra Baro, o davayı ilgisizce uzaktan süzeceğine, avukat tahsis edebilir, konunun örgüt bağlantılarına inilmesini sağlayabilirdi.)
Metin Feyzioğlu, son günlerde herkesin izlediği kritik önemli çıkışlar yapıyor. Ne ilginçtir ki, kendisini en çok desteklemesi gereken kişi ve kurumlar açığını aramakla meşguller. Allah akıl fikir versin! Bu konu hakkında söylenecek çok şey var...  

Yazarın Son Yazıları

Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025
‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

‘Parti devleti’ ve öncü muhalefet

Devamını Oku
10.04.2025