Devlet hastanesinde sahte doktor
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Devlet hastanesinde sahte doktor

24.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır. Osmaniye Devlet Hastanesi’nde görev yapan bir doktorla ilgili iddialar da tam olarak böyle.

Doğrudan soruyorum: Bir doktorun diploması sahte olabilir mi?

Ne yazık ki doğrudan “Hayır” diyemiyorum.

Anlatayım.

2023 yılının ağustos ayında Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’na ulaşan bir ihbar, YÖK’e iletiliyor. İhbarın konusu ciddi: “Yurtdışından yatay geçiş işlemlerinde sahte belge kullanımı ve usulsüz öğrenci kayıtları.” Bunun üzerine Yükseköğretim Denetleme Kurulu devreye giriyor ve kapsamlı bir inceleme başlatılıyor.

Üniversiteye kayıt sırasında sahte ve usulsüz belgeler sunan Berk G. ve Burcu Ö. isimli kişiler hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na 16 Ağustos 2024 tarihinde suç duyurusunda bulunuluyor.

YÖK, Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi 6. sınıf öğrencisi olan Berk G’nin kaydının silinmesi için üniversiteye yazı yazıyor ve kişinin kaydı siliniyor.

Altınbaş Üniversitesi’ne kayıt yaptıran ancak ibraz ettikleri belgelerin sahte olduğu anlaşılan 8 kişi tespit edilmiş ve kayıtları silinmiş.

Bu kişiler, Sultan D. Yeliz Ö. Serhat A, Fırat A. Recep S. Elif K. Fırat A. Güçlü A. Mustafa M.D. Recep S. Zafer A.K.

Bu kişilerin haricinde tespit edilen Umut Ş.A. hakkında da yatay geçiş yaptığı Lokman Hekim Üniversitesi’ne bilgi verilmiş ve hepsi hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuş.

Bu isimlerden Sultan D. isimli kişiyi anlatmak istiyorum.

Altınbaş Üniversitesi, Sultan D’nin de aralarında bulunduğu birçok kişinin kaydını “sahte belge” gerekçesiyle iptal ediyor. Resmi kayıtlara göre Sultan D’nin tıp fakültesi kaydı 18 Temmuz 2022 tarihinde siliniyor. Yani ortada geçerli bir tıp eğitimi, dolayısıyla hukuken geçerli bir hekimlik sıfatı kalmıyor.

Peki, sonra ne oluyor?

Asıl soru da burada başlıyor.

Sultan D, kaydı silinmiş olmasına rağmen Osmaniye Devlet Hastanesi’nde doktor olarak görev yapmaya devam ediyor. Ta ki Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu’nun yürüttüğü inceleme sonucunda, 25 Ekim 2023 tarihinde “görevden uzaklaştırma” kararı verilene kadar.

Durup tekrar soralım:

Bir kişinin üniversite kaydı 2022 yılında “sahte belge” nedeniyle siliniyor ama bu kişi 2023 sonuna kadar devlet hastanesinde hekim olarak çalışabiliyor. Nasıl?

Hiç mi bir bildirim yapılmıyor, çalıştığı hastaneye yazı yazılmıyor?

Sağlık Bakanlığı’nın görevden uzaklaştırma yazısında, Altınbaş Üniversitesi’ne yatay geçiş sırasında Rusya’daki RUDN Üniversitesi’ne ait belgelerin gerçeği yansıtmadığı yönünde “kuvvetli şüphe” bulunduğu açıkça ifade ediliyor. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun ilgili maddelerine dayanılarak soruşturmanın selameti gerekçe gösteriliyor.

Buraya kadar her şey “kâğıt üzerinde” işliyor gibi görünüyor.

Ama aradaki 15 aylık boşluk, bu dosyayı bir bireysel sahtecilik vakasından çıkarıp doğrudan bir kamu yönetimi ve denetim skandalına dönüştürüyor.

Bu sürede ne oldu?

- Üniversite kaydı silinen bir kişi nasıl doktor olarak çalıştı?

- Sağlık Bakanlığı’na bu bilgi neden zamanında ulaşmadı?

- Ulaştıysa neden işlem yapılmadı?

- Bu kişi kaç hastaya baktı, kaç teşhis koydu, kaç imza attı, kaç reçete yazdı?

Bu soruların hiçbiri “kişisel” değil. Tamamı kamuyu ilgilendiriyor.

Üstelik Sultan D’nin dosyası münferit de değil. YÖK incelemesi kapsamında Altınbaş Üniversitesi’ne kayıt sırasında sahte belge sunduğu tespit edilen çok sayıda kişi hakkında savcılıklara suç duyurusunda bulunulmuş durumda. Bazılarının mezuniyeti iptal edilmiş, bazılarının kaydı silinmiş, bazıları başka üniversitelere bildirilmiş.

Yani mesele bir “sahte doktor” hikâyesinden ibaret değil.

Mesele, denklikten yatay geçişe, üniversiteden bakanlığa uzanan denetim zincirinin nerede koptuğu.

Bugün konuşmamız gereken esas konu şu:

Bu tür vakalar nasıl ortaya çıkıyor değil; nasıl bu kadar geç ortaya çıkabiliyor?

Çünkü sağlık sistemi, telafisi olmayan sonuçlar doğurabilecek bir alandır. Bir yanlış imza, bir hatalı teşhis, bir geç fark edilen sahtecilik; bedeli insan hayatı olan sonuçlar doğurabilir.

Zaten yatay geçişte usulsüzlük başlı başına bir skandalken sahte doktorluk ile sorun daha da katmerleşiyor.

Bu nedenle bu dosya kapanmamalı.

Sadece savcılıkta değil, idari olarak da tüm yönleriyle sorgulanmalı.

Aksi halde yarın yine aynı soruyu sorarız:

“Nasıl oldu da fark edilmedi?”

Ve her seferinde geç kalırız. 

Yazarın Son Yazıları

Paybull dosyası: Bir şirketin değil, bir sistemin şifresi

Bir ödeme kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
09.06.2026
Çağımızın vebası: Görünür olma hastalığı

Uzun zamandır kafamda dönüp duran bir mesele var.

Devamını Oku
06.06.2026
Milyarlarca liralık PayCO iddianamesi

Bir elektronik para kuruluşu düşünün.

Devamını Oku
02.06.2026
Tartışmalı araçlar: Kılıçdaroğlu ve Nafer Bey ilişkisi

CHP ile yatıyoruz, CHP ile kalkıyoruz.

Devamını Oku
30.05.2026
Kılıçdaroğlu'nun 'görevi' ne zaman bitecek

AK Parti’nin 25 yıllık iktidarı boyunca “Bunu da gördük” dediğimiz o kadar olay yaşadık ki ne yaşanırsa yaşansın artık şaşırmayız diyorduk.

Devamını Oku
26.05.2026
Mesele mutlak butlandan çok daha büyük

Cumhuriyet Halk Partisi’nde 38. olağan kurultaya ilişkin verilen “mutlak butlan” kararını herkes konuşuyor.

Devamını Oku
23.05.2026
Rasim Ozan Kütahyalı dosyasından ayrıntılar

Rasim Ozan Kütahyalı’nın ifadesini okudum.

Devamını Oku
19.05.2026
Adana’da neler oluyor: Dev bir KİRLİ ÇARK

Yasadışı bahis ve kumar en az uyuşturucu kadar tehlikelidir.

Devamını Oku
16.05.2026
Hem yoksul hem de yoksun kaldık

Ekonomik anlamda hiç ama hiç iyiye gitmiyoruz.

Devamını Oku
12.05.2026
Yasadışı bahis imparatorluğuna operasyon

Türkiye’de yasadışı bahis soruşturmaları uzun yıllardır sürüyor.

Devamını Oku
09.05.2026
Sazlıdere’den beton dereye: Çılgın proje

Yıl 2011...

Devamını Oku
05.05.2026
Ayaklar baş olursa kıyamet kopmaz

Dün 1 Mayıs’tı.

Devamını Oku
02.05.2026
Doruk Madencilik işçileri ve Latin Amerika benzerliği

Birazdan anlatacaklarım tekil bir “işçi emekçi mağduriyeti” değil; Türkiye’de özelleştirme politikalarının, denetim mekanizmalarının ve siyasal himaye ilişkilerinin nasıl iç içe geçtiğinin çarpıcı bir özeti.

Devamını Oku
28.04.2026
Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026