Efes’i nefessiz bırakmayın
Murat Ağırel
Son Köşe Yazıları

Efes’i nefessiz bırakmayın

03.02.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Türkiye’yi büyük bir ülke yapan şeylerden biri de üzerinde bulunduğu bin bir medeniyetin yaşadığı topraklarda biriktirdiği kültürdür.

Bakın para burada bulundu, modern Hıristiyanlık çağı burada başladı; Hititler, Hurriler, Karyalılar, Frigyalılar, Urartular, Likyalılar, en önemlisi de İyonyalılar burada yaşadı.

Daha Bizans’a, Selçuklulara Osmanlılara gelemiyoruz bile. Say say bitmiyor. Önümdeki haberi yazarken tam da bu düşüncelere dalmıştım.

Efes’ten bahsetmek istiyorum.

Evet, o büyüleyici 9 bin yıllık kesintisiz yaşamın döndüğü antik kentten...

Efes, antik dünyanın en önemli ve güçlü kutsal alanlarından biri haline gelen, aslen Anadolulu bir ana tanrıça olan Efes Artemis’inin kutsal alanı etrafında gelişti.

O dönemin siyasi atmosferi gereği bu kentleri tek başına bir devlet olarak düşünmek gerekiyor. İyonya kentleri çoğu kez Perslere karşı savaşa girmek zorunda kaldı.

Anadolu’nun batısı MÖ 133’te Roma İmparatorluğu’na katıldığında, Efes bölgenin başkenti ilan edilmiş ve kültürel ve ekonomik bir merkez olarak rolünü pekiştirmişti.

Kentteki, Celsus Kütüphanesi’ni, Hadrian Tapınağı, Serapeion ve duvar resimlerini, mozaikler ve mermer kaplamalarını anlatmaya başlasam sayfalar yetmez.

Hele toplumun üst kesimlerinin o dönemdeki lüks yaşam tarzını sergileyen iyi derecede korunmuş teras evleri gidip görmelisiniz.

Fakat Efes antik kentine (ana arkeolojik alana) girerken ödediğiniz standart bilet teras evlerini kapsamaz. Teras evleri ziyaret etmek için antik kentin içinde ayrı bir giriş ücreti ödemeniz gerekiyor.

Zaten amacım tam da son dönemde Efes’te yaşanan gariplikleri anlatmak.

Çünkü okuduğumda inanamadığım bir durum var.

Ege Telgraf gazetesinden İlayda Şahin’in haberine göre Efes antik kentinin karşılama merkezi yerine 180 otobüslük bir otopark ve 61 dükkanlık bir AVM yapıldığı iddia edildi.

Efes aynı zamanda 1. derece arkeolojik sit alanıdır. Aslında dokunulamaz bir bölgedir. Evet, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu gereği, birinci derece arkeolojik sit alanlarında kazı, betonlaşma ve inşaat faaliyetleri mümkün değildir.

Yani yapılaşma kesin olarak yasaktır. Sadece bilimsel kazı, koruma ve çok sınırlı düzenlemelere izin verilir. Ticari, endüstriyel veya yoğun kullanım amaçlı projeler hukuken mümkün değildir.

Merak ettim bakanlığa burada yapılacak olan projenin detaylarını sordum. Bakanlığın kendince haklı sebepleri var. Önce onları sıralayayım sonra eleştirilerimi... Jeoradar çalışmalar kapsamında bugünkü karşılama merkezi ve bitişiğindeki geniş otopark alanının altında Bizans sarayı bulunmuş.

Mevcut ziyaretçi karşılama birimleri ile otoparkın antik kentin sur duvarlarının içine değil dışına, yaklaşık 850 metre antik kentin dışına taşınması planlanmış.

Ticari alanlar da kapasite olarak yetersiz bulunduğu için “AVM yapmayacağız” deniliyor ancak “ticari ünite” yapılacağından bahsediliyor.

Bireysel araçlar için otopark ile tur otobüslerinin park alanlarının artırılması planlanmış.

Ticari alanlar ise tek tip hale getirilerek daha estetik bir görünüme kavuşturulması düşünülüyor.

Ayrıca ek bir bilgi daha, yeni ziyaretçi rotasıyla tiyatro gymnasiumu ve stadyum gibi henüz kazılmamış alanlar da gezi deneyimine dahil edilmek üzere kazılmaya başlanmış.

Şimdi burada “Antik kente değil, yakınına yapıyoruz” diye işin içerisinden çıkamayız.

Öyle ki Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel’in de bu konuya itirazı var. Sengel projenin, hem antik kentin dokusuna hem de hukuka aykırı olduğunu söylüyor.

Dahası Başkan Sengel bakanlık ile görüşme taleplerine rağmen tüm bu taleplerinin reddedildiğini de açıkladı.

“Diyalog yolları kapatıldı” diyen Selçuk belediye başkanı, “Belediyemiz tarafından inşaat ruhsatı verilmemiştir. Buna rağmen ruhsat, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği il müdürlüğü tarafından resen verilmiş ve yerel yönetim tamamen devre dışı bırakılmıştır” dedi.

Çünkü böylesine tarihi bir yerde; trafik yükü, altyapı baskısı, siluet bozulması ve ticari yoğunluk; sit alanını fiilen zedeleyen unsurlar sayılır.

Mesele sadece “Efes’in içine beton dökmek” değildir.

Bir kentin kalbi bazen gürültüyle değil, sessizlikle atar. Efes antik kenti işte bu sessiz kalplerden biridir.

Mermer taşların arasından yükselen yankılar, iki bin yıl öncenin düşüncesini, ticaretini, sanatını fısıldar. Celsus Kütüphanesi’nin gölgesinde bilgi, Büyük Tiyatro’nun basamaklarında kamusal akıl dolaşır. Efes, yalnızca bir arkeolojik alan değil, insanlığın ortak hafızasıdır.

Efes’in değeri, alışverişle ölçülemez. Sözde “ticari ünite” diyerek açık hava AVM’sinin getireceği geçici hareketlilik, Efes’in sunduğu kalıcı anlamın yanında sönük kalır.

Kültürel miras, korunarak çoğalır; etrafı otoparklarla ticari ünitelerle çevrilerek değil. Turizm dediğimiz şey de vitrinlerden ibaret değildir.

Nitelikli ziyaretçi, hikâye arar; özgünlük arar; yerinde ve yerel olanı arar.

Antik kenti rant alanı olarak görmeyi bırakın artık. Her şey para kazanmak değildir. Yaşamanın anlamı bu değildir. Efes antik kenti tarihiyle, kütüphanesiyle, sanatıyla tam olarak bunu anlatıyor zaten.

Önce antik tiyatrosunu organizasyon şirketlerine kiralamaya başladınız. Bir organizasyon olduğunda dev tarihi tiyatronun yakınına bile giremiyorsunuz. Kentin etrafındaki tarlaları çevirip otopark ve dükkanlara boğdunuz. Antik kentin ana giriş kapısında turistlere pahalı eşya satan onlarca dükkan açıldı. Şimdi de yetmiyor diyorsunuz. Yamaç evleri çevirip zaten içeri girmek için para ödemiş insanlara fahiş fiyata tekrar satıyorsunuz. Yakında Celsus Kütüphanesi’ni de çevirip ayrıca para alacaksınız!

Altı üstü iki tuvalet bir de su alacak büfe yapılamaz mıydı? Efes’te dükkanlara çok mu gerek var? Hediyelik eşya satacak dükkan Selçuk’ta da satar. Antik kentin etrafını ağaçlarla yeşillik alanlarla çevirmek varken ticari ünite doğru mu? Bir kraliçe gibi süsleyip püsleyip Efes’i yükseltmeliyiz.

Efes’in karşı kıyıdaki komşusunu düşünün. Akropolis’in çevre arazisi bugün Atina’nın ortasında olmasına rağmen bomboş duruyor. Neden? Çünkü kutsal olan, özel olan, tarihi olan, biricik halde tek başına şehre kendisini göstersin diye. Gelen insanlar Monastiraki’den ona baktığında yüceliğini görsün diye.

Efes’i korumak, onu fanusa almak değil; nefes aldırmaktır. Efes’i nefessiz bırakıyorsunuz.

Yazarın Son Yazıları

Efes’i nefessiz bırakmayın

Ülkelerin zenginliğini sadece topraktan çıkan değerli madenleri satması ya da yüksek teknoloji ürünleri üretmesi belirlemez.

Devamını Oku
03.02.2026
‘Vergi’ operasyonunda tuz koktu

Türkçemizde çok güzel bir deyim vardır: Tuz koktu.

Devamını Oku
31.01.2026
Umut satmak serbest, hesap vermek zor

Bu köşede sizlere hayatın her alanında gerçeklerle seslenmeye çalışıyorum.

Devamını Oku
27.01.2026
Devlet hastanesinde sahte doktor

Bazen bir haber dosyası gelir; tek bir kişinin hikâyesi gibi görünür ama satır aralarına bakıldığında koca bir sistemin nasıl aksadığını anlatır.

Devamını Oku
24.01.2026
İkinci el araçta bu dolandırıcılığa dikkat

Son dönemde ikinci el araba satış pazarında yaşanan dolandırıcılıkların haddi hesabı yok.

Devamını Oku
20.01.2026
Sahte e-imza ile Hazine arazisi satışı

Sahte belgeler ile kurum bürokratları adına çıkarılan e-imzalar ile yapılanları daha önce yazmıştım.

Devamını Oku
17.01.2026
Küfürlü şarkılar ve çocuklardaki tehlike

Eğer bir çocuk şiddeti ritimle, suçu kafiyeyle, uyuşturucuyu melodilerle öğreniyorsa; bu yalnızca bireysel bir ebeveynlik sorunu değil, toplumsal bir alarmdır. Ve bu alarmı “gençler böyle” diyerek susturamayız.

Devamını Oku
13.01.2026
PayCO operasyonundan neler çıktı

Yasadışı bahis ile ilgili çok yazı yazdığımı biliyorum.

Devamını Oku
10.01.2026
Sahte diploma skandalında yeni iddianame

Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 123 sanık hakkında 4 yıldan 136 yıla kadar hapis isteniyor. İddianameye ulaştım.

Devamını Oku
06.01.2026
Gazeteci korktuğu gün ölür

Yıllardır gazetecilik yapıyorum.

Devamını Oku
03.01.2026
Yedigöller’in ‘altında’ ölüm var

“Bolununsesi” gazetesinde yer alan haberde, Yedigöller Milli Parkı’na yalnızca 7-8 kilometre mesafede bulunan Değirmenbeli, Merkeşler ve Afşar köyleri mevkisinde, 880 hektarlık bir alanda altın ve değerli metal arama faaliyeti için başvuru yapıldığı ve bu başvurunun kabul edildiği belirtiliyordu.

Devamını Oku
30.12.2025
'Soruşturma daha yeni başlıyor'

Yasadışı bahis soruşturmasını kamuoyu gibi ben de yakından takip ediyorum.

Devamını Oku
28.12.2025
Kızılay’ın çadır satışı belgelendi!

Türk toplumunun hafızasında ve tarihinde Kızılay, kişilerden bağımsız olarak çok önemli bir yer tutar.

Devamını Oku
23.12.2025
GAIN Medya soruşturmasında kritik soru: Para nereden geldi

Türkiye’de bazı başarı hikâyeleri vardır.

Devamını Oku
20.12.2025
Tutuklama: Tedbir mi, susturma aracı mı?

Ceza, yargılama sonunda verilir; tutuklama ise istisnai bir koruma tedbiri olarak tanımlanır. Ancak son dönemde Türkiye’de yaşananlar, bu teorik ayrımın pratikte hızla eridiğini gösteriyor. Tutuklama artık “yargılamayı güvenceye alan bir önlem” olmaktan çok, yargılamanın kendisi haline gelmiş durumda.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu ülkede binalar değil, adalet çöktü

Türkiye büyük depremler yaşadı.

Devamını Oku
13.12.2025
Bahis soruşturmasının dış bağlantısı İngiltere

Bahis soruşturmasının başlangıcı sayılan olayları tam üç sene köşemde ve kitaplarımda yazdım. Türkiye’yi, kamuoyunu harekete geçirmek için elimden geleni yaptım.

Devamını Oku
09.12.2025
Her işlemde ismi olan kişi hukuken yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin soruşturmada her açıdan yaşanan çelişkiler dikkat çekiyor.

Devamını Oku
06.12.2025
Kamu bağlantıları bir türlü soruşturulmuyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama dikkatimi çekti. Yasadışı bahisle kararlı şekilde mücadele edileceğini ve gençlerin bu karanlık yapılara teslim edilmeyeceğini söyledi.

Devamını Oku
02.12.2025
Bu bedelin hesabını kim verecek?

Türkiye’de öyle davalar görülüyor ki bir mahkeme salonunun duvarları yalnızca hukukun değil, bütün bir ülkenin vicdanının yankısını taşıyor.

Devamını Oku
29.11.2025
Zehirlenmelerde ‘skimpflasyon’ etkisi

Türkiye bir süredir tuhaf bir ekonomik iklimin içinde yaşıyor.

Devamını Oku
22.11.2025
İBB iddianamesinde olmayanlar!

İBB soruşturmasında da aynı süreç yaşandı. İddianameyi satır satır okumaya devam ediyorum, notlar alıyorum. Özellikle soruşturma aşamasında iddianamede yer alan bilgiler açık açık yazıldı, sosyal medya hesaplarından gündem yapıldı. Şimdi bu iddiaların bir kısmını arıyorum iddianamede, ama yok! Mesela İmamoğlu’nun otellerde yapmış olduğu toplantılarda kamera bantlanması ve yanındaki ekibin taşıdığı valiz çok konuşuldu. Valizlerin para dolu olduğu günlerce yazıldı. Herkes linç edildi. Oysa valizlerde para değil, rahmetli Kadir Topbaş döneminde alınan jammer (sinyal kesici) cihazları vardı ama ne önemi vardı ki?

Devamını Oku
18.11.2025
İmamoğlu iddianamesinde göze çarpanlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturması kapsamında hazırlanan iddianame yaklaşık 237 gün sonra tamamlandı.

Devamını Oku
15.11.2025
Özlem Çerçioğlu ve itirafçının ifadesi

Aziz İhsan Aktaş ve Baki Nugay... Bu iki ismin verdiği ifadeler neticesinde seçilmiş belediye başkanları ve bürokratlar tutuklandı. Operasyon üstüne operasyon yapıldı.

Devamını Oku
11.11.2025
Sayıştay raporları çıktı: Yargılanmayan ‘hatalar’

Sayıştay’ın 2024 yılı mahalli idareler denetim raporları yayımlandı.

Devamını Oku
08.11.2025
Eda Saraç’ın adalet çağrısı

Günlerden pazar... Harbiye’desiniz. “Bugün ne yapayım?” diye düşünürken tiyatroya gitmek istiyorsunuz. Hazırlanıp yola koyuluyorsunuz. Koştur koştur, geç kalmadan tiyatronun yolunu tutuyorsunuz. E malum, İstanbul trafiği! 10 dakikalık yola 1 saatte gidiyorsunuz. Ama bir sorun var. Her yerde polisler, bariyerler, siren sesleri...

Devamını Oku
04.11.2025
Yasadışı bahise operasyonlar art arda

Türkiye’de gündem öyle hızlı değişiyor ki takip edebilmek mümkün değil.

Devamını Oku
01.11.2025
Bahis skandalı: TFF ile konuştum

Düşünün: maçı yöneten hakemler bahis oynamışlar! Ki bir de bu, tespit edilen yasal sitelere girip üye olup oynayan kişiler. Bir de bunun yasadışı bahis ayağı var. Ki son 5 yılda tespit edilebilen rakamlar bunlar. Bu hakemler içinde Süper Lig hakemleri var. Hakem yardımcıları var. Mutlaka uluslararası bakımdan da incelenecektir.

Devamını Oku
28.10.2025
Tele1 soruşturması ve Ekrem İmamoğlu

Türkiye bir kez daha sabaha bir operasyon haberiyle uyandı.

Devamını Oku
25.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporu (2)

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı 2025 Uyuşturucu Raporu, Türkiye’deki uyuşturucu gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu hususta çok yazı yazdım, son rapor ile ilgili de yazdım. Rapordaki belirtilen rakamlar çok korkutucu. Çevirip çevirip tekrar okuyorum. Israrla üzerinde durmamız gereken bir durum.

Devamını Oku
21.10.2025
Emniyet’in uyuşturucu raporunda inanılmaz rakamlar

Bir ülkenin karanlığını anlamak istiyorsan rakamlara değil, o rakamların sessizliğine bakacaksın.

Devamını Oku
18.10.2025
'Sahte diploma' skandalında yeni perde!

Bu satırları apar topar aldığım bir haber nedeniyle hızlıca yazıyorum. Haber her şeyden önce gelir diyerek o yüzden ifadelerimi de kısa tutacağım.

Devamını Oku
15.10.2025
Milyarlarca liralık Papara iddianamesi çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada “Yasadışı bahis bataklığının üzerine kararlılıkla gideceğiz” mesajını paylaştı.

Devamını Oku
14.10.2025
'Adaletin değil, rövanşın hikâyesi...'

Türkiye’de hukuk metinleri bazen adaletin pusulasıdır bazen de siyasetin kılıfı.

Devamını Oku
11.10.2025
Gazetecilik değil gerçeği saklamak suçtur

Saat 05.45. Kapıya vurulan tok sesle uyandım. Polisler evdeydi. Gözaltı kararı vardı. Suçum: Gazetecilik. Ama belgede şantaj yazıyordu.

Devamını Oku
07.10.2025
Yargının başka işleri var

En son yazımda Sayıştay raporlarından hükümet bütçesinin nasıl bir batakta olduğunu anlatmıştım.

Devamını Oku
04.10.2025
Norveç mi Türkiye mi?

Türkiye Varlık Fonu ise 360 milyar dolar büyüklüğünde. Fakat her bir Türk vatandaşına sadece 3 bin 644 dolar düşüyor. Peki, bir Norveç vatandaşıyla bir Türkün yatırım varlığı arasındaki 318 milyar dolarlık fark nerede?

Devamını Oku
30.09.2025
Unutmayın, unutturmayın

Melih Gökçek’in Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığı dönemi, kentin tarihine tartışmalı ihaleler ve usulsüzlük iddialarıyla geçti.

Devamını Oku
27.09.2025
Sahte Sayıştay denetçisi!

Haber böyle. Kimdir bu kişi diye araştırdığınızda ise muhteşem bir katalog ve fotoğraflarla karşılaşıyorsunuz. Bu kişi gerçekten Sayıştay amblemi bulunan bir araçla gelmiş.

Devamını Oku
23.09.2025
Futbola da soruşturma başlatıldı

Bugün sizlere iki durumdan bahsedeceğim...

Devamını Oku
20.09.2025