Zenne: Olmak İçin Ölmek
Mine G. Kırıkkanat
Son Köşe Yazıları

Zenne: Olmak İçin Ölmek

25.01.2012 04:59
Güncellenme:
Takip Et:
\n\n\n

Bütün zamanların en büyük yazarı Shakespeareden haberi yoktur. Ne Hamleti bilir, zaten ne de Danimarkayı. Zır cahildir, zurnanın son deliğidir. Ama yavan ömründe hiç olmazsa bir kez Olmak ya da olmamaktümcesini duymuş, hatta kendini göstermek istediği bir an ya da yerde, kuşkusuz ne anlama geldiğini de tam olarak kestiremeden, olmak ya da olmamakdiye espri yapmaya çalışmıştır.

\n

Başka bir deyişle, Shakespearein The Tragical History of Hamletoyununda Danimarka Prensi Hamlete bir kafatasının karşısında söylettiği To be or not to besözü, 1603 yılından beri dünyayı dolanmış ve bir biçimde yer etmiştir insanların belleğinde.

\n

Çünkü söz, ölümle yaşam arasındaki keskin olduğunca ince çizgide, tarihöncesinden tarih sonrasına her insanın aklını kurcalayan varlıkla yokluk sorunsalıdır.

\n

***

\n

Oyunda, babasının öcünü alacağı katile yaklaşmak için deli rolü yapar Hamlet. Katil amcasıdır. Ama Hamlet, aşktan delirmiş rolüne öylesine kaptırır ki kendisini, amcasını öldürmek için bir türlü harekete geçemez.

\n

Zenne filmini seyrederken, modern zamanların Hamletlerini izliyormuşum duygusuna kapıldım: Yaşayamadığı kadınlığının ve tatminsizliğin acısını, kendi delilik zindanı, dindar muhafazakâr kafese kapattığı ailesinden çıkaran, hunhar bir anne. Kuşkusuz kendisi de bastırılmış bir eşcinsel olduğu için karısının aşağılamalarına boyun eğen, sonunda oğlunu öldürmek zorunda kalan bir baba.

\n

Anneye, babaya boyun eğmeye koşullanmış, Hayır!demeye bir türlü cesaret edemeyen, onları kırmamak için kendilerinden kaçmaya çalışan, yalan söyleyen, gibiymiş yapan iki kardeş.

\n

Şehit dulu annesinin aşırı sevgisiyle, savaşta çıldırmış ağabeyi arasında yaşam alanı bulamayan bir zenne. Yanına sığındığı, belli ki çile çekmiş, marjinal bir teyze. Ve onun, sonunda adam gibi adam olduğu anlaşılan öküzsevgilisi... Bir de vicdanı, üç çocuğun ölümüyle kanayan, Alman savaş fotoğrafçısı.

\n

‘Zenne’ filminde tüm karakterlerin ortak noktası, olduklarını olamamak”. Tereddütleri, pişmanlıkları, istikrarsızlıkları, korkuları, tutkuları ve delilikleriyle hepsi birer Hamlet. Her biri, olmak ya da olmamak arasındaki keskin çizgide oldurmaya çalışırken olması gerekeni, biri öldürülüyor.

\n

O da Ahmet.

\n

***

\n

Film, ilk beş dakikası hariç, çok başarılı bir yapım. Bu yazı bir eleştirmen değil, seyirci yazısı olduğundan, aktör adlarını sayıp yıldız dağıtmayacağım. Hepsi etkileyici ve inandırıcı. Zaten filmin kurgusu da öyle. Sanırım kurgunun inandırıcılığı, hem 26 yaşında babası tarafından homoseksüel olduğunu itiraf ettiği için öldürülen Ahmet Yıldızın gerçek öyküsünden yola çıktığı, hem de yönetmenleri Caner Alper ve Mehmet Binayın deneyimli belgeselciler olmasından ileri geliyor.

\n

Yapımcı, yönetmen ve aktörleriyle Zenne filmi, belli ki trajik ölümü çok sarsan bir arkadaşa son selam ve Ahmet Yıldızın anısında tüm eşcinsellerin uğradığı sürekli ayrımcılığı, bazen şiddeti, çoğu kez de tacizi ihbar etmek, farklı olmak hakkını savunmak, toplumsal duyarlık yaratmak amacıyla gerçekleştirilmiş.

\n

Filme başından sonuna destek verenlerin maddi manevi fedakârlığı, dayanışması -ki aralarında dostlarım Bulut Reyhanoğlu ve Gökay Gündoğdu da var!- zaten ortak bir duygu ürünü olduğunu gösteriyor.

\n

Filmin ilk beş dakikasında görsel değil, söylemsel açıdan yapılan hata, devamında hemen hiç kullanılmayan bir gay jargonunu, sanki seyirciyi bir gay filmi görmeye hazırlamak, şoke etmek için birbiri ardına sıralanan kalıplar halinde kullanmak. Oysa filmin devamında bu jargon hiç yok, zaten kurgu öylesine güçlü ve vurucu ki bir konuşma biçemiyle açıklamak gerekmiyor.

\n

***

\n

Zenne, salt insanların değil, insanların ortak ağacı tüm memelilerin ortalama yüzde 12 nüfusunu oluşturan eşcinsellerin kimlik ve varlık haklarını savunan, militan bir film. Yönetmenlerin, filmi çekerken Hamleti falan düşündüklerini hiç sanmıyorum. Ama ben, eşcinsellere özgü bir film gibi izlemedim Zenneyi. Tüm ötekileştirilen ve inkâr edilenlerin olmakhakkı için olmamak ile ölmek arasında yaşadıkları tragedyayı gördüm...

\n

Duygusal bir sinerjiyi olağanüstü bir esere dönüştüren yaratıcı ekibini, içtenlikle kutlarım.

\n\n\n

‘G’ NOKTASI

\n\n\n

İstanbulun simge semtlerinden Beyoğlunu güya korumak için hem de bir değil, bir sürü plan yaptılar. Bu planlara Beyoğlu Koruma Planlarıdediler.

\n

Meğer korumaktan, elbette ki kondurmayı anlıyorlarmış !

\n

Cihangir Salı Pazarı Bayırı, sit alanı kapsamında ve üzerinde 17. yüzyıldan bir konak ve hamam kalıntıları var. Beyoğlu Koruma Planlarıne işe yaradı biliyor musunuz? Bayırdaki bu kalıntıların üstüne 12.5 metre yükseklik ve 11 m. genişliğinde yapılaşma izni vermeye

\n

Duyarlı yurttaşlar, arkeolojik keşif yaptırdılar, dava açtılar; hazırlattıkları raporu Koruma Kuruluna sunmak aşamasındalar. Ama kurul değerlendirmesinin ne yönde olacağını kestiremiyorlar

\n

Rantçıya ranttan şikâyet ne sonuç verir sizce?

\n\n\n

Halklar, imanı ve yasayı, para alır gibi bakmadan kabul ederler.”

\n

VOLTAIRE

\n\n

Yazarın Son Yazıları

Güney Amerika’ya Ortadoğu modeli

Beyaz Saray, sosyal medyada Başkan Donald Trump’ın siyah beyaz bir fotoğrafını yayımlıyor, üstüne küçük harflerle “No games” altına büyük harflerle FAFO yazıyor.

Devamını Oku
11.01.2026
Ve Tanrı aşkı yarattı

Gazeteci, o sabah dörder dörder çıktı çalıştığı derginin eski ama soylu mermer merdivenlerini.

Devamını Oku
04.01.2026
Hemingway için “ikinci Truva kuşatmasının sonu” (2)

9 Ekim 1922 tarihli Toronto Daily Star gazetesinde Ernest Hemingway imzasıyla yayımlanan “Türkler İstanbul yakınlarında” başlıklı haber...

Devamını Oku
28.12.2025
Hemingway’in Türklerle imtihanı

Kurtuluş Savaşı’nın Cumhuriyetle taçlanmasına bir yıl var ve İstanbul işgal altındaydı.

Devamını Oku
21.12.2025
Bir sosyal demokratın anıları

Halkçı Parti’nin genç milletvekilleri koşulların izin verdiği ölçüleri aşarak 12 Eylül ve sonrasındaki işkence iddialarını Meclis gündemine taşıyordu.

Devamını Oku
14.12.2025
Hello Papa, sen misin yeni baba?

Boğaz kıyılarındaki küçük Byzantion yerleşkesini Nova Roma’ya (Yeni Roma, bugünkü İstanbul) dönüştürecek yıkım-yapım çalışmaları 324 yılında başladı.

Devamını Oku
07.12.2025
Türkiye’nin ilk kitap müzesi: FKE

Fethiye, yurttaşların ormanları yanmasın diye nöbet tuttuğu ve olağanüstü güzellikte kıyı şeridine çöken muktedirlere, muktedir torpillilerine karşı kazanamayacaklarını bile bile mücadeleye girmekten korkmayan çevreciler ile yurtsever Yörüklerin diyarıdır.

Devamını Oku
30.11.2025
Karar ve tavır

Türkiye artık ulusal bir toplum değil.

Devamını Oku
23.11.2025
Onlar SAFE, bizler saf..

Hayhuy arasında kaynadı gitti...

Devamını Oku
16.11.2025
Yangın önlemek mi, keriz silkelemek mi?

Turizm, Türkiye’nin en önemli gelir kaynaklarından biri.

Devamını Oku
09.11.2025
Panik atak mı, panik aşk mı?

Kırk yaş, rastgele bir yaş değildir.

Devamını Oku
02.11.2025
İster zart, ister zurt, illaki zort

Dünyada pek çok devlet ve yönetim biçimi vardır.

Devamını Oku
26.10.2025
Yılanların yalanı

Türkiye’nin yalanları, tarihi kadar uzun, kalın ve kuyrukludur.

Devamını Oku
19.10.2025
Hayaller Riviera, gerçekler Gazze

ABD’nin en hafif deyimle en tuhaf başkanı Trump’ın Gazze’ye ilişkin bir projesi var.

Devamını Oku
12.10.2025
Siter yalha züdü çekger dirmi?

Çocukken çok sevdiğim bir oyun vardı. Belki siz de oynamışsınızdır...

Devamını Oku
05.10.2025
Al saat ver saat

Makronezya müstebiti Valdemir Potin’in ricası üzerine Mikronezya’yı barışçıl amaçlarla işgal eden 100 bin Çinli askeri doyurmak kolay değildi.

Devamını Oku
04.10.2025
Bir muhtarın çığlığı

11 Eylül 2025 tarihinde Kadıköy ilçesindeki Caferağa Mahallesi’nin kalbindeki tek mazbut (tahrip edilmemiş alan), Ali Oğlu Hüseyin Vakfı’na ait 12 dönümlük arsa için bir ihale düzenlendi.

Devamını Oku
28.09.2025
Hatırla sevgili, o makus tarifi

100 bin Çinlinin 100 bin nüfuslu Mikronezya adasını işgali, iştah ve sefayla sürüyordu.

Devamını Oku
27.09.2025
Eğriliğin ederi, doğruluğun bedeli

Dünyanın tüm kedileri aynı dili konuşur, aynı tınılarda hırlar ve miyavlarlar.

Devamını Oku
21.09.2025
Kayyum devşirme

12 Haziran 2011 genel seçimleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanı olarak girdiği ikinci, oy kullanabildiği ilk seçimdi.

Devamını Oku
14.09.2025
Sal gideyim, salla geleyim

Yalnız ve güzel ada Mikronezya’nın uyuşuk ahalisi, her şeye alıştığı gibi savaşsız gerçekleşen Çin işgaline de alışmış, minnak adayı nüfusu kadar işgalciyle paylaşmayı da kabullenmişti.

Devamını Oku
13.09.2025
Hayaller dolgun fon, gerçekler yırtık don

Güzel bir Kafkas atasözüdür: “Yükseklerde ne eserse alçaklarda onu toplarsın.”

Devamını Oku
07.09.2025
Belirsizliğe doğru

Joseph Ignace Guillotin, 1738 ile 1814 yılları arasında yaşamış bir doktor; Paris Tıp Enstitüsü’nde anatomi dersleri veren bir hocaydı.

Devamını Oku
31.08.2025
Yarım insan hakları

Mısır, nüfus çoğunluğu Müslüman bir ülkedir.

Devamını Oku
24.08.2025
我们身后还有十五亿

Çin’in Mikronezya’yı sessizce işgali Makronezya müstebiti Valdemir Potin hariç, Ezya arşipelindeki tüm istibdatları heyecana gark etmiş ve hatta okyanus ötesi kıtaları da zıplatmıştı.

Devamını Oku
23.08.2025
Bir vasiyetin ağırlığı

“Toplum olarak fikirdüşünce gelişmesi ve vicdan bilinçlenmesi gibi nimetlerden yoksun kalmışlığımızın iki sorumlusu vardır...

Devamını Oku
17.08.2025
Çin işi, asker dişi

Mikronezya ile Yutania’nın şöyle ağız tadıyla bir türlü kapışamayan ordularının sahillerde pineklediği bir sabah; olan oldu.

Devamını Oku
16.08.2025
İsyan hakkı

İnsanlar niçin anneye, babaya, düzene isyan ederler?

Devamını Oku
10.08.2025
Yanık toprak taktiği

Türkiye, artık ağır yaralı bir ülke.

Devamını Oku
03.08.2025
Satamam derdimi kimseye

Mikronezya’nın Yutania ile nihai kapışması beklenirken Ulu Çoban Muktedir Makropiç’in de askeri ve sivil ahalinin moralini elbette yüksek tutması gerekiyordu.

Devamını Oku
02.08.2025
Patria Nostra’dan Madara Mostra’ya

Hani karşınızda biri limon yer, sizin damağınız kamaşır.

Devamını Oku
27.07.2025
Emekli açlık, emeksiz tokluk

Köyde doğdum. Lise bitene kadar kara lastik ayakkabı giydim. Devlet yurdunda tıkış tıkış vaziyette üniversiteyi bitirebildim...

Devamını Oku
20.07.2025
Son dilek, yok çörek

Mikronezya ve Yutania’nın yaz sıcağında çöle dönüşen kumsallarında düşman beklerken sivrisinek avlayan, sevdiklerinden aylardır uzak kalan askerler, depresyona giriyorlardı.

Devamını Oku
19.07.2025
Yüreğimiz sızlar, ciğerimiz yanarken...

Canlılar arasında bir canlı türü olan insanın, ait olduğu memeliler sınıfındaki diğerlerinden tek üstünlüğü, beyinsel yeteneğidir.

Devamını Oku
13.07.2025
Dar sahada kısa paslaşma

Mikron ordusu kıyıda düşman beklerken, Betonit Saray’da işler çığrından çıkmıştı. Olası savaş masrafları boyuna yoksul halkın sırtına bindiriliyor; savaş korkusu ise Kel Tepe’deki ayrıcalıklı nüfusun cima furyasını kamçılıyordu. Sarayın CİA danışmanı Frozen Goldstein, donuk zekâsına karşın epeyce ateşli bir çapkındı. Güzeller güzeli karısı Frambuaz ise başlangıçta dini bütün bir Yolcu ve erdemli bir kadındı. Ama kocasının ihanetlerini öğrenince yoldan çıkmış; “göze göz dişe diş” deyip o da cima havuzuna atlamıştı.

Devamını Oku
07.07.2025
Diyanet’in yol harcı, teğmenlerin ihracı

Tuzla Piyade Okulu’nda 10 Kasım 2023’te Atatürk’ü anma etkinlikleri için son hazırlıklar yapılıyordu.

Devamını Oku
06.07.2025
Saçma sapan bir savaş mıydı?

Saçma sapan bir savaş mıydı? İ srail’in suikast saldırıları, İran’ın Demir Kubbe’yi delen füzeleri, ABD’nin İran’ı bombardımanı, yıkılan binalar, insan kayıpları ve pek de anlam verilemeyen bir savaş daha tavsadıktan sonra ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth dünyaya açıkladı: “Biz bu saldırılara aylardır hazırlanıyoruz…”

Devamını Oku
29.06.2025
Suratın tatlısı, limonun ekşisi

Mikronezya adasının Yutania’ya bakan kıyı şeridinde, askeri karargâh dışında bir sivil yaşam belirtisi de vardı...

Devamını Oku
28.06.2025
Sarı Paşa ve Türk Mucizesi

Vakit dardı. Kütahya mücadelesi sonrası, Yunan ordusu var gücüyle saldırıya geçecekti.

Devamını Oku
22.06.2025
Felekten bir gece, adını hece hece

Bolluk ve mutluluk istibdatı Yutania adasında, herkes seferberlik öncesi günleri özlüyordu.

Devamını Oku
21.06.2025