Orta gelir, orta akıl... Ve Metaverse...
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Orta gelir, orta akıl... Ve Metaverse...

12.11.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hunharca diye de nitelendirebiliriz içinde bulunduğumuz koşuşturma durumunu. Nereye doğru gittiğimiz belli değil ama kapıldık bir dalgaya sürükleniyoruz. Enflasyon karşısında direnemeyip yükselen fiyatların peşinden koşuyoruz günü kurtarabilmek için... Bir yerlere varabilmek için koşuyoruz, bizi almayan taksilerin ya da kalabalıktan binemediğimiz otobüslerin peşinde.. Daha iyi yaşam, daha iyi koşullar için debelenip duruyoruz. Debeleniyoruz da ne oluyor? Orta gelir tuzağını bir türlü aşamıyoruz. Sadece orta gelir mi? Peşinde ekürileri de var tabii: Orta eğitim, orta teknoloji, orta akıl... 

Aslında tuzağı aşmanın anahtarı belli: Teknoloji ve insan gücü geliştirmeye yatırım yapmak. 

Sonsuz hızla dijitalleşen bir dünyada yaşıyoruz. Ve bu dünyada düşük katma değerli ürünleri ucuza üreterek zenginleşmek mümkün değil. Yüksek teknolojiye dayanan, yüksek katma değerli ürünleri icat ederek, marka haline getirerek ve satarak bir adım öne geçiliyor. Bunun için de ihtiyacımız olan nitelikli beyinler. Yani eğitimli ve aynı zamanda yaratıcı işgücü. 

Beceremiyoruz çünkü bunu, ülkenin öncelikli sorunu olarak görmüyoruz. Beceremiyoruz çünkü bu, eğitim sisteminin topyekûn değişmesini gerektiriyor. Beceremiyoruz çünkü sadece eğitim sisteminin değişmesi bile yetmiyor, hukuk sisteminin hatta bakış açımızın bile değişmesi gerekiyor. 

Biz debelenirken, birileri bir yerlerde bugünkünden çok çok daha farklı yeni bir dünya düzeni kurmanın peşinde. Nasıl mı? Metaverse ismini sanırız duymuşsunuzdur. Facebook’un çatı şirketinin yeni ismi. Yunanca “öteki” anlamına gelen “Meta” kelimesi ile İngilizce “evren” anlamına gelen “universe” sözcüğünün birleşkesi ile oluşmuş. “Öte evren” olarak da çevrilebiliriz Türkçeye. İnternetten sonraki en büyük adım olarak tanımlanıyor. Aslında yavaş yavaş zaten sanal dünyada karşılaştığımız hatta iç içe yaşamaya başladığımız kavramların bir araya gelişi... Sosyal medya, artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik, çevrimiçi oyunlar, kripto paralar, sanal gözlükler, yapay zekâ... 

İçinde yaşadığımız fiziki dünya ile sanal dünya arasındaki sınırlar hızla kalkıyor. Dünyanın bambaşka bir kentinde canlı bir konserde kendinizi sanal dans ederken bulabilir, bir partide farklı ülkelerde yaşayan arkadaşlarınızla bir araya gelebilir, hatta gerçek dünyada beğenmediğimiz görünüşünü sanal dünyada tamamen istediğiniz yeni bir kimlikle yeniden tasarlayabilirsiniz. 

Metaverse’ü tüm dijital dünyaların birleştirildiği, yani internette yapabildiğiniz her şeyin tek bir alanda toplandığı paralel bir evren olarak tanımlamak mümkün. Günlük yaşamda olduğu gibi gezebileceğimiz sanal sokaklar, AVM’ler, sanal ortamda satın aldığınız bir ürünü dijital avatarınıza giydirebiliyorsunuz, aynı zamanda  aldığınız ürün kargo ile gerçek dünyada evinize teslim ediliyor. Gerçek dünyada dijital cüzdanınızda biriktirdiğiniz kripto paraları sanal dünyada harcayarak kendinize ev araba alabilirsiniz. Hem de gerçek dünyadakinden çok daha ucuza... sanal dünyadaki arkadaşınızı dokunarak hissetmek için özel giysiler, eldivenler...

NASIL? BAŞDÖNDÜRÜCÜ MÜ? ÜRKÜTÜCÜ MÜ? 

Artık akıllı telefonu olmayan insan nasıl bulamıyorsak yakın gelecekte bu Metaverse de küresel bir akım olarak herkesi sarmalayabilir. Elbette 5G teknolojisi olmadan olmaz. Facebook bir adım ileriye çıkarak başlattı, tabii bunda kirli işlere bulaşmış yüzünü aklama ve dikkatleri farklı bir alana çekme çabası olarak görseniz bile bu dünyanın gittiği yönü değiştirmeyecek. 

Engelleyebilir miyiz? Yeni gerçeklik evrenimiz burası mı olacak?  

Ya gerçek dünyayı bir kenara bırakıp sadece dijital dünya için yaşamak isteği mi? En büyük risk gerçek dünyanın ikinci plana atılması olmaz mı? Bilimkurgu filmi Ready Player One’ı izlemediyseniz, izleyin.. 

Büyük kitleler sanal dünyanın içine çekilmişken peki neler olacak? Kimler nasıl yönetecek? 

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri, uzmanları, hukukçuları bu kavramın üzerine çalışmaya başladılar bile. Tek bir şirketin tekelinde olmaması lazım, evrensel değerlerin oluşturulması, etik değerlerin gözetilmesi, hukuk sisteminin oluşturulması gerekli. Bunlar tartışılıyor şimdiden. Bizim gibi ülkeleri, bilinçsiz tüketicileri bekleyen ne? 

VE GÜNEY KORE 

Güney Kore’nin başkenti Seul, “Metaverse” dünyasına adım atan ilk kent olacak. Projenin nihayete ermesi halinde sanal gerçeklik gözlükleriyle kent turları gerçekleştirilebilecek ve çeşitli kamu hizmetlerinden yararlanılabilecek. Seul yerel yönetiminin 3 Kasım’da duyurduğu planın başarılı olması halinde kent sakinleri, sanal gerçeklik gözlüğü takarak müze turlamaktan belediye yönetimine şikâyette bulunmaya kadar çok sayıda şey için sanal belediye binasını ziyaret edebilecek.

3.3 milyon dolara mal olması beklenen yatırım, vatandaşlar arasında sosyalliği ve kentin küresel rekabet gücünü artırmayı amaçlayan 10 yıllık planın bir parçası olarak öne çıkıyor.

Yazarın Son Yazıları

Türkiye bir deney laboratuvarı mı?

Sanki koca Türkiye’yi devasa bir çuvalın içine koymuşlar, durmaksızın sallıyorlar.

Devamını Oku
09.10.2026
Asıl dip neresi?

Soruyoruz birbirimize: “Dipteyiz... Peki daha ötesi var mı?” Belli ki var.

Devamını Oku
02.10.2026
Fon vurgunu... Kimler biliyordu, kimler çıktı?

Fon işi patlayalı günler oldu.

Devamını Oku
25.09.2026
PISA’da yükseldik, peki eğitimde?

PISA 2025 Batı’da alarm yaratırken Türkiye’de iktidar sonucu hemen bir başarı anlatısına dönüştürdü.

Devamını Oku
18.09.2026
Bize neler oluyor?

Üsküdar seçimleri üzerine çok şey yazıldı, tekrar etmeye gerek yok.

Devamını Oku
11.09.2026
Şükran Soner’in ardından...

Ölüm... Soğuk, gerçek ve kaçınılmaz. Kimi zamansız... Kişi için son nokta... Ya geride bıraktıkları?

Devamını Oku
04.09.2026
Yapay zekâ ve demokrasi arasındaki tehlikeli ilişki

Türkiye’nin iç gündemi bataklık gibi; içine saplandıkça sizi daha da aşağı çekiyor.

Devamını Oku
28.08.2026
Tarikatlara operasyon... Neden? Niçin?

Gaza çoktan basıldı.

Devamını Oku
21.08.2026
Toplumsal bütünleşme mi?

360 imzalı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi” başlıklı çerçeve yasa TBMM’ye sunuldu.

Devamını Oku
07.08.2026
Tek çare: Oyunun kurallarını değiştirmek

Milleti arkasına alarak kuruldu YENİ Parti.

Devamını Oku
31.07.2026
Göz ardı edilen tehlike: Erken sanayisizleşme

Birbirinden tamamen kopmuş iki Türkiye var.

Devamını Oku
24.07.2026
Güven bir kez aşındığında...

Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent hakkında ortaya atılan iddialar ağır.

Devamını Oku
17.07.2026
Trump'ın gösterisi, NATO’nun sessiz devrimi

Siyasi mizah yaptığı gerekçesiyle genç sanatçı Deniz Göktaş’ın tutuklanması...

Devamını Oku
10.07.2026
Eşkıya Dünya... NATO

“Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz” sözü, bu toprakların belleğinde yalnızca bir türkü değil, aynı zamanda adalet duygusunun ifadesidir.

Devamını Oku
03.07.2026
Kayıp Aydınlanma... Ve bugün

Yıl 999... Yanlış yazmadım. Yıl 999, yani bundan tam 1027 yıl önce.

Devamını Oku
26.06.2026
Zaman algısı... 3152 gün... Osman Kavala... Ve diğerleri...

Son derece ağır hareket eden kaplumbağalar dünyayı yanlarından hızla akıp gidiyormuş gibi mi deneyimliyor?

Devamını Oku
19.06.2026
Kadın bedeni... Ortak payda

Kadınlara yönelik baskının tarihi çok eskidir.

Devamını Oku
12.06.2026
Öfkeyi doğru yönetebilmek...

Yürütülen planlı sistematik süreçte sıranın ana muhalefet partisinin işlevsizleştirilmesine gelmesi kaçınılmazdı.

Devamını Oku
05.06.2026
Mutlak butlan; mutlak kırılma...

Çok parçalı, uzun soluklu kurgunun önemli bir mihenk taşı oldu geçen perşembe açıklanan mutlak butan kararı ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı’na getirilmesi.

Devamını Oku
29.05.2026
Gençliğini kaybeden ülke

“Asım’ın nesli”, “Fatih’in ruhu”, “TEKNOFEST kuşağı”, “imanlı ve ahlaklı gençlik”, “Türkiye Yüzyılı’nın mimarları”...

Devamını Oku
22.05.2026
Gelecek konuşulurken... ABD-Çin... Ve Türkiye

Silivri davaları, kadın siyasetçiler üzerinden yürütülen kirli kampanyalar, yerel yönetimlere durmaksızın yapılan operasyonlar, yeni gözaltılar...

Devamını Oku
15.05.2026
102 yıllık bir gazete...

Şişli’de gazetenin bahçesindeyiz...

Devamını Oku
08.05.2026
1 Mayıs’ı farklı okumak...

İnsanın emeği üzerinden yükselir kapitalizm.

Devamını Oku
01.05.2026
23 Nisan... Çocuklar... Gelecek...

Öğretmenler, Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.

Devamını Oku
24.04.2026
Okulda şiddet... Sorun sistem ve çok daha derin

İki korkunç katliam.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın paradoksu: ABD’nin rakipleri mi güçleniyor?

İlginç bir paradoks yaşanmıyor mu?

Devamını Oku
10.04.2026
Kötülüğün sıradanlığı, vasatlığın iktidarı

Deveye sormuşlar “Neden boynun eğri?” diye.

Devamını Oku
27.03.2026
Bayram, vicdan... Habermas’ın ardından

Dünya bir süredir sanki aynı anda birkaç farklı yüzyılı yaşıyor.

Devamını Oku
20.03.2026
Savaşın dili değişirken...

Kısacası bu savaş sadece İran ile İsrail arasındaki bir çatışma değil. Enerji piyasalarından küresel siyasete, askeri doktrinlerden bölgesel dengelere kadar uzanan çok katmanlı bir kriz.

Devamını Oku
13.03.2026
Yıkımların gölgesinde yeni dünya düzeni

ABD’nin en güçlü rakibi. Enerji sevkıyatının durmasının önemli etkileri olacak. Çünkü küresel enerji ticaretinin kalbi sayılan Hürmüz Boğazı doğrudan risk altında.

Devamını Oku
06.03.2026
‘Dindar Nesil Yetiştirme Projesi’

Eğitim, bir toplumun geleceğini yalnızca bilgiyle değil, değer tercihleriyle de biçimlendirir. Bu nedenle mesele bir ideolojik tartışmadan ibaret değildir; anayasal düzenin, laikliğin ve kamusal alanın sınırlarının nasıl tanımlandığı meselesidir.

Devamını Oku
27.02.2026
Akıl, bilim ve üniversite neden hedefte?

Bu hafta, akademisyenlerin Boğaziçi Üniversitesi’nde tuttukları nöbet 1261. gününe girdi. Ve bu nöbete CHP Genel Başkanı Özgür Özel de katıldı. Geçen hafta ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Boğaziçi Üniversitesi’ne gelişi sırasında üniversite yaşamının fiilen felç edilmesi öğrencilerin, akademisyenlerin, mezunların kampüs dışına itil- mesi tarihe, üniversite fikri açısından kara bir sayfa olarak geçmişti.

Devamını Oku
20.02.2026
Yıkım çağına girerken... Münih Konferansı...

Akın Gürlek’in adalet bakanı olarak göreve başlaması, Bilal Erdoğan’ın AKP genel başkanlığına hazırlanacağına dair güçlü iddialar... Muhalefetin bastırıldığı, iktidarın içeride elini daha güçlendirmek için her yolu denediği bu süreçte gözden kaçırdığımız daha büyük bir mesele var: Dünya düzeni çökerken biz nereye bakıyoruz?

Devamını Oku
13.02.2026
Orada kimse var mı?

17 Ağustos depremi yaşanalı henüz birkaç gün olmuştu.

Devamını Oku
06.02.2026
Yeni Dünya Düzeni: Avrupa-Hindistan Hattı... Türkiye nereye?

Gelelim Türkiye’ye... Türkiye açısından AB-Hindistan anlaşması bir “uzak coğrafya haberi” değil. Çünkü Türkiye’nin dış ticaret omurgası AB pazarı ve Türkiye’nin rekabet gücü de büyük ölçüde AB tedarik zincirleri üzerinden şekilleniyor. Hindistan’ın AB’ye daha avantajlı erişimi, Türkiye’nin bazı sektörlerdeki konumunu doğrudan zorlayabilir.

Devamını Oku
30.01.2026
Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025