Yancı olmadan seçim kazanmak!
Enver Aysever
Son Köşe Yazıları

Yancı olmadan seçim kazanmak!

04.06.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Erken seçim olur mu” sorusu her zaman bereketli tartışmalar açar. Bizim gibi geri kalmış ülkelerde seçimler göstermeliktir; sömürü düzeni partileri arasında görev değişimi olurdu eskiden. Halk bu demokrasicilik oyununa kanar, kendini yönetime katılır sanırdı. “Du” diyorum, çünkü AKP yıllarında seçimler göstermelik olmanın yanı sıra, bir de güvenilmez hale geldi. En son YSK Başkanı açıkça söyledi, “Anadolu Ajansı benim müşterim değil” diye. O halde tüm ülkeye bilgi veren bu ajans, seçimin galibini bunca hızla açıklarken, sonuçları kimden alıyordu? Yanıtı biliyoruz.

***

Muhalefet partileri ilkin seçim güvenliği konusunda hassas olmalıydı. Seçim sürecinde devletin tüm olanaklarını kullanan iktidar, bir de sonuç açıklama işini tekeline aldı. Şöyle bir düşünün, “7 Haziran”dan bu yana güvenilir bir seçim geliyor mu aklınıza? Ne halkoylamaları, ne yerel/genel seçimler, kimsede inandırıcı izlenim uyandırdı. Ya “atı alan Üsküdar’ı geçti” dendi ya da “hiçbir şey olmadıysa da bir şeyler oldu” tavrı egemen oldu. Son 31 Mart seçimi için tekrarlanmamalı demiştim ısrarla. Kimileri “iyi oldu fark arttı” diye sevindi. Büyük yanlış bu yaklaşım! Kazandığın seçime sahip çıkamazsan, gün gelir ağır bedel ödersin. Ya tersi olsaydı, kazanamasaydınız?

***

AKP-MHP ortaklığı kendi dışında olan herkesi gayri milli sayıyor. Bu, “sandıktan biz çıkmazsak seçimi düşman kazanır” demektir. Böyle bir anlayış, örneğin HDP belediyelerine yapılan türden algı oluşturarak her an, herkesi suçlu haline getirebilir. Bugün İstanbul’da İmamoğlu’na uygulanan budur. Gobbels benzeri basın kampanyasıyla, seçilmiş başkan hedefe konuyor. Adana ve İzmir’de partisinin genç üyelerini yalnız bırakan siyasal anlayış, belediye başkanları görevden alınır, hatta mahpusa tıkılırsa herhangi bir oyun planı yapmış mıdır? Demem o ki, demokratik hak aranacak alan hızla daralıyor. Seçim güvenliği sorunu büyüyor.

***

AKP risk alarak ülkeyi ittifakların sığ denklemine sıkıştırdı. Şimdilik bu cephe ne kadar zenginleşirse, o kadar iyi yaklaşımı hâkim muhalefette. Oysa bu esnek, ilkesiz beraberlik iktidarın her an çıkarları doğrultusunda manevra yapmasını sağlayacaktır. Ekmelettin İhsanoğlu sürecini anımsayalım. O zaman MHP muhalefetteydi, Devlet Bey’in gönlü kırılmasın diye onun adayında anlaşıldı. Sonuç? Adam hem seçimi kaybetti hem CHP’nin teklifini reddedip MHP’den vekil oldu, üstelik iktidarın yanına ilişerek bir de oy verenlere ihanet etti. Tıpış tıpış sandığa gitmek hiçbir zaman iyi sonuç vermez.

***

Seçim erken ya da geç olsun, bugünden ittifak yapacak partiler bir manifesto yayımlamalılar. Bunun içinde hangi ilkelerde bir arada oldukları yazılmalı, bir. Asla saf değiştirmeyeceklerini, güncel çıkarlara göre tutum almayacaklarını taahhüt etmeliler, iki. Seçim süreci ve sonuçları bağlamında doğacak herhangi bir sorun karşısında ne türden tutum takınacaklarını açıkça bildirmeliler, üç. Bu siyasal metin hem “etik” bağlayıcılık taşımalı hem de gevşek bağın anlamını ortaya koymalı, güçlendirmelidir. Bu metinde, başkanlık sisteminden vazgeçileceği net yazılmalıdır, dört. Ayrıca tüm siyasi partilerin Meclis’te temsil edilmesi için ne tür bir çalışma yapılacağı da eklenmelidir.

***

Siyasetçiden asgari tutarlılık, etik ölçü beklemek hakkımız. Yazık ki, salt Erdoğan figürü üzerinden biçimlenen bu sahnede, pek kimse bu işlere ilgi duymuyor. Oysa Davutoğlu, Babacan daha günah çıkarmadı. Yakın tarihe yönelik, örneğin Dişli olayında gördüğümüz gibi açıklanmaya muhtaç pek çok konu var. Önümüzdeki süreç, daha güvenlikçi politikalarla siyasetin biçim alacağını gösteriyor bize. Şimdiden demokratik hedefleri ortaya koyan bu türden bir metin ön almaya yarayacaktır. Ayrıca benim gibi, bu ittifaklarda yer alan siyasilerin laiklik, Cumhuriyet, Diyanet türü konularda ne düşündüğünü de öğrenmiş oluruz bu sayede. Farkında mısınız; kimseler kimse bunlardan söz açmıyor, hatta gündeme getiren lanetleniyor!

***

Dedim ya sahte demokrasicilik oyunu bu, hiç değilse kuralları belli olsun!

Yazarın Son Yazıları

Cumhuriyet okuruna veda

Ustam Feridun Benden aradı “Altmış yıldır Cumhuriyet okuruyum, gazetenin sahibi sayılırım.

Devamını Oku
05.04.2021
İflas

İflas

Devamını Oku
25.03.2021
İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

İstanbul Sözleşmesi erkekleri de yaşatır!

Devamını Oku
22.03.2021
Vicdan terazisine güvenmek

Ahmet Oktay gazeteciliği bırakıp zamanının tamamını edebiyata vermişti; söyleşirken “Günlük meseleler hep yazmaktan çaldı” dedi.

Devamını Oku
18.03.2021
12 Mart’ı doğru okumak

12 Mart’ı doğru okumak

Devamını Oku
15.03.2021
Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Yeni Türkiye’de makbul vatandaş kimdir?

Devamını Oku
08.03.2021
‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

‘Ne yapmalı’ sorusuna yanıt!

Devamını Oku
04.03.2021
Grev

Grev

Devamını Oku
01.03.2021
İçindeki faşisti sustur!

İçindeki faşisti sustur!

Devamını Oku
18.02.2021
Sürü gururuna kapılmak!

Sürü gururuna kapılmak!

Devamını Oku
15.02.2021
Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Uzaya gitmek mi zor, anayasa yapmak mı?

Devamını Oku
11.02.2021
İstifa istemek demokratik haktır!

12 Eylül faşizminin güler yüzlü kahramanı Özal, ülkenin okuryazarlarını içeri tıkan darbenin ardından meydanı boş bulmuştu.

Devamını Oku
08.02.2021
İnsan olan boyun eğer mi?

İnsan olan boyun eğer mi?

Devamını Oku
04.02.2021
Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı (!)

Devamını Oku
01.02.2021
Yeni Türkiye’nin elçisi!

Yeni Türkiye’nin elçisi!

Devamını Oku
28.01.2021
Hayat damarları kesilmiş ülke

Hayat damarları kesilmiş ülke

Devamını Oku
25.01.2021
Tek kale demokrasi oyunu

Tek kale demokrasi oyunu

Devamını Oku
21.01.2021
Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Kar, pisliğin üstünü örter mi?

Devamını Oku
18.01.2021
Her yönüyle düşkünler toplumu!

Her yönüyle düşkünler toplumu!

Devamını Oku
14.01.2021
Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Kurtarıcılardan kurtulmak lazım!

Devamını Oku
11.01.2021
Boğaziçi rektörsüz de olur!

Boğaziçi rektörsüz de olur!

Devamını Oku
07.01.2021
Neye şaşırdınız ki?

Neye şaşırdınız ki?

Devamını Oku
04.01.2021
Tuz koktuktan sonra!

Tuz koktuktan sonra!

Devamını Oku
31.12.2020
Yobazın duası kabul olur mu?

Yobazın duası kabul olur mu?

Devamını Oku
28.12.2020
Değişim hamaseti!

Değişim hamaseti!

Devamını Oku
24.12.2020
Kullar ve yurttaşlar!

Kullar ve yurttaşlar!

Devamını Oku
21.12.2020
Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Sınıf bilinci yoksa kuru ekmek bile yok!

Devamını Oku
17.12.2020
Modern gericilik!

Modern gericilik!

Devamını Oku
14.12.2020
Paranın dini imanı

Paranın dini imanı

Devamını Oku
03.12.2020
Katar’a devredilen ülke!

Katar’a devredilen ülke!

Devamını Oku
30.11.2020
Cin, cemaat, cehalet!

Cin, cemaat, cehalet!

Devamını Oku
26.11.2020
Ve Arınç yeniden sahnede!

Ve Arınç yeniden sahnede!

Devamını Oku
23.11.2020
Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Ağzının tadı ne zaman kaçacak kardeşim?

Devamını Oku
19.11.2020
Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Saray dalkavuksuz, entrikasız olur mu?

Devamını Oku
16.11.2020
Bir kira, bir yuva

Bir kira, bir yuva

Devamını Oku
12.11.2020
Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Bir ‘ABD’ Doları kaç ‘Türk’ Lirası!

Devamını Oku
09.11.2020
Kapitalizmin tanrısı!

Kapitalizmin tanrısı!

Devamını Oku
05.11.2020
Enkaz!

İzmir deprem haberi önüme düşünce, pek çok kişi gibi hemen kendi deneyimlerimi anımsadım. İstanbul’da iki kez sallanmıştık, günlerce parkta yatıp, dehşet içinde haberleri gözlemiştik; ilk saatlerin ne denli zor olduğu gün gibi aklımda hâlâ!

Devamını Oku
02.11.2020
Devrimci Cumhuriyet için!

Devrimci Cumhuriyet için!

Devamını Oku
29.10.2020
Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Popstar dinciler ve Cumhuriyet

Devamını Oku
26.10.2020