İslamın Sağı Solu
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

İslamın Sağı Solu

29.04.2012 03:56
Güncellenme:
Takip Et:
\n

\n

\n\n\n

1 Mayısta Fatihten Taksime yürümek üzere örgütlenen Antikapitalist Müslüman Gençler topluluğu, medyanın ilgi odağı. \n

\n

İslamiyetin -nihayet(!)- sol ile buluşması, sosyalizm hakkında fikirden çok zikir sahibi bir kesimi hem heyecanlandırdı hem de umutlandırdı. \n

\n

Aynı kesim, 1970lerde bacı kültürünü de sosyalizm gereği kucaklamış, günümüzde bile rağbet gören ulusal sosyalizmdiye uyduruk bir kavramı, uluslararası demek olan Enternasyonal marşına uydurmakta bir çelişki görmemişti!\n

\n

Zaten fikri yok, zikri çok olmak böyle bir şeydir. Ulusalcı sosyalistim dersiniz, ama nasyonal sosyalizmifadesinin, faşizmin tarifi olduğunu ya bilmezsiniz ya da düpedüz faşistsinizdir, dolayısıyla ifadesinden de rahatsız değilsinizdir.\n

\n

Olabilir. \n

\n

Sosyalizmin, yıkılan komünist blok ülkelerindeki uygulamasına bakılırsa, solcu faşizm olduğu da söylenebilir. Ama insan, bu anlamda bir ulusal sosyalizmsöylemine arka çıkarken, hiç olmazsa kavramın, soldaki değil, sağın hası faşizm demek olduğunu bilir!\n

\n

Neyse. \n

\n

Demek istediğim şu ki, milli solnasıl bir abukluksa, dini solda öyle bir abestir. Çünkü sol dediğimiz sosyalist düşünce, insanlığı uluslararası bir bütünde kavrar ve insana ilişkin mücadelesi, dil, ırk, ulus ya da ümmet ayrımını reddeden, emeği ölçü alan sınıflandırmaya dayanır. Bu yüzden halklardan söz eder, milletlerden değil. Oysa ulusal (milli) ya da Müslüman sol tanımında bile, sosyalizmin bu temel ilkesine ters düşen, çünkü insanları daha baştan milliyetine ve dinine göre sınıflandıran ayrımcılık vardır. \n

\n

***\n

\n

İslami bir sosyalizm hayalleri kuranlar, Hıristiyan sosyalistlere özeniyorlar. Ama görmezden geldikleri çok önemli bir eksik var: Hıristiyanlık, ortaçağdaki azgın baskıcılığının sonunu getiren Rönesans (ki, yeniden doğuş anlamına gelir) ayarı geçirdi ve aydınlanma dediğimiz bu çağı, bir yüzyıl içinde aralıklarla süren din savaşları ve mezhep bölünmeleriyle sonuçlanan devasa reformlar izledi. Dinin devlet üzerindeki yetkisi yitti, toplumdaki etkisi bitti. \n

\n

Başka bir deyişle Hıristiyanlık, gölgesi devletin üzerinden kalktıktan, insanların Ali kıran baş kesen kâbusu olmaktan çıktıktan ve en önemlisi; imanlı imansız, ateist, hatta din düşmanıötekinin yaşam, ifade ve irade hakkını tanıdıktan sonra, varmıştır sola. Hıristiyan sosyalistler, demokrasiyi üreten böyle bir sürecin vârisleridir. \n

\n

Oysa Hıristiyanlıktan 650-700 yıl sonra doğan İslamiyet, böyle bir reform sürecine hiç girmediği gibi ortaçağını yaşamaktadır ve radikalizasyon doruğuna henüz tırmanıştadır, daha ulaşmamıştır. \n

\n

Hitlerin seçimle işbaşına geldiğini düşünürsek, gerçek demokrasi tanımı din, dil, ırk ve cinsiyet ayrımsız eşitlik ile ifade özgürlüğünden ibarettir. Din baskısının her geçen gün arttığı ve ifade özgürlüğünün kalmadığı Türkiyede elbette demokrasi yok, artık. Hatta, din baskısıyla doğru orantılı artan kadın cinayetleri ve Fazıl Sayın ateist olup din dogmalarını eleştirdiği için ölüm tehditleri aldığına ve manen linç edildiğine bakılırsa, faşizan bir düzen kurulduğu söylenebilir. \n

\n

***\n

\n

İşte böyle bir ortamda sosyalist düşüncenin önüne Müslüman tanımını koymak, İslami radikalizasyonun doruğa sol cenahtan tırmanışı olup, alan yayılmasından ibarettir. \n

\n

Üstelik, fikir yeni değil. 1970li yılların başında İÜde sosyoloji okurken, bilgin hocamız, Prof. Dr. Cahit Tanyolun saplantısıydı. Döner döner, gerçek sosyalist devrimin, Müslümanlar tarafından ve İslam dünyasında yapılacağını söylerdi. İnanmazdık. Oysa yıllar öncesinden İran devrimini öngörmüştü. \n

\n

1979’da İranda devrim yapanlar, antikapitalist ve antiemperyalist Müslüman solculardı. Laik demokratların ve komünistlerin desteğini aldılar. Sonra Humeyni geldi, önce komünistler asılıp kesildi. Ardından laik demokratlar. Şahınki kadar baskıcı ve kapitalist bir İslam cumhuriyeti kuruldu. Bugün, İranın ulusal gelirinin yüzde 80ini, nüfusun yüzde 20si paylaşıyor.\n

\n

Solun, İrandan 40 yıl sonra antikapitalist Müslümanlara umut bağladığına bakılırsa, Türkiyenin de nereye gittiği daha iyi anlaşılıyor.

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Fransa halkı, bugün cumhurbaşkanını seçiyor. İkinci tura kalan Nicolas Sarkozy ile François Hollande arasında karar kılacak bu seçimler, cumhurbaşkanının kimliğinden öte, ülkenin geleceği için gerçek bir dönüm noktası. Çünkü sorumlusu olmadığı ekonomik krizin faturasını ödemeye zorlanan halk tabanının canı burnunda. \n

\n

Ama kapitalist düzenin krizi, kapitalist düzen içinde nasıl çözülür, kimse bilmiyor.\n

\n

Sosyalist François Hollandeın seçilme şansı daha yüksek görünüyor. Umarım öyle olur. Çünkü bir sosyal patlamayı, ancak kriz yükünün daha hakça dağılması ve zenginlerin pamuk ellerini cebe atması önleyebilir. Oysa Sarkozy, büyük sermayenin adamı. Eğer tekrar seçilirse, hem patlama garanti hem de aşırı sağın ve yabancı düşmanlığının kanı iyice bitlenir Fransada.

\n\n\n

İnsanlar, \n

\n

anlamadıklarına \n

\n

daha kolay inanır.”\n

\n

TACİTİUS

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025