Siyasette Arayışlar ve Cumhuriyet’in Tavrı

09 Ağustos 2020 Pazar

Genellikle sonbahar ayları, politikada yeni gelişmelerin ortaya çıktığı aylardır. Bu yıl, politik gelişmeler biraz erken başladı.

Türk siyasal yaşamı öyle görünüyor ki yeniden düzenleniyor. Bu yazımızda yorum yerine temel tespitler yapmaya çalışacağız.

Geçen haftanın ortasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, beklenmedik bir öneri ileri sürdü: İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e “evine dön” çağrısı yaptı ve “Millet İttifakı”na işaret ederek “Meral Hanım, böyle ittifak olmayacağını görüp derhal evine dönmelidir” dedi.

İYİ Parti, bu geri dön çağrısına verdiği yanıtta, “Biz evimizdeyiz. Başkalarının kuyruğuna takılıp evin yolunu kaybedenler düşünsün” derken; Akşener de bir gün sonra verdiği yanıtta, MHP lideri Bahçeli’nin “evine dön” çağrısını, “siyasi magazin” olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Lütfen ortağınla ilgilen” çağrısı yapan Akşener, “Ne zaman Erdoğan’ın ilgisi azalıyor, Bahçeli, bana ve partime sardırıyor, bundan bıktık. Sayın Erdoğan, ortağınızı üzerimize sardırmaktan alıkoyun” dedi.

Akşener, konuyu böylece ikinci dereceye, alt dereceye indirerek Bahçeli’nin çağrısını “siyasi magazin” olarak nitelendirdi, ancak konuyu Cumhurbaşkanlığı düzeyine taşıdı.

Siyasal yaşamda hiçbir çıkış nedensiz olmaz. Kesinlikle her girişim ya da her önerinin bir altyapısı ve arka planı vardır.

Durup dururken Devlet Bahçeli, İYİ Parti lideri Akşener’e neden “evine dön” çağrısı yaptı? Bahçeli, daha birkaç yıl önce Akşener’le “kanlı bıçaklı” değil miydi? Kongre nedeniyle mahkemelere düşülmemiş miydi?

Bu kez Akşener için sanki o derece ağır deyimler kullanılmamış gibi hareket ediliyor...

Bu nedenle Bahçeli’nin bu öneriyi yaparken kuşkusuz bir gerekçesi vardır. Cumhur İttifakı’nın oy kaybettiğini gördüğü için Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İYİ Parti’yi de yanlarına çekecek bir hareket yapılmak isteniyor...

Bahçeli, Erdoğan’ın görüşünü ve onayını almadan böylesine önemli bir öneride bulunabilir mi? Kuşkusuz bu siyasal girişimin en önemli amaçlarından birisi de Millet İttifakı’nda bir çatlak yaratarak CHP’yi HDP ile baş başa bırakmaktır...

Nitekim, iki gün içinde Erdoğan, bu polemiğin içine girerek bu davetin doğal olduğunu, İYİ Parti’nin “milli ve yerel” olması nedeniyle HDP’yle el ele olmak yerine Cumhur’la birlik ve beraberlik içinde olma çağrısı yaptı.

Oysa çok kısa bir süre önce AKP, İYİ Parti’nin “milli ve yerli” olmadığını belirtmiş ve hatta Akşener’i “FETÖ’cü” olarak nitelemişti.

Erdoğan’ın bu çağrısına karşı İYİ Parti Sözcüsü, “Cumhur İttifakı’nın içinde yer almayız” dedi. Ancak “bu iş böyle konuşulmaz” diyerek de bir açık kapı bıraktı.

Bu konu çok boyutludur ve bu konuda kesin bir yargıya varmak için vakit çok erkendir.

İnce’nin girişimi

Siyasal arenada bir başka önemli gelişme CHP ile ilgilidir.

Geçen temmuz ayının 25 ve 26’sında yapılan CHP’nin 37. kurultayından sonra, eski Yalova milletvekili, CHP’nin bir önceki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurma çalışmasına başladığı haberleri ortaya atıldı.

Cumhuriyet gazetesi, cuma günkü (7.8.2020) manşetinde, İnce’nin 12 Ağustos’ta önemli bir belge açıklayacağını duyurdu.

İnce’nin kimi milletvekilleri ile temaslar yaptığı da biliniyor.

Konu önemlidir... Bir partiden “ayrılma” ve “bölünme” söz konusudur. Bu konuda da değişik görüşler ortaya atılmış bulunuyor.

Kimileri İnce’nin bu hareketinin, CHP’nin oylarında bölünmeye yol açacağını ileri sürerken kimileri de böylesi bir hareketin yararlarını ortaya koymaya çalışıyor.

Yeni kurulacak partinin ayrışma değil, ümit yaratacağını hatta birleşme sağlayacağını ileri sürenler de bulunuyor.

Bölücülük suçlamalarına karşılık Kılıçdaroğlu’nun “Biz dostlarımızla ittifak kuracağız” sözlerini eleştirerek kendisine yönelik tepkilere sosyal medyadan yanıt veren İnce, “Değişime imza veren milletvekillerini, belediye başkanlarını, kurultay delegelerini dışla, sonra dostlarınla hayal kur. Bölücü olan kim?” dedi.

Cumhuriyet’in tavrı

Cumhuriyet gazetesi, temel olarak ciddi bir siyasal gazetedir.

Cumhuriyet gazetesinin aydın kitle ve CHP tabanında etkin bir yeri vardır. Cumhuriyet gazetesinin siyasal gelişmelerde çekinmeden tavır alan bir niteliği de vardır. Örneğin, Ecevit’in başalttığı Demokratik Sol hareketinde Cumhuriyet kesin bir tavırla Ecevit’in yanında yer almıştı.

Ancak Cumhuriyet gazetesi, yeni hareket konusunda herhangi bir gruba “angaje” değildir. Ne İnce’yi destekleyecektir ne de genel merkezi koruyup savunacaktır.

Cumhuriyet gazetesi, bu konuda tüm gelişmeleri doğru, objektif ve yansız olarak okuyucuya ulaştıracaktır. Bu karar gazetenin kurumsal tutumudur. Kuşkusuz, yazarlar kendi köşelerinde düşüncelerini ileriye sürmekte özgürdürler. Ancak bu düşünceler gazeteyi değil, yazarları bağlar.

Cumhuriyet gazetesi bir “referans gazetesi”dir, en ciddi siyasal gazete olarak Cumhuriyet gazetesi bir “başvuru kaynağı”dır ve bu konuda yansız çizgisini sürdürecektir.

Gerek CHP tabanı gerek aydınlar gerekse her görüşten okuyucu, en doğru haberleri ve gelişmeleri Cumhuriyet’ten öğreneceklerdir.

Türkiye’de siyasal yaşam, iskambil destesinin yeniden karılışı gibi bir durumla karşı karşıyadır. Kâğıtlar adeta yeniden karılıyor. Cumhuriyet, gelişmeleri ve haberleri titizlikle izleyip yansız olarak okuyucuya yansıtacaktır.


Yazarın Son Yazıları

Ekonomi Nereye Gidiyor? 10 Ağustos 2020
Atatürk ve Türk halkı 10 Kasım 2019
Gerginlikler Yılı 2012 31 Aralık 2012
En Kızılan Gazete 10 Mayıs 2012
Kamuoyuna... 17 Şubat 2012
Dünya Ve Biz... 9 Şubat 2009
Sorular? 2 Şubat 2009