Olaylar Ve Görüşler

Pandemide Çocukların Yüzleştiği Risk: Yalnızlık- Bora KÜÇÜKYAZICI

30 Mayıs 2021 Pazar

80’lerde, mahalle abilerimiz, ablalarımız vardı. Onlar sokakta birlikte oynadığımız, kazanmayı ve kaybetmeyi bize öğreten yaşam rehberlerimizdi. Anne ve babalarımız çok çalışıp yanımızda olamasalar bile, abi ve ablalarımız bizi yaşama hazırlıyorlardı. Nasıl kavga edilir, ilk yumruk nasıl atılır, hoşlandığın sınıf arkadaşına nasıl duygularını açacaksın? Hoşlandığın kişiyle buluştuğunda onu ilk nereye davet edeceksin ve elini tutmak için nasıl sözler söylenmesi gerekiyor?

ÇOCUK BEYNİ ‘YAZILIMI’

Oysa bugün, günümüz çocukları “gelişen” teknoloji ile yaşamda yapayalnız durumdalar. Hele pandemi sürecinde okula gidemediler, akranları ile buluşamadılar ve en önemlisi kendilerini ifade edebilecekleri uğraşlardan uzak kaldılar. 18 aydır okula gitmeden, arkadaşlarıyla birlikte gezip tozmadan, spor kursu ya da hobi etkinliğine gitmeden, evde 4 duvar arasında yaşıyorlar. Ve biz ebeveynler, onlardan her gün düzenli olarak online derslerine girip ödevlerini yapmalarını bekliyoruz. Bu beklenti ne kadar gerçeği yansıtıyor?

Çocuğunuza siz anne ve babası olarak ne öğretip kodladıysanız odasında onu yapacaktır. Çocuğu ile yakın bağ kurmayan, onun duygu ve düşüncelerine ulaşamayan ebeveynin çocuğu, dünyayı başka kaynaklardan öğrenmeye çalışacaktır. Şu soruların cevaplarını ergen çocuğunuz sizden öğrenmediyse kimden ve nasıl öğrenecek?

   Karşı cinsle nasıl yakınlaşılır?

   Cinsel tatmin nedir? Ne sıklıkta yapılması uygundur?

   Cinsel bölge tüyleri nasıl düzenlenir? Bu konuda ne yapılmalıdır?

   Menstrüasyon periyodu nedir?

   Cinsel tercih nasıl belirlenir? Doğru olan nedir?

Yüzlerce benzer soruyu ergenlik çağındaki çocuklar her gün soruyorlar. Kız ergenlerde anneleri, erkek ergenlerde babaları cevaplar için devrede olmalıdır. Bu soruların yanıtları için anne babası ile yakın olmayan ergen, soruların yanıtlarını sizce nerede bulacak?

Çocuklarımızın beyni açık kod yazılımı gibidir. Eğer ergenin beynini seçtiğimiz yazılım programları ile biz doldurmaz isek emin olun başka kaynaklar devrede olacaktır!

BİZLERE BAĞLI

Çocuklarımızın kendi duygu ve düşüncelerini ifade etmelerini engelleyen bir dönemdeyiz. Arkadaşlarıyla basket oynamayan, bisiklete binmeyen, birlikte parkta oturup sohbet etmeyen çocukları dünyaya sahip oldukları akıllı telefon ve bilgisayarları bağlıyor. İşte o kaynağı nasıl kullandıkları ise bizlere bağlı.

Karantina sürecindeki tam kapanma günleri, aile üyelerinin hepsini olumsuz etkiliyor. Böylesi bir durumu daha önce hiç yaşamadığımız için evde birlikte neler yapılabileceğimizi bilmiyoruz. Oysa birlikte kaliteli zaman geçiren aile üyeleri, birlikte gülüp eğlenirler.

Birlikte gülüp eğlenilen anlarda insan beyninde oksitozin hormonu salgılaması artar.

AİLECE VAKİT GEÇİRMELİ

Aile üyelerinin birbirine bağlanması, birlikte olmaktan keyif ve mutluluk duymaları gerçekleşir. Çocuğuyla birlikte vakit geçirmekten keyif alan anne-baba, onun yaşam rehberi olacaktır. Kendi gençlik deneyimlerini aktarma fırsatı bulacaktır. Böylece çocuklarımızı geleceğe aktarılmış deneyimlerle taşırız.

İşte bu noktada ailece kaliteli vakit geçirme aktivite ve eylemleri için belediyeler, muhtarlıklar ve ilgili bakanlıklar devreye girebilir. Artık teknoloji çağında yaşıyoruz.

   Aynı platformlarda ailelerin kendi sanat ve spor performanslarını sergileyecekleri yarışmalar düzenlenebilir. Her katılımcı çocuğun belli oranda ödüllendirileceği bir sistem bulunabilir. Böylece bir çeşit performans yarışmaları ile aileler birlikte zaman geçirmeye yönlendirilir. Sosyal devlet ne yapmalı?

   Aile üyelerinin birlikte hazırlayacakları lezzetli yemeklerle yarışacakları “Mahalle Mutfağı” şeklinde yöresel yarışmalar düzenlenebilir.

   Çocuk ve gençlerin ilgisini çekecek olan bilgi yarışmalarında spor-edebiyat-sanat soruları yer alabilir.

Gördüğünüz üzere, yeter ki anlamlı ve değerli adımlar atılmak istensin. En basit şekilde, mahallede yaşayanlar bilgilendirilerek dijital platformlarda birçok ailenin bir araya gelip kaliteli zaman geçirmesi mümkündür. Milli eğitim müdürlükleri ve tüm okul yöneticileri için de önerilerim şunlardır:

   Öğrencilerin yaş gruplarına göre seçilen filmler ve tiyatro gösterileri, ilgili bakanlığın dijital platformunda yayımlanabilir. Her öğrenci ve ailesi, kendi yaşlarına uygun seçeneklerdeki eseri izleyip özetini yazabilirler. Bu yazacakları özet, öğrencinin ders notu olarak sayılabilir.

   Aile üyelerinin katılımı ile yazılıp evin salonunda sahnelenecek bir oyunda tüm aile rol alabilir. 1 dakikalık kısa film, öğrencilerin sene sonu portfolyosuna eklenebilir.

Çocuklarımızla yakınlaşarak birlikte zaman geçirmekten alacağımız mutluluğu keşfetmeliyiz. Ancak o zaman, bizim onlara aktaracağımız yaşam deneyimlerimize açık olacaklardır. Bizim seçeneğimiz, en zor günleri, en kolaya dönüştürmek olmalıdır. 

DR. BORA KÜÇÜKYAZICI

TIP DOKTORU VE AİLE DANIŞMANI


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları