Parayı veren düdüğü çalar!
Işıl Özgentürk
Son Köşe Yazıları

Parayı veren düdüğü çalar!

10.08.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım bu yaz kendimi büyük bir açık hava tiyatrosunda oyun izliyor gibi hissediyorum. Güzel ülkem artık büyük bir sahne olmuş ve ben bir gün ülkenin yanan ormanlarından yükselen insan ve hayvan çığlıklarını duyuyorum, ertesi gün belki de sahte diplomayla subay olmuş birinin “Bekleyin lan!” emriyle 40 derece sıcakta saatlerce bekleyen gencecik çocukların susuzluktan nasıl öldüklerini izliyorum. Bir ertesi gün Roma İmparatoru Neron’un Roma’yı yerle bir etmek arzusuyla sarhoş taklidi yapan adamlarını yakmaları için kente göndermesi ve yangını şarkı söyleyerek, lir çalarak seyretmesi aklıma geliyor. 21. yüzyılda benzerleri milyarlık yatlarında parti düzenliyorlar! O da ne? Bir ertesi gün inanılmaz oyunun, komedinin tüm unsurlarını barındıran bir başka bölüm başlıyor.1 Nisan şakası gibi bir şey!

Bu bölümü birazdan detaylı anlatacağım; yazanlara, oynayanlara helal olsun! Çok başarılı bir iş. Meğerse bu ülkede pek çok insan dâhi düzeyindeymiş. Öyle ki doğuştan mühendis, doğuştan asker, doğuştan profesör, doğuştan psikolog, doğuştan milletvekiliymiş. Yahu bunca yıldır bu ülkede yaşıyorum, çevremin dâhilerle çevrili olduğunu anlamamışım. Bana yuh olsun! Çocukluğumdan beri doktor olmak, insanlara yardım etmek isterdim. Hay Allah kaçırmışım. Bu arada bazı durumları çakmaya başlamıştım. Örneğin yandaş kanalların (halkı aydınlatmak!) için programlara çıkardıkları profesörlerin, doçentlerin ve her konuda derin bilgileri olan uzmanların, benim meraklı olduğum, gerçek kahve kültürünü hâlâ yaşatan kahvelerde dalga geçilerek izlendiğine tanık olmuşluğum var. Genç arkadaşlarım özellikle yapay zekâyı ustaca kullananlar bir haftada doçentlik tezi, iki haftada da profesörlük tezi yazmaya başlamışlardı. Yerler bu tezlerle kapıldığı için çocuklar işsiz kalmışlardı, eh baba evinde yaşamak, anadan babadan para istemek onurlarına dokunuyordu.

Pek çok kişinin bildiği sahte diploma gerçeği, e-Devlet’e sızmalar pat diye ortaya çıkınca milleti aldı bir merak. Başladı sorular: “Acaba bizim çocuğu okutan öğretmen gerçek öğretmen mi?”, “Ülkemizi yurtdışında temsil edenler acaba nerede okudular?”, “Beni ameliyat edecek doktor acaba gerçek doktur mu?”, “Kardeş geçenlerde hastanedeydim, hemşire kız tam 15 dakika serum iğnesini sokamadı, kolum delik deşik oldu sonunda başka birine devretti?”, “Bu e-Devlet de palavraymış, ne biçim hacklemişler.”

Hiçbir tiyatroda insanları bu kadar etkileyen bir bölüm görmemiştim. Malum ben insanlarla konuşmayı severim, çevremde dört gündür mevzu sadece sahte diplomalar ve devlete nasıl kapağı atarız üstüne dönüyor. Millet kendini, çoluk çocuğunu kurtarmaya çalışıyor. Kahvedeyim, adam anlatıyor: “Bu yaşta niye çalışıyorum sanıyorsunuz, büyük kızımı parasını bastırıp Gürcistan’da okuttum, aslan gibi gemi tasarımcısı oldu. Kapı gibi diploması var. Şimdi kalantor bir AKP’li arıyorum, parası neyse verip kızımı devlet kapısına atacağım. Arkadaş artık bu işler böyle yürüyor! Paranızı şu kurs bu kurs harcamayın, akıllı yatırım yapın!”

Bir de sosyal medyada insanları hem de güldüren hem de kızdıran meslek seçimleri var. Adam halı yıkayıcısı bir sabah uyanmış, artık rüyasında ne gördüyse psikolog olmaya karar vermiş. Basmış parayı psikolog olarak e-Devlet’e kayıt olmuş, açmış muayeneyi, başlamış çalışmaya, vizite 4 bin 500 lira. Şimdi diyelim ki oğlunun eşcinsel olmasından dehşetli korkan ve oğlanı elinden tuttuğu gibi 4 bin 500 lirayı da ödeyerek adamın karşısına oturtan anneye neler söyleyecek? Ben tahmin edeyim, yüzünde bir tiksinme ifadesi adeta haykırarak “Eşcinsellik bir hastalık ve ben onu bu hastalıktan uzak tutarım” diyecek. “Ama altı ay her hafta bana gelecek!” Bunları yazarken sinirim bozuldu, bu arada torbacının narkotik komiseri olmasını, sahte mühendisin baraj yapması ya da 25 katlı residanslar yapmasını yazıp tiyatro izlemeye devam edeyim.

İlgili Konular: #Tiyatro

Yazarın Son Yazıları

Afyon Kalesi’nden Afyon’a bakarken

Sevgili okurlarım, 3 Haziran’da canımız Nâzım Hikmet’i yitireli tam 63 yıl olmuş ve ben Afyon Kalesi’nde durmuş Afyon’a bakıp Nâzım Hikmet’in ezbere bildiğim o muhteşem şiirini mırıldanıyorum...

Devamını Oku
07.06.2026
Hiçbirimiz masum değiliz

Sevgili okurlarım, neyse bayram bitti.

Devamını Oku
31.05.2026
Korku filmleri bizi kesmez anacığım...

Önümüzde tam dokuz günlük koskocaman bir tatil var.

Devamını Oku
24.05.2026
İhanet, iftira, rüşvet çemberinde debelenen biz!

Sevgili okurlarım, geçenlerde bir kadın arkadaşımla sohbet ediyorduk.

Devamını Oku
17.05.2026
Bugün Anneler Günü’ymüş

Evet, Anneler Günü, acaba ne yazsam?

Devamını Oku
10.05.2026
‘Uzun ince bir yoldayım...’

Sevgili okurlarım; 1 Mayıs günü yollardaydım, 25. Afyon Klasik Müzik Festivali nedeniyle gittiğim Afyon’dan dönüyordum.

Devamını Oku
03.05.2026
Kömür madeninin sırları

Sevgili okurlarım, emeklerinin karşılığı bir yıla yakın zamandır ödenmeyen Eskişehir Doruk Madencilik işçileri yürüyerek geldikleri Ankara’da gözaltına alındı.

Devamını Oku
26.04.2026
Öfkem bir türlü geçmiyor!

Sevgili dostlarım, son olaylardan sonra içimdeki öfkeyi biraz olsun dindirmek için deniz kıyısına gittim.

Devamını Oku
19.04.2026
Durum vahim ancak umutsuz değil!

Sevgili okurlarım, yazıma başladığımda fıkra gibi bir hikâye aklıma düşüverdi.

Devamını Oku
12.04.2026
Şu bizim tüketim sevdamız

Sevgili okurlarım, 2 Nisan’da yapılan tüketim boykotunu yerinde izlemek için yollara düştüm.

Devamını Oku
05.04.2026
Acaba ülkemize havadan biyolojik bir silah mı atıldı?

Sevgili okurlarım başlığımdaki soruya şaşırdınız mı?

Devamını Oku
29.03.2026
Bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Bombalarla ölen çocuklar için ağıt

Devamını Oku
22.03.2026
‘Yurtta sulh, cihanda sulh’

Sevgili okurlarım geçtiğimiz hafta ülkemize üç füze düştü.

Devamını Oku
15.03.2026
Savaşlar da değişir

Sevgili okurlarım her şey değişir, bu bir doğa yasası.

Devamını Oku
08.03.2026
Milli eğitim bakanımızı alkışlıyorum (!)

Dostlarım eğitim bakanımız yemin etmiş, bu ülkeyi şeriat kanunlarıyla yönetilen bir ülke yapacak.

Devamını Oku
01.03.2026
Artık ateş hattındayız!

Sevgili okurlarım, her dakika yeni bir şey öğreniyoruz.

Devamını Oku
15.02.2026
Emperyalizm meydan okuyor

Sevgili okurlarım ne oldu da bir zaman önce açığa çıkan ama üstü hemen örtülen Epstein dosyalarının kapağı yeniden açıldı ve 1 milyona yakın belge, bir kısmı sansürlenerek tüm dünyaya yayıldı.

Devamını Oku
08.02.2026
Kendi kendine yetmek!

Sevgili okurlarım yollarda yürürken dikkat ediyorum, herkesin yüzü asık, düşünceli; marketlerde torunlarına çikolata almak isteyen anneanneler, dedeler en ucuz çikolatayı almak için reyondaki çikolataları tek tek inceliyorlar.

Devamını Oku
01.02.2026
Gel de kıskanma!

Sevgili okurlarım sizi bilmiyorum ama ben fena sıkıldım.

Devamını Oku
25.01.2026
Şiirin ve acının ülkesi İran

Sevgili okurlarım İran’da aralık ayından bu yana iktidara karşı yapılan protestolar şiddetini artırarak sürüyor.

Devamını Oku
18.01.2026
Emperyalizm haykırıyor: ‘Dünya artık bizim!’

Sevgili okurlarım izin verirseniz, bugün öncelikle fakir emeklilere günde sadece üç simit parası eden yeni zammı nasıl kullanabileceklerini söylemekle başlamak istiyorum.

Devamını Oku
11.01.2026
Yeni bir yıl ve bir düş

Sevgili okurlarım, önümüzde yeni bir yıl uzayıp gidecek ve başka yeni yıllarla buluşacağız.

Devamını Oku
04.01.2026
Cennete gidip gelenler

Sevgili okurlarım, hiç böyle zamanlar yaşamamıştık, “at izinin it izine karıştığı”; her an, her dakika bir lağım pisliğinin üstümüze sıçradığı, bazılarının bu lağım pisliğini dünyanın en güzel kokusu gibi akciğerlerine çekip “Şükür Allah’ıma” dedikleri bir zaman.

Devamını Oku
28.12.2025
Yetti bu uyuşturucu magazini!

Sevgili okurlarım vallahi billahi bana iki şeyden daral geldi.

Devamını Oku
21.12.2025
Hereke yolunda

Sevgili okurlarım sevdiğim tahta heykeller diyarı Değirmendere’ye taşındığımdan beri dostlarım, okurlarım beni hiç yalnız bırakmıyorlar.

Devamını Oku
14.12.2025
Boji’yle dünyayı gezdik!

Sevgili okurlarım, son yazdıklarıma bir göz gezdirdim.

Devamını Oku
07.12.2025
Canım şaka yapmışlardır

Sevgili okurlarım, yıllar önce İspanya’nın Endülüs bölgesinde dolanırken nereden aklıma düştüyse yolda gördüğüm Çağlar Boyu İşkence Aletleri Müzesi’ne girivermiştim.

Devamını Oku
30.11.2025
Denize düşen yılana sarılır

Sevgili okurlarım gerçekten bıktım, neden mi?

Devamını Oku
23.11.2025
Müjde! Ölüm kokan parfümlerim var!

Sevgili okurlarım bir an kendimi bir reklam şirketinde çalışırken buldum.

Devamını Oku
16.11.2025
Dünya unuttuğu bir sözcüğü yeniden anımsadı: Sosyalizm!

Geçtiğimiz hafta, uzun zamandır siyasal ve ekonomik belirsizlik, biri biterken öteki başlayan savaşlar ve giderek şiddetini artıran emek sömürüsü karşısında umutsuzluğa kapılan dünya halkları, uzun zamandır egemen güçler tarafından özellikle unutturulan bir sözcüğü yeniden anımsadı: “Sosyalizm!”

Devamını Oku
09.11.2025
Kraldan çok kralcılar

Sevgili okurlarım tarih bize, ülkelerin çökmesine en çok yardım edenlerin kraldan çok kralcılar olduğunu gösterir.

Devamını Oku
02.11.2025
İmecenin muhteşem gücü

Sevgili okurlarım ülkemin içinde bulunduğu belirsizlik durumu, giderek çoğalan çocuk çetelerinden söz etmek, öldürülen yoldaşların ardından ağıt yakmak, her gün bir kadın cinayetiyle yüz yüze gelmek beni hiç olmadığım kadar umutsuzluğa sürükledi.

Devamını Oku
26.10.2025
Hakan Tosun sen gittin gideli

Sevgili okurlarım bu hafta bir vatanseveri, bir doğa koruyucusunu, işi sadece gerçekleri belgelemek olan bir güzel insanı Hakan Tosun’u toprağa verdik.

Devamını Oku
19.10.2025
Düzenin yeni kurbanları: Katil çocuklar!

Bir avukat İstanbul’da kalabalık bir caddede, ofisi önünde maskeli kişiler tarafından Kalaşnikoflarla taranarak öldürülüyor.

Devamını Oku
12.10.2025
Ah bu ne sevgi bu ne ıstırap!

Sevgili okurlarım insanın tüylerini ürperten. “Bu kadar da olmaz” dedirten bir fotoğrafa bakıp duruyorum.

Devamını Oku
05.10.2025
Adana’nın yolları taştan sen çıkardın beni baştan!

Sevgili okurlarım hepiniz benim Adana sevgimi bilirsiniz.

Devamını Oku
28.09.2025
Kırmızı elbiseli küçük kız

Onun hiçbir şeyden haberi yoktu.

Devamını Oku
21.09.2025
Vahşetin korkunç sularında

Sevgili okurlarım şimdi gelin İtalya’nın Roma kentinde vahşet resimlerinin sergilendiği bir müzeye girelim.

Devamını Oku
14.09.2025
Bir kitap: ‘Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım’

Sevgili okurlarım bugüne kadar hiçbir kitap beni böylesine acıtmamıştı.

Devamını Oku
07.09.2025
Devlet bir sivil itaatsizlik örgütü müdür?

Sevgili okurlarım, sivil itaatsizlik özellikle yasalardan, yönetimden hoşnut olmayanların başvurduğu bir eylemdir.

Devamını Oku
31.08.2025