Kuvvetli ayrılık
Deniz Yıldırım
Son Köşe Yazıları

Kuvvetli ayrılık

01.02.2020 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Bizim muhalefete de bir şey beğendirmek çok zor. Neymiş efendim: “Yeni sistemle birlikte kuvvetler ayrılığı ortadan kalkmış; Meclis’in önemi azalmış; yargı, bağımsızlığını yitirmiş.” Olacak iş mi? Bırakalım kuvvetler ayrılığının ortadan kalkmasını, ayrılık şimdi daha da kuvvetli.

Mesela yargıya bakalım. Yürütme ile yargı arasındaki ilişkiler nasıl? Yıllardır değişmeyen bir gerçektir. Diyelim birisi siyasi nedenlerle gözaltına alındı, iktidar da durumdan memnun. Yanıt bellidir: “Yargı süreci devam ediyor, yorum yapmak doğru olmaz.” İşte size kuvvetler ayrılığı.

Diyelim ki yurttaşlar bir yağma projesine karşı çıktı, dava açtı. Yürütmeyi durdurma kararını da verdi mahkeme; ama karar uygulanmıyor, inşaat sürüyor. Bilin bakalım kim uygulamıyor? Bildiniz. Yargının kararını uygulamamak, kuvvetler arasındaki ayrılığın kanıtı değil mi? Neyi beğenmiyor muhalefet; anlamak zor.

Birisi bir bildiriye imza atmış; akademisyenlikten atılmış. “Üniversiteler, akademisyenler kendileri tartışsın, beğenmeyenler karşı görüşü öne çıkarsın” diyen de olmamış. Sonra bir bakmışız ki o akademisyenler birer birer beraat ediyor mahkemelerde. Beraat ediyor da, üniversiteye dönebiliyor mu? Dönemiyor. Kim karar vermiş oluyor? Bildiniz, yürütme. “Uygulamayız” diyen bakanlar var sonuçta.

Yürütme ile yargı arasında ayrılık aranıyorsa, bundan güzel örnek mi var? İşte size kuvvetler ayrılığı.

Yasamaya bakalım. Adı üstünde, yasama organı yasa yapar. Efendim, Cumhurbaşkanına kararname çıkarma yetkisi verilmiş, Meclis’ten geçen yasa madde sayısından daha fazla konuyu Cumhurbaşkanı, kararnameyle düzenlemiş. Olabilir. Sonuçta Meclis açık mı? Açık. Kanun yapımı devam ediyor mu? Ediyor.

Hayır, size bu da mı yetmedi? Bakın mesela bir konuda yasayla fiili durum arasında çelişki mi oluştu; ne yapıyor iktidar? Hemen yasasını, anayasasını o fiili duruma uyarlamak için değişiklik yapıyor.

Tamamen yasal

Yetmedi mi? Meclis’i unutuyorlar, hukuku unutuyorlar. Ama ne zaman konu toplumun kabul etmeyeceği, meşru görmeyeceği bir meseleye geliyor; bir bakıyoruz ki yetkililer hemen kanuna işaret ediyor.

“Efendim, mevzuat böyle, kanun böyle. Siz kanuna mı karşısınız?”; soruyorum size, siz kanuna mı karşısınız?

Bakın mesela, Kızılay Başkanı ekrana çıkıp diyor ki, “vergi kaçırmak başka, vergiden kaçınmak başkadır.” Ankara’daki şirketin özelleştirilen gaz dağıtımından, yurttaştan elde ettiği bir miktarcık parayı Kızılay üzerinden iktidarın ideolojik gündemine yakın bir vakfa bağış olarak aktarmasını açıklarken kuruyor bu cümleyi. Kâğıt üstünde her şey normal; hatta ne diyor televizyonda konuyu açıklamaya çalışırken: “Tamamen yasaldır”.

Öyledir mutlaka. Kanun karşısında boynumuz kıldan ince. Konu zaten Kızılay’ın ötesindedir. Özelleştirme yağması bitmeli, vergi politikası değişmeli, yurtları devlet yapmalı, ayrıcalıklar kaldırılmalı, paralar Türkiye’de harcanmalıdır.

Bu ara kamuda çok yaygınlaşan savunmalardan biri de şu: Şu kişileri almışsınız, şu kişileri kayırmışsınız, şu kişilere ayrımcılık yapmışsınız? “Yok efendim, yapılan işler tamamen yasaldır, yasalara uygundur.” Kanunseverimiz ne çokmuş!

İktidardakiler fark ediyor mu, emin değilim. Kanunları, mevzuatı ayrımcı, şeffaflıktan uzak uygulamaları haklı göstermek için mazeret gibi kullananlar artınca, bir başka kuvvetli ayrılık daha çıkar ortaya, sorular da artar: “Yasal olabilir de, yapılan iş meşru ve ahlaki midir” diyenler çoğalmaya başlar.

Her fırsatta topluma, kendilerini eleştirenlere ahlakilik taslayan, ahlaki tutum öğretmeye kalkan bir siyasal yapının, halkın kimi yanlış uygulamalara dair ahlaki eleştirileri söz konusu olduğunda, yapılan işin sadece yasallığını öne çıkarmaya kalkması, meşruluk ve ahlakilik tartışmasını rafa kaldırması da bu dönemin özelliği olsa gerek sonuçta.

Şakayla başladık yazıya, ciddi bitirelim. “İşime gelince ahlak, işime gelince yasa” demek; ahlaki üstünlüğü kaybetmenin işaretlerinden birisidir. Zaten bunca sertlik, kavgacı üslup, zorla ve susturarak terbiye etme, halka hesap vermekten kaçma işlerinin öne çıkışı başka neyle açıklanabilir?

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet’e veda

Cumhuriyet’e veda

Devamını Oku
04.06.2022
‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

‘Koalisyon eşittir kriz’ formülü üzerine

Devamını Oku
21.05.2022
Geçim siyaseti, aday siyaseti

Geçim siyaseti, aday siyaseti

Devamını Oku
07.05.2022
Hak mücadelesi

Hak mücadelesi

Devamını Oku
30.04.2022
23 Nisan ve iki halkçılık

23 Nisan ve iki halkçılık

Devamını Oku
23.04.2022
Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Enstitülü kuşak ve gelecek zaman

Devamını Oku
16.04.2022
‘Sonra hayat devam etti’

‘Sonra hayat devam etti’

Devamını Oku
02.04.2022
Değer mi hiç?

Değer mi hiç?

Devamını Oku
26.03.2022
Savaş ve siyaset

Savaş ve siyaset

Devamını Oku
19.03.2022
Transit

Transit

Devamını Oku
12.03.2022
Savaş (05 Mart 2022)

Savaş

Devamını Oku
05.03.2022
Ukrayna

Ukrayna

Devamını Oku
26.02.2022
Cemre düştü

Cemre düştü

Devamını Oku
23.02.2022
İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

İttifaklar, temsiller ve adlandırmalar

Devamını Oku
16.02.2022
Güneşli Pazartesiler

Güneşli Pazartesiler

Devamını Oku
12.02.2022
En uzun gece

En uzun gece

Devamını Oku
09.02.2022
Çatlak

Çatlak

Devamını Oku
05.02.2022
Rejimin yeni aşaması

Rejimin yeni aşaması

Devamını Oku
02.02.2022
Borç

Borç

Devamını Oku
29.01.2022
‘Siyasetin sonu’

‘Siyasetin sonu’

Devamını Oku
19.01.2022
Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Ahlat Ağacı’nın borç toplumu

Devamını Oku
15.01.2022
Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Kişiselleşme değil ortak çözüm programı

Devamını Oku
12.01.2022
Deli İbram Divanı

Deli İbram Divanı

Devamını Oku
08.01.2022
İki ülkeden Türkiye’ye

İki ülkeden Türkiye’ye

Devamını Oku
05.01.2022
Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Boric’den Babiš’e, Şili’den Çekya’ya

Devamını Oku
29.12.2021
Kâğıt

Kâğıt

Devamını Oku
25.12.2021
Geçim ve seçim: Şili dersleri

Geçim ve seçim: Şili dersleri

Devamını Oku
22.12.2021
Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Tatar Çölü’nden Tatar Ramazan’a

Devamını Oku
18.12.2021
Yeni model

Yeni model

Devamını Oku
15.12.2021
Joker

Joker

Devamını Oku
11.12.2021
Milli Görüş partileri

Milli Görüş partileri

Devamını Oku
08.12.2021
Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Drogolaşma ve Don Kişotlaşma

Devamını Oku
04.12.2021
Birincil ittifak

Birincil ittifak

Devamını Oku
01.12.2021
Oblomov’dan Don Kişot’a

Oblomov’dan Don Kişot’a

Devamını Oku
27.11.2021
‘Yoksulluk Kader Olamaz’

‘Yoksulluk Kader Olamaz’

Devamını Oku
24.11.2021
Labirent

Bir intiharın genel provası

Devamını Oku
20.11.2021
Akışına bırakmak

Akışına bırakmak

Devamını Oku
17.11.2021
Kalabalığa kaçış

Kalabalığa kaçış

Devamını Oku
13.11.2021
Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Yeni kamuculuk ve kooperatifler

Devamını Oku
10.11.2021
Truman kaçışı

Truman kaçışı

Devamını Oku
30.10.2021