Hukuk devleti ve avukatlık mesleğinin korunması - Ahmet Münci Özmen
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Hukuk devleti ve avukatlık mesleğinin korunması - Ahmet Münci Özmen

16.10.2025 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hukukçuların, hukuk devletinin kapsamlı bir tanımını yapma çabaları süredursun, bağımsız uzmanlardan oluşan Venedik Komisyonu 2016 yılında, hukuk devletinin olmazsa olmaz standartlarını ortaya koymuş ve bu standartlar, Türkiye’nin de ilk üyelerinden olduğu Avrupa Konseyi’nin Parlamenter Meclisi (AKPM) tarafından 11.10.2017 tarihinde onaylanmıştır. Hukuk devletinin, söz konusu standartları şunlardır:

1- Yasallık

2- Hukuk güvenliği

3- Yetkilerin/gücün kötüye kullanılmasının önlenmesi

4- Yasa önünde eşitlik ve ayrımcılık yasağı

5- Adalete erişim olanakları.

Bu standartlar bir bütün oluşturur ve eksiksiz gerçekleştirilmelidir. Standartların içeriklerine ilişkin açıklamalar, Venedik Komisyonu’nun internet sitesinde yer almaktadır.

Belirtelim ki, insan haklarıyla ilgili temel sözleşmelere taraf olunması ve bu sözleşmelerden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi de, hukuk devletinin mevcut standartları arasında görülmektedir.

AKPM, Venedik Komisyonu’nun koyduğu standartların güncellenmesini istemektedir. AKPM’nin hukuk işleri ve insan hakları komitesine göre, hukuk devletinin öğeleri bellidir ve hukuk devletinin güncellenecek standartları bu ögeler dikkate alınarak yeniden düzenlenmelidir.

Hukuk devletini oluşturan öğeler şunlardır: Yasallık, hukuk güvenliği, keyfi işlem/ uygulama yasağı, adalete erişim, insan haklarına saygı, yasa önünde eşitlik ve ayrımcılık yasağı. Güncellenecek standartlara, kamu gücünden başka bir gücün (örneğin sermaye gücünün) insan haklarını ihlal etmesinin önlenmesi; uluslararası hukuka saygı gösterilmesi; geçmişteki insan hakları ihlallerinin giderimi ile benzer ihlallerin tekrarını önleyici çözümler geliştirilmesi gibi yeni standartlar eklenmesi öngörülmektedir. ( Venedik Komisyonu Hukukun Üstünlüğü Kontrol Listesinin Güncellenmesi, prg. 3, 22, 24-28.)

BAĞIMSIZLIK KONUSU

Venedik Komisyonu’nun, hukuk devleti için koymuş olduğu standartlar ve AKPM’nin güncelleme önerisinde belirtilen öğeler, avukatlık mesleğinin yasal faaliyet sırasında, her türlü baskı ve suçlanma endişesinden uzak ve bağımsız olarak yapılmasını içermektedir. Bunun tersi, hukuk devletinin bütün standartlarına ve öğelerine aykırılık oluşturur. Bu durumda, ortada ne yargı organlarına güven duygusu, ne savunma hakkı, ne hukuk güvenliği, ne yasa önünde eşitlik hakkı, ne insan haklarına saygı kalır.

Avrupa Konseyi Sözleşmesi ne diyor?

Bu aykırılıkların olmaması için, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi hazırlanmış ve 13.5.2025 tarihinde imzaya açılmıştır. Sözleşmenin Türkçe çevirisini Türkiye Barolar Birliği yapmış bulunmaktadır. Sözleşmenin yürürlüğe girmesi için en az 6’sı üye devlet olmak üzere 8 devlet tarafından onaylanması gerekmektedir. Bu sayı henüz sağlanamamıştır. Türkiye, sözleşmeyi imzalamayan devletler arasındadır.

Sözleşme, avukatın, temel hak ve özgürlüklerin ve hukuk devletinin korunmasında çok önemli rol oynadığı; adalete erişim sağladığı; yargısal ve yönetsel hak arama süreçlerinin etkili biçimde işlemesine katkıda bulunduğu ve adil yargılamanın güvencesi olduğu, dolayısıyla da, yargı organlarına güven duyulmasına aracı olduğu anlayışı ile hazırlanmıştır. Sözleşmenin amacı, avukatların, baskı ve sindirme dahil, hiçbir müdahale ve saldırıya uğramadan ve zarar görmeden mesleki faaliyetlerini sürdürebilmelerinin güvence altına alınmasıdır. Sözleşmenin içeriğiyle ilgili açıklamalar içeren belgede belirtildiği gibi, bu amacın gerçekleşmesi, hukuk devleti ve temel hak ve özgürlüklerin korunması için yaşamsal önemdedir.

GÜVENCE VE DENETİM

Sözleşme özetle, avukatlar için, ifade, bilgi edinme, toplantı ve dolaşım özgürlüğü, yargı organlarına ve belgelere erişim hakkı, avukat-müvekkil ilişkisinin mahremiyeti, yargılama sürecinde taraf ve silahların eşitliği ile ilgili güvenceler içermektedir. Bunlar üzerindeki kısıtlamalar, ilgili yasada gösterilmeli ve demokratik bir toplum açısından gerekli olmalıdır. Avukata ait yerlerin ve aracın aranması; belgelerin, bilgisayarın, veri depolama ekipmanların, telefonun ve eşyaların incelenmesi, kopyalanması veya bunlara el konması gerektiğinde, meslek kuruluşundan bir temsilcinin veya tarafsız bir avukatın hazır bulunup, işlemlere itiraz edebilmesi de güvenceler arasındadır.

Sözleşmenin gereği gibi uygulanıp uygulanmadığı, en az 8, en çok 12 bağımsız uzmandan oluşan ve ülkeleri ziyaret ederek yerinde incelemeler yapabilen bir uzmanlar grubu tarafından denetlenecektir. Sözleşme, taraf devletlerin temsilcilerinden oluşan bir komitenin kurulmasını da öngörmüştür. Bu komitenin görevi, uzmanlar grubunun denetim yoluyla vardığı sonuçlar uyarınca ilgili devletin alması gereken önlemler konusunda önerilerde bulunmak ve uygulamayı izlemektir.

Önümüzdeki dönemde, insan haklarıyla ilgili temel sözleşmelerde olduğu gibi, Avukatlık Mesleğinin Korunmasına İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesine taraf olmanın da, hukuk devletinin yeni standartları arasında yer alacağı anlaşılmaktadır sözleşmeyi, hukuk devletinin bayraktarlığını yapan ülkelerin çoğu imzalamış ve büyük olasılıkla, iç hukuklarında onay sürecini de başlatmış bulunmaktadırlar. Dileğimiz ve beklentimiz, Türkiye’nin de bu devletler arasında yer alarak, Sözleşmenin yürürlüğe girmesini çabuklaştırması ve hukuk devletinin gereği olan standartları gerçekleştirmesidir.

DR. AHMET MÜNCİ ÖZMEN

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI E. HUKUK MÜŞAVİRİ, TBB İNSAN HAKLARI MERKEZİ YÜRÜTME KURULU ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

'Zamana tutsak' - Buğra Gökce

Danimarkalı yazar Solvej Balle’nin “Hacim Hesabı Üzerine” kitabının ilk cildini okuma şansım oldu.

Devamını Oku
07.04.2026
Nereye gitti o refah kazanımları? - Bilin Neyaptı

Türkiye'nin kronik yüksek enflasyonu, 1994 kur krizi sonrası düşme eğilimine girip 2001 banka krizinin de sonrasında alınan önlemlerle nihayet 2000’lerin başından 2017 yılına kadar (2008 yılı dışında) yüzde 10’un altına çekilebilmişti.

Devamını Oku
07.04.2026
Devlet adamlarının (!) stratejik hataları

2. Dünya Savaşı sonrası kurulan dünya güvenlik düzeninin temel omurgasını, 29 Ekim 1945’te kurulan Birleşmiş Milletler (BM), 4 Nisan 1949’da kurulan Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) ve 14 Mayıs 1955’te kurulan Varşova Paktı oluşturuyordu.

Devamını Oku
06.04.2026
‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026