Kalkan'da Kaldı Gönül Gözü
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Kalkan'da Kaldı Gönül Gözü

02.09.2012 03:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Beş günlük tatilim vardı. Can dostum Nazım Alpman, Kalkana git, sana çok iyi gelirdedi ve ekledi: Türkiyede oksijen oranı en yüksek hava, orada…” Tarihçi Herodot da Dünyada yıldızlara en yakın yer diye söz etmiş, Kalkandan. \n

\n

Herodota inanmadım. Ama Nazım Alpman ne diyorsa doğrudur. Dolayısıyla İstanbulda azalan oksijenpeşinde, düştüm yollara. \n

\n

Kalkan, 1920lere kadar Kalamaki adıyla anılan bir balıkçı köyü imiş. Rum nüfusu 1921de Meise göçmeye başlamış, kalanlar da 1942deki mübadeleyle terk etmek zorunda bırakılmış, evlerini, barklarını, ata topraklarını. O kadar akılcı su yolları, güzel evler ve binalar kalmış ki Rumlardan, bugün Kalkanda mimari bir özellik taşıyan, köyü ayrıcalıklı kılan her şey, camiye dönüştürülen kilise dahil, onların yapıları! Gerisi, dünyanın tüm sahillerinde rastlayacağınız türden harcıâlem kurulumlar…\n

\n

***\n

\n

Neyse ki kentin eski dokusunu içeren ve Köyiçidiye anılan özgün bölge, koruma altına alınmakla kalmamış, gerçekten korunmuş. Harcıâlem yapılaşma, bu dokunun çevresindeki boşlukta, gördüğüm kadarıyla etkin sayılacak bir denetim altında gelişiyor. \n

\n

Kalkanın ikinci şansı, Rumlardan kalan güzelliğin değerini bilen ve olağanüstü doğasına saygılı bir ahalisi olması. Eşim Daniel Colagrossi ile birlikte keşfettiğimiz yörede, insanların güleryüzlü nezaketinden gerçekten etkilendik. Kalkanlılar, yaşadıkları doğayı öğretmen bellemiş, dağların yüceliğinden özgür düşünce damıtmış, bilge bir halk!\n

\n

Çok uzun süredir rastlamadığım arı duruluk ve gönül zenginliğinde insanlarla tanıştım, dağlara yaslanmış bu sahil kentinde. \n

\n

Örneğin, özgün Kalkanın ağa evini Yüksek Anıtlar Kurulunun izni ve denetimi altında aslına tıpatıp uygun restore ederken, yeniden can verdikleri enkaza âşık olup onu bir mücevher gibi işleyen White Houseun sahipleri, Kelek ve Söyleli ailesi…\n

\n

Örneğin, iflah olmaz düzeyde coşkulu idealist, Neşe ve Sadık Öğretir çifti Brükseldeki NATOda 35 yıl çalıştıktan sonra Kalkana yerleşen eski çevirmen, eski sporcu, hatta eski Cumhuriyet yazarı, ama her daim müzisyen Sadık Öğretir, yöre çocuklarına akordeon çalmayı, şarkı söylemeyi öğretiyor. Yetenekli miniklerden kurduğu Kalkan Akordeon Grubu ve Korosu öylesine başarılı ki, geçen yaz İtalyada konser vermişler. Biz oradayken davet edildikleri Meis Adasını mest edip geldiler. Sadık öğretmenin üstün yetenekli öğrencisi, 12 yaşındaki Buse Söylelinin mehtaba karşı bir uçaksavar güvertesi gibi uzanan White House terasında bize verdiği akordeon konserini hiç unutmayacağım! \n

\n

***\n

\n

Kalkanın yaslandığı dağların her karışını, her yaprağı ve çiçeği severek bilen, çok özel insan Namık Safyüreki tanıdım, Kalkanda. Soyadı gibi duru bir gönül adamı. Bir o kadar bilgili, antik tarih meraklısı. Likya uygarlığının ören yerlerinin yanı sıra, Yörük kültürünün metafizik boyutu ondan soruluyor. Dağlarda kaybolan gezginleri, Ses verdeyip sesinin yankılandığı yerde eliyle koymuş gibi ancak o bulabiliyor. \n

\n

Ben sizin okurunuzum!diye çıkageldi bir gün Namık, o dağlara götürdü bizi. Bezirgân Köyündeki kır kahvesinin ağaçlarına, beklediği Mehdi gökyüzünden indiği zaman dinlensin diye iskemleler asan devrimci dost”, Derviş Mahmutu tanımak onuruna eriştikİnanın, yok böylesi ilginç bir kişilik, olamaz başka diyarlarda!\n

\n

Ve tabii, Kalkan köyünün çılgını, 80 darbesinin işkenceleriyle hayatın dışına itilmiş Mehmet Kaptanın Gemiadını verdiği, kimsenin beğenip binmediği kestane kayığıyla denize açıldık Daniel ve beni o köhne tekneye yakıştıramayan kerli ferli bir İngiliz, alayla karışık bir merakla kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi sordu. Siriustan geliyoruz!dedik. Bizim gezegende Kalkanın ikiz sahilleri, Mehmet Kaptanın da köşkü vardır…”\n

\n

Kibirli İngilizi, alaycı suratı çarpılırken izlemek çok keyifliydi!\n

\n

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

Kalkanda değerli okurum, sevgili Selma Elitezin el emeği, göz nuru butik oteli Türk Evinde kalmak istemiştik. Ama yer yoktu, Selma Hanım bizi White Housea yönlendirdi ve onun sayesinde, Halil, Marion, Hülya, Hüseyin, Sinan ve Buseyi tanıdık; bu güzel ailenin gerçek bir tutkuyla restore ettiğiağa eviCourt Yardda konakladık. \n

\n

Her biri süit büyüklüğünde 6 oda ve zamanında tüm köyiçine su dağıtılan bir sarnıcı barındıran, olağanüstü güzellikteki bu eski Rum evinin taş restorasyonunda çimento kullanılmamış. Anıtlar Yüksek Kurulundan onaylı bir duvarcı ustasının denetiminde Fransadan getirilen özel kil ve yumurta karışımıyla sıva yapılmış. Çiçekler içinde bir bahçeye açılan butik otelin ahşap doğramaları, dağlardan gelen sedir ağacından. Mis gibi sedir kokan odalarda uyumak, adeta bir tedavi niteliğinde. Mülkiyetine bile sahip olmadıkları bu güzel binayı aşkla onartan Halil Kelek ve Hüseyin Söyleli, restorasyonun dış mimarı Ayşe Pınar Karabağ ve iç mimarı Bihter Türkfilizi içtenlikle kutlarım.

\n\n\n

Hayatı yaşa, çünkü ölümü öldüremezsin.”\n

\n

MISIR PİRAMİT YAZITI

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025