Deprem ve Devlet (15 Mart 2023)

Deprem ve Devlet (15 Mart 2023)

15.03.2023 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

“Erzincan halkının mühim bir kısmı öldü… Dahiliye ve Sıhhiye vekilleri bu sabah Erzincan’a hareket ettiler. Kızılay zelzele mıntıkasına para, çamaşır, çadır ve battaniye gönderdi. İmdat trenleri gitti. Meclis, bir milli yardım komitesi kurdu.” (Akşam, 28 Aralık 1939)

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş depremleri sonrasında devletin acil durum refleksinin çok zayıflatılmış olduğu görüldü. Oysa bugünkü iktidarın “Eski Türkiye” diye küçümsediği o Türkiye çok daha güçlü bir acil durum refleksine sahipti. 

Ne demek istediğimi daha iyi anlatabilmek için 84 yıl geriye gidelim. 

1939 ERZİNCAN DEPREMİ

27 Aralık 1939’da Erzincan’da gece saat 01.57’de 7.9 büyüklüğünde bir deprem oldu. Deprem Erzincan dışında Gümüşhane, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Ordu, Giresun, Malatya ve Tunceli’de de hasara yol açtı. Erzincan depreminde toplam 32.968 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 100 bin insan yaralandı, 16.720 bina tamamen yıkıldı.

1939 Erzincan depremi olduğunda Cumhuriyet henüz 16 yaşını doldurmuştu. Tek parti dönemiydi. İktidarda CHP vardı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Başbakan Refik Saydam, İçişleri Bakanı B. Faik Öztrak’tı. II. Dünya Savaşı başlamıştı.

ÖNCE ASKERLER VE MAHKÛMLAR SEFERBER EDİLDİ

Depremde az hasar gören piyade ve topçu kışlalarından getirilen askerlerle ilk arama kurtarma çalışmalarına başlandı. Bu sırada mahkûmlar çalışmalara katıldı. Deprem sonrası ilk yardım işlerini General Hüseyin Abdullah Alpdoğan organize etti. 1 Ocak 1940’tan itibaren bölgede arama-kurtarma ve diğer işlerde çalışmak üzere 800 asker görevlendirildi. Ayrıca Etibank, aramakurtarma çalışmaları için bölgeye madenciler gönderdi. Divrik Demir Madeni işçileri süratle Erzincan’a sevk edildi. İlerleyen günlerde arama kurtarma ve enkaz kaldırma çalışmaları için deprem bölgelerine, İstanbul ve Ankara itfaiyelerinden üç ekip gönderildi.

HASTANE YIKILDI, HASTALAR KURTARILDI 

Erzincan depreminde Memleket Hastanesi yıkılmasına rağmen hastanedeki 22 hasta kurtarıldı. Ayakta kalan gar hastane haline getirildi. Hastane operatörü Suat ile demiryolu inşaat hekimi Safa ilk geceden itibaren yaralılara müdahale etti. Kısa süre sonra Ankara Numune Hastanesi’nden, Kayseri’den, Erzurum’dan bölgeye gönderilen ilk yardım ve sağlık ekipleri yaralıları tedavi etmeye başladı.

İAŞE HEYETİ KURULDU

Dördüncü Umum Müfettişi ve Erzincan Valisi, Erzincan’da bir iaşe heyeti ve 4 adet dağıtım merkezi kurdu. Her merkez için mahalle heyetleri ve sokak temsilcileri oluşturuldu. Böylece depremzedelerin temel ihtiyaçlarının karşılanmasına çalışıldı. Halkın temiz su ihtiyacını karşılamak için kaybolmamış çeşmelerin tamir edilmesine başlandı. Ayrıca Erzincan’daki fırınlar tamir edilmeye çalışıldı. Bu sırada civar illerden Erzincan’a günde toplam 6.000 kilo ekmek sevk edildi. 

SÜMERBANK YARDIMA KOŞTU

Depremin hemen sonrasında Sümerbank Malatya Bez Fabrikası, fabrika müdürünün yönetiminde Erzincan’a bir yardım heyeti gönderdi. Bu heyet istasyonda bir mutfak kurup halka ve yaralılara sıcak yemek dağıtmaya başladı. Fabrika ayrıca depremzedeler için Erzincan’a bol miktarda yiyecek, giyecek, karyola, yatak, yorgan gibi yardım malzemeleri gönderdi. Ayrıca çocuk ve kadın 200 depremzedeyi fabrikada istihdam etti.

Sümerbank’ın köy eşyaları satan mağaza ve depolarındaki bütün eşyaların hemen deprem bölgesine gönderilmesine karar verildi.

İMDAT TRENLERİ YOLA ÇIKARILDI

Deprem haberi alınır alınmaz bölgeye “imdat seferleri” başlatıldı. İçinde sağlık personeli, çeşitli araç gereç ve yardım malzemeleri bulunan “imdat trenleri” yola çıkarıldı. Ancak depremde demiryollarının zarar görmesi nedeniyle Erzurum ve Sivas’tan kalkan trenlerin Erzincan’a varması biraz gecikti. 29 Aralık 1939 tarihli gazeteler bozulan demiryollarının tamir edildiğini, bölgeye uçakla da erzak ve ilaç sevk edileceğini yazıyordu. 

İlk imdat trenleri 30 Aralık 1939’da Erzincan’a ulaştı. Aynı gün Dumlupınar Vapuru ile de ilk parti erzak sevkıyatı yapıldı.

BAKANLAR DEPREM BÖLGESİNE GİTTİ

27 Aralık 1939’da İçişleri Bakanı B. Faik Öztrak ve Sağlık Bakanı Dr. Hulusi Alataş deprem bölgesine gitmek için yola çıktı. Bakanlar zor bir yolculuktan sonra deprem bölgesine vardı.

MİLLİ YARDIM KOMİTESİ KURULDU

27 Aralık 1939’da Elazığ’da bulunan Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, Erzincan Valisi’ne çektiği telgrafta “Cumhuriyet hükümeti felaketin ıstıraplarını hafifletmek için acil tedbirler almıştır…” dedi. O gün TBMM’de depremzedelere yardım için Meclis Başkanı’nın yönetiminde “Milli Yardım Komitesi” kuruldu. Bütün vilayet ve kazalarda da yardım komiteleri kurulmasına karar verildi. Komiteye yapılacak nakdi ve ayni yardımlar Kızılay’a yatırılacaktı. TBMM üyeleri ilk taksit olarak Kızılay’a 40 bin lira bağışladı. Üniversite gençliği milli komitenin emrinde çalışmaya hazır olduğunu bildirdi. Öğrenciler, öğretmenler, çeşitli cemiyetler yardım kampanyası başlattı. Yurdun her tarafında Kızılay şubelerine para, yiyecek, giyecek ve yatak takımı gibi yardımlar gelmeye başladı. Yapılan yardım miktarları ve yardım yapan firmaların isimleri gazetelerde açıklandı. 

Bu arada deprem nedeniyle Ankara Radyosu müzik yayınına ara verdi. 

ZİRAAT BANKASI’NA GÖREV VERİLDİ 

29 Aralık 1939’da Başbakan Refik Saydam, Ankara, Erzincan, Sivas, Kayseri ve Malatya vilayetlerine talimat vererek masraflar için Ziraat Bankası şubelerinin valilerin emriyle ödeme yapmalarını ve vilayetlerin kendi ihtiyaçlarından fazla gıda maddelerini Erzincan’a göndererek yardımın kesintisiz devam etmesini sağlamalarını istedi. 

29 Aralık 1939’da milli bankaların mağaza ve depolarındaki tüm stoklar felaket bölgesine gönderilmeye başlandı. 

KİMSESİZ ÇOCUKLARA SAHİP ÇIKILDI 

30 Aralık 1939’da depremde anasız, babasız kalan çocukların sürekli veya geçici evlatlık edinilebileceği ve depremden etkilenen 240 kimsesiz çocuğun Çocuk Esirgeme Kurumu’nun Ankara Keçiören’de yeni yaptırdığı ana kucağına alınacağı bildirildi. 100 kadar çocuk da Kızılay tarafından himaye edildi. 

DEPREMZEDELER İSKÂN EDİLDİ 

30 Aralık 1939’da depremzedelerin iskânına başlandı. Evleri yıkılanların önemli bir bölümü en yakın vilayetlere, özellikle Hatay, Adana, Mersin gibi sıcak iklimli yerlere gönderilip iskân edildi. Bu iskânın geçici olduğu da bildirildi. Yıkılan binalar yapılınca başka yerlere gidenlerin memleketlerine dönecekleri belirtildi. 

HÜKÜMET YARDIM ETTİ 

Hükümet, bina zararlarını tespit ve tetkik heyetleri oluşturdu. Hasar tespiti yaptırdı. Evleri hasar gören veya yıkılanlara 30 ile 60 bin lira arasında ödeme yapılacaktı. 17 Ocak 1940’ta 3773 sayılı bir kanun çıkarıldı. Bu kanuna göre ücretlilere iki veya üç maaş avans verilecekti. Deprem nedeniyle evi yıkılan veya hasar gören depremzedelerin vergi borçları silinecek ve yeni döneme ait vergi tahakkuk ettirilmeyecekti. Hükümet deprem bölgelerindeki üreticilere çift hayvanları ve tohumluk dağıttı. Tarım Bakanlığı’nca toplam 12.920 adet çift hayvanı ve önemli miktarda tohumluk deprem bölgelerine gönderildi.

KIZILAY SEFERBER OLDU

Kızılay, depremin ilk gününden itibaren depremzedelere para, çadır, battaniye, giyecek ve yiyecek yardımı yaptı. Sağlık heyetleri gönderdi. Çadırlarıyla iskân kampları kurdu. Kampların yanına sahra tuvaletleri yaptı.

29 Aralık 1939’da Kızılay, deprem bölgesine ilk imdat hastanesini gönderdi. 300 yataklı bir numaralı Kızılay Çadırlı İmdat Hastanesi 31 Aralık 1939’da Erzincan’a vardı. Hastane röntgen cihazı, çeşitli laboratuvarlar ve salgın hastalıklarla mücadele etmek için gerekli her türlü araç gerece sahipti. Hastane yeterli sayıda uzman doktorla birlikte Erzincan’da çalışmaya başladı. Bu hastanenin aldığı tedbirler sayesinde salgın hastalıklara da engel olundu. 

Kızılay deprem bölgelerinde çok sayıda çadır kurdu. Ancak kış koşullarında depremzedelerin çadırda kalmaları zordu, bu nedenle depremzedeler için ahşap barakalar yapılmasına karar verildi. Evleri yıkılan depremzedeler, Erzincan’da acilen inşa ettirilen baraka ve zeminliklere yerleştirildi. 

Kızılay, depremzedelere kısa zamanda Erzincan merkezde 90 adet pavyon, 35 adet ev, 90 adet baraka, 14 adet dükkân inşa etti. 12 odalı 90 baraka toplam 1080 odaya sahipti. Kızılay, memurlar için de Erzincan merkezde 13 bina inşa etti.

CUMHURBAŞKANI DEPREM BÖLGESİNE GİTTİ

31 Aralık 1939’da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü deprem bölgesine gitti. Yetkilileri dinledi ve gerekli talimatları verdi. Daha sonra yaralıları ziyaret etti, yıkılan evlerinin önündeki halkla konuştu. Vakit gazetesine göre “Milli Şef”in boynuna sarılan bir ana “Mehmed’im burada öldü. O da askerdi, senin oğlundur. Sen sağ ol babamız” diyerek acısını paylaştı.

BAKAN ELEŞTİRİLERİ KABUL ETTİ

TBMM’de yapılan deprem görüşmelerde milletvekilleri, deprem bölgesinde yaşanan idari sorunları eleştirdiler. İçişleri Bakanı Faik Öztrak, yardımların felaketzedelere ulaştırılmasında yaşanan sıkıntıları kabul ederek bu durumun nedenlerini açıkladı. (TBMM Zabıt Ceridesi, 10.1.1940, s.44,47) 

28 Aralık 1939’da Ulus gazetesinde F. Rıfkı Atay, “Elden gelen her şey o kadar kısa zamanda ve o kadar etraflıca yapılmıştır ki” diyerek hükümeti takdir ederken 29 Aralık 1939’ta Vakit gazetesinde Asım Us, “Yegâne teselli noktası Cumhuriyet hükümetinin felaketzedelerin acılarını hafifletmek üzere acil tedbirler alınmış olmasıdır” diye yazıyordu. Tan gazetesinde Zekeriya Sertel de “Hükümetin yardım için tedbir almakta gösterdiği sürat ve titizliği beğenip, takdir etmemek mümkün değildir… Her felakette yardım elini ilk uzatan Kızılay da derhal faaliyete geçmiştir…” diyordu.

1939 Erzincan depreminde daha 16 yaşındaki Türkiye Cumhuriyeti, iyi bir acil durum refleksi gösterdi. Askersivil yerel yöneticilerden merkezi yönetime, basından üniversitelere kadar devlet her yönüyle sefer oldu. Devlet, en hızlı haberleşme aracının telgraf olduğu bir ortamda, sınırlı olanaklara rağmen Kızılay, Etibank, Sümerbank gibi işlevsel kurumlarıyla, ülkeyi ören demir ağlarıyla, liyakatli yöneticileriyle felaket karşısında başarılı bir sınav verdi. Buna rağmen hükümet haklı eleştirileri de kabul etti. Bütün bunlar bugün değil, tam 84 yıl önce oldu.

KAYNAKÇA

  • Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi (BCA).
  • TBMM Zabıt Ceridesi: 10.1.1940; 19.4.1940; 17.1.1940.
  • Akşam: 28,29,30 Kanunuevvel 1939.
  • Tan: 28,29,30 Kanunuevvel 1939.
  • Ulus: 28,29,30,31 Birincikanun 1939; 2,3 İkincikanun 1940.
  • Vakit: 29 Birincikanun 1939; 2,20 İkincikanun 1940.
  • Fatih Tuğluoğlu,“1939 Büyük Anadolu Zelzelesi ve Erzincan Vilayetinde Yardım Faaliyetleri”, History Studies, Volume 7, Issue 4, December 2015, p.113-136. 
  • Orhan Yeniaras, Türkiye Kızılay Tarihine Giriş, İstanbul, 2000.
  • Türkiye Kızılay Cemiyeti, Merkezi Umumisi Tarafından 1941 Umumi Meclisine Sunulan ve 1939-1940 Hesap Yılı İçinde Yapılan İşleri Bildiren Rapor, Ankara 1941. 
  • Yusuf Ziya Keskin-Meryem İnan Önal, “Resmi Telgraflar Doğrultusunda 1939 Erzincan Depreminde Kurtarma İlk Yardım ve İskân faaliyetleri,” Bayburt Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dergisi, S.9, Eylül 2021, s. 169-190.

Yazarın Son Yazıları

Atatürk Ankara’dan sesleniyor

“Her Halde Âlemde Hak Vardır ve Hak Kuvvetin Üstündedir”

Devamını Oku
31.12.2025
Menemen Olayı, İrtica ve Laiklik

“Bizi yanlış yol sevk eden habisler (kötülükler), bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, saf ve temiz halkımızı hep şeriat sözleriyle aldatagelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz, görürsünüz ki, milleti mahveden, esir eden, harap eden fenalıklar hep din kisvesi altındaki küfür ve melanetten gelmiştir ” (M. Kemal Atatürk, 16 Mart 1923)

Devamını Oku
24.12.2025
Lozan Antlaşması ve ABD

“Bugün Türk Delegasyonu ile imzaladığımız dostluk ve ticaret antlaşması, benim elde etmek istediğimden çok uzaktır. Bu anlaşma, Türklerden koparmak istediğimizden çok fazla imtiyazı (ayrıcalığı) bizim Türklere verdiğimizin belgesidir.”

Devamını Oku
17.12.2025
‘ABD’nin ‘Yeni Türkiye’ hayali’

Samuel Huntington, “Medeniyetler Çatışması” adlı kitabında Türkiye’nin yönünü Batı’dan Doğu’ya çevirerek İslam dünyasının lideri olmasını öneriyor, bunun için de “Atatürk’ün (laik Cumhuriyet) mirasının reddedilmesi” gerektiğini belirtiyordu.

Devamını Oku
10.12.2025
Atatürk’ün ders kitabında ‘Demokrasi ve Kadın Hakları’

“Özetle kadın, seçmek ve seçilmek hakkını elde etmelidir...

Devamını Oku
03.12.2025
Millet Mektepleri

“Türk harflerinin bütün vatandaşlara kapılarının önünde ve işlerinin başında öğretilebilmesi için daha bu sene içinde Millet Mektepleri teşkilatı yapacağız.

Devamını Oku
26.11.2025
Vahdettin nasıl kaçtı?

“17 Kasım 1922 günlü resmi bir telgrafın ilk cümlesi şu idi: ‘Vahdettin Efendi bu gece saraydan kaçmıştır.’

Devamını Oku
19.11.2025
Türkiye'de Opera ve Vals

“Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.” (M. Kemal Atatürk)

Devamını Oku
05.11.2025
Cumhuriyetimiz

Dile kolay, ilan edildiğinde bazı İngiliz yetkililerin sadece iki yıl ömür biçtikleri Türkiye Cumhuriyeti 102 yaşında...

Devamını Oku
29.10.2025
Cumhuriyet’in şeker fabrikaları

“Meclis kürsüsünde bir de ‘üç beyaz’ parolası revaçtaydı...

Devamını Oku
22.10.2025
Nutuk 98 Yaşında: ‘İşte Bu Ahval ve Şerait İçinde…’

Atatürk Nutuk’u bir açılış ve kapanış döngüsüyle yapılandırır.

Devamını Oku
15.10.2025
Atatürk'e saygı duymayan teğmen: ‘Din Dilinin Türkçeleştirilmesi’

Mustafa Kemal Atatürk’e saygısı olmayanın onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletine ve Anayasasına da saygısı yoktur.

Devamını Oku
08.10.2025
Patrikhane ve Ruhban Okulu

Heybeliada Ruhban Okulu Fener Patrikhanesi’ne bağlıydı.

Devamını Oku
01.10.2025
Dil devrimini anlamak

“Gece meşguliyetimiz, bildiğin gibi dil dersleri… Gündüz de yalnız olarak aynı mesele üzerinde birkaç saat çalışıyorum.”

Devamını Oku
24.09.2025
Tek Partiden Çok Partiye: ‘Partili Cumhurbaşkanlığından Tarafsız Cumhurbaşkanlığına’

“Aramızdaki farkı bilelim. Biz, mutlakıyetten bugüne geldik. Siz ise bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz.”

Devamını Oku
17.09.2025
Tarih Kürsüsü ve Suçluların Telaşı ‘CHP’nin Mallarına El Konulması’

Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 102 yaşına girdi.

Devamını Oku
11.09.2025
ETHEM: “İsyan ve İhanet”

“Efendiler, askerî harekâtı çapulculuktan, devlet kurup yönetmeyi, şunun bunun mâsum çocuklarını fidye dilenmek için dağlara kaldırmak haydutluğundan ibaret zanneden, şarlatanlıklarıyla, yaygaralarıyla bütün bir Türk vatanını bezdiren...

Devamını Oku
03.09.2025
Büyük Zafer'in sırrı

Tam 103 yıl önce, 26 Ağustos 1922’de, Afyon Kocatepe’de, sabah saat 05.00’te, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın işaretiyle Türk tarihinin en önemli taarruzu Büyük Taarruz başladı.

Devamını Oku
27.08.2025
Aşiret-Tarikat Sorunu

Yeni açılım sürecinde etnik ayrılıkçı siyaset ve dinci, liberal ortakları, gerçeği çarpıtmaya devam ediyorlar.

Devamını Oku
20.08.2025
Saltanat Şurası’ndan Saray Komisyonu’na

1920 yılında Sevr Antlaşması’nı kabul etmek için kurulan “saltanat şurası”nın ve uygulamak için kurulan “barış komisyonu”nun amacı vatanı, milleti değil, sarayı, (sultanı) ve hükümeti kurtarmaktı.

Devamını Oku
13.08.2025
'Doğu Sorunu' devam ediyor! 'Kürt Sorunu mu Türk sorunu mu?'

İngiliz Müsteşarı Hohler, 27 Ağustos 1919’da Londra’ya gönderdiği bir yazıda şöyle diyordu...

Devamını Oku
06.08.2025
LOZAN: Onurlu Barış

Lozan Barış Antlaşması 102 yaşında…

Devamını Oku
23.07.2025
Hedefteki Cumhuriyet

Mustafa Kemal Atatürk’e göre “Türk milleti” kavramı, sadece bir ırkın, bir etnik kimliğin, bir dinin veya mezhebin değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne “vatandaşlık bağı ile bağlı” eşit hukuka sahip tüm yurttaşların ortak-üst-ulusal kimliğinin adıdır.

Devamını Oku
16.07.2025
Atatürk’ün aşama stratejisi ve Türk Devrimi

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta, 21 Nisan 1920 tarihinde yayınladığı, TBMM’nin 23 Nisan 1920 Cuma günü dinsel bir törenle açılacağını duyuran bildirinin, “O günün duygu ve anlayışına uyma zorunluluğundan kaynaklandığını” belirtmişti.

Devamını Oku
09.07.2025
Yaşasın laiklik

“Laiklik ilkesini savunmak için Atatürk gibi yürekli, Atatürk gibi inançlı olmak gerekir. İzinden gittiklerini söyleyenler gibi ürkek, kararsız ve inançsız değil” (Uğur Mumcu- Cumhuriyet 1 Mart 1987)

Devamını Oku
02.07.2025
Atatürk’ün dünya barışını koruma formülü

Kuzeyimizde Rusya-Ukrayna Savaşı devam ederken, güneyimizde İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları devam ediyordu ki, birden bire İsrail-İran Savaşı başladı.

Devamını Oku
25.06.2025
Sykes-Picot, Sevr, BOP ve Lozan

Şu gerçeği iyi görmek gerekir ki Sykes-Picot’tan Sevr’e, Sevr’den BOP’a, Türkiye’yi bölüp parçalamaya yönelik planların önündeki en güçlü kalkan Lozan Antlaşması’dır.

Devamını Oku
18.06.2025
Tek parti döneminde hac yasak mıydı?

1 Haziran 1927 tarihli ve Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal (Atatürk) imzalı bir Bakanlar Kurulu Kararnamesine göre “Hac mevsiminde Hicaz’a gönderilecek Hıfzıssıhha uzmanlarından Dr. Şerafeddin Bey’e siyasi pasaport verilmesi” kararlaştırılmıştı.

Devamını Oku
11.06.2025
Atatürk'ün Mirası Büyükdere Fidanlığı

Mustafa Kemal Atatürk’ün isteğiyle 1928 yılında İstanbul’da “Büyükdere Meyve Islah Enstitüsü” kuruldu...

Devamını Oku
04.06.2025
Lozan ve Kürtler

“Kürtler küçük lokmanın pek kolay yutulacağını vaktinden çok evvel anlamışlardır. Türk birliğinden ayrılmak zihniyetinde bulunanları Kürtler kendi milletlerinden addetmezler. Kürtlerin mukadderatı Türk’ün mukadderatıyla eştir. (…) TBMM Hükümeti dâhilinde Kürtlüğün ayrı bir unsur olarak telakkisini hiçbir zaman işitmek istemediğimizi arz ederiz.”

Devamını Oku
28.05.2025
1921 Anayasası ve Muhtariyet

“Vilayetler kendi başına bir devlet değildir. Amerika hükümeti müttehidesi gibi değildir. Her vilayetin haiz olduğu muhtariyet, mahalli işlere münhasırdır. O işler ki yalnız vilayeti alakadar eder. O işler o vilayetin işleridir.”

Devamını Oku
21.05.2025
Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerine saldırmak

Lozan Antlaşması’nın ve 1924 Anayasası’nın hedef alınması; tam bağımsız, üniter, laik, çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin hedef alınması demektir.

Devamını Oku
14.05.2025
CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye yönelik saldırılar

CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’ye yönelik saldırılar

Devamını Oku
07.05.2025
Cumhuriyetin İlköğretim Devrimi

Cumhuriyetin İlköğretim Devrimi

Devamını Oku
30.04.2025
‘Ulusal egemenliğe dayanan yeni Türk devletinin kurulması’: TBMM’nin açılması

‘Ulusal egemenliğe dayanan yeni Türk devletinin kurulması’: TBMM’NİN AÇILMASI

Devamını Oku
23.04.2025
Atatürk yol göstermeye devam ediyor: ‘Hükümet, özgürlük ve demokrasi’

Atatürk yol göstermeye devam ediyor: ‘Hükümet, özgürlük ve demokrasi’

Devamını Oku
16.04.2025
Atatürkçü gençliğin yükselişi

Atatürkçü gençliğin yükselişi

Devamını Oku
02.04.2025
Atatürk’ün önderliğinde cumhuriyetçi direniş

ATATÜRK'ÜN ÖNDERLİĞİNDE CUMHURİYETÇİ DİRENİŞ

Devamını Oku
26.03.2025
Çanak Krizi ve ikinci Çanakkale Zaferi

Çanak Krizi ve ikinci Çanakkale Zaferi

Devamını Oku
19.03.2025
Laiklik neden gereklidir?

Laiklik neden gereklidir?

Devamını Oku
12.03.2025