Ölümsüz kadınlar
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Ölümsüz kadınlar

07.03.2021 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Asıl adıyla Henriette Dora Markovitch’in damarlarında babasının Sırp kanı akıyordu. Fransa doğumluydu ve Arjantin’de büyümüştü. Fazla büyümüştü sayılmaz, çünkü on sekizinci baharında Arjantin’den geri döndü Fransa’ya. 

Adını yeniden koymuştu: Dora Maar

Olağanüstü çekicilikte bir esmer güzeliydi. Ancak güzelliğinden çok sert karakteri, zekâsı ve geniş kültürüyle çekiyordu dikkatleri. 

Paris’te ressam André Lhotte’un öğrencisi oldu ve Henri Cartier Bresson’dan Man Ray’a, zamanın tüm ünlü fotoğrafçılarına modellik yaptı. Bir süre sonra, kendi fotoğraf stüdyosunu açtı.    

Yaşamını altüst edecek erkekle karşılaştığında, İspanya İç Savaşı’nda yüreğini Cumhuriyetçilerden yana koyan bir sanatçıydı. Komünistti. 

KAN ÇİÇEKLİ ELDİVENLER

Pablo Picasso’yla 1936 yılının başında, Paris’in entel kahvesi Les Deux Magots’ta tanıştı. Dora Maar’ın ellerinde, siyah dantel üzerine pembe çiçekler işli eldivenler vardı. Bir ara eldivenleri çıkardı, sağ eline uzun, sivri uçlu bir et bıçağı aldı, masanın üstüne açtığı sol elinin parmakları arasına saplamaya başladı. Bazen bir milim kayıyordu bıçak ve kan içinde kalıyordu sol eli... Picasso, gözlerini ayıramıyordu bu sahneden. Dora’dan eldivenlerini kendisine vermesini istedi. O eldivenleri, bir vitrinde ömür boyu saklayacaktı. Esmer güzeli fotoğrafçıyla İspanyol ressam arasında, kavgalarla sürüp gözyaşlarıyla yıkanacak büyük aşk başlamıştı.       

Man Ray’in objektifinden Dora Maar

Picasso’nun o sırada Marie Thérèse ile yaşıyor olması sorun değildi. Bir İspanyol boğası gücündeki Picasso, iki kadını bir süre aynı evde idare etti; ardından Marie Thérèse’e yol verip, Dora’yı seçti. 

GUERNİCA’NIN ORTASINDAKİ KADIN

Pek çok portresini yaptı, Dora Maar’ın. Yıllar sonra, “Onu hiç ağlamazken görmedim” diyecekti. İspanya İç Savaşı’na dair resimlediği Ağlayan Kadınlar dizisinin modeliydi Dora Maar. Ancak yalnız model değildi. Alman Condor uçakları Bask Ülkesi’nin Guernica kentini bombaladığında, ünlü Guernica tablosunu Dora Maar’ın anlattıklarıyla çizmeye başladı. Tablonun ortasındaki kadın, yine Dora’ydı. Dev boyutlardaki başyapıt bittiğinde, işgal altındaki Paris’te sanatsever bir Alman subayı Picasso’nun atölyesine geldi. Guernica tablosunu gösterip “Bunu siz mi yaptınız?” dedi. Ressamın yanıtı tokat gibiydi: “Hayır, siz!”

Picasso’nun 1944 yılında Komünist Parti’ye kaydolması da Dora Maar’ın etkisiydi. Ancak bir süreden beri Picasso’nun atölyesine başka bir kadın gelip gitmeye başlamıştı. Adı Françoise Gilot’ydu ve Dora, kendi resimlerini sergilediği 1944 yılında, Picasso’nun yüreğindeki yerini yitirdi. 

SEVDA YOK OLUR, DÜNYA ÇÖLLEŞİR

Ayrılık, akıl hastanesine düşürdü Dora’yı. Ünlü psikiyatr Jacques Lacan üstlendi tedavisini ve hastaneden çıkardı, güzel kadını. 

Dora Maar insanlardan uzaklaştı, yalnızlığı seçti. Yaptığı pek çok resmi kendi elleriyle yok etti. Pek çok fotoğrafını da. 

Pablo Picasso, 1973 yılında doksan iki yaşında öldü. Dora Maar, 1997 yılında gözlerini kapadığında doksan yaşındaydı ve kalıcılığı, Picasso’nun hayatına giren onlarca kadın arasında en önemli iki dişiden biri olmakla yakalamıştı. Dora Maar’ın adı, yıkıcı öfkesinden kurtulan ve 1999’da sergilenen birkaç özgün yapıtıyla değil, tıpkı Jacqueline gibi Picasso’nun tablolarıyla anılıyor.

Onun şaheseri, kuşkusuz Guernica’ydı. 

UNUTMAMAK, UNUTULMAMAK 

Kalıcılık, yalnızca sanat ve düşün dalında üretim verenlerin tekelinde değildir. Bir annenin çocuğunu iyi yetiştirmesi ve o çocuğun aynı başarıyı kendi çocuklarında göstermesi, duvarcı ustasının yüzyıllara dayanıklı bir duvar örmesi, mimarın kuşaklar boyu hayranlıkla seyredilecek bir köprü kurması, doktorun başarılı tedaviyle tıp literatürüne geçmesi, aşçının yamağına bıraktığı yemek tarifidir, kalıcılık. Bazen unutulmayacak bir kitap yazmaktır; bazen Atatürk olup batık bir imparatorluktan yepyeni bir ülke kurmak. Listeyi yaptığı işin en iyisini, daima daha iyisini başarmaya çalışan tüm insanlara uzatabilirsiniz. 

SELAM OLSUN İZ BIRAKAN KADINLARA! 

Kalıcılık, ölümden sonra birilerinin sizi sevgi ve saygıyla anmasına yol açan izdir. Eğer olumlu bir iz bırakmak için çıkarsanız yaşam yoluna, siz kalıcı olamasanız bile kalıcı olana el uzatarak, omuz vererek yakalarsınız ölümsüzlüğü. 

Ölümsüzlük, kalan insanların gidenleri düşünmesi, yazması, anmasından ibarettir. 

Unutulmamaktır, ölümsüzlük. 

Tıpkı 8 Mart 1857’de New York’ta yanarak ölen yüz yirmi dokuz işçi kadını unutmadığımız gibi. Onları 1910 yılında Kopenhag’daki Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda öncülük ettiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’yle ölümsüz kılan Clara Zetkin’i anımsadığımız gibi.

Dünyaya güzel izler bırakan ve güzel izler bırakanları yaratan tüm kadınlara selam olsun.     

TUZ KIRMIZISI

Troya bak burası

bütün tanrılar burada

hipodromlardan geliyorlar

hayallerimle yarışıyorum

salgın kol geziyor

gözlerimin içinde

bu hastalık bir kurşun etmiyor

tuz kırmızısı her yer

sevdalarımla yarışıyorum

Aralıkta kaldı bütün mevsimler

bir türlü gelmiyor yeni yıllar

ayrılıklar umutlar

Troya bak burası

bütün tanrılar burada

Posedion yazdıklarımı okuyor

şiirlerimle yarışıyorum...

A. KADRİ ERGİN

Yazarın Son Yazıları

Hrant Dink’in iki ölümü

Yarın 19 yıl olacak, içimizdeki en insan kaldırımda cansız yatalı ve üstüne serilen muşambaya sığmayan ayaklarındaki tabanı delik papucuyla unutulmaz olalı...

Devamını Oku
18.01.2026
Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025