Bir zamanlar meşruiyet - Cengiz Kuday
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Bir zamanlar meşruiyet - Cengiz Kuday

16.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Geçmişi anlamak bazen bir tarih kitabından değil, bir anıdan çıkar. Benim için öyle oldu. İstanbul Üniversitesi senatosunda görev yaptığım yıllarda, yabancı bir ülkenin cumhurbaşkanına fahri doktora töreni düzenlenecekti. Biz cübbelerimizi giymiş, salonda hazır bekliyorduk. Tam o sırada bir mesaj geldi: “Sayın cumhurbaşkanı doktora töreni yerine, hukukçu kimliğiyle bir konferans vermek istiyor.”

Doğrusu hepimiz şaşırdık, hatta biraz da öfkelendik. Ama o an içimden tarih sahnesine dair bir düşünce geçti: Osmanlı İmparatorluğu yüzyıllar boyunca yalnızca kendi ülkesini yönetmedi; Balkanlar’dan Kırım’a, Hicaz’dan Kuzey Afrika’ya kadar nice yöneticinin tahta çıkmasına bizzat meşruiyet verdi. Bugün “diploma”yı kabul etmeyen bir devlet başkanının hassasiyetini, belki de geçmişte ülkesinde kralların Osmanlı vezirleri tarafından “hilat giydirilerek” tahta çıkarılmasına bağlayabilirdik.

Gerçekten de Osmanlı’nın 15’inci ve 18’inci yüzyıllar arasında oynadığı rol çok büyüktü. Eflak ve Boğdan voyvodaları, Transilvanya prensleri, Kırım hanları… Hepsi seçilmiş olsa bile son noktayı padişahın onayı koyardı. Mekke şerifleri, Osmanlı mührü olmadan emir olamazdı. Kuzey Afrika’daki beyler ve dayılar görevlerine Osmanlı cübbesiyle başlardı. Avrupa’nın büyük krallıkları üzerinde böyle bir yetkimiz hiç olmadı ama Fransa gibi ülkelerle kurulan ittifaklar, siyasetin seyrini değiştirecek kadar güçlüydü.

Evet, biz bir zamanlar yalnızca kendi halkımıza değil, komşu diyarlara da meşruiyet verirdik. Bugün o günleri hatırlamak insana biraz gurur, biraz da hüzün veriyor. Çünkü tarihte bir dönem, kimin kral olacağına karar verebilecek güçteydik. Ve belki de asıl mesele, o kudretin bize geçmişten bugüne hangi sorumlulukları miras bıraktığını anımsamakta.

İlgili Konular: #tarih #geçmiş

Yazarın Son Yazıları

Kente değer katan yönetim anlayışı - Melih Yıldız

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte, kültür sanat etkinliklerinin afişlerini her yerde görmeye başladık; festivallerin, konserlerin, kitap fuarlarının, dinletilerin...

Devamını Oku
27.06.2026
Futbol baştan kokar - Meriç Erdağlı

2026 FIFA Dünya Kupası’ndan hezimetle ayrılan Türk milli futbol takımı, vatandaşların beklentilerini yerine getiremedi.

Devamını Oku
26.06.2026
Muhalefetin kanun yoluyla yeniden tanzimi - Su Erbaş

Çağdaş otoriterleşmenin ayırt edici özelliği, açık baskı yerine kurumların hukuk diliyle araçsallaştırılmasıdır

Devamını Oku
26.06.2026
Kamu hukukunun lağv edilmesi - Doğan Erkan

Ana muhalefet partisinin olağan genel kurul organında seçilen meşru yönetim ve merkez organlarının, Türkiye siyasal partiler tarihinde eşi görülmemiş bir biçimde asliye mahkemesinin istinaf hâkimleri eliyle mutlak butlan ve tedbir uygulamasıyla görevlerinden el çektirildiği, bu Kafkaesk “yargısal” kararın siyasallaşmış kolluk marifetiyle uygulandığı bir evreyi şaşırarak gözlemliyoruz.

Devamını Oku
25.06.2026
Dünya Denizciler Günü - Hakan Ercan

Uygarlık tarihi büyük ölçüde nehirlerin ve denizlerin tarihi olarak da değerlendirilebilir.

Devamını Oku
25.06.2026
Türkiye’nin engebeli yolu - Erol Ertuğrul

DEM Parti yöneticileri sözde barış süreci ile ilgili, terör örgütü üyelerinin bağışlanmaları amacıyla bir yasa çıkmasını bekliyorlar.

Devamını Oku
24.06.2026