Umut satmak serbest, hesap vermek zor
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Umut satmak serbest, hesap vermek zor

27.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum. Evet ekonomi kötü, evet adalete ekmek kadar ihtiyacımız var, evet Türkiye’nin yüzde 80’i zor bir hayat yaşıyor.

Fakat bu zor hayatları anlatmak istiyorum. Sizleri sürekli ekonomik veriler, adliye koridorlarındaki sorunlarla boğamam.

Elimde ilginç bir dosya var. Çünkü dosya rafa kalksa da geride cevaplanmamış sorular kalıyor. O sorular da çoğu zaman toplumun duygusuna ilişkin olduğu için üzerine eğilmek istiyorum. İşte önümdeki dosya tam olarak böyle bir dosya.

Mağdurun adını vermeyeceğim.

Bir kadın... Dağılan bir evlilik, ağır bir psikolojik çöküş ve “Ne olursa olsun toparlayayım” düşüncesi. Bu ruh haliyle sosyal medyada karşısına çıkan vaatlere tutunuyor.

“Renkler ve Enerji” adlı bir sosyal medya sayfası üzerinden yapılan paylaşımlar dikkatini çekiyor.

Astroloji, enerji çalışması ve spiritüel danışmanlık başlıkları altında sunulan bu içerikler, kadına bir çıkış yolu varmış hissi veriyor.

Mağdur kadın hesap sahibiyle iletişime geçiyor. İlk görüşmelerde astrolojik doğum haritası ve enerji çalışmaları gündeme geliyor. Evliliğindeki sorunların üçüncü kişilerin etkisi, negatif enerji ya da büyü kaynaklı olabileceği anlatılıyor.

Çünkü hesapta yer alan “eşinizle yaşadığınız sorunların çözümü”, “sevdiğiniz kişinin geri dönmesi” gibi iddialı vaatler mağdur kadını etkiliyor. Bu durumun ancak özel ritüellerle giderilebileceği anlatılıyor. Mağdur kadın da eşini kaybetme korkusu ve çaresizlik içinde bu söylemleri sorgulayamadan kabul ediyor.

Süreç, telefon görüşmeleriyle sınırlı kalmıyor. “Acil müdahale” gerektiği söylenerek Mersin’e davet ediliyor. Burada yapılan seanslarda yağlar, tütsüler, kristaller ve çeşitli spiritüel ritüeller uygulanıyor. Her aşamanın yeni bir bedel gerektirdiği söylenerek ödeme isteniyor, evliliğini kurtarma umuduyla mağdur kadın bu talepleri kabul ediyor.

Kadın, yaklaşık 1 milyon liraya yakın para verdiğini iddia ediyor. Bu iddia sadece sözle dile getirilmiyor. Banka dekontları var. Elden verildiği belirtilen paralar, tanık anlatımları ve yazılı belgeler de var. Bununla da sınırlı kalınmıyor; “Renkler ve Enerji” isimli sayfada yer alan paylaşımlar da mağdur kadına göre, kendisini etkileyen ve yönlendiren unsurlar olarak delil niteliğinde bulunuyor.

İş savcılığa taşınıyor.

Savcılık bu iddialar üzerine soruşturma başlatıyor. Ev aramaları yapılıyor, telefonlara ve bilgisayarlara el konuyor, dijital materyaller üzerinde bilirkişi incelemeleri gerçekleştiriliyor. Ancak sürecin sonunda gelinen durum kısa ve net: Kovuşturmaya yer olmadığına karar veriliyor.

Gerekçe tanıdık. Şüpheli, fal ve astroloji alanında resmi olarak faaliyet gösteren bir vergi mükellefi. Sunulan hizmetler karşılığında fatura düzenlendiği belirtiliyor. Dijital incelemelerde “büyü yapma ya da bozma”ya dair somut ve açık bir delil tespit edilemiyor.

“Renkler ve Enerji” sayfasındaki paylaşımlar ise savcılık değerlendirmesine göre genel nitelikte kabul ediliyor ve doğrudan suç unsuru olarak görülmüyor. Sonuçta olay, ceza hukuku kapsamında değil; taraflar arasında bir hukuk uyuşmazlığı olarak değerlendiriliyor.

Dosyada tanık beyanları da bulunuyor. Kadının psikolojik olarak yönlendirildiğine, panik yaşadığına ve çaresizliğinden faydalanıldığına dair anlatımlar mevcut. Ancak ceza hukukunda ölçü farklı. İddianın güçlü olması tek başına yeterli sayılmıyor. Delilin açık, somut ve tartışmasız olması gerekiyor. Dijital kayıtlarla desteklenmeyen anlatımlar, ceza davası açılması için yeterli görülmüyor. Hukuk kuralıdır, şüpheden her zaman sanık yararlanıyor.

Asıl tartışma tam da burada başlıyor.

Bir insanın duygusal çöküntüsünü, evlilik travmasını ve umutsuzluğunu “manevi danışmanlık” başlığı altında paraya dönüştürmek, eğer doğru kelimelerle yapılırsa ceza hukukunun dışında mı kalıyor?

Vergisi ödenmiş, faturası kesilmiş ve faaliyet konusu kayıtlara geçmişse bu alan tamamen dokunulmaz mı sayılıyor?

Bugün buna astroloji, spiritüalizm, enerji deniyor. Yarın enerji temizliği, ertesi gün bilinçaltı arındırma. İsimler değişiyor ama yöntem değişmiyor. Parası giden, adalet arayan ve sonunda hukuk mahkemelerine yönlendirilen insanlar aynı kalıyor.

Bu dosya kapandı.

Ancak ortada hâlâ cevap bekleyen bir soru duruyor: Yaklaşık 1 milyon lira verdiğini dekontlarla anlatan bir yurttaş için “Ceza yok” denerek dosya kapatılmalı mı? Yoksa bu alanın sınırları yeniden mi tartışılmalı?

Sizce bu durum bir dolandırıcılık mı yoksa mağdur kadının rızasıyla gerçekleşmiş bir eylem mi?

Zor soru değil mi?

Sorular ise yerinde durmaya devam ediyor.

Yazarın Son Yazıları

Gaziantep’teki ihaleye şaşırdık mı?

Türkiye’de kamu kaynaklarının kullanımı, özellikle de ihale süreçleri, uzun süredir hem hukuki hem de siyasi tartışmaların merkezinde yer alıyor.

Devamını Oku
25.04.2026
Adalet bir gün herkese lazım olacak

Ankara’da Mansur Yavaş’a yönelik İçişleri Bakanlığı’nca soruşturma izni verilmesi siyaset koridorlarını hareketlendirdi.

Devamını Oku
21.04.2026
Maraş saldırısı ve Horváth’ın kitabı

Neyi nasıl koruyacağımızı artık bilmiyoruz.

Devamını Oku
18.04.2026
Anemurium antik kentinde beton tehdidi

Anemurium antik kentini bilir misiniz?

Devamını Oku
14.04.2026
Belediyelere operasyonlar ve kumpas kültürü

Çok enteresan bir dönemden geçiyoruz.

Devamını Oku
11.04.2026
Akbelen, Tisan, Belgrad Ormanı: Tarafınızı seçin

Ülkedeki gündem her dakika değişiyor.

Devamını Oku
07.04.2026
İBB davasında dekont olayı

Bazen trajikomik olayların memleketin durumunu daha güzel anlattığını düşünüyorum.

Devamını Oku
04.04.2026
Sahte diplomada kritik isim

Sahte diploma operasyonlarını hatırlıyorsunuz değil mi?

Devamını Oku
31.03.2026
Beykoz’daki milyon metrekarelik orman arazisi

Siyasilerin “yeşil”e olan duyarlılığı, sanmayın ki doğanın yeşiline karşı.

Devamını Oku
28.03.2026
Yeter artık!

Gazeteciliğin ne kadar önemli bir meslek olduğunu bir türlü anlayamıyoruz.

Devamını Oku
24.03.2026
'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

'Nerede o eski bayramlar' dememek için...

Devamını Oku
21.03.2026
Bu yargılama böyle bitmez

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu, 107’si tutuklu, beşi müşteki sanık olmak üzere toplam 407 sanıklı İBB davasının ikinci haftası İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki 1 No’lu salonda görüldü.

Devamını Oku
17.03.2026
Yargılanan değil yargılayan İmamoğlu

Silivri’nin soğuk rüzgârları yine bir siyasi davaya tanık oluyor.

Devamını Oku
14.03.2026
POS cihazlarında vurgun

Şimdi yazacağım iddianameye göre 2022-2024 arasında toplam işlem hacmi 47.5 milyar TL olan POS cihazı vurgunu var.

Devamını Oku
10.03.2026
Kral Kiros’u ararken Nebukadnezar’ı bulacaklar

Önceki gün Oval Ofis’ten bir görüntü paylaşıldı.

Devamını Oku
07.03.2026
ABD-İsrail kontrolü kaybetti

Uluslararası ilişkiler veyahut strateji uzmanı değilim.

Devamını Oku
03.03.2026
Daha kaç cenaze gerekiyor?

Zonguldak’ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen göçükte iki madenci yaşamını yitirdi.

Devamını Oku
28.02.2026
Yasadışı bahsin kara tablosu

Adı: Derkan Başer...

Devamını Oku
24.02.2026
Bu bataklık kurumak zorunda

Yasadışı bahis soruşturması ve futbolda bahis-şike soruşturmaları hız kesmeden devam ediyor.

Devamını Oku
21.02.2026
Dijital çağın vebası: Yasadışı bahis

Biliyorum... Az sonra okuyacağınız satırlardaki konularla ilgili defalarca yazdım.

Devamını Oku
17.02.2026
Gayrimüslimlerin evlerine çöküyorlar

Türkiye, 150 yıl önce gayrimüslimlerin yaşadığı on binlerce ev ve araziye sahip.

Devamını Oku
14.02.2026
Kitabı alamayan elensin mi?

Bir üniversite öğrencisi...

Devamını Oku
10.02.2026
Taş taş üstünde kalmadı ama vicdanlar hâlâ ayakta mı?

Gece saat beşti...

Devamını Oku
07.02.2026
Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025