Dinci Maceranın Sonu

30 Ekim 2021 Cumartesi

Gerilim siyaseti ve din tüccarlığı ile bugüne değin gelenlerin işleri sarpa sardı. Kendileri ile birlikte tüm ülke baş aşağı çakılıyor. 

İktidarın çatısında bir gümbürtü duyuyorsanız eğer, işte o, bir yuvarlanma sesidir. Kulağını Anadolu toprağına dayayanlar, gelmekte olan büyük depremin titreşimlerini duyuyorlar.

Yoksullukları üzerinde saray inşa edilmesine yıllardır oylarıyla destek olan kitleler de reisçilik macerasının sonunun nereye vardığının ayrımına vardı. 

Başını acemi berbere bırakan, pamuğunu cebinden eksik etmezmiş ama cep delindiğinden artık elde pamuk da kalmadı. Halk yara bere içinde. Yarasına tuz basıyor. Bastıkça yanıyor. Yandıkça reissiz, saraysız bir yarını düşünüyor...

Muhalefet ittifakı da o yarını biçimlendirme peşinde. Seçimle işbaşına geldiklerinde ne yapacaklarını şimdiden tasarlıyorlar. İktidar olduklarında, üç ana konu ile yüz yüze geleceklerini hesaplıyorlar:

1- İçinden çıkılmaz bir bataklığa saplanmış görünen ekonomik durumu düzene sokmak.

2- Tüm devlet yapılanmasını zıvanadan çıkarmış olan saraycı kurguyu, yeniden demokratik parlamenter sisteme döndürmek için gereken anayasal, yasal değişiklikleri gerçekleştirmek.

3- Muhalefeti iktidara taşımış olan ittifakı bir arada tutmak.

Muhalefet “Enkaz edebiyatı yapmayacağız” diyor ama Türkiye’nin bir yıkıntı durumuna getirildiği besbelli.

Edebiyat yapmadan, o yıkıntıyı kaldırmak zorundalar.


KARŞILIKLI İSTENMEZLİK

Büyükelçilerin Türkiye’nin içişlerine karışmasından yakınanlar, aslında fırtına biçiyorlar. Laik Cumhuriyetin ve ulus devletin kemirilmesine zemin hazırlamak üzere yakın geçmişte Batı’nın sömürgeci yüzüne gülücükler atanlar, içte sinsi hedefe varınca şimdi ondan yakınır oldular.

Saraycılar eliyle Türkiye’yi tam bağımlı hınk deyici kılmak isteyen Batı da kendi eliyle yarattığı Mr. Hyde ile yüzleşti.

Birbirlerini “istenmez adam” ilan etmeleri bundandır.


KİM GİRECEK YURDUMUZA?

Sınırı ve süresi tartışmalı bir tezkere ile anayasal yetkiler Saray’a bırakıldı!,

Ne için?

CHP’li Özgür Özel’in deyişiye:

“Suriye’deki evlatlarımızı bir felakete sürüklemek, maceracı dış politika yapmak, savaş ilanıyla belki seçimleri biraz daha öteye atmak için...” 

Ya, yurdumuza yabancı asker girmesine olanak sağlamak ne için?

Kim girecek yurdumuza, Rusya mı, ABD mi, Taliban mı?

Yine kimlere söz verildi bağımsızlığımız karşılığında?


GENÇLİK UMUTTUR

CHP Gençlik Kolları üyesi Muratcan Işıldak’tan gelen mektuptan birkaç satır: 

“CHP düzeni eleştiren, düzenin çelişkilerini sergileyerek prim yapmayı hedefleyen popülist anlayışı yerine, düzene ve sisteme alternatifler sunan bir siyaset anlayışının uygulayıcısı olma noktasındadır. CHP Gençlik Kolları, ülkemiz ve insanlarımızın sorunları ve bu sorunların çözümüne yönelik çalışmalar ile ana kademe yönetimine öncülük etmelidir. Nüfusunun yüzde 52’si gençlerden oluşan bir ülkede yönetim de aynı oranda gençleşmelidir.

Dünya hızlı bir değişim geçiriyor. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler ve iletişim mevcut yapıları sarsıyor. Gençlik, laik demokratik Cumhuriyete sahip çıkarak onu geliştirir ve pekiştirirken topluma yön vermeye; ekonomik, toplumsal ve siyasal gelişmeye katkıda bulunmaya çalışmalıdır. 

Gençlik gelecektir, gençlik umuttur.”


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hoş Memo ve Ailesi 13 Kasım 2021
Dinci Maceranın Sonu 30 Ekim 2021