Arafın alacakaranlığı - Buğra Gökce
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Arafın alacakaranlığı - Buğra Gökce

15.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Puslu ve soğuk bir güne uyandım. Dün azıcık güneş olduğunu hissediyordum buradan göremesem de. Bugün ise hava tamamen kapalı. Gece boyu da yağış vardı. Bir önceki, iki önceki gece şiddetli yağış sesi duymuştum. Avluma kova ile su boşalır gibiydi... Dün gece ise daha hafif ama devamlı bir yağış vardı. Geceleri yağmur yağması hoşuma gidiyor; barajlar, ekinler başta olmak üzere herkes ve her şey için tam zamanı ve sayısız faydalı.

Bazen de insanın dışındaki yağmur, içindeki birikmiş suyla konuşur; insan kendi içindeki yankıyı duyar. Belki de bu yüzden gece yağmurlarını severim. Dışarıda gök ağlarken, içeride ben susarım. Sessizlik, bazen en derin konuşmadır. Arada kalmışlık da böyle bir şeydir; konuşmaz, ama seni konuşturur. Bir geçiş hâlidir; durmayan zaman, bitmeyen düşünce, yeniden başlayan bir iç hesaplaşma...

Ama geceleri yağıp gündüzleri biraz ara vermesi burada bizler -en azından benim- için kesinlikle bir ihtiyaç. Belki bencilce ama arzum da bu yönde... “Neden” diyeceksiniz...

KÂĞIDA KALEME SARILMAK...

Gündüz durmadan yağınca avluya çıkmak, yürüyüş yapmak zorlaşıyor. Şiddetli yağışta yürüyüş mümkün olmuyor. O durumda hava almak, nefeslenmek, spor yapmak zorlaşıyor. O yüzden gündüzleri hava kapalı da olsa yağışsız ya da az yağışlı olunca yürüyüş/ spor yapma ve nefeslenmek için bizlere bir şans doğuyor.

Geceler ve gündüzler hep farklıdır. Geceler hep acıyla, hüzünle birlikte anılır, anlatılır. Oysa sizin derdinizle ilgili gecesi, gündüzü. Elbet geceleri dertler depreşir, gündüz uğraşlar vardır. Gece tek başınadır insan, gündüz olan kalabalıklar yoktur. Ancak gündüz-gece hep yalnızsanız, gündüz koşuşturmanız yoksa, insan sohbetleri ile dolu değilseniz gündüzleriniz de gecelerinize yaklaşmıştır. Burada tam da böyle. Hele gündüz ziyaretçiniz gelmiyor ya da az geliyorsa havanın aydınlığı dışında geceden fazlaca farkı hissedemeyeceğiniz bir yalnızlık ve hüzün kaplayıverir cezaevi duvarları arasında içinizi... İşte o zaman şiirler, sözler çok daha fazla yanınıza yaklaşır, nefesinize soluk olur, kağıdınız ve kaleminiz sohbet aracı haline gelebilir; imdat çekici halinde size göz kırpabilir. Alacakaranlıkta sözler, güzel ifade edilmiş sözler yoldaşınızdır.

‘ŞAFAK SÖKECEK’

Bazen bir kelime, hücre duvarından daha güçlüdür. Zaman, burada taşlaşmış bir nehir gibi akıyor; sanki her saniye, sonsuzlukla oynar. Bu bekleyiş, sadece bir duraksama değildir; insanın kendi içine döndüğü yerdir. Belki de hiçbir ceza, bu sessiz yankı kadar ağır değildir. Ama aynı sessizlik, insanın kendi hakikatine yaklaşmasının da tek yoludur.

“Uzun bir gün varsa ve de kısa bir gece...

Başladıktan sonra, bitme’den öncedir.

Kısa bir gün varsa ve de uzun bir gece

Bittikten sonra, başlama’dan öncedir.” diyor Özdemir Asaf...

Sanırım ne başladığımızı ne bitimi süzemediğimiz bir belirsizlikten dolayı arafta kalıyoruz. Ne kısa ne uzun geceler... Ne de günler. Araf’ın alacakaranlığı yani...

Ama şunu biliyorum bu karanlık dönem bitiyor, bitecek. Yeni bir gün doğacak. Şafak karanlık ama aydınlığa en yakın olduğumuz an. Bu karanlık, zifiri karanlık. Sökecek o şafak ve aydınlık. Geceler bundan daha da uzuyor. “Bitme’den Önce”deyiz. Üstelik yağışla temizleniyor. Mis gibi bir temiz güne uyanacağız. Günler kısalacak, “Başlama’dan Önce’ye” yaklaşıyoruz. Az kaldı.

Belki de bu bekleyiş, tam da bu an için vardır. Aydınlığın ne olduğunu anlayabilmemiz için karanlığı yaşatır bize. İnsan bazen düşmeden kalkmayı öğrenemez, susmadan duymayı, beklemeden kavuşmayı bilemez. Şimdi sessizim, şimdi bekliyorum. Çünkü biliyorum: aydınlık, en çok bekleyene doğar.

DOÇ. DR. BUĞRA GÖKCE

İSTANBUL PLANLAMA AJANSI BAŞKANI, ŞEHİR PLANCISI

Yazarın Son Yazıları

Yapay zekâ çağında ‘entelektüel operatör’ - Serkan Fırtına

Yakın geçmişin en büyük ezberlerinden biri hızla geçerliliğini yitiriyor...

Devamını Oku
07.07.2026
Yeni NATO ve Türkiye - Nejat Eslen

NATO, II. Dünya Savaşı sonrasında, ABD’nin liderliğinde kurulan yeni dünya düzeninin siyasi-askeri unsuru olarak ve öncelikle ABD çıkarlarına hizmet etmek amacı ile kurulmuştur.

Devamını Oku
07.07.2026
Yürüyelim arkadaşlar! - Ülkü Sarıtaş

“Dağ başını duman almış; Gümüş dere durmaz akar; Güneş ufuktan şimdi doğar; Yürüyelim arkadaşlar”

Devamını Oku
06.07.2026
Madımak’tan Başbağlar’a: 33 yıl, 33 insan... - Yüksel Işık

33 yıl oldu.

Devamını Oku
04.07.2026
Mavi Vatan’ın gri suları - Şafak Mert

Bir açık deniz platformundasınız.

Devamını Oku
03.07.2026
Kültürel belleğin sessiz çöküşü - Deniz Öztürk

“Sanat halk için mi, sanat için mi?” sorusu, yalnızca estetik bir tartışma değildir.

Devamını Oku
03.07.2026
Diş hekimliğinde kaosun nedeni- Prof. Dr. Taner Yücel

2010 yılında 35 olan diş hekimliği fakültesi sayısı bugün 105’e ulaşmış, bu durum başta eğitim olmak üzere çok ciddi sorunlara yol açmıştır.

Devamını Oku
02.07.2026
Yaşam pahalılığı oranı - Erden Kınayiğit

Emekçi ve emekli için yaşam, fiyat (gider) artışı ile ücret (gelir) artışı arasındaki dengede ya da ilişkide şekillenir.

Devamını Oku
02.07.2026
‘Vasata alışmak’ - Buğra Gökçe

66’ncı pazarın kahvaltısı bana vasata alışma meselesini düşündürdü.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP’yi bölme projesi - Hüseyin Karataş

Emperyalizm, bir ülke kaynaklarını yemek amacıyla aldığı kendi gizli kararlarını, o ülkeye dostmuş gibi davranarak uygulatır.

Devamını Oku
01.07.2026
CHP Kuvayı Milliye’dir - Gani Aşık

Bandırma Vapuru 16 Mayıs 1919’da Galata rıhtımından Samsun’a hareket ettiğinde ne vapurda ne de Türkiye genelinde Mustafa Kemal’den başka hiç ama hiç kimsenin aklında bir kurtuluş alazı yakma düşüncesi yoktu.

Devamını Oku
01.07.2026
Milletvekiline örgüt isnadı - Erdi Yetkin

Hukuken yapılamayacak politik aksiyonlar alındıktan sonra “ancak bu yapılan hukuki değildir” şeklinde görüş bildirmenin Türkiye’de bir karşılığının olmadığını yeterince deneyimledik.

Devamını Oku
29.06.2026
Ankara’da NATO sıkıyönetimi - Kaan Eroğuz

Kurulduğu günden bu yana, dünyanın birçok coğrafyasında darbeler, cinayetler, saldırılar ve ambargolar gerçekleştiren NATO, 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni düzenlemek için 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhuriyetimizin başkentine, Ankara’ya geliyor.

Devamını Oku
29.06.2026
Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026
Kimlik siyaseti mi, Cumhuriyet yurttaşlığı mı? - Utku Yapıcı

Son yıllarda popüler kimlik tasarımlarından bir haline gelen yeni Osmanlıcılık, Atatürk’ün Türk milleti tasavvuru ile aynı kategoride bir yaklaşım değil.

Devamını Oku
24.06.2026
Sekteye uğramış diyalog - Tolga Akçura

Basit görünen bir soruyla başlayalım...

Devamını Oku
24.06.2026
İran savaşı ve siyasi amaç - Nejat Eslen

En yalın tanımı ile savaş, siyasi amacı gerçekleştirmek için düşmanın savaşa devam etme iradesini kırmak, kendi irademizi kabul ettirmek amacı ile yapılan şiddet kullanma eylemidir.

Devamını Oku
23.06.2026
İktidar mutfaktaki yangını söndüremiyor - Süleyman Girgin

2018 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “24'ünde siz bu kardeşinize yetkiyi verin, ondan sonra bu faizle, şununla bununla nasıl uğraşılır göreceksiniz” sözleriyle başladı her şey.

Devamını Oku
23.06.2026
Devrim bildirgesi ve yinelenen tarih! - İhsan Tayhani

Batılı siyaset bilimciler, Gazi Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışından 33 gün sonra, 22 Haziran 1919’da yayımlanan “Amasya Tamimi”ni, doğru bir yaklaşımla “devrim bildirgesi” olarak değerlendirirler.

Devamını Oku
22.06.2026
Bir siyasetçinin hazin tükenişi - Ziya Yergök

Mutlak butlan kararı ile CHP’nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’ndan söz ediyorum.

Devamını Oku
22.06.2026
Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Hukukun bulanık aynası - Abdullah Dörtlemez

Devamını Oku
20.06.2026
O film gerçek olsa… - Özgün Utku

Yıllarca gece gündüz emek verdiğimiz, yanında durduğumuz Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda sırtından bıçaklandığı söylemiyle hepimizi şoke eden bir yola girdi.

Devamını Oku
20.06.2026
Ayrılmak mı, mücadele etmek mi? - Hüseyin Özkahraman

Siyaset tarihi yalnızca iktidar mücadelelerinin değil, aynı zamanda sabrın, örgütlü direncin ve büyük yapıların kendi içlerindeki hesaplaşmalarının da tarihidir.

Devamını Oku
20.06.2026
Siyasetin toplumdan kopuşu - Aykurt Nuhoğlu

AKP iktidarının karşısındaki en büyük siyasal güç olan CHP, aynı zamanda tarihinin en ağır bunalımlarından birini yaşıyor.

Devamını Oku
19.06.2026
CHP’yi ıslah etmek! - Ekrem Demiröz

Türkiye’nin son bir yılını siyaseten tanımlamak isterseniz, CHP’ye yapılan saldırılardan, tutuklanan belediye başkanlarından ve mutlak butlandan söz etmek zorundasınız.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Kim etti sana bu kârı teklif?’ - Hamdi Yaver Aktan

Kimi kitabı hemen okurum, kimini de bir kenara ayırırım; okunma sırasının gelmesini beklerim.

Devamını Oku
17.06.2026
Mayın tarlasındaki CHP - Metin Devrim

Shakespeare’in Julius Caesar eserindeki o eski replik, “Sen de mi Brütüs? Öyleyse yıkıl Sezar!”, ihaneti, bir hançer darbesinden çıkarıp, Batı’nın politik bilinçaltına kazıyan kozmik bir çöküş anıdır...

Devamını Oku
17.06.2026
Cumhuriyet bilinci ve yurttaşlık - ABDULLAH YÜKSEL

Bir süredir Türkiye’de hemen her tartışmanın sonunda aynı cümle kuruluyor: “Devletin bir bildiği vardır” Bu söz artık yalnızca bir değerlendirme değil, bir yönetim anlayışının özeti haline geldi.

Devamını Oku
16.06.2026
Tahkikat Komisyonu’ndan Kılıçdaroğlu MYK’sine - Mehmet Tomanbay

1982 Anayasası dört yüksek mahkeme tanımlamış ve yetkilendirmiştir.

Devamını Oku
16.06.2026
Ahlakını yitiren hukuk - Başar Yaltı

Etik felsefede bir davranışın doğru ya da yanlış olduğunu açıklayan üç temel yaklaşım öne çıkar.

Devamını Oku
15.06.2026
Kemalizm ve ‘nefret’ ekerler - Çiğdem Bayraktar Ör

Terme Belediyesi AKP Meclis Üyesi Rümeysa Eker’in Kemalistler hakkındaki korkunç mesajı hak ettiği cezai yaptırımı görmedi.

Devamını Oku
13.06.2026
Adalet yürüyüşünden ‘Yeni Osmanlı’ yürüyüşüne... - Barış Övgün

“Yargı bağımsız değil, siyasallaştı” diye yol yürüyen CHP içinde bir grup, bugün “Yeni Osmanlıcılık” yürüyüşüne çıktıklarını ilan ediyorlar.

Devamını Oku
12.06.2026
Demokrasi duvarı - Engin Ünsal

Demokrasinin en güzel tanımı, “halkın halk tarafından halk için yönetilmesi” olarak yapılmıştır.

Devamını Oku
12.06.2026
Mutlak butlanın şifresi - Mahmut Aslan

Türkiye’de yapılacak NATO zirvesi öncesinde, bu salı yapılan grup toplantısı bir partinin değil, bir operasyonun fotoğrafını verdi.

Devamını Oku
11.06.2026
Korku kültürü gölgesinde akreditasyon - Ali Ekber Şahin

Öğretmenlik programlarının akreditasyonu Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yetkilendirilen Öğretmenlik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği (EPDAD) tarafından düzenlenmektedir.

Devamını Oku
10.06.2026