Göçmen süzgeci Türkiye

21 Temmuz 2023 Cuma

Avrupa Parlamentosu (AP), Suriyeli göçmenleri zorla ülkelerine gönderen Lübnan’ı kınadı, göçmenler için kalıcı yerleştirme ve uyum çalışması istedi. Ekonomik kriz içinde yıllardır kıvranan Lübnan’dan tepkiler yükseldi: “Buyurun siz alın ülkelerinize... Bu sözleri Türkiye’ye söyleme cesaretiniz var mı?”

Göç, yüzyılımızın en büyük sorunu ve Türkiye bu sorunu en derinden yaşayan ülke. Göçü tetikleyen en büyük neden Batı. Ortadoğu’da yarattıkları savaş ve güvensizlik, sömürü... Bir de iklim krizi göçü tetikleyebilir. İklim krizini yaratanlar da belli. Ankara’da kimse duymuyor ama Irak’ta su sıkıntısı nedeniyle Türkiye sokak gösterileriyle protesto ediliyor.

Çatışma, sömürü ve iklim krizi Afrika için de geçerli.

Afrika’dan göçmen akınına maruz kalan İtalya’nın aşırı sağcı Başbakanı Georgia Meloni, “Fransa’nın sömürü politikasının göçü yarattığı” suçlamasında bulunmuştu. Sahra altı Afrika ülkelerinden gelen göçmenler Tunus’un Safakes şehri üzerinden İtalya’ya yöneliyor.

Batı, kendi refahı için yarattığı bir dev sorunla karşı karşıya...

Türkiye; Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye’den gelen göçmenlerin Avrupa’ya geçiş güzergâhı. Yine Suriye’de Batı’nın başını çektiği iç savaş ve karmaşa en çok Türkiye’yi etkiliyor. Nüfus yapımız tehdit altında. Seçim döneminde bol vaatli söylemler unutulmuş durumda. Erdoğan iktidarı “zengin Körfez”de para anlaşmaları yapıyor. Kimse aklına getirmek istemiyor ama yabancı sorunu her geçen gün büyüyor.

AB kendince bir bir çözüm üretti. İnsan akınlarını engellemek için “Göçmen süzgeci ülkeler” oluşturdu. Bastırıyor parayı, kontrolsüz göçmeni engelliyor. İşine yarayanları seçiyor ve alıyor. Yine ayrımcılık...

Türkiye ile bu tür anlaşmalar Alman Başbakanı Merkel üzerinden yapılmıştı. “Al parayı, tut göçmeni” şeklinde özetlenebilecek mantık, her geçen gün Türkiye’de daha çok göçmen birikmesine, nüfus yapısını tehdit etmesine neden oluyor. Ama önemli olan para. Türkiye artık tam üyelik, serbest dolaşım hayalleri bir yana, AB’nin göçmen süzgecidir.

Benzer bir durum geçtiğimiz günlerde Tunus’ta yaşandı.

Ülke ekonomik krizle boğuşuyor. Yanı sıra siyasi istikrarsızlık sürüyor. AKP’nin “düşünce kardeşi” Ennahda ve lideri Gannuşi siyasetten tasfiye edildi. Avrupa Tunus’ta “demokrasiyi” tamamen unuttu, Cumhurbaşkanı Kays Said’i destekledi. Ayrıca Tunus’ta dramatik göçmen sorunları yaşanıyor. Hemen her gün göçmen cesetleri ya denizden çıkarılıyor ya da Cezayir, Libya sınırlarında bulunuyor. Kays göçmen hareketini “tehdit” olarak görüyor. İtalya’ya geçmeye çalışan göçmenler, özellikle Safakes kentinde yerel halkla çatışıyor. Göçmenlere karşı suç oranı patlıyor. Trajik görüntüler oluşuyor. Türkiye için ne kadar tanıdık bir konu değil mi?

Bu ortamda geçtiğimiz günlerde, AB Komisyonu Başkanı von der Leyen, Hollanda Başbakanı Rutte, İtalya Başbakanı Meloni Tunus’u ziyaret ettiler. Bu ülkeye 1 milyar Avroluk bir kaynak ayırdıklarını anlattılar. Kays Said’le tokalaşıp basına poz verdiler. Kaynağın 100 milyon Avroluk bölümü yasadışı göçle mücadele için. Yani Tunus da Türkiye gibi göçmen süzgeci oluyor.

Peki, ya süzgeçler tıkanırsa...



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yalanın ekonomisi 12 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları