Basın, Kılıçdaroğlu, özgürlük...
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Basın, Kılıçdaroğlu, özgürlük...

14.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet büyük badireler atlatarak geldi bugüne. Darbeler, faşist saldırılar, gerici ayaklanmalar ne ararsanız, hepsi oldu. Gazetesi de aynısını yaşadı! Hasan CemalCumhuriyet’i Çok Sevmiştim” diye yazdı, okuyana “keşke sevmeseymişsin” dedirten kitaptı. Ne etik, ne yazınsal ölçüsü vardı. Cemalgiller kılık değiştirip yine ele geçirmeye çalıştılar Cumhuriyet’i. “Özgürlük” diye Gül pazarlamacılığı yapmaya dek vardırdılar işi.

Garip günlerden geçiyoruz. Erdoğan’ın “Hasan Abi” diye hitap ettiği Cemal bu günlerde mustarip. Kılıçdaroğlu ile birlikte “Adalet Yürüyüşü”ne bile katıldı. Hak arayana ne diyeceğiz, lakin belleğimiz sağlam, unutmayız. Liberallerin İslamcılarla kol kola girip kendi dışındaki herkese “darbeci” diyerek hedef gösterdiklerini nasıl unutalım? Kavramların içi boşaldı, “Vesayeti yıkıyoruz” diyerek hepimizi esir ettiler. Şimdi de önüne gelen “darbeci” oldu.

Basın özgürlüğü ve ikiyüzlülük

Basın Özgürlüğü” öteden beri büyük dert. Büyük basın kuruluşlarında yöneticilik yapanların bugün isyanını görünce acı gülümseme yerleşiyor yüzüme. Patron tetikçiliği yapanlar, sendikaları kapatanlar, emekçiyi sömürenler şimdi şikâyetçi! Belleğimiz diri. Dün ülkücü olup şimdi solculuğa soyunanları, siyasal İslamcıların peşine takılanları, FETÖ ekibiyle kanka olanları unutmuş değiliz. Şimdi muhalif maskesine bürünüp sağa sola iftira atanları da elbette!

Nasıl “kandırıldık” demek geçmiş suçları affettirmezse şimdi geniş kesimlere katılıp yalancı muhalefet edenleri de unutmuyoruz. Kincilikle aptallık arasında ince çizgi vardır. Geçmişte İslamcı gazetelerde üst düzey görev yapan, patronun emirleriyle siyasete yön verenlerin kimseye verecek aklı yoktur. Güç olan, bugün AKP baskısı karşısında, tüm bu kişileri bilip öncelik gereği susmak zorunda kalmaktır. Düzen artıklarını elbette yazdık aklımıza!

Halk TV cezası

Cumhuriyet gazetesi tarihsel görevini yerine getiriyor. Bugün onu okumadan dünya, memleket hakkında fikir sahibi olmak mümkün değildir. Geçen sene atılan tüm iftiralar bertaraf edildi, hakikat gün gibi çıktı ortaya. Uçucu popülerliğe yüz vermedi koca çınar. Tarihin yüklediği görevi sürdürmektedir.

Toplumsal olaylar, siyasal ortam bazen sorumluluk verir, iyi kullanırsanız şanstır bu. Gezi sürecinde Halk TV bu rolü üstlendi. Tüm basın, korkuyla sinmişken halkın televizyonu oldu. Elbette her yayıncı da yaptıkları/yapmadıklarıyla sorumludur.

***

Halk TV cezası halka verilmiştir. Gezi’den bu tarafa gelinen sürecin sonudur. Hukuksuzdur. Toplumun nefes kanalları kapatılmaktadır. Böyle zamanlarda ilkesel davranmak gerekir. Süreci fırsata döndüren iftiracılara karşı uyanık olmak zorunludur. İktidar sopasına, pusuda bekleyen çakallar eklenir. Elbet tümünün farkında olarak tutum takınmak gerekir.

AKP, topluma öyle büyük hasar verdi ki kimse önemli meseleleri konuşmaya zaman bulamıyor. Kaba tartışmalar, bölünmeler tam da baskıcı yönetimlerin tercihidir. Çokseslilik, ifade özgürlüğü türü kavramları masaya yatırmak olanaksız hale geldi. İslamcılık, ırkçılık, piyasacılık kör ediyor toplumu. Bir de doğa olayları, salgınlar eklenince tabloya, hep ertelemek zorunda kalıyoruz öze dair sorunları.

Kılıçdaroğlu olgunluğu

Son yazımda Kılıçdaroğlu’nu eleştirip sorular yöneltmiştim. Ardından konuştuk, Halk TV’ye davet ettim, “Memnuniyetle” dedi. Bir iki gün içinde yayını yapacağız. Bu örnek yeterince önemli göstergedir. Ana muhalefet liderine, muhalif gazeteden soru yöneltiyorsunuz, yanıtları muhalif ekrandan alacaksınız. Cumhuriyet, Halk TV ve CHP Genel Başkanı.

***

Soru sormak gazetecinin ilk görevidir. Toplum adına yapar bunu. Elbette hepimiz bir dünya görüşüne sahibiz, ancak bu herkese soru yöneltmemize engel değil. Bugünlerde iki tür gazeteci var: Hakikatin üstünü örtenler ve açığa çıkarmak için çabalayanlar. Elbet birincisine gazeteci denemez!

Hakikati toplum adına arayan kişiye hem iktidarın hem muhalefetin hem de toplumun gereksinimi var. Bunun için savaş veriyoruz. Şimdi suyu bulandıran fırsatçılar var diye bundan vazgeçilemez. Zaman sarsılmaz terazisiyle hepimizi tartıyor.

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020