‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

31.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Antik dönemlerde tuz, yalnızca bir gıda değil, hayati, ekonomik ve siyasal bir unsurdu. Kıtlık dönemlerinde hayatta kalmayı sağladı, orduların beslenmesini mümkün kıldı, uzun yolculukların askeri seferlerin önünü açtı.

Başta eski Türk geleneklerinde olmak üzere askerler için et bozulmasın diye tuzlanırdı; yani tuz, düzenin ve sağlamlığın sembolüdür. Roma İmparatorluğu’nun kuruluş sebebi tuzdur.

Roma’da askerlere verilen “salarium” (maaş) kelimesi tuzdan gelir. Bugünkü salary kelimesinin kökü buradadır.

Özetle “tuz kokarsa” devlet düzeni çatırdar.

Size bugün düzenin nasıl çatırdadığını anlatan bir örnek vereceğim.

Anayasamızın 73. maddesi açık ve nettir:

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlüdür.”

Dikkat edin. Anayasa “vergi veren yurttaş” diye bir ayrım yapmaz. “Herkes” der. Çünkü vergi bir ayrıcalık değil, toplumsal bir ödevdir.

Ama bugün yaşadığımız tablo, bu cümlenin ruhuyla ne kadar örtüşüyor?

Vergisini düzenli ödeyenin cezalandırıldığı, vergi kaçıranın ise mahkeme kararlarına rağmen bir eli yağda bir eli balda yaşadığı bir dönemden geçiyoruz. Vergi vermemek için sahtekârlık yapanların kollandığı, buna karşılık dürüst mükellefin baskı altında bırakıldığı bir dönem.

Ve işin en karanlık tarafı tam da burada başlıyor.

Vergi kaçıranları ortaya çıkarmakla görevli olanlar... Yani kamu adına denetim yapanlar.

Peki ya o denetimi yapanlar, vergi kaçıranlarla işbirliği yaparsa?

Ya da daha da vahimi, dürüst mükellefi korkutarak, tehdit ederek örgütlü bir yapı içinde para vermeye zorlarsa?

Evet... Ne yazık ki olmuş. Hem de iddialara göre sistematik şekilde yapılmış.

Anlatayım.

2025 yılının ocak ayında bir tanık, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kapısını çalıyor.

Anlattıkları sıradan bir şikâyet değil.

İddiaya göre Beylikdüzü Vergi Denetim Kurulu’nda görevli bazı vergi müfettişleri, vergi mükellefleri hakkında düzenlenecek raporları bir baskı aracına dönüştürüyor.

“Ceza yazarız”, “Mahkemeye sevk ederiz”, “Yıllarca hapis yatarsınız” tehdidiyle mükellefleri sindiriyor ve bu korku üzerinden yüksek miktarlarda para talep ediyor.

Savcılık bu ihbarı ciddiye alıyor. Soruşturma başlatılıyor. Mahkemeden fiziki ve teknik takip izinleri alınıyor. Mali suçlarla mücadele ekipleri devreye giriyor.

İddialara göre bazı müfettişlerin odalarına kamera yerleştiriliyor. Yapılan görüşmeler kayıt altına alınıyor.

Dosyada özellikle üç isim öne çıkıyor: Süleyman Ç., Taha B. ve Doğan G.

İddialara göre bu isimler arasındaki konuşmalar sadece şüphe değil, adeta suçun ikrarı niteliğinde.

Hangi mükellefe nasıl baskı yapılacağı, hangi rapor karşılığında ne kadar para isteneceği konuşuluyor.

Hatta odalarda saklanan paraların görüntüleri dahi teknik takiple kayda giriyor.

İfadeler kısmı ise en az görüntüler kadar çarpıcı.

Şüphelilerden Doğan G, ilk aşamada her şeyi inkâr ediyor. Ancak fiziki ve teknik takip kayıtları önüne konulunca bu kez itirafçı oluyor.

Yapıyı anlatıyor. Ama iddiaya göre eksik anlatıyor.

Mağdur sıfatıyla ifade verenlerden Güler A. ve Murat Ş. ise yaşadıklarını tüm ayrıntılarıyla aktarıyor.

Mali müşavirleri aracılığıyla müfettiş Taha B’nin kendilerini aradığını söylüyorlar.

“2019 yılında sahte fatura kullanıldığı” iddiasıyla kuruma çağrılıyorlar.

Murat Ş. defter ve faturaları alıp gidiyor.

Birkaç gün sonra karşısına çıkan tablo şu: “Yargılanırsınız. 3 yıldan başlayan hapis cezası var. Dosyalar büyür, bu iş 10-15 yıla gider.”

Geri adım atmıyorlar. “Biz usulüne uygun iş yaptık” deyip odadan çıkıyorlar.

Ama baskı bitmiyor. Bu kez telefonlar başlıyor.

Murat Ş. tekrar kuruma gittiğinde, bu kez karşısına Süleyman Ç. ve Doğan G. çıkıyor.

Teklif açık: “100 bin TL verirseniz konu kapanır. Vermezseniz mahkeme, peş peşe davalar, cezaevi...”

Reddedilince pazarlık başlıyor: “Parayı düşürelim. Yoksa başın yanar. Hiç ziynetiniz bile mi yok?”

Sonunda rakam 30 bin TL’ye düşüyor. Ve iddiaya göre para elden teslim ediliyor. Bakın.

Bu anlatılan sadece bir örnek.

Dosyada müşteri ayarlayan avukatlar, aracılık yapan mali müşavirler, hatta mafya bağlantısı olduğu iddia edilen ancak resmi kayıtlarda adı geçmeyen bir kadın da var.

Savcılık ve Emniyet soruşturmayı genişletiyor. İkinci dalga... Üçüncü dalga...

Ancak soruşturmanın ilerleyen aşamalarında dikkat çekici gelişmeler de yaşanıyor.

Üçüncü dalga operasyonunda gözaltına alınanlardan bazıları adli kontrol ile serbest bırakılıyor.

İddiaya göre bu kişiler için üstelik kamuoyunun da yakından tanıdığı birçok üst düzey siyasi araya giriyor.

Özetle tuz kokuyor.

Elbette devleti ayakta tutan onurlu savcı, memur ve askerler var.

İşini namusuyla, hukuka bağlı kalarak yapan kamu görevlilerine sözümüz yok. Bu yazı onlara değil.

Ama kamu gücünü kişisel menfaati için kullananların, hangi makamda olursa olsun ortaya çıkarılması bu toplumun hakkıdır.

Soruşturmayı takip ediyorum.

Yargılama sürecini de takip edeceğim.

Gelişmeler oldukça yazmaya devam edeceğim.

Yazarın Son Yazıları

Yasadışı bahis imparatorluğuna operasyon

Türkiye’de yasadışı bahis soruşturmaları uzun yıllardır sürüyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje

Yıl 2011...

Devamını Oku
05.05.2026
Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025