Gelecek daha kötü mü olacak?
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Gelecek daha kötü mü olacak?

16.04.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

Muzaffer Buyrukçu’nun beş yüz sayfayı aşan Günlükler’ini bitirdim. Yazarların dünyasına yakından bakmak, iç sıkıntılarını, yaratı süreçlerini gözlemek hep ilgimi çeker. Çevre koşulları, siyasal ortam kalemin işleyişini etkiler. Popüler, baskın kültürün yaygınlığı zaman zaman açmaza düşürür kalem sahibini, yine de vazgeçemez yazmaktan. Mahpusluk gelir başa kimi zaman, en hafifinden toplumdışı bulur yazar kendini. Buyrukçu özgün biçem geliştiriyor, olayları öyküleyerek sunuyor okura. Günün birinde rehber olsun istiyor belli ki güncesi.

***

Güncede siyasal gözlemlere de tanıklık ediyoruz. Son sayfasında SHP adayı Korel Göymen’in Melih Gökçek’e Ankara’da seçim kaybı anlatılıyor acıyla; satırlara sinen siyasal İslam endişesi, isyanı neredeyse elle tutulur gözle görünür halde. Aydınlarda, sanatçılarda mesleklerini yapamama kaygısı kadar, aydınlanmadan kopmanın getireceği sorunlar da beliriyor. Büyük umutsuzluk, mutsuzluk salgın halinde okuyoruz. Yakın tarihi, yazarların öznel ölçüleriyle görmeyi önemserim, sanat yapıtlarının bir işlevi de budur. Çağının tanıklığını yapan yazar, bunu özgün dili, yaratısıyla sanat yapıtı haline getirir. Gün gelip bir okurun dünyasında yer bulmaktan öte arzusu yok gibidir. Gerçi her yazın insanı okunmak, bilinmek, övülmek ister ama bunun için nitelikten, değerlerden ödün verenden anlamlı bir eser çıkmaz.

Sanatçıların, yazarların bir yanı çocuk saflığı taşır. Siyasetçiden yaratıcı kimseyi ayıran budur. Siyasetçi hep ucuz hesap peşinden gider, oysa yaratıyı iş edinen kişi bu kadar hesapçı olmaz, yalnız kalmayı, “öteki” olmayı göze alır. Huysuz, geçimsiz, sevimsiz görünür geniş kitlelere. Hakikati çıplaklığıyla ortaya koyma görevini edinmiştir sanatçılar, yazarlar. Toplumdan onay almayı beklemezler. Canı sıkılır kalabalığın, ezberinin bozulmasına öfke duyar. Bu yüzden düşmandır aydınlara. Bilmediğinden korkar geniş kitleler, saldırganlaşır.

***

Buyrukçu, Sivas katliamından söz açıyor. Aziz Nesin’e düşmanlığın nedeni saydıklarım değil midir? Toplumun cehaletini, ikiyüzlülüğünü açıkça dile getirmiştir Nesin. Tarihin en büyük gerici kalkışması karşısında geniş kesim ne yapmıştır peki? Kolay yolu tutup faturayı aydınlara kesmiştir. Eğer öyle olmasaydı giderek siyasal İslam güçlenmezdi. Diyeceğim; görünenden çok daha derindir açmaz, toplumun büyük kesimleri milliyetçilik, dincilik, cemaatçilik bataklığındadır. Salt laik/Cumhuriyetçi olmak “aydın”, “ilerici” sayılmaya yetmez.

Önümüzdeki dönem hayli zor geçecek. İktisadi koşullar ağırlaşacak, toplum düzenini bozacak çelişkiler derinleşecek. Her iktidar, böyle dönemleri fırsata çevirmek ister. Doğal olanı toplumun örgütlenerek hak aramasıdır. Bizde “sadaka kültürü” yaygın olduğu için, “hak bilinci” yoktur. Siyasal İslamcı iktidar, yine doğal ortağı patronlarla kol kola girerek sömürü düzenini sürdürecektir. Bu kez sopayı kullanmak için haklı (!) gerekçe de elindedir. Olağanüstü koşullarda aykırı seslere izin verilemez. Yani? Aydın, sanatçı, düşünen, duyarlı kimseler için çok daha ağır günler kapıdadır. Bu durum karşısında muhtemelen gettolaşma artacak, “cemaatçilik” yaygınlaşacaktır.

***

Buyrukçu, güncesinde “yazları çok severim” vurgusunu sıkça yapıyor. Yaz deniz demektir, yosun kokusu, rengârenk çiçeklerdir. Aydınlık umududur, yaşam sevincidir. İnsan yeniden doğduğunu hisseder. Bahar bile ikircikli haliyle bizi şaşırtmakta şu günlerde. Pencereyi araladığımızda gülümseyen güneşi ararken, karanlık, gri gökyüzüyle karşılaşıyoruz çoğu zaman. “İç karartan günler ne zaman bitecek?” diye herkes birbirine soruyor. Kolay değil yanıtı. Daha çalkantılı, gerilimli günlerin arifesindeyiz. Doğayı anlamak için fırsat gerçi bu. Yunuslar göründü daha dün Karaköy kıyılarında, bu mucize anlaşılmalı.

***

Hangimiz ne kadar yaşarız, kestirmek güç. Doğa türlü biçimlerde uyarıyor. Bunu anlamak, uyumlu olmak için bilimciler ses veriyor. Siyasal irade nasıl gelecek kuracağımızı belirleyecek. O halde şunu iyice düşünmeli herkes: “Ben ne yapıyorum, bundan sonra nasıl davranacağım?” diye. Dikkat edin iktidar daha baskıcı olmak için kolları sıvadı, niyeti belli. Muhalefet mi ne yapıyor? Liberal savrulmalarıyla hepimizi oyalıyor!

Unutmayalım, başka bir dünya mümkün...

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020