Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?
Özlem Yüzak
Son Köşe Yazıları

Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

23.01.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Davos, uzun yıllar boyunca küresel kapitalizmin vitriniydi. Dünya Ekonomik Forumu’nun Alp Dağları’ndaki bu küçük kasabada düzenlenen toplantılar, “patronlar kulübü” olarak anılırdı. Küresel ekonominin kuralları burada konuşulur, hegemon güçlerin stratejileri burada şekillenirdi.

Son yıllarda neoliberal politikaların yarattığı derin eşitsizlikler, iklim krizi ve sosyal kırılmalar Davos’un gündemine girmeye başlamıştı. Ama sistemin kendi içinde köklü bir kırılma yaşayacağı gerçekten bekleniyor muydu? Sanmıyorum.

Ama bu yıl Davos başka bir Davos oldu.

Kanada Başbakanı Mark Carney’in Davos’ta dile getirdiği gibi, artık küresel düzende bir “kopuş” yaşanıyor. Ve bu kopuşun merkezinde Donald Trump var. Trump, yalnızca politikalarıyla değil, diliyle de II. Dünya Savaşı sonrası kurulan liberal düzeni hedef alıyor. Çok taraflı kurumlar, müttefiklik ilişkileri, uluslararası hukuk ve serbest ticaret; Trump’ın dünyasında birer yük.

Venezuela’da yapılanlar, Grönland tehditleri, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik küçümseyici tavır... Bunların hiçbiri tesadüf değil. Hepsi aynı mesajın parçaları:

Kurallara dayalı düzen sona eriyor, güç siyaseti geri dönüyor.

Küçük ama çarpıcı bir örnek: Birleşik Krallık’ın Mayıs 2025’te Chagos Adaları üzerindeki egemenliğini Mauritius’a devretme kararı, hukuka dayalı düzenin geç kalmış ama anlamlı bir örneğiydi. Ancak tam da bu nedenle Trump’ın hedefi oldu. Trump anlaşmayı “büyük bir aptallık” olarak nitelendirdi. Londra’nın seçilmesi tesadüf değildi. Çok taraflılık ve uluslararası hukuk, Trump’ın dünyasında erdem değil, zaaf. Verilen mesaj açıktı:

Kurallara uyanlar kaybeder, gücü olan alır. Trump Britanya’yı hedef alarak aslında Avrupa’ya ve müttefiklerine sesleniyordu: “ABD olmadan stratejik bir ağırlığınız yok.”

Davos’ta verilen mesaj açıktı: Kurallara dayalı düzen bitiyor, güç siyaseti geri dönüyor. Trump, desteğin, hatta egemen toprakların bile pazarlık konusu olduğu bir dünya inşa etmeye çalışıyor. Ve tam bu atmosferde, başka bir gelişme gündeme geldi.

GAZZE BARIŞ KURULU: YENİ DÜZENİN PROVASI

ABD’nin yaklaşık 60 ülkeye gönderdiği Gazze Barış Kurulu’na davet, klasik bir diplomatik girişim değildi. Bu, yeni bir dünya düzeninin pilot uygulamasıydı. Davet Davos’ta ilan edilmedi, öncesinde yapıldı. Davos’ta ise imzalar atıldı. Ortaya çıkan tablo dikkat çekiciydi:

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Çünkü BM zayıflarsa Batı’nın kurduğu düzen zayıflar. Kurallar çökerse Batı’nın meşruiyet zemini çöker. Bu yüzden Avrupa bekledi. Trump’ın niyetini test etti. Ve ilk kez açık bir mesafe koydu. Bu, ABD ile Avrupa arasındaki en derin kırılmalardan biriydi. Atlantik ittifakı artık sadece askeri değil, zihinsel olarak da çatlıyordu.

İsrail’in tavrı ise farklıydı. İsrail acele etmedi. Çünkü pazarlık gücü var. Mesajı açıktı: “Ben olmadan bu plan işlemez.” O yüzden beklemek, İsrail için zayıflık değil, strateji...

EĞER MASADA DEĞİLSEN MÖNÜDESİN

Türkiye ve bazı Ortadoğu, Asya ve Doğu Avrupa ülkeleri ise hızlı davrandı. Çünkü yeni dünyada en büyük korku, dışarıda kalmak. Masada olmayan, oyunda olmaz. Oyunda olmayan, kararların öznesi değil nesnesi olur. Türkiye’nin refleksi tanıdıktı:

“Karşı çık ama masadan kalkma.”

Bu çıkarcılık mı? Evet, kısmen.

Bu korku mu? Evet, kısmen.

Türkiye farklı ne yapabilirdi? Batı gibi bekleyebilirdi ama masadan dışlanma riskini göze alması gerekirdi.

İsrail gibi pazarlık yapabilirdi ama İsrail’in sahip olduğu askeri ve siyasi güce sahip değildi.

Ya da en zor yolu seçebilirdi: Katılır ama şart koyardı, kırmızı çizgilerini ilan ederdi, BM’nin yerine geçilemeyeceğini açıkça söylerdi. Filistin’in siyasi öznesinin tasfiye edilmesine karşı dururdu. Yapmadı çünkü yazık ki bugün Ankara’nın dış politikası ilke üzerine değil, manevra üzerine kurulu.

Ve belki de asıl soru şu: Yeni dünyada kim masada kalacak, kim mönüye dönüşecek?

Aslında Trump’ın kurmak istediği düze- ne karşı çıkmak imkânsız değil.

Ama tek tek ülkeler için neredeyse imkânsız. Bugün hiçbir orta ölçekli ülke, tek başına ABD’nin dayattığı güç siyasetini dengeleyemez. Ama birlikte hareket eden ülkeler bunu yapabilir.

Sorun şu: Batı parçalı, Avrupa bölünmüş, Küresel Güney dağınık, orta ölçekli ülkeler ise birbirine güvenmiyor. Trump’ın asıl başarısı burada yatıyor: Rakiplerini değil, ittifakları zayıflatmak.

İlgili Konular: #Davos

Yazarın Son Yazıları

Davos’ta yeni dünya düzeni: Kim masada, kim mönüde?

Batı Avrupa ülkeleri temkinliydi. Batı için mesele Gazze değildi, sistemdi. Fransa ve Almanya’nın sorduğu soru basitti: “Bu yapı Birleşmiş Milletler’in yerini mi alacak?”

Devamını Oku
23.01.2026
‘Yardımsever Trump’ ve yeni emperyalizm

Donald Trump iki halka birden “yardım” vaat ediyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Dünya neden artık kurallarla yönetilmeyecek?

“Dünya kurallardan uzaklaşıp güce dayalı bir düzene geçiyor”...

Devamını Oku
09.01.2026
Kama muta…

Yılın son günü.

Devamını Oku
02.01.2026
Postneoliberal uzlaşı... Ve asgari ücret kıskacında Türkiye

Ve bu arayış yalnızca ABD’ye özgü değil... Küresel bir yön değişimi bugün aynı konular Avrupa Birliği’nden Hindistan’a, Japonya’dan IMF ve OECD gibi uluslararası kurumlara kadar geniş bir alanda tartışılıyor. Tam da bu noktada, BirGün gazetesinde Güldem Atabay’ın aralık ayı başından bu yana bir seri halinde ele aldığı ve benim de özellikle önemli bulduğum bir kavrama değinmek istiyorum: London Consensus.

Devamını Oku
26.12.2025
Demokrasinin 12 kırmızı alarmı... ABD... Türkiye...

ABD’nin saygın gazetelerinden New York Times’ın editör kurulu önceki gün ülkelerinin otokratik bir rejime savrulduğunu söyleyerek “demokratik erozyonun 12 kırmızı alarmını” yayımladı.

Devamını Oku
12.12.2025
Bir bilim insanının uzun yolculuğu: Ufuk Akçiğit

Koç Üniversitesi’nin onuncu kez verdiği Rahmi M. Koç Bilim Madalyası bu yıl Prof. Dr. Ufuk Akçiğit’e verildi.

Devamını Oku
28.11.2025
COP30... 46 yıl sonra hâlâ bir arpa boyu yol

Brezilya’nın tropik sıcaklığı altında toplanan COP30, dünya siyasetinin iklim krizine nasıl baktığını -daha doğrusu bakmadığını- tek karede özetleyen bir zirve oldu.

Devamını Oku
21.11.2025
Distopik dönemler...

“Az sayıda insanın yaşadığı küçücük bir ada...

Devamını Oku
14.11.2025
Mamdani, İmamoğlu... Küresel solun yeni sınavı

New York’un yeni belediye başkanı Zohran Mamdani, yalnızca Amerika’daki Demokratlar için değil, tüm dünya için bir mesaj verdi: “Değişim hâlâ mümkün.”

Devamını Oku
07.11.2025
103. yıl...

Buruk, öfkeli ama öte yandan coşkulu..

Devamını Oku
31.10.2025
Savaş uçakları yetmez: Türkiye’nin teknoloji egemenliği sınavı

Türkiye ara çözümlere sıkışırken dünya “neoprime” savunma çağına giriyor.

Devamını Oku
24.10.2025
Dünyanın yeni satranç tahtası: Nadir elementler

Nadir elementler konusu Türkiye’de kamuoyunun gündemine CHP tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump görüşmesinden hemen önce “Pazarlık konusu yapılacak” diye getirildi.

Devamını Oku
17.10.2025
Gazze... Küresel vicdanların da savaş

“Eğer ateşkes kalıcı bir barışa evrilemezse, bu savaş yalnızca Gazze’yi değil, Batı ittifakının meşruiyetini ve küresel düzeni de sarsmaya devam edecek...”

Devamını Oku
10.10.2025
Çare: Alışmamayı öğrenmek…

Şu son bir yıl içinde yaşadıklarımızı diyelim beş yıl önce yaşasaydık herhalde “Olağanüstü günlerden geçiyoruz” derdik.

Devamını Oku
03.10.2025
Kullanışlı piyon mu olacağız? Stratejik ortak mı? Beylikova...

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Trump’ın New York’ta yaptığı görüşme, sadece ikili ilişkiler bağlamında değil, küresel dengeler açısından da kritik.

Devamını Oku
26.09.2025
Sıfır noktası...

Bir süredir gözüm Nepal’deki gelişmelerde...

Devamını Oku
19.09.2025
Kaç Türkiye? Kimin gündemi?

Moda Caddesi’nden Kadıköy Rıhtım’a doğru yürüyorum.

Devamını Oku
12.09.2025
Demokrasiler neden çöküyor (2)

Erdoğan AKP’si; karşısındaki tek önemli muhalefeti yani CHP’yi işlevsizleştirmek için elindeki tüm yetki ve yargı güçlerini kullanıyor.

Devamını Oku
05.09.2025
Demokrasiler nasıl çökertiliyor (1)

Önce şunu görmeliyiz...

Devamını Oku
29.08.2025
CHP’nin yükü, hepimizin yükü

"CHP’nin üzerindeki yük öyle ağır ki özgür; laik, demokratik bir ülke olma mücadelesini tek başına omuzladı."

Devamını Oku
22.08.2025
24 yıl...

Neredeyse çeyrek asır...

Devamını Oku
15.08.2025
Çürüme... Çözülme... Sahteliğin anatomisi

Sahte diplomalar, sahte ehliyetler, sahte sağlık raporları...

Devamını Oku
08.08.2025
Gazze... Açlık, sessizlik ve ahlaki felç

Seyrediyoruz. Kimi insanlığın geldiği noktadan utanarak, kimi umarsızca sanki bir film seyreder gibi...

Devamını Oku
01.08.2025
Yangın... Kuraklık... Rant: Türkiye’nin iklimle sınavı

Tam bitti derken yeniden başlıyor. Rüzgârın hızına göre şiddetleniyor; ortalığı yakıp kavuruyor.

Devamını Oku
25.07.2025
Şu zeytin ile derdiniz ne?

Şaşırdık mı? Hayır...

Devamını Oku
18.07.2025
TRT’den CHP duruşmaları mı?

CHP’li belediyelere yapılan operasyonların sonu gelmiyor. Belli ki yaz böyle geçecek.

Devamını Oku
11.07.2025
Toplumu germek, muhalefeti susturmak: AKP’nin elindeki yegâne kozu

Çünkü çözüm üretemiyor. Çünkü halkın sorunlarına yanıt veremiyor.

Devamını Oku
04.07.2025
Zeytin... Bir talanın jeopolitiği

“At izinin it izine karıştığı” günlerden geçiyoruz yine.

Devamını Oku
27.06.2025
İran’a saldırı hazırlığı mı? Neden?

Daha sular durulmadan Ortadoğu yeniden karıştırılmaya çalışılıyor...

Devamını Oku
13.06.2025
Bu bayram...

“Bizim bayram görecek halimiz yok arkadaşlar” dedi ve ekledi CHP lideri Özgür Özel...

Devamını Oku
06.06.2025
Nasıl bir eğitim?

Sadece anayasal hakkı olan barışçıl protesto hakkını kullandıkları için hapiste tutulan üniversite öğrencileri olan bir ülke...

Devamını Oku
30.05.2025
Sosyalist Enternasyonal İstanbul’da... Dünya solu ne yapmalı?

O kadar fazla sistematik saldırı altındayız ki... Kimi zaman büyük resmi görebilmek için yaşananları alt alta sıralamak önemli...

Devamını Oku
23.05.2025
‘Çözüm süreci’ ve sonrası

Barışı uzak bir hayal olmaktan çıkarmak hiç kolay değildir, en azından bizim coğrafyada.

Devamını Oku
16.05.2025
Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Karartma... Otokratik rejimde sıradan bir gün

Devamını Oku
09.05.2025
Siz gidene kadar...

Siz gidene kadar...

Devamını Oku
02.05.2025
Deprem ensemizde: 40 milyar dolarlık sessizlik

Deprem ensemizde: 40 milyar A dolarlık sessizlik

Devamını Oku
25.04.2025
Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Yüzde 3.5 kuralı: Değişim kaç kişiyle başlar?

Devamını Oku
18.04.2025
Tarife savaşının şifreleri

Tarife savaşının şifreleri

Devamını Oku
11.04.2025
Uyanış...

Uyanış...

Devamını Oku
04.04.2025