‘Gururlu onurlu bir terör örgütü’ymüş!
Meriç Velidedeoğlu
Son Köşe Yazıları

‘Gururlu onurlu bir terör örgütü’ymüş!

01.07.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hemen hemen iki yıl önce, Ağustos’un başında “AKP”, bir “çalıştay” düzenlemişti Diyarbakır’da; “Yeni Türkiye’nin Açılan Kilidi” adıyla.
Çalıştayda bir konuşma yapan Başbakan Yardımcısı “Beşir Atalay” bu kilit açılınca ortaya dökülenlerin, “Türkiye’nin geçmişte yaptıkları” olduğunu belirtip, “bunlarla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni, yüzleştirdik!” diye övünmüş, hızını alamayıp şunu da eklemişti: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kendisiyle hesaplaştırdık!
Ortaya dökülenlere gelince, “zulümler, haksızlıklar, faili meçhuller akla gelebilecek bütün olumsuzluklar...”mış.
B. Atalay” bu saydıklarıyla, “AKP” iktidarındaki “TC Devleti”nin hiçbir ilişkisi olmadığını belirtip bu olumsuzlukları da terörist başı “Öcalan”ın isteklerinin “nedeni” olarak görüp, “Çözüm Süreci”ni başlattıklarını dile getirmişti.
AKP”nin, “Açılım Süreci” olarak da adlandırdığı bu “Çözüm Süreci” için B. Atalay’ın dile getirdikleri kısaca şöyle: “Yeni bir yol haritası üzerindeyiz. Yeni yol haritası sonuca götürücü olacaktır. Yasal düzenlemeler de yapılacak. Biz kararlıyız (...) Çözüme en yakınız. Biz başaracağız!” diyor ardından bu düzenlemelerin içinde, “eve dönüşler, siyasete, hayata dönüşler, hepsi var!” gibi ödüllü çağrılar da yapıyordu.
Ayrıca Atalay’ın: “Güvenlik birimlerimiz, çözüm sürecinin hassasiyeti nedeniyle, çok temkinli, çok dikkatli. Çünkü, bizim talimatımızdır bu!” vurgulaması, bu süreçte “PKK”nın bölgede yaptığı her türlü “silah yığınakları”na “AKP” iktidarının göz göre göre nasıl izin verdiğinin de “tarihsel itiraf”ıdır...
Üstelik “PKK” bu “yığınakları oluştururken”, “AKP” iktidarının bu inanılmaz “göz yummasına, bakıp da görmemesine”; yol kesmelerini, kimlik kontrollerini, baskınlarını daha da yoğunlaştırarak “teşekkür(!)” ediyordu; dolaysıyla B. Atalay, “PKKnın bu yaptıklarını anlamakta zorluk çekiyoruz!” diyerek ortaya koyuyor; bu sabırlarının “PKK tarafından istismar edilmemesi için” adeta “ricacı” oluyordu.
AKP” iktidarının bu yumuşak tutumuna karşı, böyle olumsuz yanıtlar yalnızca “PKK”dan gelmiyordu; terör örgütünün siyasi uzantısı olan partinin (HDP), Diyarbakır Belediye Başkanı da örgüte desteğini açık seçik sürdürüyordu.
Bu belediyenin bu bağlamdaki tutumlarından biri de, henüz “10-12” yaşındaki çocukları bile dağa kaçıran “PKK”ya karşı çıkan Diyarbakırlı annelerin eylemlerinin acımasızca engellemesiydi; tanık olduğum için biliyorum, annelerin -özellikle kız çocuğu olan annelerin- ne denli yüreklerinin yandığını, haykırmak istediklerini.
Konuşmasında B. Atalay, bu konuyla ilgili olarak, “Belediye eşbaşkanı bir bayan, meydanları dar ediyor bu analara!” demesinin ardından, bu acılı annelere Belediye Başkanı’nın, “Bu anneler para aldıkları için ordalar!” dediğini açıklar; ayrıca başka bir görevlinin de kaçırılan çocuklar için, “PKK”yı işaret ederek, “Bu örgüte katılmışlar, daha ne istiyorsunuz?” sorusunu anımsatan Atalay, şöyle bir değerlendirme yapar? “Bunların hiçbirini örgüt söylemiyor, hepsini siyaset kesimi söylüyor!” (Aydınlık, 7.8.2016)
Böylece “30 yıl” boyunca ülkemize acı çektiren “PKK” terör örgütüne, “TC Devleti”nin “Başbakan Yardımcısı”, açıkça arka çıkıp destek vermiş olmuyor mu?
Olmaz olur mu?
İyice “rahatlayan” terör örgütü, vurucu saldırılarını başlatabilmek için gereken düzenlemeleri yapmaya girişir; kentlerde hendekler kazar, evlerde birinden diğerine geçen yollar, tüneller açar; silahları depolar, siperler oluşturur, patlayıcı yapmak için tonlarla kimyasal maddeyi kırsal alana gömer; bir iç savaş hazırlığı gibi...
Gizlilik yok; apaçıkça; “TC Devleti”ni yönetenlerin gözleri önünde...
Ne var ki, bu gözlerin görmezden geleceğini, örgüt, herkesten daha iyi biliyordu; öyle değil mi? Bilmese bütün bu sayılanları rahatlıkla yapabilir miydi?
Bunlar öyle beş-on gün içinde olacak işler mi?
Ayrıca terör örgütünün bunları gerçekleştirebilmesi için, “Erdoğan”a göre, “onurlu-gururlu” olması “da” gerekiyormuş; böylece karşımızda “onurlu gururluPKK terör örgütü mü var? Ne diyor böyle, “TC Devleti”nin bu Cumhurbaşkanı? Üç gün önce, “Atatürk Hava Alanı” katliamını yaptığı söylenen “IŞİD”de mi böyle? “IŞİD”de mi bu niteliklere sahip? Neler söylüyor?
Atatürk”e “ayyaş”, “PKK”ya “gururlu onurlu” diyen bu kişi, “TC Devleti”nin Cumhurbaşkanı...  

Yazarın Son Yazıları

Erasmus

Erasmus

Devamını Oku
19.03.2021
‘12 Mart 1921’

“Değerli dostlar bugün, ‘12 Mart günü’, Ulusal Kurtuluş Savaşı sürecinin önemli tarihlerinden birini oluşturur.

Devamını Oku
12.03.2021
‘Manifesto!’

‘Manifesto!’

Devamını Oku
05.03.2021
‘Elli Yıl’

‘Elli Yıl’

Devamını Oku
26.02.2021
Haddini Bil!

Haddini Bil!

Devamını Oku
19.02.2021
Bölme mi? Parçalama mı?..

Bölme mi? Parçalama mı?..

Devamını Oku
12.02.2021
‘Kıht-ı rical!’

‘Kıht-ı rical!’

Devamını Oku
05.02.2021
‘Aşı’ ve ‘mumlar’

‘Aşı’ ve ‘mumlar’

Devamını Oku
29.01.2021
Siyasal terör!

Siyasal terör!

Devamını Oku
22.01.2021
‘Geleceksizlik!’

‘Geleceksizlik!’

Devamını Oku
15.01.2021
Yeni bir kavram dolayısıyla...

Yeni bir kavram dolayısıyla...

Devamını Oku
08.01.2021
İlk gün

İlk gün

Devamını Oku
01.01.2021
İsmet İNÖNÜ

İsmet İNÖNÜ

Devamını Oku
25.12.2020
‘Şikâyetname’

‘Şikâyetname’

Devamını Oku
18.12.2020
‘Şeriat bizim hukukumuzdur!’

‘Şeriat bizim hukukumuzdur!’

Devamını Oku
11.12.2020
‘Rüzgâr eken fırtına biçer!’

‘Rüzgâr eken fırtına biçer!’

Devamını Oku
04.12.2020
‘Hukuk Devleti’ mi? ‘Kişi Devleti’ mi?

‘Hukuk Devleti’ mi? ‘Kişi Devleti’ mi?

Devamını Oku
20.11.2020
Depremle birlikte yaşamak

Depremle birlikte yaşamak

Devamını Oku
06.11.2020
‘Kıht-ı Rical’

‘Kıht-ı Rical’

Devamını Oku
23.10.2020
‘Quo vadis?’

‘Quo vadis?’

Devamını Oku
16.10.2020
Dünya Kız Çocukları Günü

Dünya Kız Çocukları Günü

Devamını Oku
09.10.2020
‘26 Eylül’ dolaysiyle!

‘26 Eylül’ dolaysiyle!

Devamını Oku
02.10.2020
Yarın ‘26 Eylül Dil Bayramı’!

Yarın ‘26 Eylül Dil Bayramı’!

Devamını Oku
25.09.2020
‘Torpil’

‘Torpil’

Devamını Oku
18.09.2020
İlahiyatçı ne diyor?

İlahiyatçı ne diyor?

Devamını Oku
11.09.2020
Yine mi?

Yine mi?

Devamını Oku
04.09.2020
‘Ağustos’ ayı

‘Ağustos’ ayı

Devamını Oku
28.08.2020
‘Bir fikir gazetesinde otuz yıl’

‘Bir fikir gazetesinde otuz yıl’

Devamını Oku
21.08.2020
‘Mecelle’

‘Mecelle’

Devamını Oku
14.08.2020
Lozan’dan Lozan’a!

Lozan’dan Lozan’a!

Devamını Oku
07.08.2020
‘24 Temmuz Lozan Günü’

‘24 Temmuz Lozan Günü’

Devamını Oku
24.07.2020
86 yıllık...

86 yıllık...

Devamını Oku
17.07.2020
Düğme

Düğme

Devamını Oku
10.07.2020
Bir zamanlar...

Bir zamanlar...

Devamını Oku
26.06.2020
‘Kavrulmak’ ve ‘savrulmak’

‘Kavrulmak’ ve ‘savrulmak’

Devamını Oku
19.06.2020
Ekonomiye sıra nasıl gelsin ki?

Ekonomiye sıra nasıl gelsin ki?

Devamını Oku
12.06.2020
‘65 yaş üstü’

‘65 yaş üstü’

Devamını Oku
05.06.2020
‘Ben ben ben demokrasisi!’

‘Ben ben ben demokrasisi!

Devamını Oku
29.05.2020
İkileşti mi?

İkileşti mi?

Devamını Oku
22.05.2020
“Çekildik...

“Çekildik...

Devamını Oku
15.05.2020